BİR ANTLAŞMA; DÖRT İTTİHATCI BİR BOLŞEVİK
Bîşar Norşîn · 7 ay önce
Yusuf Bülbül · 26.06.2006 · 1 görüntülenme
İNSAN HALİ SESLERİ Bu sesler insanın doğum, sevgi, ağlamak ve utanç halinin kavramları için seslendirilip kullanıma girmiş harflerdir. Z HARFİ dilbilgisi özelliği: Kadının doğum halini anlatmak için kavramlaştırılıp sese dönüştürülmüş ve bu sese ve kavrama uygun olan söylemlerdeki kelimelerde kullanılan harftir. Örnek kelimeler: za = doğum.Zig = karın, Zarı = çocukZatı = zatenZiv ( zv ) = gümüşZİGGURAT (ziyaret) : Babil döneminde devlet sarayı ve ibadet yeri ile enformasyon işlevi yapan yer anlamındadır. Ziyaret ise saymaca dilde Ziggurat anlamına gelir. Deyimler tümceler ve cümleler: Zari hur = küçük çocuk. (özgür çocuk) (eril)Zari ehur = küçük çocuklar (özgür çocuklar)Zevi êçe = kuvvetli tarla Zevi êpaş xwênı bı câkın = evin arkasında ki tarlaya arpa ekin. Zıg ixwâ terka kâm hârnâ dole = karnını doyur da düğüne gidelim. G3 HARFİ Bu kayıp bir harf(ses)tir. dilbilgisi özelliği: İnsanın ağlama hali ve ulaşmak anlamlarını kavramlaştırılarak sese dönüştürülmüş ve bu sese ve kavramlara uygun olan söylemlerdeki kelimelerde kullanılan bir harftir. Örnek kelimeler: Giri = ağlamakGeşt = yetişmekDeyimler tümceler ve cümleler: Sârı gû = üst baş, yüz göz. Gûze hışk = kuru cevizler Kevr igûze = ceviz taşı zarian mâdını girandın = çocukları ağlatmayınız. Darê gûzê kı hışk bu bbırın = ceviz ağacını kuruyunca kesin Ş HARFİ dilbilgisi özelliği: İnsanın sevinç ve söz söyleme hali anlamlarını kavramlaştırılarak sese dönüştürülmüş ve bu sese ve kavramlara uygun olan söylemlerdeki kelimelerde kullanılan harftir. Örnek kelimeler: şa = sevi (sevgi, sevinç)şâ = tarakşir = sütşun = yerşar = baş örtüsü deyimler, tümceler ve cümleler: şûna dur = uzak yer şâ ihârie = yün tarağı Şâ itâ kâştie te pori xwâ bı çı şâkı = senin tarağın kırılmış saçını ne ile tarıyacaksın. Şa çu, bı giri hat = sevinçli gitti, ağlayarak geldi. F HARFİ dilbilgisi özelliği: İnsanın utanç, idrak, takat hali ve fırlatmak anlamlarını kavramlaştırılarak sese dönüştürülmüş ve bu sese ve kavramlara uygun olan söylemlerdeki kelimelerde kullanılan harftir. Örnek kelimeler: Fam = idrak fâ’d = utanançfır(fr) = fırlatmakfol = folfer = güç, takatfere = geniş Deyimler, tümceler ve cümleler: Fâdı bıke = utanç duyDıli fârâ = geniş kalp Fâr dı jûnie mın da nâman = benim bacaklarımda fer kalmadı. fâdı bıke, derewan meke; şorê rast bbê = utanç duy, yalan söyleme; doğru sözü söyle. KURMANCI GRAMER Kurmancı gramerinin yazılması etimoloji, filoloji, morfem(biçim bilim) ve fonolojik akademi eğitimini gerektirir, çünkü Kurmancı harfler/sesler canlı organizma gibidir. Ve dilbilgisi kuralları tamamen Kurmancı’ya özgüdür. Kurmancı aynı harfle başlayan ve takip eden harfler tüm Kurmancı kelimelerle düzenli bir ilişki içindedir.(Bk: Kurmancı sözcüklerin etimolojik kökenleri bölümü) Bu nedenle eğitimsiz insanların yapacağı Kurmancı gramer çalışmaları Kurmancı’nın saymaca dile dönüşmesine sebebiyet vermektedir. Bu durum telafisi mümkün olmayan yanlışların sistemleştirilmesine sebep oluyor. Kurmancı’nın gelişmesi bilim dili kelimelerinin ilave edilmesi ve yeni düzenli kelimelerin geliştirilmesiyle olur. Günümüze kadar halk yeni kelimeleri doğal yollarla, düzenli olarak kendiliğinden oluşturmuştur. Yaptığım gramer çalışması “yapabildiğim kadarıyla” her kelimenin, her harfinin neden o kelimede yer aldığını açıklama özelliğine sahip kelimelerden oluşmaktadır. “kürt” enstitülerinde, bilgisayar ve basılı yayınlarda yapılan çalışmalar Kurmancı’nın tamamen yok olmasına sebebiyet verecek özelliktedir. Bu çalışmaları yapan