BİR ANTLAŞMA; DÖRT İTTİHATCI BİR BOLŞEVİK
Bîşar Norşîn · 7 ay önce
Alixan Aras · 10.11.2005 · 2 görüntülenme
Şemdinli`de 2. Susurluk Türkiye'de Hakkari'nin Şemdinli ilçesinde dün meydana gelen saldırılar ardından yaşanan gerginlik devam ediyor. Dün bir kitabevine yönelen saldırının zanlılarıyla ilgili soruşturmada ortaya atılan ilk iddialar, Türkiye'de 1990'ların ortasında patlak veren Susurluk skandalının anımsanmasına yol açtı. Saldırının zanlıları olduğu iddia edilen kişilerin kamu görevlisi oldukları yolunda halk arasında yaygınlaşan söylentiler oldu.BBC Türkçe Bölümü'nden Alper Ballı, bu söylentileri ve dün gün boyunca yaşananları, olayın hemen ardından ilçeye giden CHP Hakkari Milletvekili Esat Canan'la konuştu. Esat Canan: Dün öğleden önce üç kişi bir araçla Şemdinli'deki bir pasajın önüne yaklaşır. Bir kişi araçtan inerek pasajdaki bir dükkana poşet içinde bombayı atıyor ve kaçmaya çalışıyor. Kaçmaya çalışan şahıs, diğer iki kişiyle birlikte vatandaşlar tarafından yakalanıyor. Vatandaş zaten bu konuda çok duyarlı. Çünkü 'böyle bir şey olabilir' ihtimali (vardı)... Şemdinli günlerdir korku içinde... Vatandaşlar üç kişiyi yakalıyor, aracıyla birlikte tartaklıyorlar. İtişme kakışma, yara bere içinde... Güvenlik güçlerinin ateş açması sonucu üç faili güvenlik güçlerine teslim ediyorlar. BBC: Bu faillerin kimler olduğu belli mi?Esat Canan: Kimler olduğu konusunda isim olarak bir bilgi yok. Ama emniyete sorduğumda bir kişinin gözaltında olduğunu, diğer ikisinin olmadığını söylediler. Biz ısrarla "Diğer iki kişi nerede? Vatandaşın yakalayıp teslim ettiği üç kişidir. Neden bir kişiyi gözaltında tutuyorsunuz? Niye diğer iki kişi yok?" (diye soruyoruz)..BBC: Ne diyorlar?Esat Canan: Bu sorunun yanıtını hâlâ almaya çalışıyoruz. O konuda resmi makamlar kesin ikna edici bir cevap vermiyorlar. Arkasından o araç çarşının ortasında durdu. Oradaki halk aracın çevresini çevirmiş. Beni aradılar. Ben o sırada Yüksekova'daydım. "Biz üç kişiyi aldık, teslim ettik failler elimizde. Yardımımıza gelin. Deliller burada... Deliller kaybolmasın... Yardım etmeye gelin" diye... Gittim ben. Gittiğimde o araç halkın çemberi arasında duruyordu çarşıda. O aracın tespiti gerekiyordu. Hemen ben savcı beyle, kaymakam beyle, yetkililerle görüştüm. Daha sonra savcı beyle birlikte araç üzerinde bir tespit yapıldı. Ben de o tespitte orada bulunuyordum. BBC: Araçta dikkatinizi çeken birşey var mı?Esat Canan: Evet. Araçta inceleme esnasında bagajda üç tane kalaşnikof silah, o silahlara ait olduğu görülen - belki başka silahlara da ait olabilir - 10 dolu şarjör, güvenlik güçlerinin kullandığı kamuflaj yeleklerden birkaç tane, bomba yapımı veya imhasında kullanılan bazı dökümanlar, bir de arabanın içerisinde iç koltuk üzerinde siyah çantanın içerisinde makine-kimya menşeili iki el bombası (bulundu)... Fakat bunlardan daha önemlisi dört tane de dosya çıktı. Bunlardan bir tanesi 6-7 sayfalık bir dosya. Ki bu dosyada sadece araçla ilgili bilgiler var. Aracın jandarmaya ait olduğu, tescil belgesi, teslim tutanakları, resmi imzalar ihtiva eden belgelerle dolu... Diğer bir tanesinde bomda atılan dükkanın sahibinin hem resmi, hem ismi, kimlik bilgileri olan bir liste ve o dükkan sahibinin ismi de kırmızı kalemle çizilmiş belirlenmiş... Ayrıca bomba atılan dükkana, pasaja ilişkin kroki de bu dosyanın içinde. Diğer dosyalarda da Şemdinli'deki bir kısım insanın, parti yöneticilerinin, ileri gelenlerin isim listesi orada. Sakıncalı olanlar, olmayanlar gibi başlıklarla bazı ibareler yazıyordu. O dosyaların tümünün savcı tarafından tutanaklara geçirildiğini gördüm.BBC: Sizin bunu jandarmayla doğrulama şansınız oldu mu? Jandarmaya bu araç sizin mi diye sorma şansınız oldu mu?Esat Canan: Bir değerlendirme toplantısı yapıldı. Ben bunu bu