Siyaset

SUC DUYURUSU

Alixan Aras · 22.07.2005 · 2 görüntülenme

SUÇ : Suç örgütü kurmak , Canavarca hisle birden fazla adam
öldürmek, İşkence yapmak...SANIKLAR: 1. Ünal ERKAN 2. Hayri KOZAKÇIOĞLU
3. Hikmet KÖKSAL
CUMHURİYET BAŞSAVCILIĞINA
DİYARBAKIR

ŞİKAYET EDENLER :1. Diyarbakır Barosu Yönetim Kurulu Adına Başkan
Av. M.Sezgin TANRIKULU - Adliye Sarayı Kat:4 No:263

2. İnsan Hakları Derneği D.bakır Şubesi Adına Şube Sekreteri
Ali AKINCI - Aliemri 1. Sok. Yılmaz 2004 Apt. 1/3

3. Aşağıda İmzası Bulunan Avukatlar

MAKTÜLLER :

1. Abdülkadir Çelikbilek,
2. Abdülkerim Zoğurlu,
3. Ahmet Ceylan,
4. Edip Aksoy,
5. Fethi Yıldırım,
6. Fikri Özgen,
7. Hakkı Kaya,
8. Harbi Arman,
9. İdris Yıldırım,
10. İhsan Haran,
11. Mehmet Ay,
12. Mehmet Salih Dönen ve Amcası,
13. Mehmet Şen,
14. İzzettin Acet
15. Mehmet Emin Kaynar
16. Muhsin Gül
17. Murat Aslan
18. Musa Anter,
19. Musa Toprak,
20. Necati Aydın,
21. Ramazan Keskin,
22. Servet Aslan,
23. Sıdık Yetmez,
24. Şahabettin Latifeci,
25. Talat Akyıldız,
26. Vedat Aydın,
27. Zahid Turan,
28. Zana Zoğurlu,

SANIKLAR :
1. Ünal ERKAN
2. Hayri KOZAKÇIOĞLU
3. Hikmet KÖKSAL
4. Abdulhakim GÜVEN
5. Abdulkadir UĞUR
6. Abdulkerim KIRCA
7. Abdülkadir AYGAN
8. Adil TİMURTAŞ
9. Ali OZANSOY
10. Aytekin ÖZEN
11. Batuhan ÖZER
12. Cemal TEMİZÖZ
13. Cem ERSEVER
14. Cemil IŞIK
15. Cindi ACET
16. Erdal SALINCAK
17. Fethi ÇETİN
18. Hanım BEYAZ
19. Hüseyin TİLKİ
20. İbrahim BABAT
21. İsmet YEDİYILDIZ
22. Kemal EMLÜK
23. Kurtuluş ÖN
24. Murat KIRIKKAYA
25. Mustafa DENİZ
26. Mahmut YILDIRIM
27. Nuri ATEŞ
28. Savaş GEVREKÇİ
29. Selehattin GÖRGÜLÜ
30. Tunay YANARDAĞ
31. Yüksel UĞUR

SUÇ : Suç örgütü kurmak , Canavarca hisle birden fazla adam
öldürmek, İşkence yapmak

AÇIKLAMALAR :Ulusal çapta yayın yapan Ülkede Özgür Gündem gazetesinde 8-15 Mart 2004 tarihleri arasında dizi şeklinde bir tefrika yayımlanmıştır. Söz konusu tefrika eski itirafçı- JİTEM mensubu Abdülkadir AYGAN adlı beyanlarına dayanarak kaleme alınmıştır. Adı geçen şahıs çeşitli tarihlerde PKK içerisinde silahlı mücadele yürüttüğünü daha sonra güvenlik görevlilerine teslim olduğunu, Jandarma içinde örgütlü olan JİTEM (Jandarma İstihbarat ve Terörle Mücadele Merkezi) adlı yasal olmayan bir organizasyon içinde çalıştığını ifade etmiştir. Aygan, JİTEM içinde çalıştığı sırada çok sayıda adam kaçırma, işkence yapma, adam öldürme, bombalama, sabotaj gibi olaya karıştığını söylemiştir. Ayrıca bu yasadışı organizasyonu bizzat idare eden çok sayıda güvenlik görevlisinin olduğunu, bu kişilerin doğrudan Ankaradan talimat aldıklarını söylemiştir. (Bakınız Ek.2)

Her ne kadar basında yer alan haberlerden bu yana 9 aylık bir zaman geçmiş ise de, beyanlardan hemen sonra hazırladığımız bu gün bu dilekçeyi sunmamamızın nedeni, Abdülkadir Ayganın beyanlarının, Murat Aslanın öldürülmesi vakasında maddi delille doğrulanmış olmasıdır. Ayganın beyanlarında geçen yerde kemikler bulunmuş, bu kemikler üzerinde yapılan DNA testi ile yakılarak öldürülen şahsın, beyanlarda adı geçe Murat ASLAN olduğu adli tıp raporu ile kanıtlanmıştır. (Bakınız Ek.1) Hiçbir adli makamın bu noktadan sonra bu beyanların doğruluğu konusunda kayıtsız kalmaması gerekir. Bu nedenle de olay, maktul ve sanık isimlerinin yer aldığı bu ayrıntılı dilekçemizi bugün savcılığınıza sunuyoruz.

Abdülkadir Ayganın beyanlarında adı geçen maktuller, sanıklar ile bu kişilerin akıbeti, olaylardaki rolleri konusunda şu bilgilere yer verilmiştir;

1. GAZETECİ MUSA ANTERİN ÖLDÜRÜLMESİ İLE İLGLİ OLARAK ANLATIMLARI:(8 MART 2004 TARİHLİ ÖZGÜR GÜNDEM)

Yeşilin karıştığı en büyük eylem yani tanık olduğum Ape Musanın öldürülmesidir. O esnada Cem ERSEVER Ankara da olmasına rağmen , daha sonra kendisiyle birlikte öldürülen Neval BOZla Diyarbakıra geldi ve olayın olacağı gün Adıyamana gitti. Nemrut Dağına gideceğim, oradaki grupları dinleyeceğim diyordu. Bu esnada da Yeşil , Musa ANTER olayını JİTEM de organize ediyordu. Tim komutanı Savaş GEVREKÇİ , grup komutanı izinde olduğu için onun görevini de götürüyordu. Musa ANTER olayın da Hogır kod Cemil IŞIK ve Şırnaklı Hamid adlı itirafçıyla birlikte partiden (PKKden) ayrılmışlardı.