insanlar “düzenli bir dili yok ederek” insanlığın geleceğinide yok ettiklerinin bilincine varmalı ve dil çalışmasını akademiye veya halka bırakmalıdırlar. Üç tespit: 1. â harfi ses özelliği açısından e harfine çok yakındır. Bu nedenle gramer çalışması yapanlar â harfi yerine e harfini yazmaktadırlar oysa bu doğru değildir. â harfinin neden söz konusu kelimede yer aldığının(düzenli dil olması nedeniyle) mantıklı gerekçesi vardır. örneğin: âme = bizler. Kelimesinin açılımı: â = ben kişilik sesi, m = biz(çokluk benen belirleme sesi), e = iyelik de ifade eden çoğul sesi. Amâ = bize ait olan. 2. ê sesi i sesine yakın özelliktedir. Doğru yazılım etimolojik bilgiyle sağlanır(çalışmada bir çok doğru örnek verilmiştir.) 3. ez = ben söylemi doğru değildir. doğrusu âz = ben söylemidir. Â = ben, z = doğmak. Âz = ben doğmuş kişi. anlamına gelir. Â = benA = söz konusu kişi, nesne, şeyMı(ım) = benÂz = benÂzi = ben (eril)Âzê = ben (dişil)Âi = ben kişi (eril)Âê = ben kişi (dişil)- âme = bizlerMın = benim- âm = biz Mâ = bizXâ = kendimXwâ = kendisi Tâ = senTê = sen (dişil)Ti = sen (eril)Tû = senhun = siz. - âv = bu kişi, şey, nesneVa = şu kişi, şey (nesneler için)Vâ = açık (çözülmüş) örnek = deri vâ = açık kapıVê = bu kişi, şey (dişil)Vi = bu kişi, şey (eril)Vêna = buna. Kişi, şey (dişil)Vina = buna. Kişi, şey (eril) - âvna = bunlar. Kişiler, şeyler Vana = şunlar. Kişiler şeyler Wa = o şey (nesne için)- âw = o kişi, şeyWê = o kişi, şey (dişil)Wi = o kişi, şey (eril)Wêna = ona. Kişi, şey (dişil)Wina = ona. Kişi, şey (eril)Wan = onlar. Kişiler, şeyler Wana = oradakiler. Kişiler şeyler.-âwna = şuradakiler. Kişiler şeyler. - a din = öteki kişi, şey (dişil)E din = ötekiler. Kişiler, şeyler - Ê din = öteki. Kişi, şey (dişil)İ din = öteki. Kişi, şey (eril) bu = oldunâbu = olmadı na bu = yeni (şimdi doğdu) olduwâr = öylehakina = böylena = hayırkinge ? = ne zaman ?ki = kimkuû= nerekûva = nereyekûda = ne tarafakûjan = hangisikûli = hangi tarafa doğrukûdâr ? = hangi yer ?ros = çıplak (doğrusu ros olmakla birlikte rus = çıplak anlamında kullanılmaktadır.)rot = soyulmuştari = karanlıkroj = gündüzroni = aydınlıkkır = yapmaknâkır = yapmamakşâkır = yapabilmekşânâkır = yapamamakdisa = yinetêr = tokmast = yoğurtrun = yağşir = süttâra = senin içinxâra = kendim içinxwâra = kendisi için brçi = aç bbe = söylemâbê (nâbê) söyleme xêv = uykuxwaş = güzelşirin = tatlırınd = güzelnâ rınd = güzel değildârw = yalanrast = doğrule = sel (su taşkını)lêxwe = vurlêmâxwe = vurma hın = bazısıvır = burapır = çokbyl = tepe; belxraw = kötüdız = hırsızmezke = bakhên = halameyâ = gelmekor (kûr) = körkâr = sağırbsâkın = dur; yapmadu = arkapışt = sırtşûn = yerhındı = artıkbâre = eskidenvêsta = simdisi = gölgepaş = arkapaşda = arkaya doğrupêş = önpêşda = ileriye doğruser = üstserda = üstündebın (pın) = altbında = altındajêr = aşağıjûr = yukarıalı = ötetarafvırda = bu tarafa doğrujûrda = yukarı doğrujerda = aşağı doğrupêşda = ileri doğrupaşda = arkaya doğruşunda = geriye doğrutâv = karıştırmaktop = toplu haldebla = dağılmış halde olanreçand = saçmak, dağıtmakrâvi = koşmakçu = gitti târı = gidiyortê = içindetêr = tokbırçi = açtêda = içinde bulunangırt = tutmakbârde = bırakbârmede = bırakmabârnâda = bırakmadıdâr = dışarı dârva = dışarı doğruhat = geldihatın = geldilernatın = gelmedilervır = buravıra = burasılâ vıra = buradabâ vırda = buyaya doğruwêdâre = orasıkudâr = neresikal = ihtiyarpir = yaşlı dur = uzaktur = torbaço = sopaâwder = orasıêkcar = bazennêzık = yakıncake = bir sefertım = her zamanhârâk = herbiruruk = ufakhûr = özgür di = görmenâdi = göremeditıji = doludor = etrafşor = sözpırs = söylemniv = yarımtum = tüm hâlal = helal(helal ve haram sözcüklerinin etimolojik kökenlerinin açılımı yapıldığın da doğru söylem elde edilir) HA = olumluluk, LA = aitlik, L = familya. Hâlal = ait olan olumlu familya. anlamına gelir. hâram = haramgıştk = hepisiçâng = çenelâp = avuçbûrû = kirpikdâv = ağızdran = dişgurçi = ciğersıng = göğüspi = omuzpian = omuzlardâng = ses, konuşmakbang = yüksek seshâs = seslêv = dudak gûçûk = kulakpoz = burunbıvıl = burun deliğidıl = kalpruni = oturrabe = kalkhârâ = gitwârâ = geldisa = yinebısâkın = durbıke = yap; derle; toplamakâ, nâke = yapmanâsâkn = durmanâsêkina = durmadıar = ateşav = sudar = ağaçgot = söylemçı got ? = ne söyledi ?kingê got ? = ne zaman söyledi ?bı kera got ? = kimlere söyledi ?bı kêra got ? = kime söyledi (dişil)bı kira got ? = kime söyledi ? (eril)bı târa got = sana söyledimın bı târa got = ben sana söyledimtâ bı mınra na got = sen bana söylemedintâ bı mınra got = sen bana söyledinvê bı mınra got = bu bana söyledi (dişil)vi bı mınra got = bu bana söyledi (eril)wê bı mınra got = o bana söyledi (dişil)wi bı mınra got = o bana söyledi (eril)vana bı mınra gotın = bunlar bana söylediwana bı mınra gotın = şunlar bana söylediçı got = ne söylediçı gotın ? = ne söylediler ? i va bu = bu kişiydi (eril)ê va bu = bu kişiydi (dişil)vana bun = bunlardıâvna bun = bu kişilerdiwana bun = onlardıwa bu = o kişiydiêw bu = o kişiydi (dişil)bı xwâ bun = kendileriydi va bu = buydu âv bu = şuyduâw bu = oyduwâr bu = öyle olduwârgina bu = o şekilde olduwer mı bu ? = öyle mi oldu ?wâr nâ bu = öyle olmadıe wâr bun = öylelerdiê vâr bu = kişi öyleydi (dişil)i wâr bu = kişi öyleydi (eril)habu = böyle olduhâbu = vardıtunâbu = yoktuvâ bu = açıldısar bu = soğukdulâ sâr bu = üzerindeydigârm bu = sıcaktıçârx = dolanmak têr = tokgı = hepisigu = gaitamız = idrarmu = kılru = yüzrû = sakalzu = erkendrâng = geçhên = daha tazı bu = soyunduxâkâ = giyinxâkır = giyinditazi = soyunmışâma = ama. Etimolojik(köken) anlamı: â = benim söz konusu, ma = kalan (şeylerim, sözlerim)âma = benim söz konusu kalan sözlerim, şeylerim.çı = neçıto = nasılwâr = öylewârâ = gelhârâ = gitmârâ = gitmehâ wâr = evet öylehâ hakina = evet böylekâs = kimseçtoni ? = nasıl ?çând = kaç taneçır bu ? = nasıl oldu ?fitnâ = fitne. Bu kelime fitkâ=agresifleştirmek, dolduruşa getirmek, kötülük yaptırmak için, birini veya birilerini radikalleştirmek anlamına gelir.İblis=iblis. Türkçeye birebir geçmiştir. –i ba listık- = hilekar oyuncu, düzenbaz anlamından türetilmiştir.Şaytân= şeytan. (İng.satan) bu kelime –sâtêan- köpek ruhlu insanlar anlamından türetilmiştir.İfrıt=ifrit. Bu kelime –i froti- = hilekar satıcı anlamından türemiştir. çıto nâbu ? = nasıl olmadı ?içto bu = kişi, şey nasıl biriydi ( eril )êçıto bu = kişi, şey nasıl biriydi (dişil )êka çıto bu = nasıl birisiydi ( dişil )eki çıto bu = nasıl birisiydi (eril )êka rınd bu = iyi birisimiydi ( dişil )irınd bu = iyi birisimiydi ( eril )êlı ku bu = kişi hangi yerdeydi ( dişil )ilı ku bu = kişi hangi yerdeydi (eril) lı ku bu = nerdeydi kinge bu = nezaman olduki bu = kimdikijan bu = hangisiydihıne çıtobun = nasıl birileriydiçıwâxt bu = ne zamandılâ ku bu = nerde oldulâ kudâre bu = nerede oldudâ xâra = kendim içindâ xwâra = kendisi içindâ târa = senin içindâ vera = bunun için ( dişil )dâ vira = bunun için ( eril )dâ wanra = bunlar içindâ vênara = şunun için ( dişil )dâ vinara şunun için (eril )dâ vıra = buradandâ wêra = oradandâ vananra = bunlar için dâ vênanra = bunun için ( dişil )dâ vinanra = bunun için ( eril )dâ wênanra = şunun için ( dişil )dâ vinanra = şunun için ( eril )dâ kura = neredendâ kêra = kimin için çândsal bun = kaç yıl olduçând bun = kaç kişiydi sibâ bu = sabahtıdû şev bun = iki gece oldu..................