BİR ANTLAŞMA; DÖRT İTTİHATCI BİR BOLŞEVİK
Bîşar Norşîn · 7 ay önce
rrodaro · 18.08.2006 · 3 görüntülenme
Ben bugün Newroz Com yazarlarından sayin Mehmet Mufit’in „Lübnan Savaşı, Kürdistan-Israil-Iran ve Iki Yönlü Yanılgı“ ve Rizgari Online yazarlarından sayin Murat Daĝdelen’in „Israili kınamak insan olmanın gereĝidir“ adlı makalelerini okuduĝum zaman, hâlâ Kürdlerin kendilerine biçilen kefenlerden kurtulmadıĝını ve başkaların çizdiĝi düşünce kalıplarıyla düşündüklerine kaanat getirdim..Ben burada iki makaleyi aynı şekilde değerlendirmediği belirtmek isterim.. Ama iki makale aynı olaya değindiğinden dolayı ve birbirlerini yakın handikapları taşıdıklarından birlikte ele aldımBirinci dünya savaşından sonra, o dönemin hakim güçleri kendi sömürgeci çıkarları gereĝi bölgedeki sınırları suni bir şekilde çizdiler.. O günden bu yana bölge huzursuzluk, kaos ve savaşlara sahne oldu... Dünyada iki askeri blokun hakim olduĝu dönem genel olarak bölgenin statükosu dondurulmuştu.. Geçen yüzyıl boyunca tüm Ortadoĝu halkları içinde en çok acı çeken, kırımlara uĝrayan halk Kürdler oldu.... Bugün dahi jenoside uĝrayan Kürdlere ilişkin elimizde saĝlıklı bir rakam yok.. Ama bir çok tarihçi bir milyondan daha fazla Kürdün yok edildiĝini yazıyor.Eski Varşova Paktı’nın daĝılmasından sonra Amerika kendi emperyal çıkarları için Ortadoĝuda yeni bir yapılanmaya gitmeye başladı.. 1991 Körfez savaşıyla birlikte Güney Kürdistan’da de facto Kürd devleti ortaya çıkmaya başladı.. 2003 yılında ise Kürdler aktif bir şekilde Amerika’nın yanında Saddam’ın kanlı rejimine karşı savaştılar.Kürdlerin Amerika Berleşik Devletleriyle birlikte savaşa girmesi tarihsel bir kopuştu.. Sanıyorum sayin Mufit ve Daĝdelen bu gerçeklıĝin bilincinde deĝiller.. Eĝer yaşanan sürecin ciddiyetini kavramış olsaydılar, biri „yüksek politika“, diĝeri „derin humanizm“ adına Kürdleri belirsizliĝe sevketmezlerdi..Güney Kürdleri, 1991 savaşı sırasında Amerika ile aynı anda Saddamı vurmak istemediler... Amerika savaşı durdurdu, Güney Kürdleri ayaklanma çaĝrısı yaptı..Amaç Arap ve islam dünyasında yanlış anlaşılmamak ve „hain“ damgasını yememek içindi..Araplar, Türkler, Farslar ve diĝer müslümanların ABD ile yada Israil devletiyle ilişkiye geçmeleri bir „hak“ ve tanrının kendilerine verdiĝi bir ayrıcalıktır. Ama, Kürdler böyle bir ilişkiye geçtiĝi taktirde „kafir“, „hain“ ve „yok edilmesi gereken bir tümor“ olarak Arap ve Islam dünyası ülkeleri ve halkları tarafından deĝerlendiriliyor.. Bugün Kürdlere karşı yapılanda budur..Aslında Güney Kürdleri ABD ile ilişkiye geçerken son kartlarını oynadılar, ölüm yada ulusal özgürlük diyebileceĝimiz bazda hareket ettiler. Bu tercih yapıldıktan sonra artık geriye dönüş imkânı yok... Kavranılması gereken nokta budur.Kürdler, islam ve arap dünyasının kanlı deryasında „ABD yılan“ına(Beşikçi) sarılmış olabilirler.. Bugün tüm Arap, Türk ve Farslar Kürdleri yok etmek