Ape Musanın otelde olduğunu öğrenmişlerdi. O zaman Yeşil de geldi. Yeşil de beyaz Land Rover vardı. Land Roveri Bölge Valiliği kendisine vermiş, onu da MİTten almıştı, onu hibe etmiş. Yani görev için almıştı. Mustafa DENİZ ve Yeşil gelmişlerdi. Hogıre Ape Musayı bir plan yaparak bir yere çek ve bize getir dediler.

Hogır kod adlı Cemil IŞIKın PKK den ayrıldığını ve daha önce Ape Musayı tanıdığını belirten Aygan, Ape Musa Hogırın partiden ayrılmasına üzülüyormuş, yeniden kendisiyle görüşmek istiyormuş. Ape Musa, o zaman Hogırın JİTEMde çalıştığını bilmiyordu. Böyle olunca Hogırda Hamidi görevlendirdi. Otele gönderdi. Tamam de , Hogır seninle görüşmek istiyor, seni bir yerde bekliyor, bir evdedir, yanına götüreceğim diyor. Birincisinde başarılı olamamıştı. Hamid başarılı olamamıştı. İkincisinde Land Rover ile hepimiz gittik. Ali OZANSOY , JİTEM İstihbarat Grup Komutanlığında Saray Kapıda ana telsizin başında bekledi. Hogıra kalaşnikof verildi. Benim de JİTEM kimliğim ve silahım var diye Hogırın yanına verdiler. Her hangi bir durum olursa müdahale edebilmem için. Bizi, köprüyü geçtikten sonra Silvan yolunun çıkışına, yokuşa doğru bıraktılar. Yeşil , Mustafa DENİZ ile biraz daha tepeye çıktılar telsiz onlardaydı. Hamid de tekrar otele , Ape Musayı almaya gitti. Yani bir taksiye bindirecek bizim yanımıza getirecek. Hogır da onu orda vuracak. Diye konuştuk.

Sessiz bir bekleyişin sürdüğünü belirten Aygan, konuşmasına şöyle devam etti: Hogırda silahlıydı, akşam aradan, baktık, gelen giden yok, iş uzadı yani. Hogır, Bu işte bir iş var. Biz Yeşilin yanına gidelim. Polis bizi yakalarsa daha kötü olur dedi. Biz yürüdük, tabi yoldan değil de araziden gittik. Yeşilin yanına gittik, biraz kaldık, bir baktık siren sesleri gelmeye başladı. Yeşil telsizi polis kanalına almıştı. Ortalık karıştı, aha dedi, bir şeyler olmuş;ama nasıl olduğunu bilmiyorum;dedi. ondan sonra Land Rovere bindik olayın olduğu yere doğru mecburen Silvan ana yolu oradan geçiyor geçtik, JİTEMe gittik. Geldiğimizde Ali Ozansoy tamam dedi, Hamid, Apé Musayı vurmuş olayı yapmış. Biraz sonra Hamid geldi. Hamid tamam vurdum dedi. Hogır Niye yanımıza getirmedin, niye bu iş yolda oldu diye sordu. Hamid, Şüphelendiler, taksiye bindik, yanında yeğeni vardı dedi. Seyrantepeye geldik, işte ben dedim ki, şurada şu falan dedim, onlar daima nerede diyorlar, baktım şüpheleniyorlar artık fazla gitmeyecek, indirdim dedi. Hamidin üzerinde bir 14lü UMAN tabanca varmış, JİTEMin verdiği. Orada onları indiriyor, kendi anlatımlarına göre, Apé Musa ile yeğeni onun arkasında yürüyorlar, o da sokağın içine yürüyor,dönüp Apé Musa ve yeğenine ateş ediyor.Daha sonra kaçtığı yerde, silahı çöp tenekesine atıyor.

2. GERİLLA ELBİSESİ GİYDİRİLİP ÖLDÜRÜLEN GENC

Burada Mavi gözlü Zeki Batuhan isimli sorgucu komutan vardı(Batuhan ÖZERden bahsediyor). Bunların bir olayına şahit oldum. Engin kod adlı Astsubay Erdal SALINCAK diye birisi vardı. Bir genci pasajdan almışlardı. Beni ve Abdulhakim GÜVENi yanlarına aldılar. Birde uzman çavuş vardı. Silvan yolu üzerinde bir karakola götürüp bu gence gerilla elbisesi giydirildi. Eline bir de kalaşnikof verildi. Bu genç, uzman çavuş ve Abdulhakim GÜVEN tarafından öldürüldü. Daha sonra basında da karakola saldıracaklardı diye lanse ettiler.

3. MUSA TOPRAKIN ÖLDÜRÜLMESİ

JİTEM, henüz resmen kurulmadan ve operasyon yetkisi verilmeden, Bismilde Cem ERSEVER komutasında, Musa TOPRAK adlı gerillaya illegal bir operasyon yapıldı. Abdulkadir AYGAN, kendisinin de katıldığı bu örtülü operasyonu anlatı.

Derdo kod adlı Selahattin GÖRGÜLÜ, kırsaldaki gruptan Batman merkezine Felemez Ağayı cezalandırmak için gönderiliyor. Bu gelip Felemez Ağa ile görüşüyor ve seni öldürmeye geldim, ama öldürmeyeceğim diyor. Ağadan kendisini ezmeyecek bir yere teslim etmesini istiyor. Felemez Ağada Batmandaki grup komutanı Abdülkerim KIRCAya teslim ediyor. Kırca da Selahattini alıp yanımıza getirdi.

