Siyaset

Son kozlar: Karayılan-Burkay-Elçi Tartışmaları!

Rojhat Badikî · 12.02.2012 · 2 görüntülenme

Son kozlar: Karayılan-Burkay-Elçi Tartışmaları!
Ortadoğu’ nun yeni dizaynine ilişkin, bir çok senaryolların tüm varyantı ile tartışıldığı bir sürece giriyor. Bu dizayn içersinde iki temel önemli sorun önplana çıkıyor. Her iki sorunda yüzyılların sözgecinden geçen iki temel konulardan biri mezhep diğeri de ulusal sorun olmak üzere; Şia-Sunii ve Kürt ulusal sorunudur. Bu iki temel sorun çözümü konusunda daha iyi hazırlıklı olanın öne geçeceği, bu iki sorunun, çözüm ve çözümsözlüğünde etkin söz sahibi olacağı açıktır.

Şia ve Sunii’ ler arasındaki sorunların Kurdistan ulusal sorununu da etkileyeceği-etkisi altına alacağı şüphe götürmez. Kürt’ lerin daha doğrusu, Kurdistan politik arenasının, yeni bir dizaynle başbaşa kalan Ortadoğudaki politika ve ittifaklarının nasıl olacağı kim ve kimlerden yana birlikte hareket edeceği, geleceğimiz açısında çok önemli.

Yanlış bir adım, bir çok olasılıkları hesaplamayan planlamalar, Kurdistan sorununu daha ağırlaştıracağı, Kurdistan halkının siyasal-politik, ekonomik, kültürel, sosyal ve ruhsal yapısında korkunç alt-üst oluşları yaratabileceği gibi nüfus ve coğrafyal demografide de onulmaz büyük tahribatlar oluşturacaktır.

Ortadoğuda kapıyı çalan değişime Kürt’ ler Kurdistan politik arenası hazırlıklı mı sorusuna ne yazık ki olumlu cevap vermek mümkün değildir.

Kurdistan’ ın güney -batısı, uluslararası destekten yoksun, kendi içinde bölük-pöçük, Kuzey ve Güney Kurdistan’ ın xelil ile Celili arasına sıkıştırılmış. Güney-Batı Kurdistan’ da olumlu gelişmelerin yaşanılması durumda, bundan en fazla olumlu yönde etkilenecek başta Kurdistan’ ın kuzeyi olmak üzere, Güneyi de olumlu etkilenecektır. Başta Kurdistan Güneyi ve Kuzeyi, Güney-Batı Kurdistan’ a destek vermesi durumunda, Esad sonrası yönetimin Kürtleri, dikkate almaması mümkün değildir.

Suriye’ deki olası değişim ve uluslararası alana yansıması sadece, Şia ve Sunii Müslüman dünyasının geleceğinin belirlemesinde etkide bulunmayacak başta Kürtler olmak üzere bir halkların geleceğine de etkide bulunacaktır. Bundan en fazla etkilenecek sömürgeci Türk devleti Türkiye olduğu için Irak olayında gerekli dersleri aldığından, Güney-Batı Kurdistan Kürtlerini dışlayarak, rejim muhaliflerini ev sahipliği adı altında kontrol altında tutmaya çalışıyor.

Koşul ve şartlar, Türkiye lehine olduğundan, rolunu uluslararası arenadan destek alarak icra etmektedir. Şia ve Sunii devletler arasındaki nüfuz savaşı, Türkiye’ye önemli avantajlar sunmaktadır. TC’ nin diğer önemli avantajı ise içsel ve kanatlar arasındaki iktidar çelişkisine rağmen, Kurdistan ulusal mücadelesi ve aktörlerini kontrol altında tutması ve istediği biçimde yönlendirmesidir. Son günlerdeki tartışmalar ve yazılan makaleler, bu konuda somut örneklerdır. TC, bunu, Kurdistan ulusal mücalesine karşı mücadelesinde oldukça zengin deneyimlere sahiptır. Kurdistan politik arenasını kontrol altına alma, çelişki-çatışma yönetmede, Osmanlıdan aldığı mirası başarı ile sürdürmektedir.

