BİR ANTLAŞMA; DÖRT İTTİHATCI BİR BOLŞEVİK
Bîşar Norşîn · 7 ay önce
Kalender ÞAHÝN · 29.09.2009 · 2 görüntülenme
Dünyada emperyalist kapitalist egemen sistem bir toplumu esir almadan önce o toplumun cesaretini ve direnme cürettini teslim alıyor, işgal edeceği bir coğrafyaya, bir ülkeye önce korku kültürünü geliştiriyor ve sonradan teslim alıyor?Eğer bir ülkenin yurtsever savunma güçleri dirençli ve direngen olacaksa cesaret ve cüretini yetirmemeli, cüretini ve cesaretini yetirmiş toplum her şeyini yetirmeye aday toplumdur.Belki savunma gücü yada fiziki gücü yeterli olmaya bilir, belki elindeki araç ve gereçler karşı tarafın elindekilerinden çok daha zayıf ve tesirsiz olabilir lakin o toplum kendi öz gücünü ve savunma mekanizmasını yetirmemişse kolay kolay teslim alınamaz.Bu durum dünyanın dört tarafında bir çok savaşla ıspatlanmıştır, işte Vietnam savaşı, işte size İsrail Filistin arasında on yıllardır süren savaş ve çatışmalar, işte size 2 dünya savaşı döneminde alman nazizmine, faşizmine direnen halklar, işte örnek Kürdistandaki yüz yıllardır süren direnişler ve gelinen aşama?Irak, Afganistan işgali ve teslim alınamaması ve halende direniş göstermeleri bu direngen yanlarının kırılmadığını göstermekte.ABD ve diğer emperyalist güçlerin İran ve Suriye tehditleri ve bir türlü saldırıya cesaret edememeside bu ülkelere girdiğinde karşılaşacağı direnişi göze alamamasından kaynaklıdır? eğer bu haydut devletler o coğrafyada korku kültürünü geliştirmiş olsalardı yani Irak ve Afganistan dikensiz gül durumuna gelseydi oradan cesaretlenerek bu ülkelerede saldıracak ve işgal edeceklerdi lakin hevesleri böylece kursaklarında kaldı.Kuşkusuz savaşlar sadece silahlan işgallenden olmuyor yada kazanılmıyor savaşın en önemli kazanım aracı o toplumu, yada toplumları korku, panik kültürüyle teslim almakta var ki kalıcı olan zafer işte tamda burada yatıyor.?Bu noktada öyle bir benzeşme yaşanıyorki var olan sistemlerin altarnatifleri ve o ülkenin ve toplumun temsilcileriyim diyenler bile bu yol ve yönteme başvurmaktalar?Kendileri gibi düşünmeyen, yapılan yanlışa haksızlığa hukuksuzluğa karşı çıkan yada kendilerine altarnatif olabilecek bireylere kurumlara kuruluşlara yaşam hakkı tanımamaktalar bu bazen en direk hedef alarak saldırı durumu olabilir bazende farklı yol yöntemlerle karalayarak, çamur atarak kirleterek piskoloji baskı altında tutarak oluyor, bütün bunlar aslında kirli, çağdışı ve geleceği olmayan düşünce ve yönelimlerdir, insan olanların, insanlığını yetirmeyenlerin bu tür davranışlar karşısında insanlık onurunu çiğnetmeden, insani cesaret ve cüretini yetirmeden karşı çıkmaları gerekmektedir, onur sahibi insanlığını yetirmemiş insanların böylesi davranışlar, tutumlar karşısında sessizliğe bürünmelerisessiz kalmaları durumunda tamda bu düşünce ve davranışta ısrar edenlerin, karanlıkta beslenmek isteyenlerin, insan hak hukukunu ihlal ve gasp edenlerin tamda istediği noktaya gelecekleri ve onların kirli karanlıklarına yardımcı olacakları unutulmamalıdır?Hiç kimse yada hiç bir güç yaptığı adaletsizliği hukuksuzluğu topluma bilmem hangi değerleri yada hangi düşünceleri koruyorum mantığıyla dayatmasına hakları yoktur insanım diyenlerinde bu hakkı tanımamaları gerekmektedir?Adalet hukuk nasılki her insanın vaz geilmez hakkıysa, adeletsizlik hukuksuzlukta her insanın karşı çıkması gereken bir haktır ve insani bir erdemdir.Yıkın korku duvarlarınıBaş eğmeyin zalim ile beylereAdalet adalet her yerde ve herkese adalet.İnsani duruşta ısrar edenlerin çoğalması dileklerimleKalender Şahinkalender1@bluemail.chwww.kayiplar.net
Henüz yorum yok — ilk yorumu siz yapın.