şâv bu = geceydinivro bu = öğle vaktiydidâha bu = dündühuro bu = bugündüpêr bu = evelsi gündübı şâv bu = gece oldubı ro bu = gündüz oldubı nivro bu = öğlen vakti oldu a xâ = kendimin. Kişisi, şeyi, nesnesiaxwâ = kendisinin kişisi, şeyi, nesnesi E xwâ = kendilerinin. Kişileri, şeyleri -ê xwâ = kendisinin. Kişisi, şeyi ( dişil )i xwâ = kendisinin. Kişisi, şeyi (eril ) - a mâ = bizim kişimiz, şeyimiz- a tâ = sizin kişin, şeyin- â va = bu şey, kişi - e va = bu kişiler, şeyler, nesneler (dişil) -ê va = bu kişi, şey, nesne (dişil)i va = bu kişi, şey, nesne (eril) â wa = şu kişi, şey, nesne e wa = şu kişiler, şeyler, nesneler - ê wa = şu kişi, şey, nesne ( dişil )i wa = şu kişi, şey, nesne ( eril ) xâra = kendim içinxwâra = kendisi için târa = senin için vanra = bunlar için. vêra = bunun için ( dişil ) vira = bunun için ( eril ) wanra = onlar için. wêra = onun için ( dişil ) wira = onun için ( eril ) wanara = şunlar için. wênara = şunun için ( dişil ) winara = şunun için ( eril ) kı xâ = kı xwâ =kı tâ = kı vê = kı vi = kı âw = kı van = kı wan = kı bâ xâra = kı bâ târa = kı bâ vêra =kı bâ vira = kı bâ vânra =kı bâ wânra =kı bâ vanara =kı bâ wanara = kı bâ a xâra =kı bâ a târa =kı bâ e târa =kı bâ ê xwâra =kı bâ ê târa =kı bâ i xâra =kı bâ i târa =kı bâ a vêra =kı bâ a wêra =kı bâ e vêra =kı bâ e wêra =kı bâ ê vâra =kı bâ ê wêra =kı bâ i vera =kı bâ i wêra =kı bâ a vanra =kı bâ a wânra =kı bâ e vanra =kı bâ e wanara =kı bâ ê vanara =kı bâ ê wanara =kı bâ i vanra =kı bâ i wanra =kı bâ a dinra =kı bâ e dinra =kı bâ ê dinra =kı bâ i dinra = ötekisi için (eril) (bu tümcenin tercümesi yetersizdir) tercümesi yapılmayan diğer tümceler de bu özelliktedir. Onun için tercümesi yapılmamıştır. Örnek: âw hat, kı xwâ ray tâ bdı = o sana kendisini göstermek (öğretmek) için geldi. Bu deyimlerin çekimleri yazılıp sonsuz deyim, tümce türetilir. Bêm = söyleyimNabêm = söylemem Bbê = söyle Mâbe, nâbê = söyleme Bbên = söyleyinMâben, nâbên = söylemeyin Nâgot = söylemediMın got = ben söyledimTâ got = sen söyledin Vê got = bu söyledi (dişil)Vi got = bu söyledi (eril)Vana got = bunlar söyledi sâwê kı xâ = kendi sebebim den dolayısêwê kı xwâ = kendi sebebinden dolayısâwê kı tâ = sana olan sebebinden dolayı sâwa kı bâ xwâ = kendi sebebinin içinsâwa kı bâ tâ = senin sebebin için sâve kı bı târâ = sana karşı olan sebepten dolayı bâ xâ = kendimlebâ xwê = kendisiyle bâ tâ = seninlebâ vê = bununla kişi, şey, nesne (dişil)bâ wê = şununla kişi, şey, nesne (dişil)bâ vi = bununla kişi, şey, nesne (dişil)bâ wi = şununla ( eril ) kişi, şey (dişil)bâ van = bunlarla. Kişiler, şeylerbâ wan = şunlarla. Kişiler, şeyler bâ xâra = kendim içinbâ xwâra = kendisi için bâ târa = senin içinbâ vêra = bunun için, kişi, şey, nesne (dişil)bâ vira = bunun için kişi, şey, nesne (eril)bâ vanra = bunlar için. Kişiler şeylerbâ wanra = onlarla. Kişiler, şeyler bâ vanara = bunlar için. Kişiler, şeylerbâ vênara = bunun için. Kişiler, şeyler (dişil)bâ vinara = bunun için kişi, şey (eril)bâ wanara = onlar için. Kişiler, şeylerbâ wênara = onun için kişi, şey (dişil)bâ winara = şunun için kişi, şey (eril)bâ xâva = kendimle birliktebâ xwâva = kendisiyle birliktebâ tâva = seninle birliktebâ vêva = bununla birlikta ( dişil )bâ viva // // ( eril )bâ wêva = şununla birlikte ( dişil )bâ vanava = şunlarla birlikte.bâ wanava = onlarla birlikte abâ = özelliğinde ki kişi, şey, nesne A = kişi, bı = özelliğinde ebâ = özelliğinde ki kişiler, şeyler, nesneler - êbâ = özelliğindeki kişi, şey, nesne (dişil)ibâ = özelliğinde ki