Bizde Asayiş Komutanlığı Karargâh Bölüğünde o sırada askeriz. Resmiyette orada görünüyoruz. Fakat JİTEM, istediği yere ve operasyona götürüyordu. Yani JİTEMdeydik, ama sivil askerdik. Selahattin GÖRGÜLÜ ve Mete kod adlı İbrahim BABAT sivil oldukları için JİTEM onlara ayrı odalar verdi. Selahattin GÖRGÜLÜ tüm bildiklerini Cem ERSEVERe anlattı. Oda Hikmet KÖKSAL paşa ve Hayri KOZAKCIOĞLUna ileti.

Selahattin GÖRGÜLÜ, Bismilde Melle Mahmut oğlu Musa TOPRAKı kuzey Irak kampından yeni geldiğini ERSEVERE anlatı. Bunun üzerine Cem ERSEVERde Musa TOPRAKı düşürmek için plan yaptı. Oradaki Jandarma komutanı ile kendi emrindeki Diyarbakır timini de devreye soktu. Timin komutanı olarak Diyarbakır Jandarma İstihbarat Komutanı Yüzbaşı KIRKKAYA vardı. İstihbarat timinde ben, Ali OZANSOY, İbrahim BABAT, Adil TİMURTAŞ, Selahattin GÖRGÜLÜ ve Fethi ÇETİN bulunuyordu. Bir de başçavuş ve uzman çavuş oradaydı. İki sivil arabayla Bismile gittik. Mavi renkli Reno Selahattin GÖRGÜLÜye verildi. Şoförlüğünü de sivil giyimli bir başçavuş yapıyordu. Selahattin GÖRGÜLÜ , Musa TOPRAKı bir kurye vasıtasıyla bir alana getirdi. Yeni yapılan camiinin köşesinde buluşma sağlanacaktı. İtirafçı Ali OZANSOY, sahte bir pusulayla Musa TOPRAK ile buluşması sağlanacaktı. Hepimiz silahlıydık ve geleceği güzergâhta volta atılıyorduk. Musa TOPRAK yanımızdan geçti, durumdan her halde şüphelendi, izini kaybettirdi.

Yüzbaşı Murat KIRKAYA , İbrahim BABAT ve ben buluşma noktasına doğru yürüdük. Cem ERSEVER telsizde anons yaptı. Musa TOPRAKı camiinin karşısında bakkalın yanında ayakta beklediğini ve elinde portakal poşeti olduğunu söyledi. O an Murat yüzbaşı dedi ki , git arkadakilere söyle çabuk gelsinler. Adil TİMURTAŞ ve İbrahim BABAT yan taraftaki sokaktan geliyorlardı. Ben onları çağırmaya gittim. Geldiğimizde Murat KIRIKKAYA , Musa TOPRAKın bir koluna , Fethi ÇETİN de bir koluna girmişti. Yere yıkmaya çalışıyorlardı. Murat KIRKKAYA ,Musa TOPRAKı düşürmek için telsiz ile vuruyordu, o yıkılmıyordu , üzerinde montu ve elide cebindeydi. Meğer cebindeki el bombasının pimini çekmeye hazırlanmış. onlar onun için kolu tutup bırakmıyorlarmış. Biz yetişmeden büyük bir patlama oldu ve biz kendimizi yere atık. Kalktığımızı da bir kişi cansız yatıyordu. ethi ÇETİN camiye doğru koştu, eli koptu. Yüzbaşı da yerde kıvranıyordu. Musa TOPRAK ise olay yerinde ölmüştü.

Yaralı yüzbaşı ve Fethi ÇETİNi, Cem ERSEVERin Kartal marka beyaz arabasıyla Diyarbakır Askeri hastanesine götürdüler. Bizde İstihbarat timinden bir başçavuşun kullandığı yeşil renkli kartal marka bir arabaya bindik. O esnada bir bekçi çıktı, Durun kimsiniz falan dedi. Bizde Jandarma diyerek olay yerinden ayrıldık.

Olayı Bismil Jandarmanın üzerine yıktılar. Çünkü JİTEMin yasal operasyon yetkisi yoktu. JİTEM burada yetkisini aşmıştı. Hedef canlı yakalanacaktı, daha sonra gizli götürüp sorgulanacaktı ve gereken bilgi alındıktan sonra öldürülecekti.

4 . MEHMET ŞENin ÖLDÜRÜLMESİ.

Aygan, Mehmet ŞENin Yeşil tarafından Nizip Terörle Mücadele Şubesindeki Ahmet ve Sedat isimli Polislerin yardımıyla tuzağa düşürülüp öldürüldüğünü söyledi. Ajandasındaki Şen ile ilgili istihbarat raporunun da JİTEMin haftalık istihbarat toplantısından aldığını belirten Aygan, bilgilerin bu toplantılarda ortaklaştırıldığını söyledi.

Raporda , Mehmet ŞENin eski TSİP üyesi olduğu, Necip kod adını kullandığı , yerel seçimlerde önce DEPten aday olduğunu, DEPin seçimlerden çekilmesi üzerine bağımsız adaylığını koyduğu bilgisine yer veriliyor. Belli bir sistematiğe sahip olan istihbarat raporuna Mehmet ŞENin eşgali ,uzun boylu esmer kır saçlı normal yapılı görevi ise Güney Batı Eyaleti meclis üyesi notu düşüldü. 13.03.1994 de Birecike gittiği, güvenlik kuvvetleriyle tartışmaktan çekinmediği not düşülen raporda , faili meçhul olayları devlete mal etmeye çalışan bir tipti. Kendisine aşırı güvenir bilgisi dikkat çekti.

İstihbarat raporunda, eşi Nuray ŞENin ilk okul öğretmeni olduğu, Eğitim-Sen Nizip Şube başkanı ve faal olduğu notu da düşüldü.

