BİR ANTLAŞMA; DÖRT İTTİHATCI BİR BOLŞEVİK
Bîşar Norşîn · 7 ay önce
Selim Çürükkaya · 09.12.2005 · 2 görüntülenme
Biraz önce PWD nerin internet sitesinde „Birlik cagrisi“ basligini tasiyan yazinizi okudum, bunun üzerine asagidaki satirlari yazmaya karar verdim. Belirteyim ki cagrinizin önemine ve icerigine tamamen katilmaktayim. Kuzey Kürdistan`da bir cikmazin oldugu ve bu cikmazdan dolayi bir arayasinda oldugu gercektir. Eskiden Kürdistan`in bagimsizligi amaciyla yola cikan, süre icinde bir tarikata dönüsen, sömürgeci ülkelerin kullandigi bir arac görevi gören, kendi icindeki yurtseverleri, devrimcileri demokratlari bicen, son yillarda Türk devletinin bir kontra örgütü gibi davranan potansiyel kitle sahibi hareket, Politikasi ve önderligi ile bir Kürt hareketi olmaktan cikmis, Kürt ulusunun hakli ve mesru taleplerini yadsiyan bir özellige bürünmüstür. Kuzey kürdistanda Muhalefet olarak degerlendirebilecegimiz diger irili ufakli pek cok örgüt de eskiye takilmis, kendilerini yeniliyememekte, politika üretememekte ve en önemlisi bir cikis yapamamaktadirlar. Her ne kadar bizim eski hareketimizin tek parti zihniyeti bunlari kitlelerden izole etmekte etkisi olmussada, Bu hareketlerle bizim eski hareketin sahip oldu zihniyet son tahlilde ayni oldugundan, gücten düsmelerinin nedenlerini kavramakta zorlanmaktadirlar. Kuzeyli hic bir siyasal hareket, tek basina bir cözüm üretecek beceri, güc ve özelliye sahip degildir diye düsünüyorum. Ama irili ufakli bütün siyasi hareketlerin ve 30 yildan beri siyasetle ugrsasan binlerce kadronun bir araya gelerek bir altarnatif üretebileceklerine inaniyorum. Bu bir araya gelmenin yolllu ve yöntemi üzerinde biraz durmak istiyorum. En basta üzerinde her kesin anlasabilecegi bir siyasal projeyi üretmemiz gerkiyor diye düsünüyorum. Ben bu siyasal Projenin ana basliklarini kisaca yazacagim ve istiyorum ki bu basliklar üzerinde genis capli bir tartisma baslasin, tartismalarin sonucunda iyi bir hukukcu ve siyasetci ekip tarafinda kaleme alinarak gelecek siyaset programimiz haline gelsin. 1- Kürtler bir ulustur. Biliyoruz ki Kürt örgütlerinin tümü ve siyasetle ugrasan biz bütün kürtler, bir ulus oldugumuzu kabul ederiz. Bu en azindan uzun bir zaman süreden beri tartisma konumuz degildir. Ama ne yazikki biz Kürtler disinda hic bir millet, devlet veya uluslararasi kurum bizi ulus olarak kabul etmemektedir. Yani bizler Birlesmis Milletler neszdinde, Avrupa Birligi nezdinde ve diger uluslararasi kuruluslar nezdinde ulus olarak kabul görmüyoruz. Ama biz bir ulusuz. Yapmamiz gereken ilk is, neden bir ulus oldugumuzu hic kimsenin veya hic bir devlet ve uluslararasi kurulusun inkar edemeyecegi belgeler ve argumanlarla ortaya koymak ve birlik olusturmak isteyenler olarak bu belgeye sahip cikmaktir. 2 – Kürtler bu yeryüzünde bir ulus olduklarina göre, yeryüzünde yasayan baska uluslarin kullandiklari bütün haklara kavusmalari onlarin en dogal haklaridir. Örengin Dünyamizin en geri ulusu hangisidir? Ve bu geri ulus su anda hangi ulusal haklarini kullaniyor? Bu haklari tek tek tesbit etmek ve Kürt ulusu icin bütün bu haklari istemek ve birlik olusturmak isteyen gücler olarak bu konuda anlayis birligine varmak gerekiyor. 3 – Kürdistan bir sömürgedir. Bu belirleme de „Ulus“ belirlemesi gibi yaliniz biz Kürtler arasinda kabul görmektedir. Hemen hemen bütün Kürt örgütleri ve politikacilari Kürdistani bir sömürge olarak kabul etmektedir. Ama ne yazikki hic bir devlet ve uuluslararasi politik kurumun Kürdistanin sömürge olduguna dair bir degerlendirmesi bulunmamaktadir. O halde bize düsen ikinci görev Kürdistan`in askeri, ekonomik, siyasal, kültürel ve tarihi olarak nasil sömürge bir konumda oldugunu ard niyetli olmayan her kisi ve kurumu ikna edecek belge ve argumanlarla yazmak ve birlik olusturmak isteyen güclerin onayina sunarak kabul etmektir. 