Siyaset

Rojbaş xâvali Kadir

Yusuf Bülbül · 11.05.2006 · 1 görüntülenme

Öncelikle sorduğun sorular için teşekkür ederim. Tüm okurların soru sormalarını bekliyorum, mümkün olduğunca yanıtlayacağım. sorularının cevabına gelince,Bilim: teorinin pratikte uygulanabilir olmasıdır. Örneğin bir insan: İki çember yapacağım, çemberlerin içine cant yerleştireceğim. tam ortalarına dişli birer mil yerleştirip iki tekerlek yapacağım. bir şase yapıp, tekerleri birbirine bağımlı hale getireceğim. bir zincirle tekerleri birbirine ilişkili hale getireceğim. bağlantının tam ortasına bir dişli koyacağım, ortadaki dişliye bir pedal geçireceğim, en üste oturamalık yapacağım, yön vermek için bir direksiyon takıp, yaptığım bu alete bisiklet diyeceğim ve üzerine binip, pedalları çevirip, direksiyonla yön verip, bisiklet adını verdiğim icadımla gezeceğim; diyorsa ve bisiklet yapıp, onunla gezebiliyorsa örneğimizdeki insanın yaptığına bilim denir. Yine örneğimizdeki adamın icat ettiği bisiklet denen aletle seyahat etme imkan ve olanağı yoksa adam bilimsel bir teori üretememiş demektir. Bir örnek daha verelim,bir insan: bir alet yapacağım ve bu aletle yarım saatte aya seyahat yapıp geri geleceğim, diyorsa ve o insanın bahsettiği teoriyle üretilen aletle gerçekten yarım saatte aya gidilip gelinebilecekse, o zaman adamın o aleti yapıp yapmamasının bir önemi yoktur; adam bilimsel bir teori üretmiş demektir; ama adamın bahsettiği teori ile aya yarımsaatte gidip gelecek bir aracın yapılmasının imkanı yoksa, adamın teorisi bilimsel değildir.Ben çivi yazısını görmeden "çivi yazısını ilk gördüğüm an okurum" dedim. çivi yazısını ilk gördüğüm an okudum, ürettigim bu teoriyi aynı zamanda uyguladım. yaptıgım eylemler bütünü bilimsel bir olaydır. okuyabilirim dediğim halde okuyamasaydım, o zaman bu çalışmalarıma bilimsellik denemezdi.diğer sorularının yanıtına gelince: Prof Mehdad Izady çalışmalarımı okuyunca gerçeği görecektir. Birdaha bu tür bir söylemde bulunacağını sanmıyorum.diğer bir sorunun cevabı: örneğin Araplar çivi yazısını okuyabilselerdi ve Kurmancı konuşsalardı o zaman Araplara Sümerler derdik.konuya ilgi duyuyorsan, yusufbulbul@hotmail.com adresine bir Mail gönder sana çalışmalarımı göndereyim. veya Newroz com da daha önce yayınlanan bölümü oku orada Kürdlere neden Sümerler dediğimi açıklamıştım. ayrıca çalışmalarımın tamamı Newroz com da yayınlanacak. takip edip okursan, aklına gelebilecek bir çok sorunun cevabını bulacaksın. verdiğim cevapların giriş bölümünde 'HEVALÊ' yerine XÂVALİ yazdım. doğrusu yazdığım şekildir. anlamı: X=karşı kişilik, Â=kişi, VA=birlikte olmak, İ=kişi(eril, tekil) XÂVAL=birlikte olan kişiler anlamına gelir. Ê harfi dişildir. XÂVALÊ yazıldığı zaman hitap edilen kişinin dişil olduğu anlaşılmalıdır sevgi ile selamlarYusuf Bülbül 

İlgili

Yorumlar (0)

Henüz yorum yok — ilk yorumu siz yapın.