5. VEDAT AYDININ ÖLDÜRÜLMESİ (10/MART/2004 TARİHLİ ÖZGÜR GÜNDEM GAZETESİ)

Adulkadir AYGAN Kürt aydın, yazar ve yurtseveri katledilmesiyle ilgili anlatımlarına devam ediyor. 5 Temmuz 1991de kaçırılıp 7 Temmuzda infaz edilen HEP Diyarbakır İl başkanı Vedat AYDINın olayında keşifte yer aldığını; ama olayda yer almadığını, keşif olayını Derdo kod adlı itirafçı Selahattin GÖRGÜLÜ başlattı. Görüşmeye gitti. Tam başarılı olamadı. Geldi Cem ERSEVER ile görüştü. Cem ERSEVER bizi arabaya aldı, İstasyon Caddesindeki evinin karşı tarafında arabayı durdurdu. Kendisi, bir kişiyi yanına alıp binayı keşif ettiler. Dairesini, kapısını keşif ettiler. Bir iki gün aradan sonra ben sabahleyin JİTEM e işe gittiğimde baktım kimse yok. Ne Cem ERSEVER var ne de diğerleri. Biz askerdik, evimiz de oradaydı, eve gidebiliyorduk. Gittim askere dedim ki;komutan nerede, diğer arkadaşlar nerede? Yatıyorlar cevabını verdi. Kimse bizi rahatsız etmesin demişler. Bir anlam veremedim. Olayı duymamışım, ne olduğunu da bilmiyorum. Tabi aradan zaman geçti. Cem ERSEVER kalktı Niye erkenden gelmişsin dedi. Komutanım normal zamanda işe geldim, dedim. Ortalık zaten bozuk dedi. Bende Niye diye sordum.Vedat AYDINı vurmuşlar. Öyle deyince ben şey oldum... Çünkü keşfi beraber yaptık. Beni götürmediler, yatanlara baktım; Fethi ÇETİN, Ali OZANSOY ve yardımcısı Binbaşı Aytekin ÖZEN... Hepsi uyuyordu. Ayakkabılarına baktım hepsi çamurlu, arabaların şeylerine baktım, o da aynı . Ben onu sorunca beni götürmemişler diye sanki üzülüyormuşum gibi; merak etme, komşuda pişer bize de düşer, öyle bir cümle kullandı. Selahattin GÖRGÜLÜyü o günden sonra göremedim. Ailesinin yanına 10 günlük izne gittiğini söyledi Cem ERSEVER. Tabi olayı yaptırıp öyle göndermiş olabilir. Yani eyleme katılmış olabilir. Şüphe çekmemesi için. Çünkü Vedat AYDINla diyaloga girmeye, onu bir yere çekmeye çalışıyordu. Cem ERSEVERin talimatıyla tabi. Yani olayın büyük bir kısmını bunların gerçekleştirdiğini biliyorum. Daha sonra tabi olay meydana çıkınca olaylar karıştı, büyük yürüyüşler cenaze törenleri yapıldı. Biz o esnada JİTEMde oturuyorduk. Daha sonra cenazeye gelen halka ateş etme emrini de o zamanki Diyarbakır Alay Komutanı olan, yani Yedi Bela lakaplı İsmet YEDİYILDIZın verdiğini öğrenmiş oldum.

Şimdi bu olayda Vedat AYDINı evinden alırken gören Şükran AYDINın çizdiği robot resimler vardı. O robot resimler Ali OZANSOY, Fethi ÇETİN ve Aytekin ÖZEN Binbaşıyla bayağı uyuyor.

6.TALAT AKYILDIZın ÖLDÜRÜLMESİ (10/MART/2004 TARİHLİ ÖZGÜR GÜNDEM )

İtirafçı Selahatin GÖRGÜLÜ Bismilin Tepe Köyü Muhtarı Talat AKYILDIZın Antalyada olduğu istihbaratını aldı. Cem ERSEVER, yardımcısı Aytekin ÖZEN ve Selahattin GÖRGÜLÜ bunun için Antalyaya gittiler. Selahattin GÖRGÜLÜ nün zaten daha önce bununla irtibatı vardı, ondan şüphelenmiyordu; onu gerilla biliyordu. Ekip Asayiş Komutalığından beni de oraya çağırdı. Antalyaya gittiğimde Cem ERSEVER o zaman Asayiş Komutanlığı Harekat Başkanı olan Albay Kurtuluş ÖNe telefonla Gönderdiğiniz teknisyen geldi, buradaki motoru tamir edecekler diye şifreli bir rapor verdi. İstenirse bu konuşma telefon kayıtlarında da var. Muhtarı, Selahattin GÖRGÜLÜ ve Ben, Sen örgütün parasını yemişsin diyerek bir ormana çam ağaçlarının arasına götürüp sorguladık. Selahattin GÖRGÜLÜ orada toplu tabancayla Muhtarı vurdu. Olaydan sonra Selahatin GÖRGÜLÜ polis ve jandarma tarafından yakalandı.

Asayiş Komutanlığının araya girmesiyle Selahattin GÖRGÜLÜ kurtarıldı. Daha sonra mahkemesi devam etti. Yine JİTEM olaya müdahale etti ve kapatıldı.

7.ZAHİT TURANın ÖLDÜRÜLMESİ (10/MART/2004 TARİHLİ ÖZGÜR GÜNDEM GAZETESİ)

Bismilin bir köyünden olan Zahit TURAN isimli bir şahıs, Celil kod adlı itirafçı JİTEM çalışanı Hüseyin TİLKİ, itirafçı Hanım BEYAZ, Ben, Selahattin GÖRGÜLÜ tarafından, Üç tepe Köyü civarında petrolden alarak araziye götürdük. Orada Hüseyin TİLKİ tarafından toplu tabancayla infaz edildi. Toplu tabancaların mermileri özel mermiydi. Bir yere değdiği zaman dağılıyordu, balistiği falan mümkün değil. Zahit TURAN, Selahattin GÖRGÜLÜ nün bilgi ve çabasıyla oraya getirildi.

