Siyaset

Sümer Dili / 3. Bölümün devami /

Yusuf Bülbül · 16.11.2006 · 2 görüntülenme

OTUZ ADAMLAR ÜLKESI VE ÞEHIRLERI Yukarýda da söyledik ya, o zamana kadar yeryüzünde hiçbir medeniyet yoktu. EA nýn soyundan olan otuz adam mezopotamya da bir medeniyet kuruyorlar. Medeniyet þöyle geliþiyor; Mezopotamya ya daðýlan otuz adamdan her biri kendine bir köy kuruyor. Bu köyler zamanla büyüyüp þehir oluyorlar. Bu þehirler de Sümer medeniyetini meydana getiriyorlar. Bu þehirlerden bazýlarýlarýnýn adý þöyledir. 1. Ur, 2. URUK, 3. Eridu, 4. Babil, 5. Ýsin, 6. Ninove  Ur: bu þehir, Dicle ve Fýrat nehirlerinin sularý altýnda kaldýðýndan bu bölge miðde gibi yumuþak oluyordu. Topraðý yumuþak ve bataklýk oluyordu, onun için buraya miðde anlamýna gelen Ur diyorlardý.Uruk: Dicle ile Fýrat ýrmaklarýnýn daðlardan getirdiði odun parçalarý Uruk þehrinin bulunduðu bölgede daðýlýyordu. Onun için bu mekana odun ufaklarý anlamýna gelen Uruk adý verildi.Babil: Babil þehrinin bulunduðu bölgede çok rüzgar esiyordu ve bu bölge rüzgar esen tepelerden oluþmaktaydý, bu nedenle buraya rüzgar tepeleri anlamýna gelen bu isimi verdiler.Ýsin: þehrin kurucusu olan kiþiden dolayý bu isim takýlmýþtýr. Anlamý: Gölge ve himaye eden adamdýr.Ninove: bu þehir uðrak bir yerdi onun için uðrak bel anlamýna gelen Ninove ismi konuldu.Eridu(êredur): yolu uzak olan mekan Ea’nýn halký olan Sümerler beþ bin yýl Mezopotamya da hüküm sürdü, insan oðlu burada mahlukatlýktan çýkýp insan oldu, ilim sahibi oldu. Yer yüzünde ne kadar millet varsa buraya ziyarete geldi. Burada konuþmayý öðrendiler. Tarla ekip, ekmek yapmasýný öðrendiler, adet ve töre öðrendiler. Öðrendiklerini gidip halklarýna öðrettiler. Dünya medeniyete kavuþtu.  Sümerler yazýyý icat etti, topraðý çamur, çamuru kerpiç(tablet) yaptýlar, üzerine yazý yazdýlar. Bu söz ve yazýlar yaðmalandý, bir kýsmýda toprak altýnda kaldý.  Sümerler matamatikde dört iþlemi icat ettiler. Yýlý üç yüz altmýþ beþ gün hesap ettiler, haftayý yedi gün hesap ettiler, takvim ve saat icat ettiler.  Petrolü kaplara koyup yaktýlar, lambayý icat ettiler.  Topraktan demir elde edip, demirden karasaban yapýp çift sürdüler, tarla ektiler.  Topraktan altýn ve gümüþ çýkardýlar bunlarla çanak çömlek, küpe, bilezik, gerdanlýk, hýzma ve halhal gibi takýlar yaptýlar.  þiir ve edebi eserler vererek bunlarý tabletlerin üzerine yazdýlar.  EA’nýn halkýndan olan Zerduþt bir altýn arayýcýsýydý. Daðlarda ovalarda, vahalarda dolaþýp topraktan ve çakýldan altýn çýkarýrdý. Akýllý ve ilim irfan sahibi bir insandý ve söz ustasýydý. Zerduþt diyordu, Her þeyin iki tarafý vardýr. Kötülüðün karþýtý iyiliktir, yukarýnýn karþýtý aþaðýdýr, soðuðun karþýtý sýcaktýr, büyüðün karþýtý küçüktür, uzunun karþýtý kýsadýr, çalýþmanýn karþýtý yatmaktýr.  