BİR ANTLAŞMA; DÖRT İTTİHATCI BİR BOLŞEVİK
Bîşar Norşîn · 7 ay önce
Kamuran Melikendi · 29.03.2006 · 2 görüntülenme
Senin büyük maceralar yaşıyarak geri döndüğünü duydum ve dönüşüne Rabûn ve Lerzan kadar olmasa da çok sevindim... Umut ederim ki sağlığına ilişkin sorunlarda yeni ve olumlu gelişmeler olmuştur.... Hepimizin umudu bu yöndedir.. Özgür Kürdistan hakkında var olan gözlemlerimi kısada olsa aktarmaya devam edeceğim.. Ama ben bu alana geldikten sonra aktüel duruma ilişkin gözetleme ve irdeleme kabiliyetimi kayıp ettim desem yanlış olmaz..Çünkü bu son yıllarda hayatın tüm alanlarında ciddi gelişmeler olmuş.. Ben Kürdistan’a geldikten sonra Kürdistan tarihine ve edebyatına ilişkin basılan binlerce yayınlanan kitap içinde kendimi kayıp ettim... Ben kendimi bir ilk çağlara ve bazende ortaçağa bırakmaya başladım..Bundan dolayı Federal Irak hükümeti hakkında aylardan beri tekrarlanan iyi niyet mesajlarından uzak kaldım... Ben yurt dışındayken Bağdat’ta yaşanan gelişmeleri çok daha yakından takip ederken Kürdistan’a geldikten sonra ilgilenmez oldum.. Ben Bağdat’ta yakınlaşırken o benden daha uzaklaştı.. Zaten Newroz günü burada olsaydın Bağdat ve Kürdistan arasındaki farkı daha doğrusu cennet ve cehenem arasındaki farkı kendi gözlerinle görürdün.. Newroz günü bir çok arap bölgesinde bombalı ve silahlı saldırılar olurken, Kürdistan bir bütün olarak bir eğlence alanına dönüşnüştü.. Biz Newroz sabahı Suleymaniye’den Hewlêr’e giderken gördüklerimize ve yaşadıklarımıza inanamıyorduk.. Çünkü tüm Suleymaniye halkı son model arabalarıyla eğlenmek için Pire Megruna, Qeredaxa, Qelaçolan’a ve Dukan’a varmak için yollara düşmüşlerdi.. Biz Suleymaniye’den Dukan’a vardığımız zaman gördüğümüz tablo karşısında hayetler içinde kaldık.. Dukan barajı ve gölü kenarına onbinlerce insan ve araba yığılmıştı.. Herkes bir yerleri kapmış grillerini ve içkilerini hazırlıyordu... Kürd kadınlarının ulusal giysileride o güzelim o Kürdistan baharına korkunç derece de bir çöşku ve renk vermişti... Kısacası Kürdistan bir renk cümbüşüne bürünmüş ve bir piknik alanı haline gelmişti... Biz Koysancax’a ve Hewlêr’e vardığımız zaman aynı durumla karşılaştık.. Sevgili Bavê Rabûn, Newroz günü tüm Kürdistan şehirleri çöl ve viran olmuştu.. Abartılı olmasın ama, tüm Kürdler şehirlerini terk edip dağlara, nehirlere, göllere ve kısacası Seyrangehlere akın etmişti.. Sanki Kürdler bir asır boyunca sömürgeci Irak rejimlerinin yaptıkları vahşetin intikamını eğlenerek almaya çalışyordu..Newroz günü Kürdistan yolları tek istikamate doğru işlemeye başladı.. Newroz sabahı şehirlere girmeye ve akşamda şehirlere girmek istiyenlerin durumu tersten otobana girmiş insanın durumunu andırıyordu... Bizde aynı durumu Hewlêr’de yaşadık... Ama Bağdat’ta yaşanan olaylar hiç bir Kürd’ün umrunda değildi.. Tabii ki siyasilerimızın adet yerini bulsun diye yaptıkları diplomatik açıklamaları bir kenara bırakırsak... Sevgili Bavê Rabûn, Biliyorsun ben daha önce yıllarca bu alanda yaşadım.. İyi anılarım ve kötü anılarım oldu.. Ben Kürd kazanımlarının temel kurumları oluştururken de ykılırken de bu alandaydı.. O dönemler çok zordu.. Kurdkuji savaşını desteklemenin “yurtsever”lik olduğu ve eleştirmenin “hain”lik olduğu bir dönemdi.. Ama şimdi durum tümden değişmiştir.. Kürdistan tümden inşaa ediliyor, her tarafta yeni binalar ve apartmanlar dikiliyor.. Halkın ekonomik durumu geçmişe göre alabildiğine iyileşmiş durumdadır.. Bugün özgür Kürdistan’da 4 milyon cıvarında insan yaşıyor ve bunlardan bir milyon insan maaşlı çalışıyor... Bu realite pek mantıklı olmasa da her aileye paranın girdiği anlamına geliyor.. Güney Kürdistan yeniden yapılırken yoğun bir şekilde dışardan işçiler gelmiş.. Özellikle Kürdistan’ın diğer parçalarından... Sevgili Bavê Rabûn, Eskide benim burada olduğum dönem pek fazla Kuzeyli Kürd yoktu... Şimdi bir çok alanda Kuzeyli Kürdler var.. Yıllar önce siyasi faaliyelerden vaz geçen bir çok insan şimdi tucar veya tacir olarak alanda çalışıyor... Şimdi herkes ticaret ve ihalelerden söz ediyor.. Bizim asayiş ve güvenlik güçleride eskide bize “hangi partidensınız?” diye sorarlardı.. Ama şimdi “hangi şirketesınız” diye soruyorlar... Şimdi burada herkes milyon dollarlardan söz ediyor.. Önceleri inanmıyordum. Ama sonradan farkettimki doğru söylüyorlar... Sevgili Bavê Rabûn sen Jack London’un Amerika’daki “altın arayıcıları”na ilişkin eserlerini okumuşsun.... Amerika’nın yerine Kürdistan, altının yerine parayı koydunmu var olan durumu kavrarsın.. Devam edecek...
Henüz yorum yok — ilk yorumu siz yapın.