Siyaset

SİZ HİÇ KENDİNİZİ KANDIRDINIZ MI?

İlhami Sertkaya · 13.10.2005 · 2 görüntülenme

Bazen Asya toplumlarına, Rönesansın yaklaştırılmadığına değinip geçiyorum sadece. Oysa ki,bu belirlemede,kilitlenmiş,çözülmesi gereken gerçekliklerin resmi var. Bu politik, sosyal,kültürel resimler kavranılmadığı müddetce,bir hayalperestliğin, adeta 'sıfır' uğraşmanın vadilerinde dolaşıp duracağız. Bilerek, bilmeyerek kendimizi kandıracağız yani... Ne geldiyse,özgürlük ve demokrasi kavramlarının başına geldi hep, ve bizler de,sanki bilinmiyormuş gibi,'bir delinin kuyuya taş atmış olması' gibi,kırkımız da,bu taşı çıkarmakla uğraşıyoruz adeta. 'Ulusal özgürlüg'ün ne anlama geldiğini kimseyle tartışmayacağım.Bunun bir ulusal irade ve kendisini özgürce yöneten bir 'idare' olduğunu da.. Bu idaresi oluşmamış ve oluşmazsa bir ulusun,özgürlüğün bir hayalden ibaret olduğunu da tartışmayacağım. O yüzden,Kürdistan'dan bahsedip,kürdistan halkının kendisini yönetmenin adı olan devletleşmeyi,en azında bir çeşit irade ve idareyi amaclamayan hiç bir siyasi söylemi, hiç bir zaman cidiye almadım. Düşünün ki dörde bölünmüş, bütün değerleri yasaklanmış,ilhak, işgal edilmiş bir ülkeniz var,'sömürge' bile kabul etmeyecekleri kadar 'Asya politik fanatik'lerinin eğemenlikleri altındadır. ve siz ülkenizin özgürlüğünden bahsediyorsunuz ama, özgürlügün hiç bir yönetim şeklini, (Devlet,federasyon,haydi diyelim en geri şekli otonomi)yi amaçlamıyorsunuz.... Bu sadece gülünc değil,trajikdir de.... Ya da siz 'bagımsızlıktan, devletleşmekten' bahsediyor, ama sadece 'bahdesiyorsunuz'. Bunun 'olmazsa olmazı olan ' caydırıcı gücünün somut ifadesi,ordunuz yok. Haklı olmanıza rağmen 'alacağınızın' olabileceğinize eminseniz,kendinizi kandırıyorsunuz. Karşınızda,Rönesans süreci yememiş, kaba,fanatik,Asya steplerinin 'taş kafa'lı saltanatcıların olduklarını sanki unutuyor gibisiniz bu durumda.Karşınızda,bütün hilelerini, sadece ve sadece sizin haklılıklarınıza karşı ayakta kalmalarını tek, ama sadece 'tek' olan askeri güçlerine dayanarak sürdürebilen bir 'eğemen olgu' olduğunu 'karıştırıyor' gibisiniz. Güney kürdistanda varılan bugünkü aşamanın esasının, oluşturulmuş bu caydırıcı askeri güç olduğuna bakarak, 'geçiyor' gibisiniz. Ülkeniz, üzerinde 'asya despot'larının 'anasını boyayıp,babasına durmadan satan' insan müsvedelerinin tam da çıkar alanı olan ortadoğunun ortasında değil de,batı avrupanın ortasındaymış gibi 'lüks siyaseti' yapıyor gibisiniz.'Dağda adamı olmayanın,düzde sırtına binilmiyormuş' bir coğrafyada sanıyor gibisiniz ülkenizi. Bu anlayışa sahip olanların,o yüzden kendilerini kandırdıklarına dün de bugün de, daha maalesef şahidiz. AB ve TC ilişkileri tartışmalarını biraz izledim de.... 'Kopenhan kriter'leri ve 'reform'lar kaç yıldır politik literatüre girmiş de...bütün hakzılıkları AB tarafından da bilinmesine rağmen,Çıkar gereği ciddiye alınan, masaya oturulan TC dir biz değil. Nedenini mi soracaktınız...? Çok vahimdir sormayın en iyisi....Ciddiye alınıp masaya oturulan biz olmadığımız müddetce sormayın. Caydırıcı bir güç oluşturmadığımız müddetce sormayın. Ulusal adresimiz olan o gücü oluşturabildiğimiz zaman da, zaten sormaya kimse ihtiyac duymaz. Başka bir çözüm yolu var mı? ya da siz hiç kendinizi kandırdınız mı? 13. 10. 2005

İlgili

Yorumlar (0)

Henüz yorum yok — ilk yorumu siz yapın.