Siyaset

Tasviye Edilme Sırası İran Molla Rejiminde!

Sinan KARAÇALI · 05.01.2006 · 2 görüntülenme

Kürdlerin makus kaderi değişiyor. Kürd-Kürdistan’ın bağımsızlığı ve birliği hayal olmanın ötesinde gerçeğe dönüşüyor. Kürdistan’ı egemenliğinda bulunduran sömürgeci rejimler birer birer çözülüyor. Saddam yönetimi tasviye edildi. Sırada diğerleri var. İlk sırada Suriye  mi, İran mı olacağı giderek açıklık kazanıyor. İlk sıranın İran Molla rejiminde olduğuna dair verilerin daha fazla olduğu görülüyor. Öyle görülüyor ki, İran Molla rejimin 2006 yıllında tasviye edileceğidir.400 mimar ve mühendisin projesini yaptigi ve inşa ettiği „Niavaran Sarayı“ Şah Riza Pehlevi´nin yeryüzü cenetiydi.Şah, cenet yaşamı sürdürürken halkın payınada cehenem azabı düsmüştü.  Hümeyni, Şah´ı devirerek cenet yaşamina son verdi, ama halkın cehenem azabını daha beter hale geldi. Şah´ın yerini Humeyni, SAVAK yerini SAVAMA aldı.Halk açısında Şahlık  ve Hümeyni rejimleri arasinda pek fazla bir fark olmadı. İran halkı, „Eskiden evde ibadetimizi yapar, dışarıda eğlenirdik, şimdi dışarıda ibadetimizi yapıp evde eğleniyoruz“ demektedir.İran halkları, İslami yönetimin baskı ve zülmünden bıkmıştır. Bu çağdışı rejimden kurtulmak istiyor. Buna soyunanlar bugüne kadar subjektif niyetlerini nakaratlamaktan öte bir iş yapamadılar. Bu gidişle yapacak bir şeylerinin olmadığıda ortadadır. Şu gerçek tüm çıplaklığı ile ortaya çıkmıştır. İran halkları kendi iç dinamikleriyle çağdışı İslami rejimi alaşağı etmeye başaramıyor. Bu çağdışı rejimi alaşağı edecek bir dış güç olarak ABD devreye girmiş bulunur. Bu ister kabullenilsin, ister karşı çıkılsın kaçınlmaz hale geldiği gerçeği tüm çıplaklığıyla ortaya çıkmıştır.ABD, İran’a saldırmak konusunda argümanlarını netleştirmiş, başvuracağı yöntemleri giderek beraklaştırmaya çalışmaktadır. Bir çok ihtimal tartışılmakla birlikte en emin yöntemin askeri bir operasyon olacağı kesinlik kazanmaktadır.Son dönemlerde ABD, İsrail, Türkiye ve Güney Kürdistan arasında yoğun bir trafik yaşandı.Önce CIA Başkanı Porter Goss, arkasında İsrail Genelkurmay Başkanı Dan Halutz Ankara’ya baskın yaptılar. Ankara’da ipleri elinde bulunduranların ikna edildiği anlaşılıyor. Akabinde Türk Ordusuunun Kara Kuvvetler Komutanı Büyükanıt, ABD’ye, Hava Kuvvetleri Komutanı Cömert, kamuoyunda gizlenen İsrail ziyareti gerşekleşti. MİT Müşteşarı Emre Güney Kürdistan’a giderek Federe Kürdistan Bölgesi Başkanı Mesud Barzani ile görüştü. Herkesin ağzında bilindik hikaye dökülmeye başlandı. Bayram değil seyran değil eniştem beni niye öptü. Doğru ya bu birbirlerini izlryen ziyaretlerin sebebi ne olabilir? Herkes bu sorunun cevabını bulmaya ve yorumlamaya başladı.Herkesin ittifakla üstünde anlaştığı nokta, yakında ABD veya İsrail’in İran’ı vuracağı ve bu konu da Türkiye’den yardım istendiğidir. Türkiye buna evet der mi? Bu sorunun cevabı hem hayır, hem evet olarak verilebilir. Hayırdır, çünkü ABD’nin İran’ı vurması TC devlet çıkarına değildirde ondan. Evettir, Türkiye ABD’ye el mecburdur. Sonuç olarak istesede istemesede bu planın bir parçası olacaktır. TC devleti, birinci Körfez savaşı dönemi ve sonrasında olduğu gibi Kürd milletinin yükselişine istemesede katkıda bulunmaya devam edecektir. Bunu yapmak zorunda kalacaktır.Çünkü ABD veya İsrail’in İran’a saldırısı Kürd milletinin çıkarına olcaktır. Doğu Kürdistan’ın kurtuluşunu ve Güneyle birleşmesinin koşullarını yaratacaktır.ABD’nin İran’a saldırısı gündeme gelmesi koşullarında Doğu Kürdistan Kürd önderliğin izleyeceği politıka tıpkı daha evel Güney Kürd önderliğin Irak işgali döneminde izlediği politıkanın bir benzeri olacağı kabul görülmektedir. Böylesi bir durumun ortaya çıkması Güney Kürdistan’daki mevzinin garantisi olacağı gibi Bağımsızlık ve Kürdlerin birliği biraz daha yakınlaşmış olacaktır.Bu gelişmeler ışığında Kuzey Kürdistan’ın durumu ne olacaktır sorusu biz Kuzeyliler için önem kazanmaktadır. Anlaşıldığı kadarıyla Kuzey Kürdistan parçası şu an denklenin dışında tutulduğu ve Türklerin insiyatifine bırakıldığıdır.Bunu bir yerde normal karşılamak gerekir diye düşünüyorum. ABD ve İsrail’in İran’a saldırısında TC devletinin yardımına ihtiyacı vardır. TC devletinin desteğini alabilmeleri için BOP’sinin şu anki aşamasında Kuzey Kürdlerini devredışı bırakacaklardır. Güney Kürd önderliğinde buna onay verdiği anlaşılmaktadır.Bu koşullarda Kuzey Kürdleri nasıl bir politıka izlemelidir sorusu gündeme gelmektedir. Bu soruya verilecek cevap kısa ve uzun dönem açısında Kürd millet çıkarlarına uygun olmalıdır.Bana göre bu dönem Kuzey Kürdlerinin yapabileceği en doğru şey realiteye uygun ayakları yere basan bir politika izlemeleridir. Bu politıka şöyle förmüle edilirse sanırım pek yanlış olmaz. Örgütlenmek, kendi içinde birliğini sağlamak ve güç biriktirerek geleceğe hazırlanmaktır.Ama her halükarda ABD ve İsrail’in İran’a saldırısı desteklenmelidir. Çünkü bu Kürdistan’ın bir parçasının daha kurtuluşunu sağlayacak ve iki parçanın birliğinin koşullarını yaratacaktır.Bunlar olacak gelişmelerdir ve genel olarak düşünüldüğünde Kürd milletinin çıkarınadır. Bu aşamada Kuzey Kürdleri biraz daha zahmet çeksede buna katlanmak gerekir. Ve buna değer.Çünkü bu aynı zaman da Kuzeyin kurtuluş şartlarını hazırlayacaktır. Ve düşmana en büyük darbe de Kuzey Kürdistan’da vurulacaktır.05 Ocak 2006 

İlgili

Yorumlar (0)

Henüz yorum yok — ilk yorumu siz yapın.