toplantıda söyledim. İl alay komutanımızın yanında söyledim. Aracın önce emniyete, güvenlik güçlerine ait olduğunu söyleyince, emniyet müdürü buna itiraz etti. "Evet" dedim, "doğru ben yanlış söyledim. Emniyete ait değil ama jandarmaya aittir" dedim. İl alay komutanımız orada bana itiraz etmedi. "Doğru, araştırıyoruz" dedi. BBC: Yüksekova'da bazı patlamalar yaşandı. Şimdi Şemdinli'de de olaylar yaşanıyor. Genel olarak kentte durum ne?Esat Canan: Toplum tarafından sık sık dile getirilen bir husus vardı. Bana da iletildi. İşyerlerine atılan el bombaları, lav silahları.. Dün ele geçirilen araçta bir istihbarat örgütünün aracında bulunması gereken tüm malzemeler mevcut. Ben bunu daha önce de paylaşmıştım yetkililerle. Olayın oluş şeklinden değerlendirmeye gidildiği zaman... Bu bölgede herşeyi PKK'nın yaptığı söyleniyor. Ama bu olayların büyük bir bölümünün PKK tarafından yapılmadığı öteden beri biliniyor.BBC: Kim yapıyor?Esat Canan: Bu konunun aydınlatılması lazım. Örtbas da edilebilir. Ki o görüntüler de görülüyor.BBC: Örtbas edilmesinden mi endişe ediyorsunuz?Esat Canan: Endişe ediyorum, evet. Bir kere faillerden birinin mevcut olması (gözaltına alınmış olması), diğerlerinin olmayışı ciddi kaygılara düşürüyor beni. Geçtiğimiz hafta bomba yüklü bir aracın patlatıldığı Şemdinli'de, dün de bir kitabevine bırakılan bombanın patlaması ve bu olayın ardından başlayan gerginlik sırasında 2 kişi ölmüş, 14 kişi yaralanmıştı. Polis ekipleri olaylarda ölen iki kişinin cenazesinde olay çıkmaması için geniş güvenlik önlemi aldı. Cenazeler otopsi yapılmak üzere Diyarbakır Adli Tıp Kurumu'na gönderildi. PKK eylemcisi olduğu gerekçesiyle 15 yıl hapis yatan Seferi Yılmaz'a ait kitabevindeki patlamada Mehmet Zahit Korkmaz öldü, 6 kişi de yaralandı. Bir haftadır diken üstünde olan halk, kitapçıya bombayı atıp kaçtığı öne sürülen üç kişiyi bir otomobille kaçarken yakaladı. Cep telefonuyla çekilen görüntülerde halk zanlıları linç etmek istiyor, zanlılar emniyetten olduklarını iddia ediyor. Bu sırada devreye giren özel harekat timleri havaya ateş açıp kalabalığın arasından bir kişiyi kurtardı. Tanıklara göre kaçan iki kişiden biri de jandarmaya sığındı. Hükümet Konağı'na yürüyen Şemdinlilileri sakinleştirmeye çalışan Kaymakam Mustafa Cihan Veslihan, kalabalığın saldırısına uğradı. Saldırının provokasyon olduğunu iddia eden göstericiler, gözaltına alınan şüphelinin kimliğinin açıklanmasını istedi. Güvenlik güçleri halkı dağıtmak için havaya ateş açtı. Olaylarda ilçenin DEHAP'lı Belediye Başkanı Hurşit Tekin'in de aralarında bulunduğu üç kişi yaralandı. İlçeye giriş çıkışı yasaklayan güvenlik güçleri, herkesin evine dönmesini istedi. Ancak uyarıları dinleyen olmadı. Patlamadan altı saat sonra CHP Hakkari Milletvekili Esat Canan ve Cumhuriyet Savcısı, zanlının yakalandığı otomobilde keşif yaptı. Bagajda üç kalaşnikof, el bombaları, resmi evrak ve Hakkari ile ilçelerinin haritası ve bir isim listesi bulundu. Listede bombanın patladığı kitapevinin üzerinin kırmızı kalemle çizildiği belirlendi.Keşfi izleyenlerden biri öldü Ancak keşif, Tanju Çavuş isimli bir uzman çavuşa ait olduğu iddia edilen bir araçtan açılan ateş sonucu yarım kaldı. Keşfi izleyen kalabalıktan Ali Yılmaz adlı vatandaş öldü, 4 kişi de yaralandı. Bu durum gerginliği daha da artırdı. Halk akşam saatlerinde tekrar yürüyüşe geçti. 1 otomobili ateşe veren halk, elektrik direklerini devirip barikat kurdu, havanın kararmasıyla da geç saatlerde dağıldı."