PKK kadroları, Burkay ve Ekibi arasındaki sözlü dalaşmalar ve bu koroya Şeraffetin Elçi, Orhan Miroğlu...vs lerin katılması, bu kesim ve kişilerin çap ve manipülatörlük yeteneklerini sergileme yarışmasına dönüştürmüşlerdir. Kemal Burkay ve Orhan Miroğlu’ nun Şeraffettin Elçi hakkında söyledikleri tam bir komedya. Miroğlu’ nin bir dönem PKK’ ye çektiği yağlar ve Kemal Burkay” in vatanim dediği Türkiye’ ci cepheden Kürt-Kurdistan sorununa yaklaşması, Türkiyeci tutumu ile yine kendisi gibi bir Türkiye’ ci olan Şeraffetin Elçi’ yi eleştirmesi ne kadar inandırıcı olabilir. Kemal Burkay’ ın eski arkadaşım dediği Şeraffetin Elçi’ nin kendisine yönelik eleştrisi karşısındaki hayal kırıklığından dolayı insani normları aşan bir tarzla saldırması karşısında insan ne diyebilir ki! Kemal Burkay’ın Şeraffetin Elçi’ye yöneltiği tüm eleştriler ( Hastalık konumu hariç) doğru ama sormak gerekmez mi, bunca yıl suskunluğun, seni de ortak etmiyor mu?

Bu gün Kurdistan’ ın kuzeyine; Bir adım ileri iki adım geri, tutarsız ve zikzaklı günümüzün ihtiyaçlarına cevap vermekten uzak ve TC’ nin yeni dönem açılımlarına uygun düşen bir politik çizginin egemen olması, Kurdistan ulusal davasının haklılığına önemli oran darbe vurmaktadır. Kurdistan’ ın kuzeyine egemen olan politik çizginin israrla Kürt-Kurdistan sorununu, Türkiye’ nin bir iç sorununu yapması, Kurdistan sorunun, Türkiye’ nin demokratikleştrilmesi esasına bağlaması, TC’ nin dönemi az bir zararla atlatma politikasına hayat vermektedir.

Sovyetler birliği ve doğu blokunun dağılması ile başlayan, sınırların yeniden çizilmesi, Balkan ve diğer coğrafyaya oradan Irak ve nihayetinde Suriye’ ye dayaması, Kurdistan ve Türkiye arasındaki ilişki-sömürge-sömürgeci ilişkisini etkilememesi düşünülemez. Ortadoğunun kapısını ve Suriye de rejim değişikliğini yakınlaştıran değişimin, Kürt-Türk ilişkilerini etkileyip, Kürt halkının vatanına sahip olma duygularını harekete geçireceğini hesaplayan TC, Kürt etiketli aktörlerini harekete geçirerek, tehlikeyi savuşturmaya çalışmaktadır.

Taraf, Radikal, Milliyet, Zaman,Yeni Şafak .... gaztelerin köşe yazarları ve diğer Türk aydınlarının israrla yaklaşan tehlikeyi işaret etmeleri, yeni nesil Kürt kuşağının, Türkiyelikten uzaklaşmasının, Türkiye için bir felaket olacağını bangır bangır bağırmalarını, Kurdistan politik arenasına egemen olanların görmemeleri-duymamaları mümkün değildir. Salt bu nedenlerle de olsa bu cenahın, Kurdistan politik dünyasında etkisizleştrilmesi yeni nesil Kürt-Kurdistan gençlerinin önün açılması gerekir.

Eski kuşak ve Kurdistan politik arenasına egemen olanların, Kürt ve Kurdistani his ve duyumları körelip yerini Türkiyecilik almıştır. Bu zihniyetle radikal bir kopuşun yaşanılması, Kurdistan davasını kısa süreli bir tökezleme sürecine süreklese bile uzun erimli düşünüldüğünde, Kurdistan ulusal davası açısında bir dönüm noktası olacaktır. Türkiyelilik aidiyatttin zayıflaması-çözülme sürecine girmesi Kürt ve Kurdistan aidiyatını güçlendirecektır. Bu kopuş, dünyadaki değişimin rüzgarlarını da arkasına alıp yeni dönem dünya politikaları bire bir örtüşecektir. Reel ve gerçekçi politika ve örgütlenme, Kurdistan sorununu Türkiye’ nin bir iç ve demokrasi sorunu olduğu iddiasını berteraf etmekle gerçekleşecektir.

Bundan dolayı, TC’ nin yönlendirmesi ile Kurdistan gündemini etkisi altına alan suni tartışmaların Kurdistan’ da köklü bir kopuşun da habercisidir. Suriye’ deki Beşar Esad yönetimindeki Baas rejiminin yıkılması ardında, Kürtlerin burada bir başarı sağlaması durumunda, Sömürgeci Türk devletinin çözülüşünü de yakınlaştırıp Kurdistan halkının özgürlük ve bağımsızlık sürecini de yakınlaştıracaktır. Yeni süreci bu şekilde okumak ve yeni sürece bu eksenda yaklaşmak gerekir.

12. 02. 2012 Genève

İlgili

Yorumlar (0)

Henüz yorum yok — ilk yorumu siz yapın.