BİR ANTLAŞMA; DÖRT İTTİHATCI BİR BOLŞEVİK
Bîşar Norşîn · 7 ay önce
Dîyar AYDÎN · 06.04.2007 · 2 görüntülenme
Son dönemde Kürdistan´ın Güneyinde “Şéhxan Olayları” olarak cerayan eden gelişmeler tesadüfi degildir...Bu olaylar organizeli bir biçimde sömürgeciler tarafından organize edildi, geliştirildi ve halkımız provaka edildi.Hani bir deyim vardır su uyur düşman uyumaz diye.Sömürgecilerimizde uymuyor ve elleri tetikte, mevzilenmis durumdadırlar.Dolayisiyla sömürgeci güçler Kürdler arasındaki yapay çelişki ve sorunlardan çok iyi yararlanıyorlar.Şimdiye kadar hep öyle olmadı mı?Müsülmanlığı bahane ederek, müsülmanlari Êzîdî Kürdlerin üzerîne sürdüler.Müsülmanları kışkırtarak bir çok katliam yaptılar. Milyonlarca Êzîdî Kürd’ü soykırımdan geçirdiler.Ve bugünde durum dünden pek farklı olduğunu söylenemez.Zira bugünde yine sömürgeciler Kürd’ü Kürd’e kırdırtmak istiyor/yapıyorda.Kürd’e bu oyuna gelmekte kendini alıkoymuyor. Dün yaşadıklarında ders çıkarmıyor.Peki neden hep Êzîdî´ler kurban seçiliyor?Neden hep Êzîdîler katliamlara uğratılıyor?Neden Kürdistan Êzîdîsizleştirilmek isteniliyor?***Aslında durum gayet açıktır.Çünkü Êzîdîler ve Êzîdîlik Kürdlüğün mayasıdır.Êzîdîler, Kürd kültürünü, gelenek ve göreneklerini bugüne kadar korumuş ve Arapların dini denen islamiyete teslim olmamiş, asimile olmamıştır.Aslında bütün sorun bundan kaynaklaniyor.Bakınız!Êzîdîler ve Êzîdîlik, başka dinlere en az kendi dinleri kadar saygı gösterirken; İslamiyet kendi dışındaki hiç bir din ve mezhebe saygı göstermez.Hatta onların „katli vaciptir“ deyip „Allah u Ekber“ eşliğinde saldırıyor, katlediyor…Bu sadece bugüne mahsus bir olay değildir, İslamiyetin çıkışından bugüne gelen bir düşünce ve uygulamadır.Evet İslamiyet Kürdistan’a katliamlar temelinde taşınmıştır. Büyük katliamlar sonuçu yayılmıştır.Kılıç zoruyla Kürdler islamlaştırılmıştır. Kürd toplumunun milletleşmesinde çok olumsuz bir rol oynamıştır.İslamiyeti kabul eden bütün toplumlar milletleşme sürecini yaşadı, devlet sahibi oldular. Milli kimliklerini dini kimliklerinin önüne geçirdiler.Fakat Kürdler, İslami kimliği milli kimliğinin önüne geçirdiler.Bugünde bu mantık önemli oranda hakimdir.Şéhxan olayları bu mantığın bir sonuçudur.İddiaya göre olay şöyle gelişiyor, ama meselenin içyüzü başkadır.Şubat ayının ortasında Şêhxan’da bir kadın kocasının baskı ve dayağına dayanmayarak dışarı çıkıp, imdad ve feryad ediyor.Orada geçen Kaymakanlık polis arabasının önüne kendini atıyor, polisten yardım istiyor. Duhok’ta teyzesinin yanına gitmek istediğini polislere söyliyor. Polislerde onu arabaya bindirip yardım etmek istiyorlar. Arabadaki polisler Êzîdîdirler. Tam o arada şehir polisi önlerini kesip, onları karakola götürüyorlar...Organizeli olan müsülmanlar aniden 500-600 silahlı kişi bir araya toplanıyor.İlk etapta Êzîdîlerin mîrî Tahsin beyin evini basıyorlar. Arkasında Êzîdî avı başlıyor.