BİR ANTLAŞMA; DÖRT İTTİHATCI BİR BOLŞEVİK
Bîşar Norşîn · 7 ay önce
Sinan KARAÇALI · 11.06.2007 · 2 görüntülenme
Türkler, Kürd milletinin üzerine hesabını bile unutuğumuz yol ve yöntemlerle gelmeyi politıka edinmiş. Çıplak inkar ve imhadan tutun “etle tırnak gibiyiz” hikayesi, “kardeşlik” palavrası ve daha saymakla bitmez kandırmaca yöntemlerle üzerimize gelmeye çalışıyorlar.Türk egemenlik sistem ahlakıdır. Torbasında “Osmanlı oyunu” çok. Biri bitter biri devreye sokulur. Kürdlere zarar verilsinde gerisi önemli değildir. Sistem, bu konuda sözde dinci, liberal, demokrat, sol, aydın vs. kesimlerininde önünü açmış bulunuyor. Çoğu işini onlara gördürtüyor.Mihri Belli, Yalçın Küçük, Doğu Perinçek ve bilinen zevatın Kürdlere verdikleri zararlar bertaraf edilmeden habire değişik kılıflar altında yeni yetmeler devreye sokuluyor. “Eski tüfekler”, yeni tabancalar sistemin “iyi çocukları” rolünü oynuyor. Kiminin elinde bomba, kiminin elinde kalem, kiminin elinde bayrak, kimini elinde kuran götürü iş görüyor.Nil Demirkazık denilen bir hatun son dönemlerde epey Kürd’ün kafasını ötülemeye memur edildiği görülüyor.İşin tuhaf yanı kafası öteleme ihtiyacı duyan sayısız Kürd piyasada dolaşıyor. Devlet tarafından icazetli sahaya inen Nil hanım gibileri bu ihtiyacı gidermeye çalışıyor. Anlaşılan kimi Kürd çevrelerinde hafıza kaydı alışkanlık haline gelmiş bulunuyor. Oysa aynı hatanın defalarca yapılması kuralla aykırıdır. Ama gelgör ki, bizim çok bilmiş aydın ve siyasilerimiz sofrasının baş köşesine Nil hanım ve onun gibilerini oturtmayı marifet biliyor. Paraşütle Kürd siyasi arenasını indirilen Nil hanım gibilere sofrada baş köşe ayrılınca onlarda kendilerine paye biçiyor. Buda yetmiyor. Haddini bilmiyorlar. Çizmeyi aşıyorlar. Kürdleri enayi yerine koyorlar.Buna haklılk kazandırmak için kendilerni en iyi anlayanların Kürdler olduğunu söylüyorlar. Suç onların değil, onlara bunu söyletecek ortamı yaratanların.Bizim Nil hanım ve gibilerini anlamamız gerekmiyor. Bu konu da yeteri kadar ağzımız yandı. Kürdleri kandıracaklarını sanıyorlar. Kendilerinden ne keramet görüyorlarsa. Bunun en son örneğini Nil hanım sunuyor. Kasaba politıkacılarına taş çıkarırcasına milletvekili olunca neler savunacağını sayıp döküyor.Bak Nil hanım, sizin Kürdler için saydıklarınızın bir tekini bile Kürdler istemiyor.Kürdlerin yüzyıllardır süren bağımsızlık mücadelesi var. Şimdiye dek başta ekonomik talep olmak üzere tek bir dil-diş talebi olmadı. Kürdlerin tek bir talebi var. Türklerden kurtulmak. Kürdler, “kardeşçe”de olsa, “eşitçe”de olsa Türklerle birlikte yaşamak istemiyor.Kürdlerin sizler gibi “Türkiye’nin çıkarları” kaygıları yok. Sizlerin olabilir, ama bunu Kürdlerinde çıkarlarıymış gibi yuturmaya çalışmanız eskimiş Osmanlı oyunu olsa gerek. Yapma etme Nil hanım. Kürdler için ne yapacağınızı değil, ama Türk egemenlik sistemi için ne yapacağınızı biliriz.Meclis