8.NECATİ AYDIN, RAMAZAN KESKİN, MEHMET AYDINın ÖLDÜRÜLMESİ (11/MART2004 TARİHLİ ÖZGÜR GÜNDEM GAZETESİ)

Binbaşı Cem ERSEVERin Ankaraya tayin olmasından sonra JİTEMin başına atanan Binbaşı Abdulkerim KIRCA, döneminde de cinayetlerde artış yaşandı. Kırca döneminde, cinayetlerin ölüm şekli, boğulma, yakılma, kurşunla ön plana çıktı. Vedat AYDINın akrabası ve aynı zamanda Sağlık Sen Diyarbakır Şube başkanı Necati AYDIN , 3 kez gözaltına alınıp işkence gördü. İşkence sonucu sağlığı bozulan Aydın, daha sonra Çoruma sürgün edildi. Misafir olarak geldiği Diyarbakır da akrabalarının evinde gözaltına alındı. 4 gün sonra eşi ve beraberindekiler serbest bırakılırken, kendisi 10 gün sonra DGMye çıkarıldı. DGMde tanıdık avukatlara Beni mahkeme serbest bıraktı, ama polis bırakmıyor dedi. DGMden alınan Necati AYDINın 3 gün sonra Kâğıtlı Jandarma Karakolu yakınlarında iki kişi ile birlikte işkence yapılmış cesedi bir tarlada bulundu.

Abdulkadir Aygan ;Necati AYDIN , Ramazan KESKİN ve Mehmet AYDIN ile ilgili şunları söyledi:

Necati AYDIN , Vedat AYDINın akrabasıydı. onun yanındaki Ramazan KESKİN ya Viranşehirli ya da Siverekliydi. Mehmet AYDINda Bismiliydi. Bu gençler bir olay dolayısıyla Diyarbakır DGMye düşmüşlerdi. Bunların ne zaman mahkemeye çıkacakları öğrenildi. O gün Toros marka arabasıyla DGMnin kapısının civarında beklenildi. Ve şahıslar, mahkemeden çıkınca Emniyete tekrar gideceğiz, bir şey unutulmuş, size bir şey sorulacak diye polisin gözü önünde tekrar arabaya alındı. JİTEMe getirildi. JİTEM de birkaç gün işkenceyle sorgulandıktan sonra sadece içlerinden Necati AYDIN , her halde dayak yememek ve işkence görmemek için , bildiği şahısları , PKK milislerini PKKye yardım eden bürokratların veya avukatların isimlerini listeler halinde verdi.

Bir gün JİTEMin arabasıyla yola çıktık. Arabalardan biri jandarma istihbarat grup komutanlığına, birisi de tim komutanlığına aitti. İki arabayla Silvan- Diyarbakır arasındaki Kâğıtlı Karakolunu geçtik. Bir köprü yakınında, ana yoldan ayrılarak bir tarlanın içerisine vardık. Orada bu kişiler Abdülkerim Kırca tarafından kafalarına kurşun sıkılarak infaz edildi. Bu olayda Şeyhmus kod adlı uzman çavuş Uğur Yüksel, Adıyamanlı Apo kod adlı uzman çavuş Abdulkadir UĞUR , ben , Kemal EMLÜK , Oğuz kod adlı Astsubay Nuri Ateş , Diyarbakır istihbarat tim komutanı yüzbaşı Tunay Yanardağ ve Abdulkadir Kırca vardı. Daha sonra bunları toprağa gömdük.

9. MURAT ASLANIN ÖLDÜRÜLMESİ(11/MART/2004 TARİHLİ ÖZGÜR GÜNDEM GAZETESİ)

Murat Aslan isimli şahsı, Yenişehir semtinde, yani Diyarbakır Belediyesi civarında alarak aynı yöntemle Abdulkerim Kırca bizzat vardı o sırada sivil Toros arabaya bindirildi ve JİTEMe getirildi. Daha sonra Silopi JİTEM istihbarat komutanlığına götürüldü. Burada işkenceyle sorgulandıktan sonra Dicle nehrinin kenarındaki bir dereye götürüldü. Derede öldürülerek üzerine benzin döküldü ve yakıldı. Bu dere Körtük Köyünün karşısına düşen bir dere idi.

Ayganın 0815 Mart 2004 tarihli Gündem gazetesinde çıkan anlatımlarından sonra Murat Aslanın babası İzzettin Aslan adı geçen Körtük Köyüne gidip bu bilgiler doğrultusunda bir araştırma yapmıştır. Baba İzzettin ASLAN olayın tanığı olan çoban ve köylülerden öyle bir olayın yaklaşık 10 yıl önce gerçekleştiğini doğrulamış ve oğlunun gömüldüğü yeri tespit etmiştir. Bu tespitten sonra, Diyarbakır Barosu Herkes İçin Adalet Projesi ile İHD Diyarbakır Şubesine başvuruda bulunan babanın talebi üzerine, 19.04.2004 tarihinde 4 kişiden oluşan Avukat heyeti Silopiye gidip Silopi Savcılığına mezar feki talebinde bulunmuştur. Cumhuriyet savcısı, doktor, güvenlik kuvvetleri, baba ASLAN ve vekilleri mezarın bulunduğu yere gidip kazı çalışmalarına başlamıştır. Kazı çalışmalarında 15-20 santimetre derinlikte insan iskeletine rastlanılmıştır. Bulunan kemikler usulüne uygun torbaya konulup DNA testi yapılamak üzere İstanbul Adli Tıp Kurumuna gönderilmiştir.

23.06.2004 tarihli Adli Tıp Kurumu raporunda, DNA tiplemesinin tamamlandığına, ancak rapor tanzim edilebilmesi için Annenin de kan örneklerinin alınması gerektiğine, dokularda mermi çekirdeğinin tespit edilemediğine, örneklerin iskeletleşmiş olmasından kaynaklı atış mesafesinin tespit edilemediğine, kişinin ölümünün ateşli silah mermi çekirdeği yaralanmasına bağlı kafatası kırığı ile birlikte kafa içi değişmeleri olduğu sonucuna varılmıştır rapor tanzim edilmiştir.

Anne Güli ASLANın alınan kan örnekleri üzerinde yapılan karşılaştırmalar sonucunda, 09.09.2004 tarihli Adli Tıp Kurumu Biyolojik İhtisas Dairesinin düzenlediği ikinci raporda; İzzettin ASLANın, %99,99 hüviyeti meçhul kişinin babası olabileceği yönünde rapor tanzim edilmiştir. (Bakınız Ek.1)

Bu her iki rapordan ilki, ateşli silah yaralanması sonucu şahsın ölmüş olduğu, ikincisi ise babanın İzzettin ASLAN olduğu yönünde belirlemeler taşımakta olup, Ayganın kendi itiraflarında açıkladığı üzere şahsın Murat ASLAN olduğu ve başta kafasına kurşun sıkılıp sonrasında yakıldığı olayının, hiçbir şüpheye mahal vermeyecek oranda doğrulamaktadır.

