BİR ANTLAŞMA; DÖRT İTTİHATCI BİR BOLŞEVİK
Bîşar Norşîn · 7 ay önce
Alixan Aras · 22.07.2005 · 2 görüntülenme
Siyaset biliminde su yada bu sekilde bilgisi olanlarin bildigi bir sey var ki, siyasal muhatabinizi siz belirleyemesiniz. Siyasi muhatabinizi iradeniz disinda karsinizda bulursunuz. Ister begenir ister beyenmesiniz, ister ittifak yapar ister savasirsiniz. Ama muhatabiniz size ragmen siyasal mücadele arenasindadir.
Sorun yine PKK ve türevlerine iliskindir. Son dönemlerde PSK-PDW ortak aciklamasiyla birlikte yeniden bir tartisma alevlendirildi. Iyide oldu. Kimin kiminle nereye kadar birlik ve ayrilik noktalarinin ne oldugu meselesi bu vesileyle belki aciga cikmaya zemin sunmasi acisinda bir olumlu rolda oynayabilir.
PWDnin- de Kürdistanda politika yapma haklarının olduğudur. demek cok sey demek anlamina gelmiyor. Kimse kimseden icazet alarak politika sahnesine cikmaz. Her politik güc buna kendisi karar verir. Tartisan bu degildir. Tartisilan kimin neyin politikasini yaptigi ve Kürt yurtsever hareketin buna karsi almasi gereken tavridir.
PWD´nin cikisiyla kamuoyuna deklere ettikleri bildirgelerinde,
Kürt milliyetçiliğinin devletleşmesi İran ve Türkiyeye karşı kullanılacak. Ben bunu engellemeye çalıştım. Bizimkiler zayıf kalıyor. diyen seroklari A.Öcalan´in özgürlügünün saglanmasi icin kendilerine görev bildigi unutuluyor. Bunu olumlamak gerekir mi? Ama anlasilan odur ki, bu anlayisi elestirenleri trafik polisi ilan edenler, daha evel yazdiklarini unutmusa benziyor. Ondan öte kendilerine yargitay statüsü biciyor. Bilinmeli ki, siyasal mücadelede trafik polisinin olmadigi gibi, yargitay merciyide yoktur.
Denilen su mudur? Kimse kimseyi degerlendirmesin, elestirmesin. Yani kol kirilir yen icinde kalir misali üc maymunu mu oynamak lazim? Kürt yurtsever hareketi, bu politikanin cok zararini gördü. Eger dün söylenmesi gerekenler söylenseydi ve geregi yapilsaydi bunca tahrifat belki olmayabilirdi. Bu dün yapilmadiysa bugün yapilmamali mi?
Bunca tahrifatin mimarlari, eger bugün bile kendilerine yönelik en ufak bir elestiri karsisinda:
Bütün pratiklerinin ve müzmin başarısızlıklarının hesabını vermeden bu türlerle bir yere varılamayacağını çok iyi bilmekteyiz. diyebiliyorlarsa ve bunu onlara söyletenler olabiliyorlarsa daha cok isimiz var demektir.
Isin tuhaf tarafi sorumlu siyasetci-aydin, sagduyulu ses payesi bictikleri Sait Aydogmus´unda kendi tabirleriyle halkın görevlendirmediği kişilerin trafik memurluğuna soyunanlardan biri oldugunu bilmeleri gerekir. Sait´in kendisine bictigi
yargitay misyonuda bunu degistirmez. Eger bunu bugün söyleyemiyorlarsa, bunun yarin Sait icinde söylemeyecekleri anlamina gelmiyor. Dogaldir ki, Sait´in söyledikleri karsisinda PWD yetkilileride bendende sana bu paye deyip kendisini
ödüllendirebilir. Ama bu karlikli paslasma kimseye bir sey kazandirmaz.
PWD yetkilileri, Kürt yurtsever hareketin kimden yetki aliyorlar demeden önce onyillardir kanla canla seninleyiz dedikleri
seroklarinin kimden yetki aldigi, kime yetki verdigi ve bu yetkinin Kürt ve Kürdistan cografyasini nasil tahrip ettigini sorgularlarsa orda kendi resminide göreceklerdir. Ama görecekleri resim hicte imrenilecek bir resim olmayacaktir. Zaten bu cevrenin herkese yine kilic salamasida göndükleri kendi resimlerinin kendilerinde yaratigi dehsetin disa vurumudur.
TC Derin Devletin taseron örgütü PKK ve türevi PWD´nin kimden yetki aldiklari ortada. TC Derin Devletinde aldiklari
yetki, -biz buna TC´nin kendilerine üslendirdikleri misyon diyoruz- sayesinde Kürt ve Kürdistan´in basina getirdikleri bela ortadadir.
Agizlarda pelezenk yapilan ve ikide bir gevelenen PKKnin binlerce şehit vererek kazandığı mücadele değerleri dedikleri gercekten nedir? Hic kimse budur diyememektedir. Hangi kazanc, hangi mevzi, hangi kazanimdan bahsediliyor? Ortada böyle bir sey mi var? Bu bir maniplasyon hareketidir. PKK´nin Kürt halki adina kazandigi bir sey yoktur. Oysa PKK´nin Kürt halkina sonsuz zarar verdigi ortadadir. Bunlar defalarca sayilip ortaya döküldü. Bilinmeyenler degildir. Isin gercegi ortadayken ikide bir PKKnin binlerce şehit vererek kazandığı mücadele değerleri iddialari basindan beri TC Devletinin bir taseron örgütü olan PKK´nin Kürt halkina karsi ihanetini unuturmaya calismaktan öte bir anlam tasimamaktadir.
Peki bu ihanet grühünun yaratigi manzarayi bir kez daha birlikte görmeye ne dersiniz? Tabiatiyla, ekonomisiyle, insaniyla, tüm deger yargilariyla tahrip edilmis bir Kürdistan. Onbinlerce ölü. Bir o kadari sakat ve yarali. Iskenceli sorgulardan gecen ve senelerce zindanlarda cürütülen onbinler. Dörtbin köy ve mezranin haritadan silinmesi, bes milyon insanin yerinden yurdundan sürülmesi, mecburi iskanlara tabi kilinmasi. Milyonlari acliga sefelete, fuhusa mahkum edilmesi. Kürt insani arasina onarilmaz düsmanliklarin yaratilmasi. Yüzbini bulan köy korucu sisteminin yerlestirilmesi, onbini bulan itirafci ordusu. TC devletinin tüm kurum ve kuruluslariyla Kürdistan´a yeniden egemen kilinmasi. Ve sonuc olarak sorun önemli ölcüde cözülmüstür diyen kontra A.Öcalan´in ciktigi Ankaraa dönüs yapmasi ve kontra örgütünü idare ve sevk etmesi icin kendisine karargah olarak Imrali adasinin tahsis edilmesi.
Bu gelismelerde birinci derecede sorumluluk sahibi olan PWD yöneticilerinin yaptigi nedir? Herkesin dilinde bir degisimdir alip basini gidiyor. Allah askina PWD´nin PKK´nin gecmisine yönelik ciddi bir elestirisi ortada var midir? Dahasi ortaya cikis sebeblerini seroklarinin özgürlügünü saglamak olduklari ortadayken degisen nedir? Birileri bunu olumlayabilir, payede bicebilir, ama bunun sorumlu devrimcilikle bagdasmadigida bilinmelidir.
08 Ocak 2005
Henüz yorum yok — ilk yorumu siz yapın.