Siyaset

Şeddadi Kürd Devleti Üzerine Notlar(8)

06.09.2009 · 2 görüntülenme

  Aristakes  de  Lastivert    adı  geçen  eserinde  bu  yıl  içinde    bir  Pers  Ordusu   Sultan adına   Ermenistan’a   girdi.    Fakat  deniliyor ki   ordusuyla  giren      Ermenistan Kralı   Aşot’un  eniştesi      Dvin ve Gence’nin  sahibi   Apusuar( Abul Uswar)dır.”( Aristakes  de  Lastivert ,   Recit  de  malheur  de  la  nation  armenienne   sayfa  69,  Edition  de  Byzantion,  1973,  Bruxelles)   Burada da açık bir  şekilde     anlaşılıyor ki,    Abusuwar      Kral  Aşot’un     kızı  ile  evlenmiş.   Bilindiği gibi  Bizans    İmparatorluğu    var olan  Ermeni  Kralıklarına    son vermeye  ve  hepsini   merkezi  otoritesi  altına   almaya  karar vermişti.   Bizans  Kralı  Constantin Monomaque      bir çok defa  Bizans  ordularını  Anı  üzerine  gönderiyor, fakat  başarılı  olamıyor.   Fakat    II.  Gagik   Bizanslara  karşı direniyor.  Bu arada   Bizans  Kralı  Constantin Monomaque(1042 – 1054)      Ermeni  Kralı   II.Gagik’e  karşı   1044  giriştiği  savaşta      Şeddadi  Kürd  Devleti  ile     askeri  bir ittifaka  giriyor.   Sözü  bu konuda    tarihçilere  bırakalım   Bizans   İmparatoru   Şeddadileri     ciddi  bir    güç olarak    görüyor ve  onlarla  devlet bazında    ilişki  kuruyor.   Bizans  Kralı  Constantin Monomaque’ın  Şeddadi   Mîr’i   Mîr  Abusuwar  ile     yaptığı   antlaşma   bütün  pro  Ermeni  tarihçiler  tarafından   “ihanet”  olarak   görülüyor.   René  Grousset  şöyle  diyor:   “Constantin Monomaque Şeddadi Hanedanlığının zalim Emiri olan Abu Uswar bir mektup yazarak Anı’yı işgal etmesini ve 2. Gagik’e verebildiği kadar zarar vermesini istiyor.. Constantin Monomaque’ın komutanı Nikolaos bu mektuba ek olarak ona bir dizi servet ve onurlandırma konusunda da söz veriyor”... (René  Grousset,   Histoire  de  L’Armenie,  sayfa   574,    Payot,  Paris )   Abu Uswar kendisine yapılan öneriyi kabul ediyor, ama İstanbul sarayına şartlarını ileri sürüyor... Abu Uswar;  „Anı yönetiminde koparacağım tüm topraklar bana ait olacaktır” diye şartını ileri sürüyor..İmparator Constantin Monomaque;   “Devlet başkanlarına mahsus olan damgalı bir mektupla bu antlaşmayı kabul ediyor” (Schlumberger, Epopé Byzantine III. 482-83)   Şeddadi Kürd Hanedanlığı, bu durumdan yararlanarak bir çok  bölgeye    ve kaleye el koydu... Bizans ordularıda Anı üzerine yürüdüler.. Kürdler ve Bizanslar arasında kalan 2. Gagik Kürdlerle anlaşmaya çalıştı.. Bazı kaynaklara göre kısmi antlaşma sağlanmıştı...  Fakat  yukarıda da vurguladığım  gibi   Bizanslar Ermeni Kralı  2.Gagik’ı kandırarak İstanbul’a götürdüler.. Ermenilerin ileri gelenlerinden bazıları şehri Bizanslardan ziyade Şeddadi’lere teslim etmek istiyorlardı.. Çünkü Şeddadi kralı Abu Uswar bir Ermeni prensesiyle evliydi.. Ama,  Ermenilerin  dini  otoritesi     Petros   Samsat’ta bulunan  Bizans komutanlığı ile  görüşerek şehri  Bizanslara  vermeyi tercih etti. Bizanslar,  Michel  İasitesi   bölgeye  yetkili kıldı ve şehri aldı.Bizanslar  Şeddadilerle yaptıkları antlaşmaya uymadılar, Ermeni ve Gürcülerin de içinde bulunduğu ordularını Abu Uswar’ın üzerine, yani  başkent  Dvin’in  üzerine  gönderdiler.    