BİR ANTLAŞMA; DÖRT İTTİHATCI BİR BOLŞEVİK
Bîşar Norşîn · 7 ay önce
Eyyup · 23.11.2005 · 2 görüntülenme
Yüksekova´da halkimiz, Türk egemenlik sistemine Kürd millet kararini bir kez daha iletti. „TC kimliklerini istemiyoruz“ dedi. Ne „alt kimlik“, ne „asli unsur“ olmak istemediklerini dile getirdi. Kendi kimlikleri oldugunu bildirdi. Bu cografyanin kadim halki ve sahibi Kürd milleti olduklarini haykirdi. Bu onurlu bir durustur.Zaten Kürd milletinin basina ne geldiyse bu onurlu dususundan geldi. Türk egemenlik sistemini cileden cikarak Kürd´ün bu bas egmezligi ve inadi degil midir? Kürd´ün inadi sertir. Sömürgecinin tüm yol ve yöntemleri, arac ve gerecleri bunu kiramadi. Ama sömürgeci kendi varligini Kürd milleti basta olmak üzere diger ulusal topluluklari yok etmeye indirgedigi icin Kürd milletini tarihte yok etmek icin dünden bugüne sürüp gelen politikasini sürdürmektedir.Bugünü kurmak, gelecegi planlamak icin tarihi iyi okumak gerekir. Son olarak Hakkari, Semdinli, Yüksekova´da sahnelenen oyun yeni bir oyun olmayip, Türk egemenlik sistemin dünden bugüne Kürd-Kürdistan´a yönelik sürdürdügü politikanin sadece bir sahnesidir. Sömürgeciler, temel politikalarini Kürdistan´i Kürdsüzlestirme eksenine oturtmustur. Katliam, asimilasyon, göcertirme bu isin aksesuarlari olmustur. Bu politika sonucu milyonlarca insanimiz katliamdan gecirilmis, asimilasyona ugratilarak öz benliginden kopatilmistir. Kürdistan´nin demokrafik yapisi bozmak istenmistir. Bu konu da önemli basarilar elde etselerde esas amacina ulasamamislardir. Bu politikalarindan vazgecmiste degildirler. Fakat bugünden sonra basarmalari hicte mümkün degildir.Türk egemenlik sisteminin planli ve yaygin olarak Kürdistan halkini anayurdundan söküp insanlarinizin bilmedikleri el yurduna sürmeleri trajik olaylara yol acmistir. Binlerce insanimizin aclik, kitlik ve hastaliktan kirilmasina yol acmistir. Ahlaki cöküntülere zemin hazirlamistir. Resmi ideolojinin girdabina alinarak kendilerine yabancilasma dayatilmis, asimilasyondan gecirilerek Türklestirilmislerdir.Zorla ülkelerinden sökülüp yabanci oldugu alanlara sürülen ve mecburi iskanlara tabi kilinan halkimiz vahset, katliam, asagilama dayatilmistir.Kürdistan´da topragindan koparilan halkimizdan bosalan yerleri Türk egemenlik sistemi, ya “yasak bölge” ilan ederek askeri bölgeler haline getirmis, ya da baska cografyalarda getirdikleri topluluklari yerlestirmistir. Bunun amaci Kürdistan´nin siyasi, sosyal, kültürel, ekonomik vs. olarak demokrafik yapisini degismeye yöneliktir. Son olarak Hakkari, Semdinli ve Yüksekova´da sahnelenen oyunlar bu politikanin sonucudur.Kürd yurtsever gücleri, bunu böyle bilmekte ve bu temelde politikasini belirlerken, karsi taraf dezinformasyon politikalariyla olup bittenleri siradan bir “vakia” olarak gösterip Türk egemenlik sistemini temize cikarmanin cabasini vermektedirler. Semdinli´de halkmizin sucüstü yakaladigi Türk egemenlik sistemini temize cikarmak icin, sistemde cikarini gören tüm cevrelerin humali bir caba icinde olduklari görülüyor. Devlete zeval gelmemesi icin binbir senaryo devreye konuluyor. Kara Kuvvetlet Komutani Org. Yasar Büyükanit denilen bas katil, olayin hemen akibinde kendi tetikcisine „iyi askerdir“ deyip sahiplenilmesi ve serbest birakilmasini saglamasi olayin kimler tarafindan organize edildiginin kanitidir. Olay devletin(ordunun) isidir. Kimse saga sola kivirip devleti(ordu) temize cikaramaz. Ama bunun icin büyük bir caba sarfedilmektedir.Hakkari jandarma komutanligi tarafindan