BİR ANTLAŞMA; DÖRT İTTİHATCI BİR BOLŞEVİK
Bîşar Norşîn · 7 ay önce
Yusuf Bülbül · 22.09.2006 · 2 görüntülenme
1. YUNAN SOSYAL YAŞAMININ SÜMERLERE UYGUN ŞEKİLLENMESİ: Kurmancı ve Sümer kültürünün bir versiyonu olan muhteşem Yunan dili ve kültürünün akıbeti de Kurmancı ve Sümer kültürü gibi olmuştur. Antik Yunan medeniyeti de tıpkı Sümer medeniyeti gibi hayatın her alanında daha da gelişkin değerler yaratmıştır, fakat yazıktır ki Medeniyetin merkezi haline geldiklerinden itibaren de, tıpkı Mezopotamya’da olduğu gibi “insanlığın potansiyel yerleşilmesi gereken yeri” haline gelmiştir. Bu yerleşim kimi zaman savaşla, kimi zaman da göç şeklinde olmuştur. Her ne kadar Yunanistan devleti ve halkı bu muazzam dili ve kültürel mirası yaşatmaya çalışsalarda bölgede ve dünyadaki toplumsal çalkantılar, kültürel çalkantı ve etkileşimlerden doğan kafa karışıklığı nedeniyle Yunanlılar kültürel miraslarından yeterince etkilenmemektedirler. Bu etkileşimin örneklendirilmesi başlı başına bir çalışmayı gerektirmektedir. Bir örnek vermek gerekirse: Bu gün bir Yunan vatandaşına Medusa’nın ne anlama geldiğini ve günümüze nasıl uyarlanabileceği sorulsa, sanırım yalnızca mitolojik öyküsünü ve mistik yönlerini anlatacaklardır. Elbette Yunan mitolojisi ve mistizmi en iyi şekilde bilinmelidir, ama birde Medusa’nın çok açık ve net bir anlamı var ve günümüzde dünyada yaşanan nice medusalık olaylar var. Medusa’nın bu yönünün de bilinmesinin gereği vardır. Yunan mitolojisini gözlemlediğimizde, antik Yunan çağı tanrılarınında Sümer, Akat, Babil ve Asur tanrıları gibi kadın ve erkeklerden oluştuğunu görmekteyiz. Tanrıça ve tanrıların isimleriyle rastladığım her antik Yunanca kelimenin Kurmancı olmasından ve yeni Yunanca’daki sayısı belirsiz kelimelerin Kurmancı olmasından da, başlangıçta Yunan halkının Kurmancı konuştuğunu anlamaktayız. Örneğin: MYKÊNAİ = yeni dişi kişi Sözcüğün köken anlamı: MYK = dişi, Ê = kişi(dişil, tekil), NAİ = yeni, EROS = çıplak kişiler Köken anlamı: E = kişiler, ROS = çıplak, aşk tanrısı Eros adlandırmasında Yunan dilinin Kurmancı’dan saymaca dile geçişini görmekteyiz. Şöyle ki, Eros Kurmancı’ya göre tanrılar gurubu anlamına gelir. êros ise tanrıça anlamına gelir(tekil). Eros’un erkek tanrı olduğunu bildiğimize göre bu durumda yazılımı bire bir Kurmancı olsa da anlamı değiştiğinden burada Kurmancı’dan saymaca dile geçiş söz konusudur. Sümer diline uygun olsaydı “İros“ olması gerekirdi. Köken anlamı: E = söz konusu kişiler ROS = çıplak, EROS = söz konusu çıplak kişiler. ATENÊ = yalnız kişi Köken anlamı: A = kişi, TENÊ = yalnız (dişil) APHRODİTE = gelen güngörmüş kişi Köken anlamı: A = kişi, PH (bı, be, bâ) = özelliğinde, RO = güneş (gün), Dİ = görmek, TE = gelmek Tanrı Eros ile ilgili yaptığım eril dişil tanımlanması ile Atene ve Aphrodite tanrıçalarının baş harflerinin A olması çelişki değil, Kurmancı’nın bir özelliğidir. (Bk. Etimolojik bölüm) Örneğin: tanrıça Anu’ya “Enu mâ elish“ yaratılış destanında Enu denilmesi.