için kılıçlarını çekmiş ve ABD’nin yenilgisini yada çekip gitmesini bekliyor. Tüm islami çevrelerin, Kürdistanı işgal eden ülkelerin açıklamaları ve tehditleri bu yöndedir.Kürdler 1991‘de kısmen başlayan ve 2003 yılında en üst boyutuna çıkan bir ilişki içine girdiler.. ABD ve Israil Ortadoĝu’da aynı görüldüĝünde, Kürdlerde otomatik olarak „ikinci Israil“ olarak deĝerlendirildiler... Israil devletini yok etmek istiyenlerle, Kürdistanı yok etmek istiyenler aynı çevreler.Israil deveti ikinci dünya savaşının, Kürdistan Federe devleti 1991 savaşının ürünü olarak ortaya çıkmaları bölgenin hiç bir gücü tarafından kabul görmediler.. Bölgedeki tüm siyasal ve dinsel güçler, bu iki yapılanmayı yok etmek istiyorlar..Bu inkar edilemez bir realitedir.Ve ben Kürdlere karşı yapılan bu tehditleri ciddiye alıyor ve „varlıĝını korumaya“ çalışan Israili anlıyorum..Çünkü sorun var olma yada yok olma sorunudur.. Iki halk, düşmanları tarafından dört bir yandan kuşaltılmış ve fiziki tehditlerle karşı karşıyadır. Bu, hem Kürdlerin ve hemde Israillilerin iradesinden baĝımsız de facto bir „kader ortaklıĝı“ yada „yazgı birliĝidir“...Bu iki halkın bu realiteye göre davranıp davranmaması başka bir mesele.... Mufit arkadaşın „Kürdistan Jeopolitik“ durumunu sebep gösterip, „kader birliĝine“ „büyük ihtiyat“ koyması anlaşılır gibi deĝildir..Amerika, dünyanın bir başka köşesinden itibaren Israil devletiyle „stratejik ortaklık“ yaparken Kürdler ve Israilliler aynı bölgede „yazgı birliĝine“ sahip olamazlarmış!!!!Israil devleti Hizbullah’a vururken Iran ve Suriye devletine vuruyor.. Burada Kürdlerin çıkarı var.. Iran ve Suriye devletleri izole edilirse, yıkılırsa Kürd halk için yeni umut kapıları açılır.. Bu noktada cami ve kilise arasında kalınarak politika yapılanamaz.. Böyle bir lüksede Kürdlerin hakkı yok.Kürd ve Israillilerin ortak bir amacıda bölgede demokratik ve herkesin birbirlerinin varlıĝını kabul ettiĝi bir ortam yaratmaktır.Demokrasi olmayınca Israil devleti kendi varlıĝını korumak için şiddeti kullanıyor. Israilliler çok biliyorlar ki „ ilk yenilgileri son yenilgileri“olacak.. Holokostu yaşıyan bir halk ve bu gerçekliĝi kendi kollektif hafızasına işleyen bir millet sorunu iyi niyette bırakamaz.. Herkes bizim gibi deĝil ki, kollektif hafizasız sürekli yenilgilerini tekrarlasın, düşmanlarımızın maşası olan birinin kuyruĝuna takılsın..Hizbullah ve Israil savaşı hakkında sesli düşünen Kürdlere sayın Daĝdelen „humanizm“ !!!! arkasına sıĝınarak „akılsız“, „aptal“ ve „sadist“ demeye işi vardırdı..Dayandıĝı veriler ise, aylardan beri Arap, Türk, Fars, Islamcı, Avrupalı klasik anti-semit ve yeni anti-semitlerin ortaklaşa pişirdikleri ve empoze ettikleri dezinformasyona dayanıyor.Sayin Daĝdelen, dünyanın basın ve yayın organlarında empoze edilen, ölü sayılarını, yıkılan köprü ve fabrikaları sayıyor ve „insan“ olduĝu gerekçesiyle israili kınıyor..