Bu somut , kesin ve bilimsel veriler karşısında, itirafçı-JİTEM mensubu Ayganın anlatımlarının doğru olduğu konusunda çok büyük bir kanıt ortaya çıkmıştır.

10.İDRİS YILDIRIMın ÖLDÜRÜLMESİ (11/MART/2004 TARİHLİ ÖZGÜR GÜNDEM GAZETESİ)

İdris Yıldırım isimli şahıs Silopiden alınıp Elazığ timine götürüldü , orada boğularak öldürüldü ve çuvala konuldu. Elazığ-Baskil yolu kenarında bir ufak dere içerisinde yakıldı. Bu olayda grup komutanı, Kemal EMLÜK, ben ve Elazığ timi vardı.

11.SERVET ASLANın ÖLDÜRÜLMESİ (11/MART/2004 TARİHLİ ÖZGÜR GÜNDEM GAZETESİ)

Siirtin Eruh ilçesinden olan Servet ASLANın babası Diyarbakırdaki kredi yurtlar kurumunda bekçi idi. Bu şahıs yine aynı yöntem ile alınarak infaz edildi.

12. EDİP AKSOY SIDDIK YETMEZin ÖLDÜRÜLMESİ (11/MART/2004 TARİHLİ ÖZGÜR GÜNDEM GAZETESİ)

Sıddık Yetmez, PKKnin dağ kadrosundandı. Ziynet Yetmezin abisi idi. Bunlar infaz edildiler. Öldürüldükten sonra Silopi ile Cizre arasında bir dere yatağında gömüldüler. Yine çoban ve oradaki köylüler tarafından bulunduğu söylendi.

13.AHMET CEYLANın ÖLDÜRÜLMESİ (11/MART/2004 TARİHLİ ÖZGÜR GÜNDEM GAZETESİ)

Ahmet CEYLAN isimli şahsı yine Diyarbakırda Yenişehir içerisinden alındı. PKKnin kadroları, milisleri ve çalışmaları hakkında işkenceyle bilgi alındıktan sonra infaz edildi.

14.ŞAHABETTİN LATİFECİnin ÖLDÜRÜLMESİ (11/MART/2004 TARİHLİ ÖZGÜR GÜNDEM GAZETESİ)

Şahabettin Latifeci JİTEMe getirildi. Orada Şeyhmus kod adlı ve kendisini Palulu Zaza olarak tanıtan Yüksel Uğur isimli Uzman çavuş tarafından boğularak öldürüldü. Öldürülmeden önce çenesine yumruk vurulmuştu, çene kemiği kırılmıştı. Bu şahısın cenazesi de, çuval içerisinde Silvan- Diyarbakır yolu üzerinde bir süt fabrikası veya yoğurt fabrikasının arkasına atılmıştı.

15.ABDULKADİR ÇELİKBİLEKin ÖLDÜRÜLMESİ (11/MART/2004 TARİHLİ ÖZGÜR GÜNDEM GAZETESİ)

Abdulkadir ÇELİKBİLEKİ PKKye yardım, yataklık yapıyor ve PKKye finanse sağlıyor suçlamasıyla Diyarbakır Postanesi civarında ben, Kemal EMLÜK, Apo kod uzman çavuş Abdulkadir UĞUR , Şeyhmus kod adlı uzman çavuş Uğur Yüksel , onu alarak toros marka arabaya bindirdik . JİTEMe götürdük buradaki sorgusunda üzerinde hiç para çıkmadı, yoksul bir adamdı, bizde de şüphe olmuştu ama bir defa almıştık. JİTEM alınca sağ bırakmaz. Şeyhmus uzman çavuş, onu boğarak öldürdü. Beyaz Station arabasının arka kısmına ÇELİKBİLEK in cesedi atıldı. JİTEM tim komutanı Tunay YANARDAĞ da oradaydı. Ardından ceset Mardin kapıdaki Diyarbakır mezarlığının duvarının yanına atıldı. O esnada devriye gezen bir polis aracı, azda daha JİTEM elemanlarını yakalayacaktı.

16.MEHMET SALİM DÖNENin ÖLDÜRÜLMESİ

Silvanlı . Bu dağda iken, grup komutanlığı yapmıştı . Amcası onu askeri hasteneye getirmişti. O esnada JİTEMde sivil memur olarak çalışan Urfalı bayan Servet Toprak bunu teşhis etti .Kendisini tanıdığını , daha önce birlikte aynı görevi yaptığını , bunun gerilla komutanı , grup komutanı olduğunu söyleyerek bu şahsı ve amcasını yakalattı , JİTEMe getirtti. JİTEMde üzerinde 7000 Mark çıktı. Bu Marklar tabi Abdulkerim Kırca tarafından alındı. Bu şahıslar da işkence ile öldürüldükten sonra cesetleri atıldı.

17.HASAN HARANın KAÇIRILMASI VE ÖLDÜRÜLMESİ

Yine Azad kod adlı İhsan Haran, Lice tarafından olmalı. Bu şahıs da eski kadrodur ya da milistir. diye şehir içerisinden alınarak JİTEMde sorgulandı ve infaz edildi.

18. FETHİ YILDIRIMın KAÇIRILMASI VE ÖLDÜRÜLMESİ

Urfanın Viranşehir ilçesinden olan Ahmet kod adlı Fethi YILDIRIM , Kürdistan ulusal meclis üyesidir. Diye gözaltına alındı. Bunun üzerine Diyarbakırda JİTEMe gönderilen Fethi YILDIRIM saray kapıda sorgulandıktan sonra kaybedildi.

19. HASAN... ADLI KİŞİNİN KAÇIRILMASI VE ÖLDÜRÜLMESİ.

Hasan isimli Silopili bir şahıs Kortik köyünden olması gerekir. JİTEMde çalışan ve maddi durumu iyi olan, ismi Cindi soy ismi Acut yada Acet olarak bilinen Koçer lakaplı kişi. Hasan adlı kişiyi alarak Silopi timine götürdü. Ardından da Diyarbakır timine, sonra da Elazığ timine götürülen Hasan öldürüldü. Burada da cesedi çuval içine konularak Hazar gölüne atıldı.