Abu Uswar; “Bir savaş adamı olarak saldırılara karşı koyamayacağını anlayarak Dwin’e çekilip, tuzak kurmaya başladı” (age)..    Şehrin bir çok alanında yoğun bir şekilde su setleri oluşturulmuştu.. Bizanslar tam şehre girmek üzere olduğu bir anda bırakılan sular ve oluşan çamur ortamında korkunç bir yenilgi aldılar.    Aristakes  de  Lastivert,   Michel  İasites    Abusuwar’ın  üzerine  gönderdiği    ordular  ve  savaş  hakkında  şöyle  diyor: „sonra    Michel  İasitesi    büyük  bir  ordu ile   Dvin  şehri  üzerine  yürüdü.  Fakat  Dvin    sahibi    Apusuar  ona karşı savaşa  girişti ve   Dvin  surlarının  önünde  kanlı bir savaş oldu.  Bu  savaş  esnasında   Ermenistan’ın büyük  İşxan’ı  Vahram ve  oğlu yaşamalarını  yitirdiler.    Ermeniler  büyük  bir     üzüntü  içine  düştüler“   (Aristakes  de  Lastivert ,   Recit  de  malheur  de  la  nation  armenienne   sayfa  56,  Edition  de  Byzantion,  1973,  Bruxelles)   Yine  bu savaşa  ilişkin,  yani  Şeddadi  Kürd  devleti  ile  Bizans  imparatorluğu   arasında  meydana  gelen  ve  Bizansların  ağır  yenilgisi ile  sonuçlanan     savaşa   dair       Urfalı Mateos, Vekayiname’sinde   “ aynı yılın  sonbahar  mevsiminde,  Roma askerleri  Dovin   üzerine  yürüdüler.   Muharebenin   başlangıcı  sırasında   Roma askerleri, Allahın hiddetine  uğrayıp müslümanlara  mağlup oldular ve  firar ettiler.  Hıristiyan askerleri  şiddetli bir  katliama uğradılar, bir çokları da  esir edildi.  Bu  şiddetli  muharebede,  büyük  Ermeni Başkumandanı ve  oğlu Grigor ile birlikte  Dovin  şehrinde   maktul  düştü”  diyor (Urfalı Mateos, Vekayiname, sayfa 82)  Bu  konuda     Vekayiname’yi   Fransızca’ya  çeviren   E. Dulaurier’in  ilginç bir  notu   var.   Tarihçi    Cetrenus’a    dayandırılan  bu notta  E. Dulaurier   şöyle  yazıyor: “ İmparator   Monomah   kral  Gahik’in   topraklarının taksimi iş yüzünden,   Abu  Sevar (Aplesphares)  ile bozuşmuştu. Grekler,  İastas ve  Magistros   Kostantin   kumandaları altında    Dovini  muhasara  altına ladılar, fakat    kati    bir mağlubiyete  uğradılar.  Bunun  üzerine   imparator  İastas’ı ve   Nikola’yı azletti.   İastas yerine  ‘Catakalon   le Brule’ yi İberya  Kontu  tayin etti  ve Nikola’nın yerine    aslen   bir Arap(Sarasin) olan  Hademağası   Kostantin’i   başkumandan   mevkine getirdi.   Bunların her ikisi, Abu Sevar’a ait  bir çok  müstahkem  mevkileri zaptettiler.  Bu arada    Garp’ta   Leon Thorning’in isyanı   zuhur  etmiş olup, imparator, Kostantin’i  acilen  geri çağırdı,  O da  Emir ile(Abu Sevar)    barış  aktettikten sonra  gitti”  .(age,  82)   Devam edecek  Aso Zagrosi      

İlgili

Yorumlar (0)

Henüz yorum yok — ilk yorumu siz yapın.