Siyaset

SEYID RIZA VE ARKADASLARINI SAYGI YLA ANIYORUM

ESMA AKBALIK · 17.11.2009 · 2 görüntülenme

ESMA AKBALIK 17/11/ 2009 SEYID RIZA VE ARKADASLARINI SAYGIYLA ANIYORUM Dersim, denilince akla gelen katliamdır; biz cocukluğumuzu pamuk prenses, küçük prens vs.masalları dinleyerek uyumadık. Biz çocukluğumuzu Ninelerimizden,dedelerimizden özellikle 38'de yapılan vahşeti, nasıl yaşadıklarını dinleyerek büyüdük. Bu nedenle şarkılarımızda,ninilerimizde anılarımızda yaşanılan acılarımız dile getirilmiştir. Genelde yaşlılarımız ağıtlar yakarlardı, ağıtlarımızda "daye,bawo,waye, bıra "yani anne,baba,bacı ve kardeş temaları konu edilir. Bunu anlatmamdaki amacım,yok edilme ile karşı karşıya kalanlarımız anne,baba ve kardeşlerini aramaktadır.Dersimlilerin bu cığlığını kimse duymadı. Yaklaşık bir asırdır peryodik olarak bu katliamlara maruz bırakılan biz Kürtler,tarihimize bakarak atalarımızın sömürgeciler karşısındaki savunmasız, mahsun ve haklı konumlarının anlaşılması için mücadele ettik Bugünlere gelmek kolay olmadı, özellikle son 30 yıldır Şeyh Said ve Seyid Rıza' nın torunları Türk devletini yaşamları pahasına sorguladılar, rahatlık yüzü görmeyen Kürtler, katlimacılara'da rahatlık vermediler. Toplumsal varlığını korumak için çok ağır bedeller ödendi. Kürtler boyun eğmedi,ve gelinen aşamada vurmakla öldürmekle,sürgünlerle,köy boşaltmalarla,cezaevlerini doldumakla, faili meçhul cinayetlerle,açlık ve sefalete mahkum etmekle; Kürd sorunu bitirilemedi, tam aksine Türk devlet çıkmazı derinleşti. Dünya hızla ilelerken Türkler çok gerilerde kalarak çağdışı uygulamalarıyla izole olmamak için bazı düzenlemelere gitmek zorunda kaldılar. AKP hükümeti Turkiye'de bir ilki gerçekleştirdi; Türkiye Büyük Millet Meclisinde Kürd sorununu tartışmaya açtı. Statukocu nasyonalist CHP başkan yardımcısı milletvekili Onur Öymen; atasından ve babasından devr- aldığı soykırım geleneğinin, Dersim örnegi uygulamalarıyla çözebileceklerini yüksek sesle dile getirdi. Bu diplomat kılıklı fasist, Kemalist ideolojinin temsilcisi olarak çok açık ve net konuştuğu için fazla yorumlamaya gerek kalmamıştır. Sayın Ismail BEŞİKÇİ'nin anlattığı gibi Öymenler; üç kuşak boyunca Kürd katliamlarında gönüllü görev almışlardır. On yıllardır akan kanı onaylıyorlar. Kemalistler için anaların göz yaşlarının bir kıymeti olsaydı, bu cografya savaş poligonuna dönüşürmüydü? CHP Ergenekon çetesinin arka bahçesi olduğu ve gönülü avukat Baykal'ın açıklamalarıyla sahiplenilmsine rağmen yıllardır bu soykırımcı partide yer alan Kürdler ve özellikle Dersimlilerin utanması gerekmiyor mu? Kürd sorununu katliamla çözmeliyiz diyen bu zihniyet ve Öymen'i alkışlayan, kendi özünden kopmuş Kılıçdaroğlu, ve benzerlerinin olayı kişisel bir mecraya çekme çabaları, Öymen'in tavrından daha beter değilmidir? Kemalist, millitarist güçlerin kürdistan'da uyguladıkları katliam icraatlarının yanısıra her zaman Kürdleri içten bölmek temel amaçlarından biri ola geldiği bilnmiyor mu? Osmanlı, Kemalist siyaset oyunları ile, içimize nifak tohumları ekilmiştir. Alevi-Suni ayrımı başta olmak