Diyordu, “Kendi iþimin iþçisiyim, elin tatlýsýyým” Sonralarý halký ona peygamberlik payesi verdi. Zerduþt þöyle diyordu;  Güzellik yap, kötülük yapmaTemizlik yap, kirlilik yapmaEmeðini ye, hýrsýzlýk yapma Güzel sözü söyle, kötü sözü söylemeDoðru sözü söyle, yalan söyleme  Þöyle diyordu Zerdüþt;  ‘’Ey büyük yýldýz, aydýnlatacak bir þeyin olmasa yazgýn ne olurdu? On yýl var ki buraya, maðarama çýkýyorsun. Eðer ben, kartalým ve yýlaným olmasaydýk ýþýðýndan ve yolundan bezerdin. Fakat biz her sabah seni bekledik. Iþýðýnýn fazlasýný aldýk. Ve bunun için seni kutsadýk.  Bak, ben fazla bal toplamýþ arý gibi uzanacak ellere muhtacým.Ýnsanlar arasýnda akýllýlar deliliklerine, fakirlerde zenginliklerine bir defa daha sevininceye kadar armaðanlarýmý paylaþmak istemiyorum.  Bunun için aþaðýlara inmeliyim. Nasýl ki sen, cömert yýldýz, akþamlarý denizlerin arkasýna iniyor ve arka dünyaya ýþýk götürüyorsun bende senin gibi, inmek istediðim insanlarýn arasýna inmeliyim.  Ey, en büyük mutluluðu bile kýskanmadan görebilen tok göz, beni kutsa.  Taþmak isteyen kadehi kutsa ki içinden su, altýn gibi aksýn ve mutluluðun pýrýltýlarýný her tarafa taþýsýn.  Bak, bu kadeh yine boþalmak, Zerdüþt yine insan olmak istiyor.  Kaynak: NÝETZSCHE: Böyle Buyurdu Zerdüþt.   ÖKÜZ TÜCCARLARI ÜLKESÝ UR, URUK ÊA nýn halký önce Ur ve Uruk köylerini kurdular. Bu köyler büyüdü birer þehir oldular. Sonra da bu halkýn ülkesi oldular. Böylece ilk insani medeniyet kurulmuþ oldu. Buraya Agada dediler. Agadalar öküz besleyip ticaretini yapýyorlardý onun için Agada = öküz tüccarlarý anlamýna gelen bu ismi koydular.  Akadlar Ur ve Urukta Abzu inþa ettiler. Þehirde ki herhangi kötü bir olayýn imdadýna Abzu yetiþmekteydi, hamile kadýnlar doðumlarýný burada yapmaktaydý, hastalar burada tedavi edilirdi, þehirde bir yangýn olduðunda buradan imdada yetiþilirdi. Yani, Abzu: “erken yetiþme özellikli yer“ anlamýna gelmektedir.(Türkçe: ilkyardým)  Ur ve Uruk þehirleri Akad’ýn baþ þehri oldular.  Ýki tane hükümet konaðý vardý, Biri EÞARA’nýn konaðý: Eþara sarayýnýn yöneticisi/büyüðü olan Eþara baþýna þar(örtü) baðlardý, onun için buraya bu isim takýldý.  Biri de ÝNANNA konaðýydý: Ýnanna konaðýnýn yöneticisi/büyüðü fakir fukaraya yardým eder karnýný doyururdu. Onun için ekmek sahibi anlamýna gelen Ýnanna ismini taktýlar. Burada yabancý misafirlerini aðýrlýyorlar ve ülkelerini yönetiyorlardý.  