Siyaset

Sözüm, Çanak Yalayıcıları Türkiyecileredir!

Rojhat Badikî · 04.09.2012 · 2 görüntülenme

Sözüm, Çanak Yalayıcıları Türkiyecileredir!
Kürt ve Türk medyasında, Kurdistan sorunu yerli yerine oturtulmadan, sorunun iç ve uluslararası bağlantısı, Kurdistan’ ın bölünmüş sömürge yapısının doğru tanımlanması yapılmadan, çözüme ilişkin kabarık, içi boş-kof bir şişirmenin ötesinde tamamen manipüle amaçlı reçeteler; basın-yayında ortalığa saçılmaktadır. Bütün reçetelerin dönüp dolaştığı, ulaşmak istediği, işaret ettiği ortak nokta ‘’Büyük Türkiye ve Ebediyen bölünmüş bir Kurdistandır’’ Çünkü sorunun ele alış tarzı, kelime kalabalığına boğulmuş reçete de somut olarak Kurdistan sorunu ortaya konulmayıp jet hızı ile etrafında dönülmektedır. Jet hızının yarattacığı sersemliğin etkisi ile TC’ ye bir çok yönlü önemli imkan sunmaktadır.

TC’ ye sunulan bilgi kirliliği içersindeki önemli imkanların başında Kurdistan sorunun uluslararası gelişmelerden soyutlanması, Kurdistan ulusal mücadele yol ve yöntemlerinin kısırlatışırılıp dar bir cenderede sıkıştırılması, TC’ nin Kurdistan’ da tahribatı en üst bayutlara taşıyıp Kurdistan halkını psikolojik olarak çökertmek ve nihayetinde Türkiye sınırlarını Kurdistan toprakları içersinde ulaştırabildiği en uc noktaya taşımak.

TC son sömürgesi Kurdistan’ da hızlı bir şekilde uygulamaya koyduğu planın kökeni Osmanlı imparatorluğuna ve Osmanlı imparatorluğundan TC’ ye miras kalan Kurdistan’ ı Türk yurdu yapma planlarının bir parçasıdır. Değerli Bilim Adamı İsmail Beşikçi’ nın dışındakı, istinasız tüm Türk Yazar-çizeri, bilim adamı, hukukçusu, sanatçısı, entelektüeli...vs nin Kurdistan sorunun doğru bir şekilde adlandırmamasının temel bir nedenide budur. Kurdistan’ ın 4 parçaya bölünmüş sömürge bir ülke olduğunu ortaya koyup bu temelde bir çözüm sunmadan Türkiye eksenli bir çözüm arayışı içersinde olmalarının deneni adı geçen planın başarıya ulaşması için zaman kazandırma oyalamasıdır.

Kurdistan sorunu ne bir vicdan nede ahlaki bir sorundur. Kurdistan sorunu onları da içinde barındıran kendi topraklarında özgür ve bağımsız yaşama yani kendi devletini kurma sorunudur. Sorun bu temelde konulmadıkça soruna şaşı bakmanın ötesinde TC’ nin Kurdistan’ a ilişkin planlarının başarıya ulaşması için zaman kazandırmadır. Değerli İsmail Beşikçi Hoca’ nın dışındaki kesimler Kurdistan’ın Türkiye’ nin sömürgesi olmadığı TC askerlerinin Kurdistan’ da işgalcı güç olmadıklarını bilemeyecek kadar cahil ve bilgisiz değiller.

Türk insanın dönüp TC’ ye ve Türk insanına şunu deme ‘’ Türk Asker ve Polisinin Kurdistan’ da başka insanların topraklarında ne işi var! ahlak ve vicdanları yoktur. Böylesi bir ahlaki- etik değerlerden yoksun olanların sunacağı çözüm değeri ne olabilir ki? İstinasız ve her koşul altında onbinlerce yıldır ayni topraklarda yaşayan İsrail-Filistin halklarına bağımsız Filistin devleti istiyoruz diye bağırıp nefes tüketenlerin komşu bile olmayan ortaasyadan helen işgalcı bir devlet-Halka her şey mübah görüyor.

Bu mu etik değerler?

Kürt Kurdistan sorununu ‘’ Büyük Türkiye’’ dizayni içersinde çözme arayışları içersinde olanlara siz iki yüzlüsünüz demeyip ne diyeceğiz! Filistinlilerı sayıları onbinleri geçmeyen Albanlar ( Kosova Albanları) için nerede insanlık deyip bağımsız devlet diye haykır; Kürt ve Kurdistan ulusal sorunu karşısında Kurdistan’ ın ebedi parçalanma ve sömürge staüsünda kalması için ‘’ Büyük Türkiye’’ çatısı içerinde basit bir dil sorunu terekesine indirge!