Şöyle bir soru ortaya çıkıyor... Saddam Hüseyin 2 yada 3 yıl içinde 182.000 Kürdü yokettiĝi zaman dünya basını niye yazmadı da bu kadar Israil ile ilgileniyor?Bunun tek bir cevabı var: Israil düşmanlıĝı...Başkalarının bilinçli bir şekilde şişirdiĝi rakamları veri olarak sunan arkadaşlar, eĝer bu kadar titizlerse son savaşta Kuzey Kürdistan’da kaç kişi öldü? Söyleseler bizde bazı verilere sahip oluruz.. Hizbullah ve Israil çatısması esnasında ölenlere ilişkin verilen şişirilmiş rakamların bir kaç katından daha fazla Kürd 2003‘ten bu yana yaşamını yitirdi.. Sadece Musul’da Kürd ölü sayısı 800‘e vardı..Sayin Daĝdelen, Hizbullah-Israil çatışmasını Kürdlere anlatmak için baş vurduĝu KDP ve Türkiye hipotezi ise ayakları havada ve hiç birbirleriyle kıyaslanmayacak şeyleri aynı teraziye koyarak sapla samanı karıştırıyor..Sanki, KDP Türkiyenin varlıĝını inkar ediyor ve Türkleri yok etmek istiyormuş gibi bir hayal ürününü ileri sürerek Kürdleri Israil’le karşı kışkırtmaya çalışıyor.Sayin Mufit’in „Iran’ın Israil ve Filistin arasındaki uzlaşmayi engellediĝini“ söylemesi doĝru, ama eksik.. Çünkü, tüm Arap kanlı diktatörlükleri bu iki ülke arasındaki barışa karşılar.. Nedeni ise kendi kanlı diktatörlüklerini sürdürmek için halkı sürüleştirerek, dikkatlerini iç sorunlardan bu soruna kanalize etmektir. Suudi Arabistan’ın Oslo Antlaşması esnasında ve sonrasında takındıĝı tutum herkesçe bilinmektedir.Arap ve Farsların Filistin bazındaki rekabeti, kim daha çok Israil devletine karşıdır sahtekarlıĝına dayanıyor.. Filistin meselesi bir dizi çevrenin kendi iç sorunlarını boĝma aracı haline gelmiştir.Sonuç olarak, sayin Daĝdelen ister „haklı bir savaşı“ yürüten Kürd halkını „cehenneme“ göndersin, isterse başkalarının pompaladıĝı informasyonlarla Israili kınasın, kendisinin bileceĝi şeyler.. Sonuçta Kürdleri ve Israilleri kınayan ve cehenneme göndermek istiyen milyarlarca insandan biri olur... Ama, başkalarını „akılsız“, „aptal“ ve „sadist“ gibi deĝerlendirme hakkı yoktur.Israil’in Hizbullah’a karşı saldırısını „kınayan“lar, Amerika’nın Irak’a karşı savaşınıda ve son dönemlerde her gün yüzlerce insanın ölümüne neden olaylarıda kınamalılar... Israil ve Kürd ilişkilerine şerh koyanlar, Amerika ve Kürd ilişkileri hakkında ciddi bir şekilde düşünmelileri gerekir. Amerika ve Israil Ortadogu’da „stratejik ortak“lar.... Bu yürütülen savaşlar koordinile bir şekilde yürütülüyor.. Çünkü Israil ve ABD aynı cephede yer aliyorlar.. Israil ve Kürd ilişkisini yokuşa sürüp, ABD-Kürd ilişkilerini desteklemenin bir mantıĝı yok.. Eĝer birileri,Israil’in Hizbullah’a karşı savaşının yaratıĝı sonuçları eleştirmeyenlere „akılsız“, „aptal“ ve „sadist“ diyorsa, ABD’nin Irak’ta yaptıklarını destekleyen Güney Kürdlerinide aynı bazda deĝerlendirmesi gerekir..Ayrıca biz Kürdler başkalarına batan dikene aĝlayacaĝımıza, biraz daha halimize bakarsak iyi olur..
Henüz yorum yok — ilk yorumu siz yapın.