20. ABDULKERİM ZOĞURLU ZANA ZOĞURLUnun KAÇIRILMASI VE ÖLDÜRÜLMESİ

Abdulkerim Kırca zamanında gerçekleştirilen bir diğer operasyon ise Abdulkerim ve Zana Zoğurlu olayı. Bir pastaneye yapılan saldırının ardından misilleme olarak Abdulkerim ve Zana Zoğurlu alındı. İtirafçı Muhsin Gül ve itirafçı Saniye (Alataş) Emlük kullanılarak ikisinin evi öğrenildi. Şeyhmus kod adlı Uzman çavuş, Uğur Yüksel, Muhsin Gül ile isimlerini hatırlayamadığım bir iki rütbeli daha vardı. onları araziye götürüp infaz ettiler.

22. MELLE İZZETTİN ADLI KİŞİ ile ŞÖFÖRÜNÜN KAÇIRILARAK ÖLDÜRÜLMESİ

Milislerin başı olarak gösterilen Cizreli Melle İzzettin şoförü ile birlikte Abdulhakim Güven tarafından JİTEMe getirildi Buradan da Diyarbakır Siverek karayoluna götürüldü. Diyarbakır il sınırında karayolu çalışmaları nedeniyle açılan çukurların yanında kafalarına Abdulhakim Güven tarafından kurşun sıkıldı. İnfaz edilen Melle İzzettin ve şoförü , itirafçı Kemal EMLÜK tarafından üzerlerine benzin dökülerek yakıldı.

Mele İzettin olarak ifade ettiği kişi Cizre ilçesinde ikamet eden İzettin ACET ve Şöförü Mehmet Emin Kaynar adlı kişilerdir.

23. HAKKI KAYA ADLI KİŞİNİNİ KAÇIRILMASI VE ÖLDÜRÜLMESİ

06 EKN 22 Plakalı beyaz toros marka otomobilden inen üç sivil polis, 18/11/1996da Diyarbakır Ziya Gökalp Lisesi civarından tek kapıya doğru yürürken Hakkı Kayayı , iki arkadaşıyla birlikte gözaltına aldı. Arkadaşları araçtan indirilirken Hakkı Kaya bırakılmadı. Abdulkadir Aygan , Hakkı Kaya olayını şöyle anlatı. Hakkı Kaya adlı şahıs Gülistan adlı bir gerilla bayanın babası. Muhsin Gül adlı itirafçının ihbarı sonucu şehir içerisinde ordu evi civarında bir yerden alındı. JİTEMe getirildi. İtirafçı Gül, JİTEM komutanlığına Kayanın kızının dağda olduğunu ve kendisinin de irtibata girdiğini, yardım yataklık yaptığını bildirmişti. Kaya, JİTEM de sorgulanarak öldürüldü. Cenazesi çuval içerisinde Diyarbakırdan Silvana giderken Karacalı köyünü geçince sol taraftaki toprak yolu 5-10. km, HAN köyüne doğru gidilirken virajda atıldı ve üzeri toprakla örtüldü. Bununla birlikte bir şahıs daha atıldı. Bulunup bulunmadığını bilmiyorum.

24. AVUKAT MUSTAFA ÖZERe YÖNELİK SUİKAST GİRİŞİMİ (12/MART/2004)

Bir hedefler listesi vardı. Listede örneğin Özgür Halk Dergisi , gazete bürosu , Mustafa ÖZER, Hasip KAPLAN vardı. Cem ERSEVER, Hayri KOZAKÇIOĞLU ile Hikmet KÖKSAL Paşanın yanına gidip geliyordu. Geldiğinde diyordu ki; Çocuklar şu adamın evini, arabasını tespit edin. Biz hemen bu kişilerin hedef seçildiğini anlıyorduk. Mustafa ÖZERin evinin ofisteki Kurtoğlu Lojmanlarına yakın olduğu öğrendik. Ford bir arabası olduğunu, her gün evinin önüne kaldırım kenarına park ettiğini tespit ettik. Cem ERSEVER operasyonu kendisi yönetiyordu. Kendi yardımcısı Celil kod isimli Aytekin Özeni de görevlendirdi. Cem ERSEVER, İbrahim BABAT beyaz kartal arabayla ben, Ali OZANSOY ve Aytekin Özen de yeşil kartal arabayla ofise gittik. Patlayıcı silah siyah poşetin içinde konulmuştu. Patlayıcıyı harekete geçirilecek mekanizma ise Aytekin Özende idi patlayıcıyı yerleştirmek için ben Ali Ozansoy gittik. Mustafa Özere ait aracın yanından geçerken, Ali Ozansoy patlayıcıyı arabanın altına bıraktı. Ardından Aytekin Özenin yanına gittik. Aytekin Özen , Mustafa Özerin aracını görecek şekilde uzak kumandayı kullanarak patlayıcıyı patlattı. Ardından büyük bir gürültü oldu, alev yükseldi, eylemden sonra JİTEMe gittik.

25.YENİ ÜLKE GAZETESİNİN BOMBALANMASI

Diyarbakırdaki postane civarındaki dergi bürosuna, o zaman JİTEM de askerlik yapan Hüseyin TİLKİ tarafından bomba atıldı dedi.