kişi, şey, nesne (eril) sâwa xâ = kendim için,sâwa xwâ = kendisi için sâwê vê = bunun için. Kişi, şey ( dişil )sâwê vi = bunun için. Kişi, şey ( eril )sâwê vana = bunlar için. Kişiler, şeyler rayxâ = kendim öğrenmek, görmekrayxwâ = kendisi öğrenmek, görmekraytâ = sana öğretmek, göstermekrayvê = buna öğretmek, göstermek (dişil)rayvi = buna öğretmek, göstermek (eril)raywê = şuna öğretmek, göstermek (dişil)raywi = şuna öğretmek, göstermek (eril)rayvana = bunlara öğretmek, göstermek raywana = şunlara öğretmek, göstermek çând = kaç taneçıma = nedençıra = ne içinçıkı = herne kadarçıkâs = ne kadarçıva = neyleçıto = nasılçıtoni = nasıl kiçıtone = nasıllarçıto bu ? = nasıl oldu ?i çıto bu ? = kişi nasıldı ? (eril)ê çıto bu ? = kişi nasıldı ? (dişil)e çıto bun ? = kişiler nasıldı ?çıkâs bu ? = ne kadardı ?çând bun ? = kaç taneydi ?wâçândbun ? = okadarmıydı ?çı wâxt bu ? = ne zaman oldu ?bâ çı ? = neyle ?ki bu ?= kimdi ?kêva ? = kiminle ? (dişil)kiva ? kiminle ? (eril)kera ? = kimler içinkêra ? = kimin için ? (dişil)kira ? = kimin için ? (eril) ke got ? = kimler söyledi ?kê got ? = kim söyledi ? (dişil)ki got ? = kim söyledi ? (eril) kijani go ? = hangisi söyledi ? bâ çıra ? = hangi gerekçeyle ?bâ çıva ?= hangi şeyle ?bâ xâra = kendim içinbâ tâva = seninle birliktebâ târa = senin içinbâ vêra = bunun için (dişil)bâ vira = bunun için (eril)bâ vanra = bunlar içinbâ vênara = bununla birlikte ( dişil )bâ vinara = bununla birlikte ( eril )âw bu = buydueva bun = bunlardıêva bu = bu kişiydi (dişil)iva bu = bu kişiydi (eril)vegâ (vecar-e) = bu sefer, bu defa; kere. Her iki söylemde doğrudur. Vega: ve = bu, gâ = bazen; kez. Vecare: ve = bu, car = sefer; defa. tespit. 1. yeterlilikten dolayı karışık ve detaylı olmayan bir gramer çalışması yaptım. Düzenli bir gramer çalışmasını ayrıca yapacağım. 2. KURMANCI EĞİTİM 0 YAŞTA DOĞAL OLARAK BAŞLAR. ÇOCUĞUN ANNESİNDEN BABASINDAN VE ÇEVRESİNDEN DUYDUĞU SESLER EĞİTİME BAŞLADIĞINDA HİÇ DEĞİŞİKLİĞE UĞRAMADAN ÖĞRETİM GÖRECEĞİ SESLER OLACAKTIR. BU NEDENLE, OKULA BAŞLADIĞINDA KURMANCI DİL BİLGİSİ ÇOCUĞUN ZATEN BİLDİĞİ BİR KONUDUR. EĞİTİM ÇOCUĞA BİLDİĞİ BİR KONUNUN BİLİMSELLİK OLDUĞUNU HATIRLATACAK, VE EĞİTİM SÜRECİ ÇOCUKTA PARÇALI VAR OLAN BİLGİLERİ DÜZENLİ ŞEKLE GETİRMESİNİ SAĞLIYACAKTIR.. KURMANCI’NIN BİRİNCİ TEMEL ÖZELLİĞİ BUDUR. KURMANCI ÖRNEK YAZILIŞ ŞEKLİ Kurmancı eğitimsizlik ve ilkel konuşmanın yarattığı sonuç, kelime sayısının azlığına neden olmuştur, buna rağmen Kurmancı yazdığım bu öyküde saymaca dilden alıntı kelime yazma ihtiyacı duymadım. LÂ TÂWLE BÂARI Roek a bâarı bu, dâ cıda rabu, kınce xwâ lâ xâkır, kı bâ dârkât, bârxıke kı dâ hevşoda kı Hûsên din kalin. Got daêk awâ âzım kı hun dâ kalın.? Pırsa xâra bâ xwâ cûwap dayê. got hâke wâ ji hâyâ, âze bâmâ zozane lâ şunê daêk a wâ zıki wâ terkım. Hûsen ipienc salı bu, hen cara sıfteini bu kı bâ tâne dâçuyâ bâr bârxıkan. Gorê vi hali xwâ pır i râhâtbu, iwâkı mâri egır/ekı bakıl bu, wâxta kı dâst exâ dâ şûştû bâ daêk a xâra dâ got “nani mın i çiê ji hazırkâ.” Daêkê(Bâsê) nane sûen dayê zık terkır, Nane çiê(mast û nan) lâ pışte gıreda, bârxık e kı dâ hevşoda aninâ dâr, bâ bâr Hûsên kırın. Xani exâ e duru gûnd bun, elâ mâkon*¹ i çingılıke*² bun, mâriek igır lâ gûnd dâ navê niv sâate da dâçuyâ hınde male Hûsen, enêzıkı hole zozane bun. Tâwlian*³ Sâwêkı havini bâ hâvra hârınâ holan, zozan kori dâ kırın. Sâwekı naye çêrandını mârieki tım dâpa. Âma ikı zozan dâpa sâwa bârxan dânı Hûsên nadâkır. Wi ji dâ zani; bârxık ekı şir dâmıtı pır zârare nâdınâ zozane. Dâşt û byêle kı lê bârxan bıçerini Hûsên bâre ji dâ zani. Bâre ji bâ xang û bra exâ egır va lâ wan dâran bârx û mi