üzere Kürdleri içten bölerek içten zayıflatarak birhayli başarılı oldular, fakat gelinen aşamada bu tür yapay çelişkilerin bir inandırıcılığı kalmamıştır. Asimilasyon politiksıyla insanların nasıl özünden koparıldığını ve kendi toplumuna karşı ne tür bir tehlikeye dönüştüğü, bügün daha net görülmektedir. Kürd olupta hala, Kürd olduğunu söyleyemeyen, ve hatta devletten çok devletçi olan Atatürk çocukları bizler için yuzkarası olmuşlardır. Kemal Kılıçdaroğlu'nun katliamın devamını çözüm olarak sunan Ergenekoncu, politikayı alkışlayarak Dersimlilerin içinde hayat bulmasını anlamaktan güçlük çekiyorum. Kamer Genç'de aynı şarlatanlığı yaparak devletin en gerici statokocu kesimine dayanmaktadırlar. Bu cumhuriyet çocukları Dersim 38 Katliamı yıllarında, Reyber gibi hain kalmaktan kararlı gibi görünüyorlar. Biz Dersimliler acılı tarihimize karşı sorumluluğumuzun bilinciyle hareket ederek bu döküntülerden arınmalıyız. Kendi aslını inkar eden bu silik kişileri halk ortamımıza brakmamalıyız, yüz vermemeliyiz, her ortamda teşhir etmeliyiz. 1935-1938'de DERSİM'de Türk devletin yaptıklarından bihaber olan insanlara duyurmaliyiz. Coğrafyamızda uygulanan bu vahşeti unutmak, CHP içinde yer almak veya oy vermek bu insanlık suçuna ortak olmakır. Dersim'in her karış toprağı bombalandı,bebelerimizin kafaları kesildi; hamile kadınlarımızın,karınları süngülerle parçalandı, kızlarımız, kadınlarımız türk askerlerin eline geçmektense kendilerini, uçurumlardan atmışlardır. Mağaralara kaçan insanlarımız zehirli gaz kullanılarak öldürüldüler. Evlere doldurulup üzerlerine gaz dökülerek toplu halde yakılmışlardır. Büyüklerimizin deyimiyle taş taş üstünde bırakmadılar.SEYİD RIZA ve yedi arkadaşını darağaçlarında astılar. Sağ kalanlar ise sürgüne gönderip açlık ve sefalette terk ettiler ve büyük sayıda Dersim'li çocuklar türk ordu güçleri tarafindan rehin alinircasina götürülülmüslerdir ve bu güne kadar akibetleri hakinda hiç bir bilgi alınamamıstır halen bilinmiyor. Bu olanları duymak insanın vicdanını sızlatıyor. Bu vahşete sesiz kalmak büyük suçtur demek bile hafif kalıyor,buda yetmiyor soykırımcılar utanmadan çıkıp açıktan savunuyorlar buna ne demeli.? Insanlık suçu işlemiş bu katiller guruhu mutlaka uluslararası mahkemelerde yargılanacaklardır. SEYİD RIZA ve yedi arkadaşının idam edilişlerinin 72'ci yıl dönümünde,bu insanlık dışı uygulamayı lanetliyoruz,aynı dönemde yaşamını yitiren tüm masum insanlarımzın çığlığını duyuyorum, SEYİD RIZA dedemiz ve tüm kaybetiklerimizin anıları önünde saygıyla egiliyoruz .Bizler, yani dersimliler Seyid RIZA 've bütün direnişçilerimize yaraşır tavır içinde olmalıyız. SEYİD RIZA'nın şu sözü unutulmamalıdır ! Ben sizin yalan ve hilelerinizle baş edemedim .Bu bana dert oldu. Ama bende sizin önünüzde egilmedim.Bu da size dert olsun. Atalarımız düşmanlarımızı çok iyi tanımıştır, Bizler onların gerisinde kalmamalıyız. Dersim'lilerin Kemalizme aldıkları tavır daha güçlü olmalı ki, şehitlerimizin kemikleri sızlamasın. esnabalik@hotmail.fr

İlgili

Yorumlar (0)

Henüz yorum yok — ilk yorumu siz yapın.