BİR ANTLAŞMA; DÖRT İTTİHATCI BİR BOLŞEVİK
Bîşar Norşîn · 7 ay önce
Alixan Aras · 22.07.2005 · 2 görüntülenme
Kürtler Irak 'ta uzun süredir mücadele veriyor ve acı çekiyor. Talabani 'nin ülke tarihindeki ilk Kürt devlet başkanı seçilmesi, aynı zamanda bir Arap devletinin başına ilk kez Arap olmayan bir başkanın gelmesi, Kürtlerin yaralarını sarmalarına biraz olsun katkıda bulunabilir. Bu, Batı medyasının çoğunun inanmak istediği gibi muazzam ve sarsıcı bir değişiklik değil.
Gerek önünde çözüm bekleyen nice soruna gerek sınırlı ve sembolik yetkisine rağmen Talabani, Irak 'ta Kürt-Arap ilişkilerinde yeni bir çağın başladığını gösteriyor. Dahası Talabani, Kürtlerin daha geniş bir milliyetçi Arap çerçeveyle ilişkilerini iyileştirmede rol oynayabilecek bir konuma geldi. Saddam Hüseyin 'in benimsediği çarpık Arap milliyetçiliği Kürtlere sefalet ve kederden başka bir şey getirmemişti. Saddam devrildiğinden beri ikide bir dile getirdikleri bağımsızlık referandumu düzenleme çağrılarından da anlaşılacağı gibi Irak Kürtlerinin çoğunun tam bağımsızlık istemesini de, bu geçmişleri bağlamında değerlendirmek gerekir.
Gelgelelim Türkiye, Kürtlerin petrol zengini Kerkük şehrini başkent ilan edip kendi ülkelerini kuracağından, bunun da Türkiye 'deki Kürtleri, topraklarının büyükçe bir kısmını da alarak ayrılmaya teşvik edeceğinden endişelenerek, bu isteğe ters bakıyor. Türklere güven vermek için gerek Talabani, gerekse onun uzun süredir rakibi, zaman zaman düşmanı, şimdilerdeyse dostu Barzani, tek yapacaklarının birleşmiş federal bir Irak çerçevesinde özerklik istemek olacağını açıkça belirtti.
Ancak Kürtlerin kendilerine bakarken yakın geçmişteki tarihi olayları da unutmaması gerekiyor. Saddam 'ın gaddarlığının ve Araplaştırma programının tek kurbanı onlar değildi. Türkmenler, Asuriler ve daha niceleri de acılar çekti. Saddam hâkimiyetindeki Irak, tiranlıktan başka bir şey değildi.
Irak 'ın yeni devlet başkanı Kürtleri, Ermenileri, Berberileri, Türkmenleri ve Sudanlıları da içine alacak, daha kapsayıcı bir Arap milliyetçiliğine doğru temiz bir sayfa açabilir.
Irak Kürtlerini sadece kendilerini temsil etmekten vazgeçirip, daha geniş bir Arap çerçevesine doğru çekmek, Talabani 'nin başlıca icraatlerinden biri olmalı Böylelikle Talabani uluslararası topluma, İran 'a, Suriye 'ye, en önemlisi de Türkiye 'ye, Kürtlerin geleceklerini tümüyle demokratik bir Irak 'ın içinde gördüklerine, başka bir yerde de aramayacaklarına dair güçlü bir mesaj göndermiş olur. (Lübnan gazetesi, başyazı, 7 Nisan 2005
'Kürtler, Bağımsız Kürt Devleti Peşinde'
Iraklı Kürt liderlere yakınlığıyla bilinen ABD 'li eski diplomat Peter Galbraith, ABD 'nin savunduğu Ortadoğu 'da demokratikleşme ve özgürleşme politikalarının başarılı olması durumunda, mevcut bölge ülkelerinin kaçınılmaz olarak parçalanacağını söyledi.
ABD 'nin eski Hırvatistan büyükelçisi Galbraith, Boston Herald gazetesinde yayımlanan makalesinde, daima bağımsız bir devlet isteyeceğini belirttiği Iraklı Kürtlerin, Irak 'taki demokratik süreci bu amaç için kullanacağını yazdı.
Hala Washington 'da Silahların Kontrolü ve Yayılmasının Önlenmesi Merkezi adlı düşünce kuruluşunda görev yapan Galbraith, demokratikleşmeleri durumunda Suriye ve İran 'ın da parçalanabileceğini belirtti.
30 Ocak seçimlerine paralel olarak düzenlenen gayri resmi referandumda, Kürtlerin yüzde 97\'sinin bağımsızlık istediğinin ortaya çıktığını belirten Galbraith, makalesinde Başkan George Bush yönetiminin demokratik ve birleşik bir Irak kurulması yönündeki umutlarına karşın demokrasinin Irak kavramını Kürtlere sevdiremediğini ifade etti.
"Kürtler daima kendi bağımsız devletlerini isteyecek "
Demokrasinin Kürtlerin bağımsızlığın erişilebilir olduğu yönündeki inançlarını güçlendirdiğine dikkat çeken eski büyükelçi, "Kürtler ve Şiiler gevşek bir federal sistem için ortak zemin bulsa bile, bunun ne kadar süreceğini görmek çok zor. Kürtler, daima kendi bağımsız devletlerini isteyecek ve Irak 'taki demokratik süreci, bu talepleri doğrultusunda kullanacak '' ifadelerine yer verdi.
Başkan Bush 'un kaçınılmaz parçalanmaların getireceklerini karşılamaya hazırlıklı olmadan, Ortadoğu 'da demokrasiyi yaygınlaştıramayacağını vurgulayan Galbraith, "Bush yönetimi, Irak devlet başkanlığına getirilen Celal Talabani 'yi selamlarken, bağımsızlık hayalleri taşıyan Kürtlerin gerçeğiyle yüzleşmeli'' dedi.
'Demokrasi, parçalanmayı getirir' iddiası
Eski Sovyetler Birliği, Yugoslavya ve Çekoslovakya 'nın da demokratikleşme sonucu parçalandığını anlatan Galbraith, Irak'ın da, bölünmesi durumunda benzer bir süreci izleyeceğini söyledi.
Doğu Avrupa 'da 1990 'larda olduğu gibi, Ortadoğu 'da demokrasinin yaygınlaşmasının mevcut devletleri tehdit ettiğini belirten eski büyükelçi, "Avrupa'da olduğu gibi, yeni devletlerin ortaya çıkması çok büyük ihtimalle kaçınılmaz ve kendi başına kötü bir gelişme değil. Ancak esas sorun, parçalanmaların yanında toprakların ve doğal zenginliklerin paylaşılamamasının getireceği çatışmalarla ortaya çıkar '' dedi.
Ortadoğu 'nun tamamında dini ve etnik bölünmelerin bulunduğunu savunan Galbraith, ABD 'nin hedefi olan Suriye ve İran 'daki bu tür sıkıntılara dikkat çekerek, Bush yönetiminin istediği gibi demokrasinin buralara sıçraması durumunda, bu iki ülkenin de parçalanma riskiyle karşı karşıya kalabileceğini belirtti.
Henüz yorum yok — ilk yorumu siz yapın.