pır çêrandı bun. Dâst dayâ pışt axâ, nanê xâ içiê ilâ pışte bu, bâ şıvê bie bârxık exâ bârvı zozane ajutın. Dhâ dâkan şunda hatâ sâr dârê kı lê bârxan bıçêrini, barxık exâ bârı sâr ga û kakıl iheşın da, bâ xâ ji runişt dâ wan mezıkır. Hâr dârâk ga û kakıl itıjı bu âma bârxıkan ek ekâk dâxarın dâçun bıla dâbun, bâ bylan bâ tapan va dâçun. Hûsên hâr sâri care top û arake dâkır, âw disa bıla dâbun. İ êpêy vâsti bu, lâ sâr kâvrâki runişt cake dâ ağzê malan mezkır, cake ji dâ çia iBinboğe da. Çia iBinboğe çhar caran bâ hâzar metroyan idur û gendı bu, zatı çai Binboğa ibârvı malan bu, bâre ji pır tê mezkıbı bu, Salê çuinı bâ lawi api xâ (Alıke) va wâxta kı lâ bâr bêdâre radâkâtı mezkırı bun. Eteyâ bire kı weinge bâ Alıke ra gotubu lo lo stewrık eâwran gıştık topu sâr çia iBinboğa buinâ. Dâ nav wâçând stewran da stewr etırazie zor diyi bun. Hatâ bire kı cake ji ve zıvıstane tê mezkırı bu; tû dâwê kı âwre barf û barane elâ sâr sâri çiê dâ lizın. Ama kâ nâtırsi bu. Zatı vesta zıvıstan ji nâbu. Sale peşi elâ gıdârê wan çian bıgâria âma âw inâ idâ ve xâyaleda bu. Bâ bârxıkanra got tû hali wâ ikı hun hârınâ sâr sâri çiê tûnû yâ, kâsi kı hun çuinı hârın. Got zatı âz ji bırçi bum. Nane kı lâ pışte xâ vâkır, lâ sâr çaire rexıst. Runişt kı nane xâ xar, kı zık i xâ terkır, xâv axâ hat lâ wê dâre rakât. Kı dâ xâve da rabu, ro lâ nivro vâkı sâatâke rabırtı bu. Bârx lâ dore tunâbun. Bârvı malan mezkır tûnabun, dâ byêl ekı Lâ rast û çâpe da mezkır tunâbun, bâre xâ bârvı Binboğa kır, elâ we hele bun, elâ êlealı sâri tapâk aêpêy idur bun, dâ kırın kı lâ sâr tape vârgârın. Bâ nıge çapık bârvı bârxıkan çu, ek caran ji dâ bâzi. Hên cara sıfte bu kı dâ çuiâ wan tapan. Wâxta kı hatiê sâr tape, bârxık lâ sâr tape wârgâri bun. Çuibunâ paş tape. Dırejie tape şâş caran piencâ metro tat. Xâ xâda got elâ paş gâdenâ âz evesta hârım winım. Kı hatâ sâri paş tape sâkıni. Wâxtâke wârgina ma, lâ şûnê kı lê, kâ nadâlıvi. Tû dâwe kı nâfâs hın na dâ gırt. Cırçi kı lâ wedâre sâkıni adımâk atâne bıle navıtı bu. Ro ê bûlûnd, âwr e çik sawâ bun. E minâ nâynıke bun âma Hûsen şâwkê roe ji nadâdi, yan ji tê meznadâkır. Bâ hâşmâtâke çia eBinboğe elâ bâr çavan bun, Hûsen âw ji nadâdi, yan ji tê meznadâkır. Tâne hâsa dıli xâ dâbist. Hûsen Tûdâra hakina nâ diyibu, nâ bistıbu. Bâr xâda got hâraldâ âvdâra dunek a dinâ (dune ek adine). Dâşt akı elâ bâr çavan gıdâr gûl û gûlûstan bu. Tûdâr a xâyâ bâ ax û çim tûnebun. Kani akı lâ orte dâşte tâne çav ikanie û dılavan xaydâkır. Kı lâ sâr dune çıkâs râng hâna dâ gûlanda hâbun. Esor, ezâr, eheşın, emor...e pır ji espi bun. Sârsi ekı lâ hârdû hêle dâşte ji lê gûl buibun. Tâne ekekâk dar emârxe û kâlâm habun. Bârxık dâ nav gûlanda emina mâlêikan bun. Dâ nav gûlan da tâne pışt axâ xaydâkır. Tü ekı lâ râv hâv tûnebun. “xâ xwâda got hârhaldâ âwna ji bâ bâr ve rındie vedâre kâtınâ” wâxt akı Hûsên hatı, “tû dâwêkı şor dainâ hâv û dû” gıştıkan bâ hâvra qûr exâ rakırın wâxtâke dâ Hûsên mezkırın, paşe sârnıva ga û kakıl ekı dâ nav gûlanda xarın. Nızanım kı lâ râtia bârxan bu, yan ji kı lâ çıbu hâş eHûsên çêke hatıbunâ serı. Lâ bını û hâta sârı, gıdâr açiê aniyâ bâr çave xwâ; tû dâwekı dâ bâr dılda dâgot “xadan evan çian âzım”. Âma dâ ve xâyale da ji zu fılıti. Cake ji kâsi kı diyi dâ âwran da mezkır şunda, zani kı vâxta çuinie hatie. Wâxt akı bâ rekâvı, famkır kı ikımışê nabı kı penı gûlan nı. Kâsi kı şâkırı penı gûlan nâna, bâ rekât, çuya sâr kanie. Lâ kanie av vâxar, lâ râv runişt. Hâta weinge bârxık gıştık top bun hatınâ kanie, wan ji av vâxarın. Hûsên wâxtâk adin dâ dora xa û gûlan mezkır. Hındı wâxt açuine hatıbu. Rabu bârxık danâ bâr xâ, bârvı mal ajut. Sıra kı hatie mal ro evarbu, sâat dora bincan, yan ji aşâşan bu. Bra ixâ mâm’e bâ xuşk êxâ ê xan va bârvı Hûsên çun. Wâxtâke bâ Hûsên şabun, kı lâ wi hâzkırın şûnda, bârxık bırın kırınâ hefşo. Lâ Salê van wâxtan dâri xanian care pır vâ dâbu. Wâxta kı dâ içi kâvı, çâxbu dâ çiai Binboğê mezkır. Got, “ki dâzanı kıdâ tâda çıkas dune hâna”. Got, kı wâxte xâ hat âze wârım wan gıştıkan ji bıbinim. Lâ dâri kı vâbuida gavda kâtâ içi. · mâkon: mekan anlamına gelir. Mâ = bizim, kon = çadır.Mâkon = çadır yerimiz.