TC ve AKP Yeni Dönem Politikalarına Kısa Bir Bakış-2
Rojhat Badikî
·
19.04.2013 · 2 görüntülenme
Türk aydını, Kurdistan sorununu doğru-dürüst adlandırmadan, sorunun ne olduğunu ortaya koymadan Kurdistan sorunu konusunda proje-çözüm üretme, üstelik neyin doğru-neyin yanlış olduğu Kurdistan halkına dayatmaya çalışıyor. Birinci Makalemde Murat Belge’ ni anmam, sorunu birey bazında değil ortalama Türk aydının bakış açısını ne olduğunu belirtmem açısında, adı geçen şahsı dile getirdim.
Murat Belge yazdığı bir makalede ‘’ Bu ülkede yaşayan Kürt nüfusun bayağı büyük kısmı için bağımsız bir Kürdistan kurmak üzere Türkiye’den ayrılmak, mutlaka erişilmesi gereken bir hedef değildi. Erişildiğinde rahat ve huzur sağlayacak bir şey olmadığı da belliydi.’’
Murat Belge’ nin öne sürdüğü iki nokta çok önemli hatta Kürt’lerin devlet kuramayışlarının ana noktalarından da biridır. Murat Belge’ nin bu düşüncesi sakat ve sorunlu olmanın ötesinde, Klasik sömürgeciliğin ana halkası olan ‘’ sömürge halkların devlet kuracak yetenek, kültür, birikim ve kendilerini yönetecek tecrübeden yoksun oldukları tezine endeksli olup sömürgeci devletin, sömürge halkı uygarlaştırma adına onu yönetmeyi kendine hak olarak görüyordu. Diğer adıyla Kemalizmin Kurdistan halkına karşı kullandığı 3 T’ nin yatağından beslenen Türk aydının, Kurdistan sorununa bakış açısıda, bundan bağımsız olamaz-olmadı da . Türk aydının ortalamasının üstünde olan Murat Belge, bu anlayışı ile, tüm dünya halklarına hak ve reva gördüğü kendi topraklarında özgür ve bağımsız yaşama hakkını, Kurdistan halkına gelince duvara tosluyor. Tıpkı, Ermeni halkının soykırımı karşısında ortalığı tuz-dumana katan ama birlikte yaşadığı kardeşiz dediği kalkın soykırımı karşısında ‘’ kör-sağır-dilsizi’’ oynaması gibi.
Ortalama Türk aydının iradesi ve Kurdistan sorununa yaklaşımı, Baas artığı El Irakiye partisinin de gerisindedir. El Iraqiye grubundan Mişan Cubiri Mart ayında yaptığı basın toplantısında ‘’ Biz, ulusların kendi kaderini tayin ilkesi çerçevesinde, 2003 öncesinin sınırlarının esas alınması itibarı ile Kürt’ lerin bağımsız devletlerini kurma haklarına saygılıyız ve Kürtlerin Irak’ tan ayrılıp kendi devletlerini- Bağımsız Kurdistan devletini kurmalarını destekliyoruz’’ şeklinde açıklama yaptı. Irak’ ta Sunii Arap olsun yada Şii Arap olsun, Kürtlerin Kerkuk’ ten vazgeçmeleri durumunda, Bağımsız Kurdistan devletinin kurulmasına karşı olmadıklarını her firsatta tekrarlıyorlar.
Irkçı-nasyonlist olarak nitelendirdiğimiz El-İraqiye partisi Bağımsız Kurdistan’ a karşı olmadıkları gibi destek vereceklerini söylerken, Kürt kökenli Türkiye vatandaşları ve Türk aydınları Kürtlerin ‘’ Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları olmayı Kurdistan halkına bir lütuf olarak görüyorlar ‘’ Murat Belge’ nin ‘’ Türkiye’den ayrılmak, mutlaka erişilmesi gereken bir hedef değildi. Erişildiğinde rahat ve huzur sağlayacak bir şey olmadığı da belliydi.’’ Şeklindeki sözlerinden dolayı-Irkçı ve faşist Türk kesimi ile ayni kulvara düştüğünden dolayı Kurdistan halkından özür dilemelidır.
Ayrıca ‘’ Türkiye Cumhuriyeti Kürtlere kendi kimliklerini iade ediyor, Bu verebileceği kocaman bir toprak parçasından daha değerli bir şeydir’’ diyen Muhsin Kızılkaya şartlatanına Orhan Miroğlu gibilerle birlikte Kürt aydını sıfatının yakışıtılmasının karşılığı ‘’ Kurdistan ‘’ı unutturma görevinin yanında ‘’ TC vatandaşlığı ile mükafatlandırmadır.
Çok zorlu bir süreçten, dört taraftan kuşatılan ve her şeyin, bütün değerlerin yerle bir edildiği bir süreçten geçiyoruz. Halkların soykırımı üzerinde inşaa edilen TC devletinin vatandaşlığı, lütüf ve minnet olarak sunuluyor. Kürt dostları Türk aydınları, ezilen ve sömürülen hakların uğruna katliamlara uğradığı ‘’ Özgür ve Bağımsız Vatan Toprakları sevdasının ‘’ Rahat ve Huzur’’ getirmeyeceğini ama Kemalistlerin soykırım ve kan deryasında üzerinde zorla kurulan, ahlaken ve vijdanen hiç bir meşruluğu olmayan TC vatandaşlığının Kurdistan halkına huzur getireceği dayatılıyor….
Her ne kadar, Akil adamlar topluluğundan Oran Baskın "İnşallah hükümetin kafasında bir yol haritası vardır, yoksa çok kötü bir sonuç çıkar" diye serzenişte bulunup ortada plan-program olmadığına dair içerleniyorsa da AKP hükümeti ve RTE kafasında bir yol haritası vardır. Üstelik, süreci, AKP ve Erdoğan’in başlattığı bir çözüm olarak değerlendirmek büyük bir yanılgıdır. AKP ve Erdoğan’ ın yaptığı; Özal’ ın başlattığı, Kurdistanı ebediyette gömme ve Türkiyeliliği Kurdistan halkına dayatma projesinin bir devamıdır.
Toprak ve sınır pazarlığının olmadığı her görüşme, büyük bir yalan ve aldatmacadır.
Kısacası sürecin aktör ve figüranları, TC devleti tarafından belirlenmiş, geniş çaplı bir saldırı altındayız. ‘’ Oslo Süreci’’-‘’Açlık Grevleri’’ ‘’ Sakine Cansız ve Arkadaşlarının organizeli ölümleri’’‘’ Akil Adamlar’’-Ateşkes Geri çekilme’’- v since ayarlar, sürecin, senaristi TC-AKP aktörleri Türk aydınları Figüranlar ise Öcalan-PKK ve TC’den nemalanıp palazlanan Kürt kesimleridır. Buna, Kurdistani Örgütleri enkaza dönüstüren, dinazorları da eklemek gerekir.
Uluslararası gelişmelerin Kurdistan halkının çıkarları doğrultusunda geliştiği bir süreç ve Kurdistan’ın güneyinde adım adım Bağımsız Kurdistan’ a doğrul evrildiği bir dönemde…..
TC’ nin planları başarıya ulaşır mı ?
19-04-2013
rojhatbadiki@hotmail.com