BİR ANTLAŞMA; DÖRT İTTİHATCI BİR BOLŞEVİK
Bîşar Norşîn · 7 ay önce
Ali Berz · 28.11.2006 · 1 görüntülenme
Türkiye devrimci demokratları bu tespitimize bilinen olumsuz tepkiler göstereceklerdir. Çünkü onları bilincinde, kemalizmin ögretileri yer edinmiş ve gericiliği dincilik olarak algılamakta ve bundan hareketle orta doğuda gericiliğin başını Suudi Arabistan ile Iran’ın çektiğini söylemektedirler. “laikliğin” hakim olduğu türkiyenin dini yönetimlerin eğemen olduğu bu iki ülkeden daha gerici olamıyacağını düşünmektedirler.Bu çarpık düşünme tarzını beyinlerden silmek gerekir. Türkiyede hersey ters yüz edildiği için siyasi bilinçlerde karartılmış, dünyaca ortak ifade edilen olgular türkiyede yanlış algılamaktadır. Onlar cumhuriyeti demokrasi laiklik sosyal adalet, hukuk devleti ile karıştırıp her şeyi onunla ifade ediyorlar. Oysa bu kavramlar, demokrasinin temel kavramları Avrupa da kralıklar döneminde doğdu ve halada demokrasi laiklik sosyal adalet, hukukun üstünlüğü prensipleri cumhuriyetle idare edilmiyen bazı skandinav ülkelerinde, cumhuriyetci türkiyeden daha ileridir. Kemalistler, halk desteği olmıyan bir cumhuriyeti istanbul hükümetine karşı kurduğu için, osmanlı dan korkularından dolayı cumhuriyeti tabulaştırıp anayasanın değişmez maddesi yaptılar. İddia ediyorum ki, kemalistler, demokrasi açısında istanbuldaki osmanlı hanedanlığından daha geridir ve gericidir. Türkiyede cumhuriyetmi laiklikmi temelinde belirlenip saflar tutuluyor, oysa gerçek tespit demokrasi veya diktatörlük ikileminde ele alınması gerekir. İlericilik gericilik bu temelde irdelenmelidir. Prof. Yayla, izmirdeki bir konuşmasında, 1912-1950 arasında Türkiye geriledi, kemalizm gelişmeyi engelledi dedi, adamı ünversitedeki işinden attılar, bütün basın alehinde kampanyalar başlattı. Türkiyede sistem ve eğemenler bilime ve düşünmeye hatta niyetelere düşmandırlar ve bunu ilericilik adına yapıyorlar. Onlar türkiyede gericiliğin zemini olan kemalizme hizmet etmeyen her gelişmeyi kişi ve düşünceleri yok ederler. Her on yılda bir emir komuta zincirlerini gevşeten topluma çeki düzen vermek için darbe yapan ordu, çok yakın bir gelecekte, homurduyan topluma, kemalizmi eleştiren, demokrasi diyen topluma yeni dayatmalar yapacak, darbe yapacaktır. Onyıllık darbe süreci doldu, yeni darbe bekleniyor. Kürdistandan elini çekmiyen bir türkiyenın kemalizmden kurtulması gelişmesi demokratikleşmesi mümkün değildir. Demokratisinin ilk koşusulu halk iradesidir ki Kürdistan halkı kuruluşundan bu yana türk sömürgeciliğine kemalizme karşı duruşunu savaaşla, seçimle ortaya koymuştur. Türkiyede demokrasiden bahsedilebilmesi için, türk sömürgeciliğinin kürdistan da sona erdirilmesi, ve kürt milletinin irradesine saygı gösterilmesi gerekir. Kürt ulusunun iradesine saygı duymayan, onu bastırmaya çalışan bir türkiyenin demokratikleşmesi, gelişmesi mümkün değildir.Türk sömürgeciliğinin kürdistandaki varlığı çıplak zora dayanmaktadır. Kürdistanı elinde tutmak için ordunun güçülügü ve kutsallığı esastır. “devletin, vatanın, milletin bütünlüğü ve tekliği “ için iktidar orduya devredilmiştir. Ordunun hakim olduğu