BİR ANTLAŞMA; DÖRT İTTİHATCI BİR BOLŞEVİK
Bîşar Norşîn · 7 ay önce
Mahsun PÝRANLI · 25.07.2007 · 1 görüntülenme
Türkiye diye bir devlet Lozanla birlikte ortaya çıktı. Tıpkı Ürdün, Suriye, Irak gibi Osmanlının çöküşü sonrası oluşturuldular.Osmanlı zalimleri biz Kürtleri redetmediğinden -Türkiye'yi yaşadıktan sonra- arar olduk. Şimdiler de onca ağır bedellerden sonra bir anadil hakkını alamadık. Türk egemen güçlerinin bize verecekleri hiçbir şey yok. Bunu onlardan beklemek çok saçma. Biz almasını bilmiyoruz her halde.Sadece bizde değil tüm mücadelerin hainleri her zaman olur. Bu kaçınılmaz. Önemli olan sayısını mümkün olduğunca azaltmak. Mücadeleye verdikleri zararlar küçümsenemez. Ama bağımsızlık için yola çıkıp gençlerimizin binlercesini gerilla yapacaksın sonra da hiç bir şey olmamışcasına işi sadece bazı iyileştirmelere indirgeyeceksin. Bağımsızlık için dağa çıkanlar -ben bu şekildekil de yokum- dediğinde de düşman ilan edeceksin.Dün şu an gibi düşünen ve hareket edenlere söylemediğini bırakmayanlar bakınız hangi noktaya geldiler. Sayfalarca önceki yıllarda yazdıklarını ve söylediklerini örneklemek mümkün. Bıkmadan usanmadan ta ki halkımız bu içsel tanıdıklarımıza sırt çevirinceye kadar yazmamız, anlatmamız vs. gerekiyor. Bakmayın onların söylediği bazı 'Kürt haklarınının tanınması' istemlerini. O tür sözcükleri söylemeselir diğerlerinden farkları olmaz. İmralıdakine örgüt gerekiyorki kendi posterleri sokaklarda boy göstersin.Kürtler ne istediklerini iyi bilmelidirler ki kim onları içten ve dıştan yanlış yerlere çekse, açığa çıkarırlar. 'Pas vermezler.' Bu bilinç işidir. O kadar çok yıl asimilasyonun ağır koşulları içerisinde olan bir toplumu birleştirmek kolay değil.Bir çok kesim büyük hatalara rağmen onlara desteğini sundu. 'Zamanla aşılır' veya "düzeltiriz" ya da "tüm hatalara rağmen ayağa kalkılmış her şeye rağmen destek verelim" anlayışıyla hareket edenlerin sayısı azınsanmayacak kadardı. Şimdi bu yapılanları unutmamız mı isteniliyor. Hayır Kürdistanlılar unutmamalı. Aynı acıların yaşanması istenilmemeli. Türkiye de 1940-1970 li yıllar arası sessizlik dönemi bir tarafa bırakılırsa hep acılar çekiliyor. Türk devleti şanslı Kemalist milliyetçiler iktidarlarını tümüyle Sovyetlere borçlular. İlginçtir iki ezilen millet olan Kürtler ve Ermeniler Sovyet devrimi nedeniyle başka yerde rastlanılmayacak bir şekilde hüsrana uğradılar. (Sadece Doğu Ermenistan hariç) Dünya koşulları Türk milliyetçilerine yaradı.Sovyetler Birliği yıkıldı Türkiye önemli bir pazar alanı buldu. 'Şans' yine onlara vurdu.Türkiye, Kürtlere açıktan bir devlet yardım etse hemen çok çeşitli boykotlarını gündeme getiriyor. İtalya'ya yapılanları gördük. Hangi devlet cesaret ederek Kürtlere destek çıkabilir? Yapsa yapsa belki ABD. O taktirde Türkiye yüzünü Rusya veya AB ye çevirmesi kaçınılmazdır. Tüm devletler arası çelişkilerden Türkiye kazançlı çıkıyor. Türkiye sınırlarının dışındaki Iraktaki olaylara müdahale etme cesaretini hep buradan buluyor. Etkiliyor. Son günlerde moralim biraz düzelmeye başladı. Neden mi? Şahsen ben DTPli Leyla Zana'dan çoktan umudumu kesmiştim. Ama birden azıcıkta olsa kendine geldi. Kürdistan eyaletinin oluşturulmasını istedi. Umutlandım kendisinden. Apo'nun izinden giden 'kışla kültürlü' Tuğluk göreceksiniz kısa sürmez efendisi O'nu da rededecektir. "Beni yanlış anladı" diyecektir. Apoyu bilmez miyiz. 1974 den beri O'nu konuşuyoruz. Türk egemenleri yeni bir siyasal gücün ortaya çıkmasını istemiyorlar. Apocuların şimdilik tümden dağılmasını istemiyorlar. Çünkü yerini devrimci bir güç alacak. Onu istemiyorlar. Önlemler alıyorlar. Hele hele önderi kontrol altına alınmış bir örgütü kim istemez ki.Türk yöneticileri Kürdistanı hep bu şekilde yönetmek istiyorlar ama olmayacağını da biliyorlar. Apocular artık yoruldular. Onların 'maçları' bitti. Türk yöneticileri onları kendi formalarıyla oynatmak istiyorlar. Kürtler düşmanlarının ne yapmak istediğini sorgulamalı. Aksi taktirde bir zamanlar Demokrat Partiyi, CHP yi kurtarıcı görenler şimdi de AKP yi kurtarıcı olarak görmeye devam edeceklerdir. AKP gibi düzen partileri Kürtlerin kurtarıcısı olamazlar. Onların süslü sözleri 75 yıldır söylenenlerden farklı değil. Kürtler kendilerini kurtarmanın yani özgürleştirmenin yollarını yeniden bulabilmeli. ABD her zaman Güneydeki gibi sınırları çizmez. O koşullarda her zaman olmaz. Kendi gücünü kendisi yaratmalıdır. Bu potansiyel her zaman var. Şansı döndürmek ellerimizde.Artık ne istediğimizi tam bilmeliyiz. Apocular biraz kararttılar ama artık onlar ne istediklerini biliyorlar. Üniter devlet diyorlar. Netler. Bu devlet üniter devleti savunanlarada 'terörist' diyor. Bağımsızlık, federasyon, özerklik diyenlere de 'terörist' diyor. O zaman niye 'üniter ' devlet diyelim ki?
Henüz yorum yok — ilk yorumu siz yapın.