BİR ANTLAŞMA; DÖRT İTTİHATCI BİR BOLŞEVİK
Bîşar Norşîn · 7 ay önce
Mamed deriki · 09.11.2007 · 2 görüntülenme
Sonradan görme ‘onbaşı’ üstlerinden aldığı emirleri yerine getirerek, sonradan edindi lüks yaşamı, parayı-pulu… Savaş tamtamlığını yaparak, amirini arıyor “paşam arkanızdayız” tekmilini veriyor. Veriyor ama ne kendisi ne de başı olduğu O ‘on kişi-timi hiçbir zaman da ön saflarda yer almıyor, alamıyor ama elindeki “zurna”sı ile ahaliyi kışkırtıp-pompalıyor. Irkçılık curcunası yaparaktan halkı kurşunun üzerine gönderiyor/göndere biliyor. Çünkü ölen, kanı dökülen, sakatlanan-bacağı kopan… Geri gelenin de psikolojik maraz yaşayan, psikopat olan, O’nun çocuğu değil ki! O’nun olmadığı gibi O tamtamcı, nifakçı ‘paşa’ların, ‘Lider’lerin de değildir!... Garibanın arkasına atlamak varken ve Çocuğunu da yurt dışında okutmak varken, batakçı/korsan olmak zor değil ki! Ve dolayısıyla da savaş yâda iç savaş umurlarında değil!Kendi/leri dümbeleğini çalarak, cümbüşten cümbüşe koştururken, ülke ülke dolaşıp mal-mülk edine biliyorken ve vatan nidalarını ile ahaliyi, O gariban ahaliyi ölümün üzerine sürüyorlar… Bir gün bu halk uyanırsa, nifak tohumu ekenlerin, O sonradan görenler olduğunu ve aslında ‘özKöksüz’ler (haramzade/ler) olduğunu, idrak ederlerse, O sonradan gördüklerini ne yapacaklar acaba? Kendileri Türk değil, fakat Türkler egemen olduğundan, kendileri de Türkçülük yaparak, Kürdü ile Türkü bir birine düşürüyor. İşte O gariban bir gün bunu fark ederse O zaman namlunun ucu kendilerine dönecektir. Peki bunu düşünmeyecek kadar aptal ola bilir mi bu hınzırlar, yamyamlar ‘özKöksüz’ler?! Bunlardan, Hınzır E Ö isminde sivil bir ‘onbaşı’ var. İsmini söylemeyeceğim ki şöhretinin katlanmasına katkı yapmayayım (katlandığı kadar katlanmıştır. Katlamasına katkıda bulunan çok kişi var maalesef) şöhreti artıkça kazancı da, o denli artıyor ve sonradan görmeye, gördüğünü de çoğaltmaya devam ediyor.Sonradan edindiği/edindikleri, O kadar artar ki, bir gün Paket olur elinde patlayıverir. Hani kendisi gibi biri daha vardı ya, Irkçılık, Kan ve türban’dan edindiği şan-şöhreti ve O koca paketlerden sadece bir paketçik elinde patlamıştı ya, hani “Çölaşıp” gitti ya, İşte Ona da böyle de bir akıbet, belki… Ama asında onlara kan (itlaf) lazım!“Kimse alınmasın, kimse kusura bakmasın” Başkasının kanı üzerine para kazanan, şan-şöhret kazanan, çorbayı kaynatmak için ve “Sonradan Görme”k için kan akıtmayı teşvik eden, ölmeyi-öldürmeyi teşvik eden, mubah sayan, yeni katliamları teşvik edenleredir benim sözüm.* * *Hani bir zamanlar 90 bin asker ölüme gönderen Paşa’lar var ya, hani ülkeyi batıran “paşa’lar” vardı ya, işte O zamanın da hınzırları, sonradan görenleri vardı belki de! Ki vardı!Bunu bile kahramanlık sayan hem ‘paşa’lar, hem dalkavuklar var. Ki ders çıkarması gerekirken, imana gelmesi gerekirken… Hani, 1914’lerin Devleti diye kendilerine sorması gerekirken.Hani eski (ama çok değil) “paşa’lar” var ya, hani darbe yapan/lar, hani olmadık işkenceler yapanlar, hani kan dökenler, kök kazıyanlar var ya, hani geçenlerde “haksızlık yaptık” diye itiraf edenler var ya, işte onlar. Onlar bile pişman olmuşken. Belki küçük bir Vietnam yaşattılar. Ama nihayet pişman/lar. Bunlar pişmanlığını dile getirmeleri iyiye alamet olarak görmek varken, sonradan görenler ders çıkartması gerekirken, pohpohlamaya devam ediyor/lar. Bu hınzır/lar… Ama şimdiki “paşa’lar” var ya, işte korkarım bu tamtamcı E Ö gibi sonradan görenlerin çokluğu, şan-şöhretli hınzırın/ların O paşaları dürter, gaza getirir, “paşam arkanızdayız” der ve 90 bin değil 180 bin kişinin ölümü de göze alır/lar! Vatan diye, Bile bile… Kahramanlık sayarak…Hınzır olmak, aptal olmak demek değildir. Binlerce-on binlerce ölümlerin (sadece kendi tarafı) yaşanacağı bir yerde-devlette O devlet ayakta kalır mı? Kalmayacağını ve bu devletin bölüneceğini bilmiyor mu bu hınzır/lar!Pişman olanlar belki, Vietnam ile ilgili film izlediler! Bu hınzırlara da Vietnam ile ilgili film izlesinler. İzlesinler de Vietnam aslında neymiş onu anlasınlar. Ki, birazcık imana gelsinler. Ve başkalarına, gariban çocuklarına Vietnam’ları ve Sarıkamış’ları yaşatmasınlar.09.11.2007Mamed Dêrikîmderiki@windowslive.com
Henüz yorum yok — ilk yorumu siz yapın.