açılışında ilk körsüye çıktığınızda Atatürk ilke ve inkilaplarına bağlı kalacağınıza, vatan ve milletin bölünmez bütünlüğünü savunacağınıza namus ve şerefiniz üzerine yemin edeceğinizden hiç kuşkumuz yoktur.Sakın yanıldığımızı söylemeyin. Açmış olduğunuz sitede bunu yeterince ifade etmişsiniz. Böyle birilerinin “temsilcimiz” olması mümkün değil. Bu misyon sahiplerinin Kürdlere giydirdiği kölelik statükosudur.Kürdlere biçtiğiniz statüko budur. Bunu bana vereceğiniz oyunuzla tescil edin diyorsunuz.Kürdleri kandırılacak çantada keklik sanmak haddini bilmemektir.Siz siz olun haddinizi bilin. Haddini bilmek erdemliktir.Nil hanım siz mi aptalsınız, yoksa Kürdleri mi aptal sanıyorsunuz? Aptal olmadığınız, zeki olduğunuz kesin. Ama haddinizi bilmediğinizde kesin.“Türkiyeli bir aydın olarak..Kürt halkını temsil etmek” gibi kendinize vazife çıkarmakla Kürd milletini aşağıladığınızı bilmiyorsanız söylemiş olduk. Bu vesileyle öğrenmiş oldunuz.Ne demek Nil hanım? “Türkiyeli bir aydın olarak Kürt halkının temsilcisi olmak istiyorum.” Niye Kürd halkına kırım mı girdi ki, kendi içinde temsilcisini çıkaramıyor? Kürdlerden sana böyle bir teklif mi yapıldı? Eğer yapan olmuşsa onlarda senin gibi haddini bilmeyenlerdir. Siz Türkler, ne haddini bilmez insanlarsınız. Bizim Türk “temsilcilere”e ihtiyacımız olmadığını ne zaman anlayacaksınız?Yok “Türk aydını”ymış. “Kürt halkı temsilcisi olmak” istiyormuş. Bak Nil hanım! Bu elbise sana bol gelir.Bu düşünce kapkara ırkçılığın şahsınızda dışa vurumudur.Beyaz adam -pardon siz kadınsınız- beyaz kadın tavrıdır. Sizin bu tavrınızdan Kürdleri küçümseme, aşağılama var. Kuşkusuz siz bunu biliyorsunuz. Suç sizde değil, suç sizin bu beyaz kadın tavrınızı Kürd halkına taşıyan Kürdlerdedir.Ama sizde haddinizi bilin. Kürdlerin yakasında düşün. “Kürt halkının temsilcisi olmak istiyorum” deyip Kürdleri aşağılamayın. Sizi bundan men ediyoruz.Kürdlerin Türklerden istediği “Türkiyeli bir aydın olarak.Kürt halkını temsil etmek istiyorum” demeleri değil, Kürd milletinin millet olmasından doğan haklarını kabul edecek Türk tarafın temsilinin yaratılmasıdır. Zaten namuslu Türk aydının görevide budur. Ha bunu yapabiliyor musunuz? Hayır! O zaman tereciye tere satmaya kalkmayın. Çünkü gülünç oluyorsunuz.Ha unutmadan size bir hatırlatmada bulunayım. Kürd erkeklerinden uzak durun. Sebebine gelince Allah etmesin bir velet peyda olur. Sonra kalkar “Anam Türktür. Hizmete hazırım” deyip İmralı unsuru gibi bu mazlum milleti 30 senede o, uğraştırmasın. Sakın ha sakın bu uğursuz oyunu bir daha bu millete seyretirmeyin.Eğer samimiyseniz Kürd milletine yapacağınız en büyük iyilik Kürdlerden uzak durmanızdır. Sözüm sadece Nil hanıma değil. Türk olupta Türkten yüz bulamayan, onun temsilciliğine soyunupta bunu Kürd oylarıyla tescil etmeye kalkan tüm siyaset bezirganlarınadır.11 Haziran 2007
Henüz yorum yok — ilk yorumu siz yapın.