Diyorlar ki eðitim amaçlý okul ilk defa burada açýldý. Uruk da Yedi sakallý bilgin þehrin dýþýnda bir maðarayý okul haline getirdiler. Genç çocuklarý burada bilgilendiriyorlardý. Çalýþmalarýný burada yapýyorlardý, geceleri yýldýzlarý gözlemliyorlardý, örneðin: gece ayýn etrafý hareli ise ertesi gün yaðmur ve ya kar yaðacaðýný tahmin ederlerdi. Ýnsan, yaratýk, ot ve aðaçlarý burada inceleyip ilmini yapýyorlardý. Yaptýklarý bu çalýþmalarý tabletlerin üzerine yazýyorlardý.  Sümerolog HARALD BRAEM’ýn söylediðine göre Gýlgameþ(Uruk hükümdarý) bu yedi alimden ders almýþtý Gýlgameþ EA nýn halkýndandý, baþkent Uruk’u yeniden inþa etti, etrafýný surlarla çevirip haksýzlardan korudu, Gýlgameþ’in zamanýnda Agada güzelliklere ve berekete kavuþtu, halk zenginleþti. Þehrin etrafýný bað, bahçe ve ekin tarlalarý yaptýlar. Þehrin içindeki yollarýn etrafýna çeþitli çiçekler ve aðaçlar diktiler. Gýlgameþ’in yüzü çirkindi ama kalbi altýn kadar saftý. O kadar çirkindi ki sanki topraktan çýkmýþtý, camýza benziyordu. Onun için sineðe benzeyen çamur öküzü anlamýna gelen Gýlgameþ ismini taktýlar. Asur ülkesinde þairler Gýlgameþ için þu sözleri söylerlerdi;  O ki dünyanýn son bucaðýna kadar bakabilir,Her þeyi görür, her þeyi bilir,Üstü örtülü olaný açýða çýkarýrdý.Tüm bilgelik ve tecrübeler ona aitti,Sýrlarý görür, saklý olaný bulurTufaný öncesinden haber verir,Bitap düþene kadar yol alýrdý.Tüm emekleri bir taþa kazýnmýþtýr.Çevresi duvarla örtülü Uruk’ta,Kutsal tapýnak Eanna’nýn surlarýný o yaptýrmýþtýr.  Kaynak: Harald BRAEM: Uruk Aslaný GILGAMEÞ   RÜZGAR TEPELÝLER ÜLKESÝ VE ÞEHRÝ Yýllardan sonra EA halkýnýn ülkesi olan Babil Agada ülkesinden daha fazla geliþme saðladý. Bu kez Babil Sümer halkýnýn baþkenti oldu.  EA halkýnýn en muhteþem baþkenti Babil oldu. Ziggurat ilk defa babil de inþa edildi.(her ne kadar Eþara ve Ýnanna hükümet konaklarý Ziggurat olupta Uruk ta inþa edilmiþ olsalar da; adlarý Ziggurat deðildi.) Sümer halkýnýn yöneticileri(peygamberleri, Krallarý) Ziggurat da ikamet ederlerdi. Ülkenin ihtiyaçlarýný burada temin ederlerdi. Vergiler burada toplanýrdý. Abzu’nun yerini artýk Ziggurat almýþtý.   ZÝGGURAT: Akatlardan çok zaman sonra Balil ülkesinde Ziggurat’ýn yöneticileri halktan çok vergi alýyorlardý. Onun için halk buraya doymak bilmeyen anlamýna gelen ZÝGGURAT = “Kurt karný olan yer” ismini taktý. Yýllar sonra Sümer halký o kadar periþan oldu ki Ziggurat’ý arar oldular ama bir daha bulamadýlar. Bunun üzerine Ziggurat’a kutsal anlama gelen “Ziyaret” adýný taktýlar. Diyorlar ki, Babil Zigguratý‘na sonra “Babil Kulesi” ismini koydular. Kutsal kitapta deniyor ki “Babil Kulesinin yapýmý sýrasýnda güzel olan konuþma dili bozuldu“ þüpe yok ki bu dil Kurmancý idi onun içindir ki ilk kanunlar(hak ve adalet) Babil hükümdarý Hammurabi tarafýndan o zaman yazýlý hale getirildi.  