(Buradaki E harfi çoğulu belirler.) Enu ma elish = bizim sevgili Anu’larımız, örneğinde olduğu gibi. e) ASKLEPİEİON = karnı omuzun da olan kişi Köken anlamı: A = kişi, SK (zig) karın, LE = yer, Pİ = kol, omuz, Eİ = olan, AN (on) = çoğul (kol ve omuz birden fazla olduğu için çoğul eki kullanılmış.) EPİR = yaşlı kişiler Köken anlamı: E = söz konusu kişiler, PİR = yaşlı. Muhtemelen antik Yunanistan da ki Epir (epeiros) bölgesi yaşlılara ayrılmış bir bölgeydi, Yeni bir Tespit: E PE İ ROS = çıplak ayaklılar anlamına da gelir. E = kişiler, PE = ayak, İ = kişi, ROS = çıplak şey, nesne Yorum: orijinal yazılış şeklinde EPİR varsa yaşlılar tanımı doğrudur; değilse yeni tespit edilen yorum doğrudur. DİONE = çok görmüş kişi (bilge kişi) Köken anlamı: Dİ = görmüş, ON (an) = çoğul, E = kişi (dişil),DİONE için bir başka söylem de muhtemeldir: çok ızdırap çektiğinden dolayı akli melekelerini yitiren kişi “divane” veya divane özelliğinden dolayı içki tanrısı anlamına da gelir. Bu örneklerde göstermektedir ki antik Yunan tanrıları da Sümer ÊA, DUMUZİ, ANU, ÊŞARÂ tanrıçaları ile İŞTAR, GILGAMESH, MARDUK, İNANNÂ gibi erkek tanrılardan oluşmaktadır. (DUMUZİ’nin tanrıça olma ihtimali daha yüksektir.) 2. YUNANCA VE KURMANCI’NIN AYNİLİĞİ Yunanca sözlüğe ilk bakışta bu olgu görülmektedir. Ancak, - Yunanca’nın saymaca dile dönüşmesi,- Kurmancı konuşan halkın dilini önemsememesi, buna karşılık Yunan dili ve kültürünün büyük gelişme göstermesi, - o zamanın bilgi ve diyaloglarının günümüze ulaşamaması, - Kurmancı’nın yeterince bilinmemesi.......... - Yunan dilinin saymaca dile dönüşmesi nedeniyle Kurmancı’dan bazı telaffuz farklılıkları söz konusudur. Bunlar. a) o harfinin çoklukla a harfi, bazen de u harfi yerine kullanılması,b) bazen b harfinin v harfi yerine kullanılması,c) Yunanca da kelimelerin sonuna ‘os’ veya ‘s’ eki "özellik" anlamında eklenen bir ektir. Örnek: Yunanca Vori –os = yön, Kurmancı Bari = yön anlamına gelir. Bu olguyu Kurmancı Tsor = toros dağları, anlamı: T = dut(yenen bir meyve), SOR = kırmızı, yani kırmızı dutların yetiştiği bölge, Yunanca’da ise Kurmancı’ya uygun Tsoros = kırmızı dutların yetişme özelliği olan bölge anlamında söylenmiştir.d) D harfi TH olarak telaffuz edilmesi,e) J harfi bazen y bazen de z harfi olarak telaffuz edilmesi,f) B harfi bazen p harfi olarak telaffuz edilmesi,g) Modern Yunan dilini bilmediğimden, üçüncü bir dilin(Türkçe) aracılığının doğuracağı handikaplar,h) Henüz tespit edemediğim anlamları aynı olan fakat telaffuzu farklı olan kelimelerin varlığı,i) sözlüklerin kısa detay bilgi özellikli olması........ Yunanca’nın Kurmancı olduğunun belirgin gerekçelerinden bir tanesini de, Platon’un Sofist adlı kitabında görmekteyiz. Bu kitapta o zamanın Sümer bilginleri ile Yunan bilginlerinin diyalog halinde oldukları anlaşılmaktadır. Eser: Sofist, yazarı: Platon, Türkçesi: Cenap Karakaya, sayfa: 1 THEODOROS: İşte Sokrates, dün buluşmak için verdiğimiz sözü tutup geldik ve şu yabancıyı da yanımızda getirdik: kendisi aslen Elealı’dır, Parmenides’in Zenon’un öğrencileri çevresinden bir kişi; yani kısacası, tam bir filozof. SOKRATES: Theodoros, sakın sen bir yabancı yerine, homeros’un dediği gibi, bilmeden bir tanrı getirmiş olmayasın? Çünkü, Homeros’un dediğine göre, adalete büyük saygısı olan insanlara yoldaşlık eden tanrılar varsa eğer, bunların başında, insanların eylemlerinde ki hakka aykırılıkları, ya da uygunlukları böyle denetlemeye gelen Yabancılar Tanrısı yer alır. Kim bilir, belki senin yanın sıra bize gelen kişi de, bu yüce varlıklardan biridir ve, tanrısal fikir çürütücü olarak, biz değersiz tartışmacıları denetlemek ve çürütmek için çıkagelmiştir. THEODOROS: Hayır Sokrates, bu yabancı hiçte senin dediğin gibi değil:....... Bu alıntının birinci paragrafındaki “kendisi aslen Elealı’dır” cümlesindeki “Elealı” kelimesinin Kurmancı olmasından Yunan bilginleri ile Sümer bilginlerinin aynı dili konuştuklarını anlıyoruz. Bu nedenle sözkonusu diyalogların Kurmancı olarak incelenip, yorumlanması gerekir ki tarihsel bilgilere ulaşılabilsin. ELEALI = söz konusu ileri tarafta ki yer. Köken anlamı: E = söz konusu, LE = tarafta ki yer, ALI = ileri BAZI YUNANCA SÖZCÜKLERİN KURMANCI ANLAMLARI ELLENİKA: E L(â) LE Nİ = soyundan olanlar. Açılımı: E = söz konusu kişiler (eri l –dişil) L(a) = yardımcı fiil, LE = soyundan (Familya), Nİ = olanlar, KA = vurgu. Yunanca Türkçe Sümerce Türkçe Aveveos: Kuşkulu âv ê ve bu bu buna mı ait (kuşkulu soru)Açılımı: ÂVÊ = söz konusu şey, VE = buna, U (bu) veya Yunanca O = soru ve kuşku, S = özellik. Ayenia kabalık â ve nia Küfür, sinkafAçılımı: Aye = ben, Nia = sinkaf Angida kıymık a ngi da ayağa batmış yabancı madde.Açılımı: A = söz konusu şey, NGİ = ayak, DA = bulunan Agnos arı, duru a gınas hepsi bilinen şeyAçılımı: A = söz konusu şey, G = hepsi, NOS (NAS) = bilinen Anguri salatalık anjur bir tür sebze Agoyi dava açma a go yi söylenen sözA = söz konusu, GO = söylem, Yİ = tamlama Ago götürme a go Go = gitme söylemi (emir kipi)A = söz konusu, GO = sürme, götürme (canlılar için) Adia ehliyet, izin a diiâ görülmüş, tespit edilmiş şey.A = söz konusu şey, DİA = görülmüş Anedia yüzsüzlük a nedie bir şey görmemiş kişiAçılımı: A = kişi, NE = olumsuzluk, Dİ = görmek A = şey. Anedis yüzsüz a nedi görmemiş kişiAçılımı: A = kişi, NE = olumsuzluk, Dİ = görmek S = özelliğinde Anemia anemi a nema bitmiş, tükenmiş şeyA = şey, NEMİA = bitmiş,tükenmiş, Analisi analiz a nai yeni Anasiro meydana çıkarma a nas i ro gündüz hakikatiAçılımı: A = kişi