Semdinli olaylarina iliskin hazirlanan raporun kamuoyuna sizan kismina bile bakildidiginda olayin hasiralti edildigi görülmektedir. Devletin „güvenlik gücleri, her zaman oldugu gibi asayisi korumak icin isbasindayken kendilerini engeleyen ve saldiran halktan kendilerini korumak icin silah kullanmak zorunda kalmislar“mis(!) seklinde özetlenebilir. Bu nedenle raporun neyi amacladigi ortaya cikmistir. Devlet „güvenlik gücleri“, her halti isleyebilir. „Kimsenin bunu ne engeleme, ne de elestirme hakki vardir. Buna yeltenenler, bunun ceramesini cekmeyide kabullenmeledirler“ görüsü yeniden seslendirilmistir. Bu da yetmemis. Tüm olaylarin suclusu „bölge halki“ dedikleri Kürd milleti ilan edilmistir. Devletin resmi görüsünün özeti budur.Aklievelerimiz yaptiklari aciklamalarla sömürgecilerin bu yönlü tutumlarina haklilik kazandirmaya calistilar. Her zaman ki rollerini oynadilar. Katillerden „adalet“ dilediler. „Hukuka bagli kalinmasi“ cagrisinda bulundular. Bununla nerde durduklarinida aciga vurdular.Türk egemenlik sistemi, hukuka nasil bagli oldugunu herkese gösterdi. Katilleri halkin elinde zorla aldi. Serbest birakti. Ikinci gün tetikcilerin ifadeleri ezberletilmis olarak zapta gecirildi. Herseyi kilifina uydurdular. Her seyi „tesadüf“lerle izah ettiler. „Ordan geciyorlarmis“, „halkin saldirilarindan kendilerini korumak icin silah kullanilmis“ vs. aciklamalarla herkesi enayi yerine koydular. Enayiligi kabullenenlerde cikmadi degil. Bilinen malum Kürd cevreleri enayiligi pesinen kabullendiler. Devletin sahibi katil-terörist basi Büyükanit, „bu is bizim isimiz“ demesine karsin, devletin yipranmasini istemeyen kimi gelin-güveyciler „hasa“ diyerek devleti temize cikarmanin büyük cabasini verdiler/veriyorlar. Ortaya atilan ve üstünde firtinalar koparilan .“, „Devletin içindeki bazı birimlerin hâlâ hukuk dışı eylemlere bulaştığı“, “derin devletin isi“, „yasayan Susurluk“, „provakasyon“, „failerin aciga cikarilmasi ve cezalandirilmasi”, “Karanlık Cinayetler- yasa dışı eylemler aydınlatılsın“, „özel harb dairesi“, “terör örgütü lağvedilsin“ vs. argümanlara bakildiginda neyin kotarilmak istendigide ortaya cikiyor.Sözkonusu argümanlarla süren maniplasyon girisimlerine bakildiginda Türk egemenlik sisteminin yipranmamasi icin büyük bir cabanin varoldugu gözleniyor..Bu isi canigönülden sürdüren genis bir cevre vardir. Türk hükümetinden tutun, malum Kürd politik cevrelerine varan genis bir cevre olarak karsimiza cikiyorlar. Hele bu ugursuz cephede öylesine „Pincelili“ler var ki, Türk egemenlik sistemin bel kemigi terörist Türk ordusunu kuruma altina almak icin Semdinli olaylarinin arkasinda ABD parmagini kesfetmesine kadar isi vardirdilar. Mesele üzüm yemek degil de bagci dövmekse tam da bu zevatin yaptigi is olsa gerek. Bu rolleriyle sömürgeci egemen siniflarin cikar bekcileri olduklarini bir kez daha gösterdiler.Bugün Ortadoguda demokrasinin önündeki engeller mevcut statükoyu savunan güclerdir. Kimdir bu gücler diye bakildiginda mevcut iktidarlarin yanisira muhalefet ve sol güclerinde icinde oldugu genis bir yelpaze oldugu gercegi karsimiza cikmaktadir. Deyim yerindeyse Türk toplumun bütünüdür.Düsünebiliyormusunuz? Kendilerine “M-L”, “Sosyalist”, “Enternasyonalist” diyorlar. Ama her ne hikmestse yüzlerine bu maskeyi takan Türk, Arap ve Acem “sol “culari kendi devlet cikarlari konusunda cok tutucudurlar. Sistem sahiplerinden daha sorumluluk duyuyorlar. “Devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlügü”nü cani gönülden savunuyorlar. Emperyalistler