Anlıyorum, Ruhi ve zihinsel şekillenmesi Türk ve Türkiyecilik olan, başkalarının yurdunu yurt yapma hakkını kendine hak olarak gören bir kültür yoğunluğu içersinde yoğrulan ve bundan nemalananların Kurdistan’ ın özgürlük ve bağımsızlığı diye bir sorunu olamaz.

Ya Kürt originli insanlar, bunlarında mı böyle bir sorunu yok?

Sırtını Türk medyasına dayayan ve oradan bize ahlak dersi verme çabası içersinde olan Kürt originli çanak yalayıcısı Aydın-yazar çizer tayfası! Evet bu tayfaya ne demeli. Hangi sifat ve hakla, bize ahlak dersini vermeye çalışıyorlar! Adli bir vakada bile suçlunun işlediğ suçun cezasını çekip kurbanın hakkı tescil edilmeden, adalet yerine gelmeyeceğini bilen bu tayfa, bize ahlakçılık dersi vermeye çalışıyorlar.

Hangi hakla, sunii sınırlar içersinde olan köyümü akrabalarımı, aşiretimi çok cömert bir şekilde Suriye-İran Türkiye-Irak devletleri arasında bölüştürmektedirler.

Ocaklar sönmesin diyorlar, Bizde diyoruz ki birakın bir insanı, bu topraklarda bir karınca bile incinmesin. Kim onlara davetiye çıkardı bizleri köleleştirsin her türlü insanlık suçunu bize karşı işlesinler. Size soruyorum Sömürgeci Türk devletinin işgalcı güçlerini kim çağırdı- kim davetiye çıkartıyor! Uzatmadan; Nasıl ki, dün bir Amerikan askeri Vietnam’ da, Bir Fransız Askeri Cezayir’ de öldürülmesi o Sömürge halk için meşru idiyse, Bu günde Bir Türk askerinin Kurdistan’ da öldürülmesi meşrudur. Ceza hukunda da kendini savunma-meşru savunma diye bir şey var ve hiç kimse Tür askerini, polisini evini işgal etsin topraklarını elinden alsın, eşine-kızına annesine tecavüz etsin diye çağırmadı! Bu savaşın bitmesi isteniliyorsa; hep birden bağıralım: Herkes evinin hakimi olsun, kimse kimsenin evini işgal etmesin!

AKP’ nin Kurdistan sorunu konusunda yaptıklarını, Kürt sorunu konusunda yaptıklarını bıkmadan usanmadan bir devrim gibi önümüze sürüyorlar. Çok bir basit bir şeyle sormak istiyorum. AKP’ nin Kürt ( Kurdistan sorunu) sorunun çözümünde attığı adımların hangi yasa değişikliği yaparak yada bunun hukuksal-yasal bir zemini var mı?

AKP, daha doğru bir şekilde isimlendirirsek TC neden bunu yaptı yada neden buna ihtiyac duydu? Evet TC, TRT6 ve buna benzer hiç bir yasal dayanağı bulunmayan bu tür girişimler de bulundu? Çanak yallayıcıları başlarını kaldırıp, yaklaşan fırtınanın uğultusunu duysalar, efendilerinin Kurdistan’ daki saltanatlarının beşik gibi salandığını görseler, bu denli hırçınlaşıp, Kurdistan yurtsever-devrimcilerine saldırmazlardı.

Şu Suriye bir düşüp, Kurdistan’ ın güneyine benzer yapı kurulursa ne sizler nede PKK’ nin şikeli savaşı TC’ nin Kurdistan’ daki sömürge yapısını ebedileştirebilir.!! Bir tek işgalcı Türk askeri Kurdistan' da sembolik bile kalsa bu savaş ( silahlı yada silahsız) sürecek, ne sizler nede bizler bu savaşı durdurmaya gücü yetmeyecek. Kurdistan halkı ve onun genç evlatları; özgürlük bağımsızlığa kavuşup vatanlarını birleştirinceye kadar bu savaş sürecektir!

Sizlerin de konumu Kûrmê Darê dedikleri konumda olsa gerek !

Ama güneş doğuyor, vatanımızın bölünmesine neden olan Petrol ve Su kaynaklarının işlevi tersine dönmeye başladı.Bir Tek İşgalcı Türk Askeri Kurdistan' da kalsa bile bu savaş sürecek, ne siz nede biz bu savaşı durdurmaya gücü yetmeyecek.


rojhatbadiki@hotmail.com
04-09-2012-Genève

İlgili

Yorumlar (0)

Henüz yorum yok — ilk yorumu siz yapın.