BİR ANTLAŞMA; DÖRT İTTİHATCI BİR BOLŞEVİK
Bîşar Norşîn · 7 ay önce
Ezbet DERSÝMÝ · 31.05.2007 · 1 görüntülenme
Düşünce özgürlüğüne yönelik teknik ve modern açılımlar isteyen Türk milliyetçileri her daim düşüncenin yakalanmasını ve mahkum edilmesini istiyorlar.Peki aydınıyla, bürokratıyla, politikacısıyla, paşasıyla, maşasıyla düşünceye kem nasıl vurulacak. Teknolojik gelişimlerin yansımalarını üzerlerinde henüz yeni yeni hisseden Türkiye kamuoyuna milliyetçilerden bir teklif var. Avrupa ve Amerika’da uygulanan metroların ve sokakların kameralarla hayatımızın her anını kontrol altına alan uygulamalarına bir yenisini daha ama bu kez Türkiye’deki muhaliflere ve Kürtlere eklemek istiyorlar. Her muhalif insanın beynine bir cip takmak…Bu nasıl olacak bilmiyoruz belki de robotek filmlerine özenen milliyetçi-militarist şovalyeler böylesi birşeyi düşünmeden edemiyorlar. İnsanlığı öldürebilecek fakat Türklüğü ve bölünmemeyi koruyabilecek diyerek büyük bir hevesle sicilleme yerine ciplemeyi savunmaktalar. Peki nasıl olacak…Potansiyel suçlu konumundaki her muhalifin ve her Kürdün beynine yerleştirilmesi istenen bu cipler MİT, Ordu ve Polis bilgsayarları aracılığıyla cezalandırılacaklar. İlginç…Yani Türklük ve bölünme adına beyinde gelişebilecek herhangi bir düşünce anında bu kurumların bilgisayarlarında takip edilecek ve bu kişiler derhal tutuklanacak. Yani düşünce daha cenin haldeyken müdahale edilip yok edilecek. Tabi yine bu cip sayesinde kişilerin nerde ve ne yaptıkları gibi detay olmaktan çıkacak olan kaba bilgilerde saniyesi saniyesine bu cipler üzerinden yine bu üç merkeze aktarılacak. Bu merkezler dışında yine milliyetçi ocaklarında bu iş’te görev alması gerektiği ve bir ağ’da bu merkezlere bağlanmalı diye de ayrıca dayatmaktalar. Düşünceyi takip, kişiyi ele geçirme yani yakalama formulü işte bu. Sıra cezalandırmaya geldi… Muhalif kişilerin beyinlerinde gelişebilecek bu anlık veya kalıtsal düşüncelerin cezalandırılması yöntemi de bir o kadar geliştirilmiş. Örneğin bu biçimiyle düşüncesini hala açıklamamış dahi olan ve sadece düşüncesi beyin uzuvları içerisinde gelmiş-geçmiş olan bu düçünce sahiplerini cezalandırmak için bu kişilerin kimi beyin fonksiyonlarını sınırlandırmak veya silmek öneriliyor. Yani Türklüğe ve bölünmemeye uygun düşmeyen düşünce sahipleri anında düşünme verileri yoluyla yine o verileri toplayan ve belirttiğimiz merkezlere yollayan cipler sayesinde cezalandırılacak ve etkisiz hale getirilecekler.Böylece milyonlarca beyinsizler ordusu, köle ve robot yaratarak Türklük doksan yıl sonra nihayet koruma altına alınacakmış. Hatta bu cipler aracılığıyla düşünce suçu işleyebilecek kişilere virüsler dahi yollanabilecekmiş.İşte AB kriterlerini ve düşünce suçunu oluşmadan ortadan kaldıran ve artık cezaevlerinde onbinlerce kişinin bu saye de devlete maddi yük olmaktan çıkarılması için düşünülen Türk-i bir yöntem!.. Dersimli Kürtlerin bir atasözü vardır. „Ayranı yok içmeye, atla gidiyor sıçmaya“...Ortaçağ Katolik kilise mahkemeleri yani Engizisyon mahkemeleri düşünceyi öldürmek için insanları yakıyor, kellerini kopartıyor veya büyücüler aracılığıyla toplumsal muhalefetleri ürkütüyorlardı.Kimse yanlış anlamasın yani demem o ki, kendi beyin uzuvlarını yaratamamış bir millet, Kürtlerin veya diğer muhaliflerin beyninde döllenen düşüncelerini ve pratiğini insanlık dışı yöntemlerle yine çözümsüzlüğe götürmek için çırpınıyor.İnsanları yaratan tanrı ise Türkler yine insan olduklarını unutup Tanrı ile oynamak istiyorlar demektir. Çünkü tanrı bu dünyaya insanları sınamak için yollamadı mı? Öyleyse Türkler tanrının insanlara sunduğu bu sınava hile koymuş olmayacaklar mı? Ya Tanrının Cipi galip gelecek yada Türklerin Cipi demeyin. Haşa! Tanrı yine Türklerin başına taş yağdırırsa şaşırmayın. Çünkü yine Göktanrı ile çelik çomak oynamayı akıllarından geçiriyorlar. Tanrıya göre de bu bir düşünce suçudur. Herşeye rağmen Tanrı Türkleri korusun diyorum. Bu kez onların başına taş yerine Kürt yağacak gibi geliyor bana. Artık Gök, Gökalp, Gökboğa, Gökbörü, Gökbudak, Gökçe, Gökçek, Gökçen, Gökkağan, Gökmen, Gökşin, Göktaş, Göktuğ, Gökben, Göksen, Gökmen ve Göktupulgan yerine Türkler çocuklarına Kürtalp, Kürtboğa, Kürtbörü, Kürtbudak, Kürtçe, Kürtçek, Kürtçen, Kürtkağan, Kürtmen, Kürtşin, Kürttaş, Kürttuğ, Kürtben, Kürtsen, Kürtmen ve Kürttupulgan isimlerini de verecekler.Bu arada başka bir yazı konusu da olabilecek diğer bir gelişmeyi daha aktarmadan yazımı bitirmek istemiyorum.Artvine gelen iki Gürcü Papaz linç edilmekten son anda kurtuldular. Saygılarımla.
Henüz yorum yok — ilk yorumu siz yapın.