· Tâwlâ : Kayseri ili Sarız kazası Tavla köyü· Çingılık: Tavla köyünde bir bölge adı. BAZI KURMANCI SÖZCÜKLERİN ETİMOLOJİK KÖKENLERİ Her ne kadar etimoloji eski çağlarda kullanılmış olsa da, bu bilim dalını Stoa cı dil bilimciler kurmuşlardır. Stoa cılar sözcüklerdeki sesler ile bunların gösterdiği nesneler ve kavramlar arasında doğuştan gelen bir bağ olmasa bile, çok eskilere gidilip etimon denen köklere varıldığında böyle düzenli bir bağın bulunabileceğini savunmuşlar ve bu teze dayalı etimoloji bilim dalını kurmuşlardır. Kurmancı’nın etimolojik kökenleriyle ilgili olarak yapacağım bu çalışma aynı zamanda Stoa cı dilbilimcilerin haklılığınında kanıtıdır. Bir farkla: çok eskilere gitmeye gerek yoktur, çünkü düzenli dil(Kurmancı) günümüzde de konuşulmaktadır. Kurmancı ile ilgili olarak yaptığım her yeni çalışma bu dilin değişik özelliklerini ortaya çıkartmaktadır. Bu bölümü yazmaya başladığımda Kurmancı alfabesindeki her bir harfin adeta birer canlı organizma gibi çok yönlü özelliklerinin olduğunu fark ettim. Bu özellikleri tek seferde açıklamak bilgi birikimi ve Kurmancı akademik dilbilimi eğitimi almayı gerektirir. Kurmancı bildiğini söyleyen ve bu konuda çalışmalar yapan bir çok insanla konuştuğum halde Kurmancı ve alfabesini bilimsel anlamda bilen bir insana rastlayamadım. Konu benim içinde yenidir. Bu nedenle mümkün olduğu kadar kelimelerin etimolojik kökenlerini yazarken harflerin bu çok yönlü özelliklerini de açıklamaya çalışacağım. Burada Kurmancı’nın hayat damarı olan ve günümüze kadar bozulmadan halk tarafından da rahatlıkla algılanıp kullanılan ve de saymaca dile dönüşmesini engelleyen temel kurallarını göz önüne alıp ona göre çalışmalarımızı yapmalıyız. Asimilasyon amaçlı ve bilinçsiz yazılan İnternet ve her türlü yazılı basın(kürtçe gramer vs)da Kurmancı tahrip edilmektedir. Bunu yapan insanlar şunu bilmelidirler ki, bu dil sadece Sümer halkının değildir. Bu dil tüm insanlığın kazanımıdır, malıdır, kültür mirasıdır ve hayat damarıdır. İnsanlığın bu dile ihtiyacı vardır. İlkel olarak kullanıldığı sürelerde bozulması söz konusu değildi, fakat teknoloji kullanılarak tahrip edilirse yerine yenisini koyabilmek asla mümkün değildir. Geçmişte toplumlar Kurmancı’dan hareketle kendilerine birer saymaca dil oluşturup kullanmışlar, ama Kurmancı’yı bozmayı akıllarından geçirmemişler. Günümüzde de kendilerine birer saymaca dil edinmek isteyen insanlar topluluğu varsa Sümer halkının içine gidip onların dilinden hareketle ama kendilerine özgü yeni bir dil türetebilirler. Ama kendilerine bir dil türettikten sonra kenara çekilip “İşte esas Kurmancı budur” demesinler. Başta kendilerine kötülük etmiş olurlar. Bu tahribatı yapanlara dünyadaki bütün ülkelerin bilim kurumları müdahale etmelidir, çünkü tahribat teknoloji ile yapılmaktadır. Dilin ve bu dili günümüze kadar bozmadan ulaştıran Sümer toplumunun teknolojiye karşı koyma yeteneği yoktur. Kurmancı’nın özellikleri çalışmanın tamamı gözden geçirilip, elde edilip, geliştirilmelidir. Bu bölümde bazı temel özellikleri açıklamaya çalışacağım. tespit: 1. KURMANCI’NIN SAYISI BELİRSİZ BİR ÇOK KURALI SAYMACA DİLLERDE DE VAR, AMA AYNI ZAMANDA KOLAYCA TESPİT EDİLECEK SAYISI BELİRSİZ BİR ÇOK KURAL DA SAYMACA DİLLERE GEÇMEMİŞTİR. KEZA, BİRÇOK SAYMACA DİL KURALIDA KURMANCI’DA YOKTUR. örneğin: Kurmancı’da hece kuralı/anlayışı yoktur. ONUN İÇİNDİR Kİ ÇOK ÖZEL DURUMLARIN(MİSAL: AMATÖRCE ÖNEMLİ TESPİTLER YAPMAK) DIŞINDA KURMANCI TAMAMEN AKADEMİ TARAFINDAN DÜZENLENMELİDİR. 