Şu anda Şemdinli'de büyük bir gerginlik var. Şemdinli girişine kadar 3 noktada askeri güçler bütün araçları didik arıyor. Girişteki polis noktası yakıldı. Şemdinli halkı girişi elektrik direkleriyle barikat kurarak kapattı. Yüksekova'da da bir miting yapılıyor. Şemdinli çarşısı ana baba günü. Her an her şey olabilir."1 Eylül'den bu yana, 15'ten fazla bombalama olayının yaşandığı Hakkari'deki gazeteci Senar Yıldız, dün (9 Kasım) Şemdinli ilçesinde gerçekleşen bombalama olayının ardından bu sabah yaşananları bianet'e böyle anlatıyor.Yıldız, polisin olay yerinden aldığı zanlıların sayısı üçken, gözaltına alınan yalnızca bir kişinin alındığının açıklanmasının Şemdinli'de yeni bir gerginliğe neden olduğunu söylüyor: "Eylemler, 'diğer iki kişiye ne oldu' diye yapılıyor.""İkinci Susurluk" Yıldız, Şemdinli Merkez Çarşısı'ndaki Özipek Pasajı'na el bombası atılmasının ardından ortaya çıkanların yeni bir Susurluk vakası olarak değerlendirildiğini söylüyor. Görgü tanıklarına göre, bombalamanın hemen ardından, çarşıdan çıkamadan yakalanan arabadan çıkan bir harita hedef noktalarıyla dolu: "Görgü tanıklarına göre, arabadan üzerinde daha önce Hakkari'de gerçekleşen, aynı zamanda planlandığı sanılan diğer bombalamaların da işaretli olduğu bir harita çıktı. Hedefler arasında Şemdinli Belediye Başkanı Hurşit Tekin'in de adı var."Yıldız, arabadan üç adet kalaşnikof, el bombası ve askeri çelik yeleklerin de çıktığını söylüyor ve görüştüğü Şemdinlilerin sözlerini aktarıyor:"Bizi ve devleti, askeri karşı karşıya getirmek isteyenler var. Bu derin devlet! Bu oyuna gelmeyeceğiz. Bu araç ikinci bir Susurluk. Üstüne gidilirse, bu araçla birlikte karanlıklar ortaya çıkarılır."Bu sabah Şemdinli'de toplanan kalabalığı sakinleştirmek için bir konuşma yapan Yüksekova Belediye Başkanı Mehmet Salih Yıldız da "Burada, Yüksekova çetesi ve Susurluk benzeri bir olay var. Çözüyoruz, ancak sizin sakin olmanız lazım. İşyerlerini taşlamayın" dedi.Savcının keşfi sırasında ateş açıldı Gazeteci Yıldız, dün yaşananları şöyle anlattı:* Şemdinli Merkez Çarşısı'ndaki Özipek Pasajı'nda, yaklaşık bir ay önce açılan ve sol içerikli kitaplar satan Umut Kitabevi bombalandı. Görgü tanıklarına göre, kahverengi montlu, sarı saçlı bir erkek, el bombasını camdan atmış. Bombayı görenler kendilerini camdan atmışlar.* Patlama sırasında pasajdaki Mehmet Zahir Korkmaz öldü. * Bombacının bindiği öne sürülen araç, çarşıdan çıkmadan yakalandı. Görgü tanıkları, içindeki 3 kişinin güvenlik kuvvetleri mensubu olduğunu söylüyor. Çarşıdaki siviller bu kişileri dövüyor, linç girişiminde bulunuyor.* Görgü tanıklarına göre, emniyet müdürü panzerle olay yerine geliyor ve "bunlar bizimkiler" diyerek üç kişiyi alıyor.* Halk emniyet müdürlüğüne ve hükümet konağına yürüyor. Polis ateş açıyor.* Saat 16:00'da, savcı olay yerinde keşfe geliyor. Arabada 3 kalaşnikof, el bombası, askeri çelik yelek ve üzerinde hedef noktaların olduğu düşünülen harita bulunuyor. Ancak keşif, Tanju Çavuş isimli bir uzman çavuşa ait olduğu iddia edilen bir araçtan açılan ateş sonucu yarım kaldı. Keşfi izleyen kalabalıktan Ali Yılmaz adlı vatandaş öldü, 4 kişi de yaralandı. * Bir uzman çavuşa ait olduğu düşünülen bu araç yakıldı.* Bu sırada CHP Hakkari milletvekili Esat Canan, Belediye Başkanı Metin Tekke, Şemdinli Belediye Başkanı Hurşit Tekin, Yüksekova Belediye Başkanı Mehmet Salih Yıldız yaptıkları Türkçe ve Kürtçe konuşmalarla halkı sakinleştirmeye çalıştılar.Bu arada kent girişindeki polis noktalarından biri ateş altında kaldığı sırada ilginç bir gelişme oldu. Saldırıya uğrayan polislerden biri, o sırada DYP Genel Başkanı Mehmet Ağar'ı aradı ve "Müdürüm kurşun yağmuru altındayız. Bize sahip çıkın" dedi. Ağar, Sky Türk'te "Naz Tolga İle Gündem" programına katılarak, DYP Başkanlık Divanı toplantısı sırasında, Şemdinli'deki polislerin kendisini telefonla aramasını, "sakin olun, soğukkanlı olun oğlum, arkadaşların gelecek yanınıza'dedim. Sakinleştirmeye çalıştım. Hemen valiyi, emniyet müdürünü aradım" sözleriyle aktardı.Ajanslardan AktFirat Dîcle
Henüz yorum yok — ilk yorumu siz yapın.