tarafindan cizilen zora dayali devlet sinirlarinin bekciligini yapiyorlar. Tam da birer bekci Murtaza olup cikmislar. Bunun sebebi ne ola ki?Sebebi acik ve nettir. Kürd milletine karsi tahamülleri yoktur. Politikalarini Kürd milletini inkar ve imha üzerine oturtmuslardir. Bunu da basaramayinca daha da saldirganlasmakta ve insanliktan cikmaktadirlar. Kürd politik cevreleri bir bütün olarak bunu üzümsedikleri söylenemez. Bu malum cevreler, Kürd millet düsmanlarini sirin göstermek icin girmedikleri kilif birakmamislardir. Tam birer bukelemum olmus cikmislardir.Kürdlerin Türk, Arap ve Acem´e verecegi toleransi yoktur. Bunun tersi bir politika Kürdlere kaybetirir. Türk, Arap ve Acem Kürdler nezdinde tüm kredilerini tüketmislerdir. Fakat sömürge kisilikli kimi cevreler, Kürd´ün ezeli düsmani Türk, Arap ve Acem sürülerine sirin görünmek icin acmadiklari kredi ve vermedikleri taviz birakmamislar. Deyim yerindeyse sömürgecinin kapisinda paspas olmus cikmislardir.Malum Kürd cevreleri, yüzyillarin birlikte yasanmisligi, dostluk ve kardeslik edebiyatina yatmis, sömürgeci esikte kendini baglamis ve Kürd milletinide baglamaya calismakla büyük bir ihanet icindedirler.Semdinli, Yüksekova, Hakkari ve oradan Kürdistan´nin diger alanlarina sicrayan ayaga kalkis Kürd milletinin Türk egemenlik sisteminden kopusun ifadesidir. Halkin tavri budur. Her ne kadar aklievel politikacilarimiz halkimizin bu onurlu kalkisini yumusatmaya calismasi, geriye cekmesi, kardeslik, dostluk, birlikte yasanmislik degirmeninde ögütmeye calisip bosa cikarmaya calissada bunun bir seye fayda saglamadigi gercegi ortadadir.Türk egemenlik sistemin Kürd milletine karsi tavri acik ve nettir. Kürdistan halkininda Türk egemenlik sistemine karsi tavri düsmanin tavrina alternatif bir mecrada boy veriyor. Düsman milletimize inkar ve imha dayatirken, halkimiz gasbedilmis egemenligini tekrar ele gecirme mücadelesi veriyor. Düsmanla kopusu dayatiyor. Son olaylarin ortaya cikardigi en önemli dersin bu oldugunu gercegi karsimizda duruyor.Mesele bu kadar acik ve net. Buna ragmen aklievel politikacilarimizin ortayi bulma caba ve girisimleri Kürd millet cikariyla catisir halde oldugu ortaya cikiyor.Herkesin dilinde bir “provakasyon” nakarati almis gidiyor. Ne “provakasyon”u be kardesim? Ortalik gülük gülistanlik miki, birileri provakasyon yapmis olsun. Ortada var olan bir gercek var. Türk egemenlik sistemi ile Kürd milleti arasinda acik ve gizli kiran kirana bir savas var. Bu savas yüzyillarca sürüyor. Türk denilen barbar sürüsü Kürd milletini teslim almak, imha, göcertirme ve asimilasyonla tarihte yok etmek istiyor. Kürd milletide buna karsi direniyor. Bedeli agir bir idealin vereni oluyor. Kürd milletinin gasbedilmis haklarini geri almaya calisiyor.Bu savas yüzyillardir sürüyor. Kimi cevreler, bunu görmek istemiyor. Bunlar özelikle sistemle uyumlu olan gücler oluyor. Türk egemenlik sistemin yüzyillardir Kürd milletine dayatigi inkar ve imha politikasini “devletin icindeki demokrasiyi istemeyen asiri uclarin isi” vs. seklinde tanimlayip Türk egemenlik sistemini temize cikarmaya calisan aklievel Kürd politik cevreleri ister bilincli, ister bilincsiz bir sekilde bu politikayi yapmis olsunlar sonuc olarak Kürd milletine ihanet ediyorlar.Kim ne yaparsa yapsin Kürd milletinin onurlu yürüyüsünü durduramaz. Kürd milletinin tutumu acik ve nettir. Bu, Yüksekova´da bir kez daha ortaya cikti.Kürd milleti : “TC kimliklerini istemiyoruz” dedi!23 Kasim 2005
Henüz yorum yok — ilk yorumu siz yapın.