2. Kurmancı yazılıp tercüme edilen kelimeler HİÇBİR ZAMAN SAYMACA DİLLERDE TAM ANLAMI İLE TERCÜME EDİLMİŞ SAYILMAZLAR.(Bk. 3. bölümün başlangıç kısmı) 3. A harfi aynı zamanda “söz konusu” ve “iyelik” anlamında da kullanılan bir sözcüktür. Kurmancı’da eril ve dişilliği insanlar tarafından kesin olarak tespit edilmemiş olan akla gelebilecek her şey ve her konu dişil kabul edilip a harfi ile hayat bulup kelimeleştirilmiştir(özel isimler) hariç. Örneğin: Söz konusu anlamında sözcükler Arınd = sözkonusu güzel kişi, nesne, şey (dişil) Adılal = sözkonusu sevgili kişi, nesne, şey (kalpteki kişi) (dişil)Agır = söz konusu büyük kişi, nesne, şey (dişil)Abûlûnd = // yüksk // // // //Adur = // uzak // // // // Arâv = // yanındaki // // // // Asâr = // üstündeki // // // // Asar = // soğuk olan // // // // asor = // kırmızı // // // // İyelik anlamında sözcükler a zaran = cocuklara ait söz konusu şey, nesnea mâri = adama ait // // // //a jênê = kadına ait // // // // dır, dir vurgusuyla iyelik anlamında sözcükler a zarane = söz konusu şey, nesne çocuklara aittira mârie = // // // // adama aittira jênêe = // // // // kadına aittirCümlelerin sonundaki e harfi /dır/dir/ iyelik anlamındadır. Ancak maddenin katı hali olan bir çok nesne halk tarafından i eril harfi ile telaffuz edilmektedir; örnek: Kâvr idur = uzak taş Zer isor = kırmızı altın Ço işıvan = çobanın sopası Bu sözcükler kevr adur, ço aşıvan, zer asor olarak da telaffuz edilebilirdi. A harfli kelimeler konuşma veya yazılı metin içinde ki evrelerde söz konusu edilecek şeyler, nesneler önceden konuşulup veya yazılmışsa bu durumda(yalın haldeyken) örneğin: “arınd” / a / harfi kelimenin başında yer alır. Şayet kelime ilk defe kullanılıyorsa veya takip eden evrelerde tekrar telaffuz edilmek isteniyorsa bu kez / a / harfi önceki kelimenin sonunda yazılır ve telaffuz edilir. Örneğin: Arınd = güzel kişi, nesne, şeyKania rınd = güzel pınar 4. Kurmancı’da doğru ve yanlış yazılım şekilleri, örneğin: kania rınd = güzel pınar. Cümlesindeki kania sözcüğü KANİYA şeklinde yazılmaz. Eğer yazılırsa bu Kurmancı değil, saymaca bir kelime olur. Doğru yazılım şekilleri: Şuna gır = büyük yer şuna gıre = büyük yerdirXana bûlûnd = yüksek bina xana bûlûnde = yüksek binadırMala dur = uzak ev mala dure = uzak evdirAxa sâr = üzerindeki toprak axa sere = üzerindeki topraktır.Gûl asor = kırmızı gül gûl asore = kırmızı güldür. ÖRNEK DOĞRU VE YANLIŞ YAZILIM ŞEKİLLERİ Doğu ve Güney Doğu Anadolu Kurmancı ağzı(şivesin)de bir çok kelime yanlış yazılıp, yanlış telaffuz edilip, yanlış yorumlanmaktadır. Örneğin: Doğru yazılış şekli: Zozana dılal = gönüldeki, kalpteki sevgili yayla Zozana dılale = sevgili yayladır. Anlamına gelir. Yanlış: zozana delale Kelimenin açılımı ve anlamı: Zo = iki adet(çift) anlamına gelir Ancak çoğunlukla çobanlar koyunlarını çifter saydıklarından halk arasında zo = koyun anlamına da gelir, Zo = koyunZa = doğum fiiliN = çoğul (lar) A = söz konusu yer Dıl = kalp,A = iyelik(aitlik)L = olduğu yer Zozana dılal = koyunların doğum yaptığı, kalbin ait olduğu yer. Mala dure = uzaktaki evdir.Mala dur = uzak ev 5. / ı / ve / i / harfleri; sesleri ayrı dilbilgisi özellikli seslerdir ve her ikisi de Kurmancı^’da mevcuttur.
Henüz yorum yok — ilk yorumu siz yapın.