Siyaset

Taş Üstünde Taş......

Rojhat Badikî · 13.06.2012 · 2 görüntülenme

Taş Üstünde Taş......
"Unutkanlar" için ‘’Balık hafızalı’’ diye bir Türk deyimi vardır. Bu deyim siyasal literatürde de sıklıkla kullanılıyor. Deyimin bilimselik derecesi nedir bilmiyorum, gerçi diğer Türk atasözlerine bakınca, Türk atasözlerinde bilimselliği aramanın yanlış olduğu gibi her ulusun atasözü o ulusun geçmisten günümüze değin gelen yaşam tarz ve felsefesinin kısa ve öz bir özeti olduğu da bir gerçekliktir.

Köprüden geçene kadar ayıya dayı, bükemediğin eli öpeceksin-büktüğün eli kıracaksın, Taş üstünde taş,Gövde üstünde baş komayın yiğitler,gazanız mübarek olsun...vs, Türk atasözleri, Türk toplumunun ortaasyadan günümüze değin yaptıkları talan-yağma katliamlarını nasıl yaşam tarzı yaptıklarının kısa ve öz bir anlatımıdır. Bu bakımdan Türk atasözlerinden hareketle belirlemeden bulunmak, yanlış değerlendirme ve yanlış sonuçlara götürecektir.

Ulusal ve toplumsal haksızlıkları unutmayı ‘’ Balık Hafızası’’ ile değerlendirmek, Balığa haksızlıktır. Benim balıklardan edindiğim deneyimden hareketle, Balıkların 3 yada 10 saniye içersinde bir önce yapılan aksiyonları unuttuğu tezi tamamen yanlıştır. Bir akvaryumum birbirinden güzel ve alımlı 6 Diskus balıklarım. Discusları olan insanlar discusların ne kadar zeki ve kendisine yem veren insanlarla nasıl bir dialog içersinde olduğunu bilirler.

Güncel Kurdistan’ ın kuzeyi ve Türkiye’deki son gelişmeleri, Türkmen aşiretinin bilmem hangi boyundan olan CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu’ nun Kürt ( Kurdistan sorunu) sorunun çözümü konusunda ortaya attığı ‘’Meclis'te Toplumsal Mutabakat Komisyonu kurulması ve sivil toplum kuruluşları temsilcilerinin yer alacağı “Akil Adamlar Grubu”nun oluşturulması’’ önerisi kimi Kürt parti, örgüt ve aydınların, Türkiyecilik ‘’ Histerisini’’ tekrar şaha kaldırmanın ötesinde, bilinen ‘’unutkanlık’’ trajedisini yine sahneye konulmasına yol açtı.

İdris-i Bitlisi’ nin Osmanlı-Selim 1 ilişkinin sonuçları tartışıla dursun, Atatürk’le başlayan ve Gürcü orginli Hanifi mezhepli Türk Başbakanı RTE’ ye kadar, Kürt sorununu çözme vaatlerinin sonuçları el yakan maşa gibi orta yerde duruyor.

Yaşımızın elverdiği, yaşarak tanık olduğumuz, televizyonlarda duyduğumuz,Türk Cumhurbaşkanları ve Başbakanlarının ‘’ yürek hoplatan’’ Kürt realitesini tanıma ve çözme sözlerinin kronolijisinin ortaya çıkardığı sonuç Kürtler açısında ‘’trajedi’’ Türk devleti açısında ise ‘’başarı’’dır. Kürt-Kurdistan ve Türkiye coğrafyasına bakıldığında, Türkiye’ye sürgün edilen milyonlarca Kürt, Kurdistani kimliği silinme noktasında olan ; Antep, Maraş, Sivas, Malatya, Erzurum, Erzincan, Elazığ, Kars..vs illerin durumu, Kurdistan demografyasının alt-üst edilmesi, toplumsal dokunun dejenere edilmesi....vs gelişmeler Türk devletinin yararına Kürtlerin zararınadır. Sürecin bu şekilde zikzaklarla yürümesi, Türk devletinin Kürtleri Türkleştirme ve Kurdistani Türkiyeliştirme planlarının adım adım sonuç alma zeminini sunmaktadır.


Kurdistan’ın güneyinde Kürt halkının elde ettiği kazanımların uluslararası alanda kabul görüp-meşruiyet kazanmasının etkileri ve uluslararası konjektörün soğuk savaş ürünü olan Türkiye Cumhuriyetin ırkçı-sömüreci-faşist uygulamalarını görmezlikten gelme döneminin kapandığına dair güçlü sinyaller vermesi ve bunun TC yetkilileri tarafından gayet iyi ve net bir şekilde algılanmasıdır. Yani TC yetkililerinin, kendilerini var eden soğuk savaş döneminin yarattığı koşulların ortadan kalktığını, Kurdistan halkını eski klasik ırkçı-faşist yöntemlerle yönetemiyeceğini, şekilsel bile olsa bir takım değişikler yapasının zorunlu olduğunu fark etmesine rağmen Türkiye sevdalı ‘’Kürt’’ler, uluslararası alanda, ortadoğuyu da etki altına alan değişimin, Kürtlerin varolan statüsünü derinden etkileyeceği perspektifinden uzak, kördüğüm içersinde debelenmektedirler.

TC’nin Kürt realitesini taniyoruz, Kürtçenin seçmeli ders olması, Kürtçe tv...vs gelişmeleri, yukarda belirtiğim çerçeve içersinde değerlendirmek gerekir. Bu tür adımlar, TC’ nin dünya kamuoyunu yanıltmak, asimilasyon ve Türkleştirme planlarını başarıya ulaştırmak için piyasaya sürülen oyalama planlarıdır. Bu planın başarısızlıkla sonuçlanması için bir yandan bu tür girişimleri sonuna kadar kullanmak gerekir diğer yandan gerek Kurdistan-Türkiye sınırları içersinde ve gerekse uluslararası alanda ; Kürt sorunun, Kürt’ lerin kendi vatanlarında özgür ve bağımsız yaşama sorunu olduğunu ve mücadeleyi bu perrpektif ekseninde yürütmek gerekir.

Taş üstünde taş,Gövde üstünde baş komayın yiğitler,gazanız mübarek olsun..diyen geleneğin sözlerine inanmak gafletinde bulunmanın yaşam hakkı yoktur.

İlgili

Yorumlar (0)

Henüz yorum yok — ilk yorumu siz yapın.