4 – Madem ki Kürdistan sömürgedir ve madem ki Birlesmis Milletler Genel Kurulunun kararlarina göre sömürgecilik suctur. Kürt halki bu gerceklere dayanarak kürdistandaki sömürgeciligi bütün sonuclariyla birlikte tasfiye edilmesi icin mesru bir mücadeleye yeniden girismelidir. Yukarida siralanan bu dört madde birligin manifestosu haline getirilebilirse; Kuzey Kürdistanin bütün partileri ve sahsiyetleri bu dört temel ilke etrafinda bir araya gelmemek icin hic bir gerekceleri yoktur.. Günümüzün örgüt modeli olarak önerim sudur. a-) Yukarida izah edilen dört maddeyi manifesto olarak kabul eden bütün Kuzey kürdistanli güc ve kisiler, demokratik bicimde kendilerini temsil eden bir heyet secmelidirler. Bu heyet tam olarak yetkilendilmelidir ve bu heyet kuzey Kürdistanin bir hükümeti gibi calismalidir. Degisik partilerden, farkli görüslere mensup kisilerden olusan bu hükümet gibi kurum günümüzün örgüt modelidir. Bütün kuzeyli örgütler ve kisiler tarafindan yetkilendirilen bu hükümet gibi kurum yukarida siralanan program cercevesinde; 1- Kuzey Kürdistanda mesru bir parti kurar. Mesru parti illegal ve legal partiden farklidir. Legal parti, Kuzey kürdistandaki türk rejimini ve sistemini mesru görür ona göre faaliyet yürütür ve Türkiye`deki mevcut anayasa cercevesinde hareket eder. Ilegal partilerin kürdistanda cok degisik türleri olmasina ragmen, artik onlarin degisik dünya kosullarinda soruna bir cözüm getiremiyecekleri anlsilmaktadir. Mesru parti ise, mesrulugunu Kürt ulusunun ulasal haklarindan, ve cagimizda suc sayilan sömürgeciligin varligindan alir. Yani Kürt ulusu disinda hic bir merciye danismadan merkezi Diyarbakirda kurulan parti ikinci mesrulugunu uluslararasi hukuktan alir. Ve bu parti Kürtlerin bütün ulusal haklari icin uluslararasi hukuka uygun mesru bir mucadele verir ve sömürgeciligin tasfiyesi icin yapilmasi gereken ne varsa onu yapar. Karsilastigi her türlü haksiz muameleye karsi mesru yollaradan mücadelsini sürdürür. Yukardaki programi her platformda; mahkemeler dahil acik net olarak savunur. 2 –Hükümet gibi calisan ekip kuzey kürdistan icin günlük bir gazete cikarir. Ve Kuzey Kürt halkini aydinlatmaya ve örgütlemeye calisir. Basin herkesin bildigi gibi bir ülkenin yönetiminde cok önemli bir güctür. Basini olmayan bir ülke bütün isiklari sönmüs karanlikta kalmis bir sehir gibidir. Bu acidan yeni politikaya uygun günlük bir gazete Kürt dünyasi icin cok büyük bir önem arz etmektedir. Su anda bazi Kürt örgütlerinin gazeteleri yayin yapmaktada ve pek cok Kürt internet sitesi kürtlere seslenmektedir. Fakat her kes kabul ediyorki bunlar yetrli gelmemekte ve siyaseti kitlelere götürmek icin bazi araclara ihtiyac duyulmaktadir. Mevcut gücler bir program etrafinda bir araya gelebilirse ve sözü edilen ekip, bir hükümet gibi yetkilendirilirse günlük bir gazeteyi yayin hayatina sokmak zor bir is olmamasi gerekir. 3-Hükümet gibi calisan kurumun en önemli görevlerinden biri de Bir televizyon kanali kurmak olmalidir. Halkimizin dogru haber ve dogru bilgi almadigi günümüzde bir televizyon kanalinin devreye sokulmasi, bunun icin cabalarin harcanmasi, kadro ve imkanlarin birlestirimesi zorunludur. Siyaset ancak bunun gibi araclarla kitlelere götürüle bilir ve bu araclar kitleselmeyi saglar. Pek cok Kürt örgütü gazete ve televizyon kurmayi hayalci bulabilir, ama bu örgütler ise bagimsiz devlet kuracaklarini söylerler. Onlara devlet kurmanin gazete ve televizyon kanali kurmaktan cok daha zor oldugunu anlatarak, bu olanaklari yaratmak zorunluguyla karsi karsiya olundugu sölenmelidir.. 4- Hükümet gibi faaliyet yürüten kurulusun önemli görevlerinden birisi de Avrupa ülkelerinde diplomasi faliyeti yürütecek lobileri örgütlemektir. Bu gün Avrupanin bütün ülkelerinde pek cok dili ve Kürt sorununu cok iyi bilen genclerimiz, aydinlarimiz akli basinda insanlarimiz vardir. Her ülkede olusan lobi guruplari tam olarak Kürdistan elcileri gibi Kürt surununun cüzümü icin seferber edilmeli, kuzey hereketinin terörist olarak damgalanmasinin gercek nedenleri dünya kamuoyuna izah edilmeli „PKK“ ismi ile anilan yapinin bir tarikat haline geldigini, siyasi olma özelligini coktan yitirdigini, gecmiste Türkiye ve Suriye tarafindan Avrupada bilincli olarak yönlendirilerek Kürt halkinin aleyhine olan eylemlere bulastirildiktan sonra „terörist“ olarak damgalatildigini belgeleri ile bati kamuoyuna izah etmek ve terör olarak nitelenebilecek eylem ve baskici tavirlara karsi tavir almak gerekir. Bunlar basarildigi zaman bütün diplomatik kapilarin Kürt halkina acilacagi kacinilmazdir. Günümüzde artik uzun lafa gerek yoktur. Bu gün acil olarak atilmasi gereken adim yukarida izah edilmeye calisilandir. Bu adim atilabildiyse gerisi gelir ve yeni adimlarin yeni programlari yapilir. Yazimi kisa kesiyorum. Selamlar gözlerinzden Öpüyorum. SELIM CÜRÜKKAYA
Henüz yorum yok — ilk yorumu siz yapın.