Siyaset

“Saxo Belawo, Mirîyo Belawo”!

Dîyar AYDÎN · 10.06.2007 · 2 görüntülenme

Neden bu başlık?Hemen bunu izah edelim.Çok eski bir tarihte Kürdistan´ın bir köyünde muhtarlık yapan bir kişi varmış. Muhtar aynı zamanda devletin ajanıymiş. Dolayisiyla muhtar köylülere yapmadığını bırakmamış. Köylüleri azaliyor, küfür ediyor ve her türlü zülmü ediyormus. Deyim yerindeyse köylülere kan kusturuyormuş.Birgün muhtar hastalanıyor ve kurtuluşunun olmadığını kavriyor. Gider ayak bu köylüye daha ne zararlar verebilirim diye kara kara düşünüyor. Bulmaktanda gecikmiyor.Bütün köylüyü yanına çağıriyor. Vasiyetnamesini bildiriyor. Biliyorum, ben size çok çektirdim. Sizlere ve çevreme büyük zararım dokundu.Dolayisiyla vicdan azabı çekiyorum. Çok pişmanım. Lakin yarın ölüyorum. Ama sizlerden son bir isteğim olacak. Ben öldükten sonra beni köyün yukarısındaki ağaca asmanızıistiyorum.Hani derler ya, can çıkar huy çıkmaz diye. Bizim muhtarda böylesi bir mahlukat. Son saatlerinde ve can çekiştiği anda bile boş durmak istemiyor ve ihanet etmekten vazgeçmiyor.Muhtar, öbür dünyaya yol almadan önce son ihanet görevini yerine getiriyor.Devlete haber saliyor. Yarın köylülerin kendisini asacaklarını bildiriyor. Nihayet muhtar ölüyor.Köylü, büyük bir sevinçle muhtarın son vasiyetini yerine getiriyor.Dügün şenlik eşliğinde büyük bir törenle muhtarı köyün yukarısndaki ağaca asıyorlar.Fakat başlarına ne geleceğini bilmiyorlar. Köylülerin sevinci fazla sürmüyor.Devletin jandarması köyden bittiyor. Ne görsün, muhtar bir ağaçta salaniyor.Jandarma hemen tüm köylüyü topluyor. İşkenceden geçiriyor. Kiminin elli, kiminin ayağı, kiminin başı, velhasıl kırılmadık yerleri kalmiyor.Köyün en yaşlı adamı öne çıkıyor. Avazı çıktığı kadar haykıriyor.“KEYA´WO SAXO BELAWO MIRIYO BELAWO” diye söylenip duruyor.Şimdi bizdeki muhtar sayısının haddı hesabı yok. Saymakla bitmiyor.Muhtarlardan çektiğimiz bir yana şimdi yakamıza azalarda yapışmaya başladı. 1999´dan beri APO´nun ihanetiyle uğraşiyoruz, gücümüz oranında bu zatın her cümlesini Kürdistan halkının bilgisine sunuyoruz. Artık halkımız onu nasıl yorumlar onuda halkın taktirine bırakiyoruz.Bu zatın yakalandıktan sonraki demeçlerine değinmeye gerek varmı acaba?Onu geçiyoruz. Mesele onunla bitse her neyse.Bu zatın yaptıkları yetmezmiş gibi birde azalarını bu halkın yakasına bırakıyor.Aysel xanim son dönemlerde onun yerine sahne aldı. Dedikleri yutulur gibi değil.Azanın dedikleri muhtarın ihanet demeçlerini gölgede bırakacak niteliktedir.Gerçi bu xanımada „serok“ söyletiyor ama…İşte meselede bu ya.Kara kara düşünüyoruz. Nerden düştü bu hatun?KUKM’de anı sanı yokken birden bire lider diye paraşütle indirilmesi tesadüfü değildir.TC devletinin bir memuru olarak Kürdistan halkını Türkleştirmeye memur kılındığı anlaşılıyor. Türk Genelkurmayın Apo’ya, onun vasıtasıyla Aysel ve onun gibilerine dikte edilen ihanet teorileri Kürdistan halkına servis edildiği biliniyor.Yoksa Aysel xanımın demeçleri ve açıklamalarını neyle izah edilebilir? Aysel xanım, Kürd halkının katili Atatürk´ü öve öve bitiremiyor.Bakın ne diyor Aysel xanım?„Temel direk Atatük’tür. Kurtarıcı motiv, tarihsel imge Mustafa Kemal ve unun tarihsel eylemselliğinin büyüklüğü kendisini gösterdi ve gösterecek. O mücizedir, ölümsüzdür.“ Kürd halkının katili Mıstoyu kurtarıcı ilan ediyor. Dedikleriyle Kürd ve Kürdistan şehitlerinin kemiklerini sızlatıyor. Bununla yetinmiyor. Güney Kürdistan’ın “misak-ı milli´nin bir parçası” olduğunu söylüyor.Yani bu kadın TC’ye Güney Kürdistan’ı işgal et davetiyesini çıkarıyor.Birde “Kürdlerin TC´ye sömürgecidir dememelidir” zokasını dikte ettiriyor.Barbar Türkler ülkemizi işgal etmiş. Kürd ulusunu siyasi, ekonomik ve kültürel olarak ilhak etmiş. Varlığımızı dahi inkar etmiş. İnkar ettiği bizleri yeryüzünde silmek için elinde ne gerekiyorsa onu yapmış ve yapıyor.Peki şimdi biz bu barbarlara ne diyelim? Aysel hanıma göre “suçlu” bizmişiz ve Türkleri “anlamalıymışız”.”Empati yapmalıymışız”.Yani ne yapmamız gerekiyor?Türklere şunu dememiz gerekiyormuş. “Valla siz bu ülkenin asıl sahibisiniz. Şimdiye kadar bize yaptığınız az bile. Biz bunu hak ettik. Bundan sonrada bize ne yaparsanız hakkınız var.” Aysel hanımın biz Kürdlere söyletmek istediği tamı tamamına budur.Yani bize ihanet edin diye buyuruyor.Aysel’ı anladık. Diyelim, Aysel hanım devletin memuru. Peki DTP yönetici ve sorumlularının hepsi dut yemiş bülbüle dönüşmelerine ne demek gerekir?Aysel Tugluk´un TC devletini kutsayan ve Kürd ulusunu suçlu ilan eden açıklamalarına karşı DTP’nin şimdiye kadar harhangi bir açıklaması olmamıştır/olmıyacaktırda.Zira Ahmet Türk´ün Ayselden ağağı kalır yanı yoktur. Dolayisiyla Ahmet ve DTP den olumlu bir açıklama beklemek abes olur bence.Dahası Aysel Tuğluk, Diyarbakır’da birinci sırada milletvekili adayı gösterilerek ödülendirilmiştir.Başlarında Apo gibi devletin hizmetkar bir muhtarı olduktan sonra azalardan buna benzer daha çok açıklamar gelir. Apo, yukarda anlattığım muhtar hikayesi misalı son kozunu oynuyor/oynamaktadır.Yani Apo bir çok insanı kendisine benzetmiştir ve benzetmektedir.Bu nedenle ihanetçilerimiz çoğalmakta ve KUKM önünde birer mayınlı tarla gibi durmaktadırlar.Düşmana hizmet ve Kürd ulusuna karşı savaşmayı kendilerine iş edinmişler.Gün ola devran döne elbet birgün hesap sorulur.Güney Kürdistan’daki çaşların başına gelenler bunlarında başına gelir.10 Haziran 2007

İlgili

Yorumlar (0)

Henüz yorum yok — ilk yorumu siz yapın.