Dünya’nýn yedi harikasýndan ilki “Babilin Asma Bahçeleri“ burada inþa edildi.  Babilliler “insanýn doðuþunu anlatan ve Bizim sevgili Anu larýmýz“ anlamýna gelen “Enu ma elish“ destanýný kaleme aldýlar. Açýlýmý va anlamý: Enu = Anu lar, MA = bizim, E = söz konusu, LÝ = halinde, SH = sevgili. Yýllardan sonra Sümer halký sahiplik etmeyince Ýsrailliler Enu ma elish bizim destanýmýzdýr dediler.   ASURLAR Asurlarýn çaðýnda dünya üzerinde artýk Sümerlere benzeyen toplumsallaþmýþ birçok toplum vardý. Sümer halkýndan konuþma dilini öðrenen insanlar kendi halklarýnýn içine giderek kendi dillerini yarattýlar. Çinliler ve Araplar Sümer alfabesine göre kendi alfabelerini yaptýlar. Her biri bir medeniyet haline geldi. Sümerler gibi çift sürdüler, koyun ve sýðýr beslediler, Sümerler gibi onlarda akýllandýlar, bilgi sahibi oldular. Sümerlerle ticaret yaptýlar. Dünya üzerinde yaþayan halklar artýk bir birine karýþtý, bir birlerinin dilini öðreniyorlar ve kýz alýp veriyorlardý.  Sümer halkýnýn Asur ülkesi çok büyüdü, büyüdükçe dertleri ve sorunlarý da çoðaldý, daha büyüdü. Ýnsanýn güzelliklerinin yanýnda; insanýn kötülükleri de Asurlar zamanýnda ortaya çýktý. Kötülükleri isimlerinden belli olan: Gudea, Ýshum, Ýgigu, Amurru, Gýrtabullu, Kurigur peydahlandý. Asurlarýn içinde cirit atmaya baþladýlar. Bunlarýn isimlerinin anlamlarý þöyledir:  GUDEA = adý üstünde: dinleyen,  ÝSHUM = adý üstünde: þeytan kiþi,  ÝGÝGU = adý üstünde: her þeyi pislik kiþi,  AMURRU = adý üstünde: yüzü ölüye(cesede) benzeyen kiþi,  GIRTABULLU = adý üstünde: kambur biriydi rakip gördüðü kiþileri tuttuðunda ölüm derecesinde sýkardý,  KURÝGUR = adý üstünde: kurt kafasý,  KURÝGIR = adý üstünde, büyük kafa,  Bunlardan bir tanesi de Marduk’tu; yani, çift baþlý yýlan. Marduk devlet baþkanlýðýna kadar yükseldi. Ziggurat bahanesiyle çok vergi alýyordu, haksýz bir insandý, halký canýndan bezdirmiþti. Onun için Marduk = çift baþlý yýlan, anlamýna gelen bu ismi taktýlar.  Ýyi baþkanlarda Asurlarýn baþýna geldi. Bazýlarýnýn ismi þöyledir. NABU = adý üstünde: Çok gençti onun için yeni doðan anlamýna gelen bu ismi taktýlar.  ADAPA = adý üstünde: Asurlarý bekleyip koruyan kiþi anlamýna gelen bu ismi taktýlar.  SARGAN = adý üstünde: Öküzlerin sahibi,anlamýna gelen bu ismi taktýlar.  EKUR = eskiden baþkanlara, baþtakiler anlamýna gelen “Ekur” (baþtakiler) diyorlardý,  DUTTUR = adý üstünde: çift dolu çantalý.

İlgili

Yorumlar (0)

Henüz yorum yok — ilk yorumu siz yapın.