veya şey, NAS = Bilinen, İRO = gündüze ait. Anatoli: a na te (o) li = yenisinin geldiği taraf (güneş için)Açılımı: A = söz konusu şey (burada güneş kastediliyor), NA = yenisi, TE = geliyor. Lİ = yön. Anatoli = doğu Ano yukarı,üst a no fene, üste çıkanA = kişi veya canlı şey, NO = fena , üst seviyede Apalos yumşak pala(o)s döşeme, kilim Apiros sonsuz a (e) pir-(os) uzun süre özellikli (yaşlı)Apenandi aksi yönde a penandı basılıp geçilmiş, arkada kalmış Apla genişlik a bla serpilmiş şey Eshros rezil, fena e shr ( şer ) - (os) belalı Açılımı: E = kişi, SHR = bela, OS = özellikli Kı av (...)se bile kı av (...) ki bu Alu başka yerde, yere a lu, a lı, a lâ (..) yerde ki şey Abazur abajur a bâ jur yukarı da olanAçılımı: A = söz konusu şey, BÂ = bulunan yer, JUR = yukarı (Yunanca da J harfi yerine Z harfi kullanılmış.) Astro yıldız a ster (stewr) yıldızla ilgili Açılımı : A = söz konusu şey, STR (o) = yıldız, Erotikos erotik e rotık veya e ros çıplak kişiler Tha gelecek zaman eki da(tha) zaman eki İsoropia denge, uyum i sâr pi omuzların üzerine alınan denk Kavuki kabuk kw(v)uki küf, küf bağllamış Kalami kamış, saz kâlâm çalı, çalılık Kalo ad takmak kalo yaşlıya takılan ad, Mais mayıs ayı mais mal pisliği Morio molekül, zerre mori boncuk(küçük) Na işte, bak na şimdiki zaman, (işte anlamında işaret) Oasi vaha awa si (oasi) gölgeli yer Pateras baba bâ têra ait olan Pavo durmak pâ beklemek Safinia açıklık saf i = arı, duru, açık = NİA = özelliğinde Tımoria tımar timara tımar edilmiş olan LYSİS=gölge yapan, gölgeli. açılımı: LY = kendine, Sİ = gölge, S = etme özelliği, (mecazen himaye eden) KRONOS:=yapan, yapanlar. Açılımı: KR = yapan (yapmak eylemi), ON (an) = çoğul, S = özelliğinde,SOTERİA=kurtuluş(bir tür bayram): bu örnekte de görüldüğü gibi O harfi U harfi yerine kullanılmıştır. ‘küskün giden kişi’ anlamına gelir. Ancak Yunanca kutlama anlamında kullanıldığına göre küskün giden için sevinç duyulduğu anlaşılmaktadır. Anlamı: SO (u) = küsmek, TERİ = gitmek, A = kişi, 3. İNSANDA Kİ BAĞIMSIZ GELİŞME İSTEĞİNİN ZORUNLU OLARAK DİLE YANSIMASI Bu neden insan doğasının gereğidir. İnsan bir taraftan doğanın şartlarına uyum sağlamaya çalışırken, diğer taraftan da kendi yeteneklerini geliştirerek kendine özgü yaşam şeklini belirlemeye çalışır. İnsanın kendine özgü olanı yaratma isteği de dile yansımıştır. Bu gerekçe dünya da dil, kültür ve yaşam şekli zenginliğini doğurmuştur. 4. BÖLGENİN GÜNÜMÜZDE İLTİCA ANLAMINA GELEN GÖÇLERE MARUZ KALMASI Günümüzdeki anlamıyla devlet yapılanmasının olmadığı dünya da nüfus hareketlenmeleri de kaçınılmazdı. Bu neden dil ve kültürel değişimi gerektiriyordu. 5. Asurlar döneminden başlayarak Sümer medeniyetinin gerileme dönemine girmesi, buna karşılık Yunan medeniyetinin gelişme çağına girmesi sayılabilir.
Henüz yorum yok — ilk yorumu siz yapın.