26.HARBİ ARMAN ADLI KİŞİNİN ÖLDÜRÜLMESİ

Yeşil ile bir faaliyette yer aldık . Elazığ yolu üzerinde o zaman ki HEP üyesi Malazgirt yönetiminde bir kişinin öldürülmesi olayında yeşil, beni ve Fethi ÇETİNi yanında götürdü. Sakalı bir uzman çavuş da vardı. Harbi ARMAN adlı şahıs ile işte aranıyorsun ben seni teslim edeceğim ifade vereceksin gideceksin denilerek irtibata geçildi. Bunun üzerine Arman, Diyarbakır , JİTEMe kadar getirilmişti. Arman, o zaman tamam dedi. ondan sonra ona formaliteden ellerini bağlayacağız yine formaliteden gözünü bağlayacağız Land Rover ile gideceğiz askeri birlik şehrin dışındadır denildi. Arman da razı oldu. Land Rovere bindikten sonra gözlerini kaşkol ile bağladılar oraya gittik indirmemiz istendi , indirdik.Uzman çavuşta kalaşnikof ve Smith Welsson vardı. Kolluna girin denildi sanki askeri birliğe götürüyormuşuz gibi işaret edildi. Bir köprü vardı oraya doğru götürdük, bize işaret edilerek siz gelin dediler biz geldik.Onun yanına varınca o uzman çavuş kalaşnikofu uzattı, kalaşnikof ile tarayacaktı Yeşil dur onunla değil dedi ve tabancayla gitti iki el ateş etti kendisi tabancayla vurdu. Köprü altına götürdü şahsı gözleri bağlı öyle bırakıldı.

27.FİKRİ ÖZGEN ADLİ KİŞİNİN KAÇIRILARAK ÖLDÜRÜLMESİ (13/MART/2004)

JİTEMde kadrolu çalışan Abdulkadir Aygan, Diyarbakır Jandarma istihbarat Tim Komutanlığına getirilen Yüzbaşı Zahit Enginin 73 yaşındaki Fikri Özgeni öldürdüğünü ifade etti. Aygan, Zahit Engin ile ilgili olarak şunları söyledi. Çanakkaleli ve faşist zihniyetli birisiydi. Timini hiç boş bırakmıyordu. Gece gündüz insanları yakalayıp getiriyordu. Sorguladıktan sonra, infaz edip kaybetmek onun asıl göreviydi. Binamız aynı olduğu için bunların faaliyetlerini görüyorduk. Orada birçok insanı yakalayıp kaybetti. Zahit Enginin öldürdüğü kişilerden bir tanesi ise Ahmet kod adlı Ferdi Özgen isimli gerillanın babasıydı. Yaşlı bir amcaydı, onu da onlar götürüp infaz ettiler ama ne şekilde yaptıklarını bilmiyorum. Silvandan iki kişinin öldürülme olayında kullanılan itirafçı Muhsin Gül de, daha sonra JİTEMe getirip öldürmüştü.

İtirafçı- JİTEM mensubu Aygan, gerek bu yazı dizisinde gerekse de ekte sunulan İtirafçı, Bir JİTEMci Anlattı adlı kitapta; birçok cinayetin, adam kaçırmanın ve işkence etmenin cereyan etme şekline, bu suçlara kimlerin katıldığına dair çok ayrıntılı bilgiler içermektedir. Kanıt niteliğini taşıyan kitap da ekte sunulmuştur.

TALEP :Adı geçen gazetede çıkan yazı dizisinde belirtilen cinayet, işkence ve adam kaçırma olayları ile ilgili olarak inceleme başlatılarak;

1. Öncelikle maktul Murat ASLANın işkence edilerek öldürülmesi olayına karışan, failleri koruyan, suçtan haberdar olmasına rağmen yetkililere haber vermeyen kişiler hakkında soruşturma başlatılmasını, cezalandırılmaları amacıyla kamu davası ikame edilmesini,

2. Maktuller kısmında adı geçen, kaçırılarak öldürülen veya kaybedildiği anlaşılan kişiler ile ilgili olarak Savcılığınızca ve diğer ilgili Savcılıklarca bir soruşturma olup olmadığının araştırılmasını,

Başlatılan bir soruştuma mevcut ise bu beyanlarımızın ilgili soruşturma dosyasına havale edilmesini,

Başlatılan soruşturmaların hangi aşamada olduğu konusunda tarafımıza bilgi verilmesini,

Bu dilekçede adı geçen maktuller baımından başlatılan bir soruşturma başlatılmamaış ise dilekçemizin suç duyurusu olarak kabul edilerek gerekli sorutumanın derhal başlatılmasını,

3. Ekte sunduğumuz gazete kipürleri, konu hakkında yayımlanmış kitap, adli tıp raporu dikkate alınarak soruşturmanın derinleştirilmesi, hızlandırılması ve bir suç örgütü kurulduğu anlaşıldığından birleştirmelerinin sağlanmasını,

4. Sanıklar kısmında adı geçen kişilerle ilgili olarak,

Kimlik bilgilerine ulaşılmasını,

Halen ve suç tarihleri itibariyle resmi sıfat ve görevlerinin bulunup bulunmadığının tespiti,

Suç örgütü içerisinde emir vererek azmettiren konumunda olan kişilerin tespiti amacıyla, emir ve talimat aldıkları kişi ya da kurumların tespiti, kısa adı JİTEM olan Jandarma İstihbarat ve Terörle Mücadele Merkezi adlı bir kurumun bulunup bulunmadığı, Kurulmuş ise dayanak mevzuatının istenmesini,

5. Maktuller kısmında adı geçenler dışında çok sayıda kişinin benzer şekillerde kaçırılıp öldürüldüğü ya da bir daha kendilerinden haber alınamadığından hareketle; bu kişilerin de aynı kişiler tarafında kaçırılıp öldürülmüş olabilecekleri dikkate alınarak, savcılığınız ile diğer il ve ilçe savcılıklarınca maktul kimlikleri saptanamamış olan soruşturma dosyalarının dilekçedeki bilgiler doğrultusunda yeniden alınmasını,

6. Şikayetimizin akıbeti ve kovuşturma sırasındaki muhtemel gelişmelerin tarafımıza iletilmesini talep etmekteyiz. Saygılarımızla.

EKİ:
1. Murat Aslan hakkında düzenlenen adli tıp raporu,
2. Ülkede Özgür Gündem gazetesinin 8-15 Mart 2004 tarihleri arasındaki konuya ilişkin kupürleri,
3. İtirafçı, Bir JİTEMci Anlattı adlı Aram yayıncılık tarafından yayımlanan kitap,

Diyarbakır Barosu

İlgili

Yorumlar (0)

Henüz yorum yok — ilk yorumu siz yapın.