bir devletin demokratikleşmesi mümkün değildir. Kürdistanın sömürgeleştirilmesi türk halkına boynundaki prangalardır derken bunu kastediyoruz. Kürdistan bağımsızlaşmadan türk halkı özgürleşemez derken bunu kastediyoruz. AB türkiyeden demokratikleşmesini istemesi, ancak kürt milli sorunun çözümü ile mümkün olabileceğini bilmesi gerekir. Türkiyede ordunun iktdarını sınırlamak, kürt milli sorunu halledilmedikçe mümkün değildir. Kısaca Kürdistan sorunu çözmeyi gündeme almıyan türkiye Avrupalılaşamaz, Avrupa kemalistleşir. Kıbrıs konusundaki tıkanmalarının temelinde de kürdistan sorunu yatmaktadır. Kıbrısın rum ve türk toplumlarının isteklirine rağmen türk ordusu işgali sürdürmesinin nedeni, kürt sorunun ortadoğunun siyasi coğrafyasının değiştirmesine engel olmak için askeri bir üs olarak kulanma ihtiyacından kaynaklanmaktadır. TC. Orta doğudaki yayılmacı emellerinden vazgeçmiş değildir. TC orta doğuda gericiliğin başını çekmektedir. Ne varki bugüne kardar bölge hakına karşı işlediği suçlardan , yayılmacı emellerinden ,dolayı arap ve fars eğemenleri tarafından da sıcak karşılanmamaktadır.Orta doğuda saflar yeniden belirlenmektedir. Yüzyıllardır süren sii-sunni görüntüsü altındaki arap fars çatışması, ABD nin fiilen bölgeye yerleşmesi ve kürtlerin bir güç olarak bölgede ortaya çıkması TC yi telaşlandırmış, bugüne kadar tarafsız kaldırğı arap-fars çelişkisini gidererek kendi önderliğinde yeni bir cephe oluşturma çabasındadır. Temel hedefleri, bölgeede kürt ulusunun devletleşmesini önlemek, bölgesel bir güç olarak cıkmasını engellemektir. TC bu nedenle Irak taki terör örgütlerini desteklemekte, el kaide,baas ve islamcıları ırak demokrasi cephesine karşı desteklemektedir. Türk yetkililerin bölge turları ve ABD ziyaretlerinin temelinde kürtlerin önünü kesmek içindir. Türk devleti hem içerde hem bölgede hem uluslararası alanda kürt düşmanlığını temel çıkış noktası yapmıştır. Bu konuda Irak Başbakanı Maliki ile yapılan görüşmelerde kürt yetkilileri muhatap almaması, bu kabalığı nereye kadar vardıkdıklarının işaretidir, ki Malikiye kürtlere karış destek vaad etmiş suni terör örgütleri ve Türkmen cephesi ile ittifı önermiştir. Öyeleki ırak güvenlik bakanı bu dayatmaya karşı isyan etmiş, “ kürtler terörist değil, teröristlere karşı savaşan ve güveni sağlıyan güçlerdir. Bunlara karşı nasıl harekete geçeebiliriz” diyerek isyan etmiştir.Türk devletinin bütün çabalarına rağmen, bölgede tecrit olmaya devam etmektedir. Suni sii çatışması yerine, kürtlere karşı ortak cephe önerisi bölgesel güçler tarafından fazla ciddiye alınmadığı tahran girişimlerinde de görülmektedir. ABD ırak konusunda suriye ve iran ile görüşmeyi gündeme getirirken, Irak, iran suriye üçlü zirve toplandıları gündeme getirirken türk devleti bu sürecin dışında tutuluyor, çünkü bu görüşmelerin merkezinde kürt devlet yetkilileri olacaktır. Kürt devletini dikkade almıyan güçler dışlanacakları ve tecrit edilecekleri türkiye örneğinde ortaya çıkmıştır. Irak ta teröristlere politik destek veren, türk devletinin akıbeti, bölgedeki terör örgütlerini akıbeti gibi olacaktır.
Henüz yorum yok — ilk yorumu siz yapın.