Êzîdîler evlerine kapanıyor.Slahlı kişiler Êzîdîlere ait bütün arabaları kırıp yakıyor.Allah u Ekber deyip Êzîdîlerin dini inançlarına hakaret ediyorlar.Tahsin beyin çabaları sonucu Êzîdîler oyuna gelmiyor.Olay Mesud Barzani ve Celal Talabani’ye iletiliyor.Anında müdahale ediliyor. Amarika askerleri ve G. Kurdistan hükümeti güvenlik güçleri birlikte olayı güçlükle kontrol altına alıyorlar.Êzîdîler, günlerce dışarıya çıkamıyorlar ve evlerinde hapis kalıyorlar.Ancak Kürdistan Başkanı Sayın Mesud Barzani’nin büyük çabaları sonucu durum şimdilik sakin görünüyor.***Bu olay sıradan bir olay olarak görünmemeli bence?Şéhxan olayı organizeli bir provakasyondır.Bu provakasyonun temeli bir günde atılmadı.Bu oyunu TC MİT’i, İran İstihbaratı ve Arap muhaberatı düzenlemiştir.PKK yetkilileride olaydan habersiz değildir. Öyle inanıyorum ki, bu durum yargılama sonucu ortaya çıkacaktır.Bunu geçmişin deneylerinden çıkarıyorum.Ayrıca PKK yanlısı “Êzîdîler Birliği”nin yöneticilerinden birinin ogün orada bulunması tesadüfi değildir. Gerekirse ismini açıklarım.Zira PKK hareketinin Êzîdîlere zararı çok olmuştur. Êzîdîler ne zaman Êzîdîlikle ilgili bir çalışma yürütseler karşılarında PKK´yigörüyorlar.PKK haraketi, kedinin fareyle oynadığı gibi Êzîdîlerle oynuyor.Bu oyuna alet olmayan Êzidiler ya dövülüyor yada ajan, hain ilan ediliyor.Êzîdîler PKK´ye bağlı olmadan bir dernek, bir Êzîdî evi açamiyorlar..Ya PKK´li olacasın, yada hain olacaksın. PKK’nin Êzîdîlere dayatığı budur.Peki PKK oluşumu bunu Müslümanlara yapabilir mi? Kesinlikle hayır.Irak parlementosunda yer alan bir Êzîdî, “biz Kürd degiliz dedi”.Êzîdîler başta olmak üzere tüm yurtsever Kürdler buna tavır alırken, PKK´ye bağlı Roj Tv bu adamı konuk edip saatlarca konuşturdu.Fakat aynı PKK Kürdistan parlamantosunda milletvekilli olan ve hatta bakanlık yapan Êzîdîleri Roj Tv´ye çıkarmiyor. Acaba neden?Roj Tv Şêhxan provakasyonunu kınamadı. Nedendir dersiniz?Bunun yorumunu sizlere bırakıyorum.***Şêhxan olayı hafife alınacak bir olay değildir.Zira Êzidiler 73. katliamın kapısından döndüler.Büyük bir katliam yaşanabilirdi.Halkımız arasında onarılması mümkün olmayan düşmanlığa yol açabilirdi.Dolayisiyla her yurtsever Kürd’ün bu tür olaylar karşısında duyarlı olması Kürd milletinin çıkarınadır. Bugüne kadar Kuzey Kürdistalı aydın ve siyasilerin olay karşısında takındığı vurdum duymaz tavır hiçte hoş bir tavır olmadı.Başkaları bir yana bunu en aşağı yoldaşlarımdan beklerdim.Keske B. Şavata, A. Önal, . Ê. Gülistané ve S. Laşer gibi hocalarım Hrant Dink olayına gösterdikleri tepkinin bindebirini Şéhxan olayları karşısında da gösterebilsinlerdi. Bu beni fazlasıyla mutlu ederdi, ama yapmadılar.Ben bu arkaşları eleştiriyorum. Şimdilik bu konuyu kısa kesiyorum. Gelecek yazımda bu konuyu daha geniş bir şekilde ele alacağım.Salgılarımla...07 Nisan 2007
Henüz yorum yok — ilk yorumu siz yapın.