BİR ANTLAŞMA; DÖRT İTTİHATCI BİR BOLŞEVİK
Bîşar Norşîn · 7 ay önce
Rojhat · 08.10.2007 · 2 görüntülenme
İilerleme Raporu öncesinde Ankara’ya baskı artıyor. AB Komisyonu’nun Genişlemeden Sorumlu Üyesi Olli Rehn, Türkiye’nin en acil sorununun insan hakları ve özgürlükler olduğunu söyledi. Berivan Oruçoğlu'nun haberi...Genel seçimler ve Köşk tartışmalarıyla birlikte Avrupa Birliği reform sürecinin gündemin alt sıralarına düştüğü Ankara’ya, Avrupa Komisyonu’nun Genişleme Komiseri Olli Rehn’den önemli uyarılar geldi. Rehn, yavaşlayan reformlardan, 27 Nisan’da ordunun muhtıra gibi açıklamasına, gazeteci Hrant Dink davasından, dokunulmazlık sorununa kadar pek çok kritik konunun bir ay sonra açıklanacak İlerleme Raporu’nda yer alacağına işaret ediyor...İfade özgürlüğüGenişleme komiserine göre Türkiye’nin en önemli sorunlarının başında insan hakları ve özgürlükler geliyor. Konu ifade özgürlüğü olunca, Brüksel bir kez daha Türk Ceza Kanunu’nun 301.maddesinin acilen değiştirilmesi ısrarını dile getiriyor. “301 adeta marka oldu, madde değişse de uygulamanın mükemmel olacağı söylenemez” diyerek değişiklik için yeni anayasanın beklenmesi mesajı veren Dışişleri Bakanı Ali Babacan’a, Olli Rehn’in yanıtı ise sert ve kararlı.. Temel hak ve özgürlükler Rehn şunları söylüyor: "Anayasa çalışmaları ve öngörülen değişiklikler temel hak ve özgürlükleri genişletmek için bir yol olabilir. Ancak anayasa hazırlıkları özellikle din ve ifade özgürlüğü alanlarındaki gecikmelere bahane olarak kullanılmamalı. AB, bu alanlarda yapılacak reformları vakit kaybedilmeksizin görmeyi bekliyor." Genişleme komiseri, anayasa değişikliği tartışmalarının kamuoyunda açık ve şeffaf bir şekilde yürütülmesi gerektiğinin altını çiziyor. Ancak hükümetin sivil toplum desteklemese dahi, 301. madde gibi tartışmalı konularda cesur adımlar atması gerektiğini vurguluyor.Sivil toplum katkısı Rehn şöyle devam ediyor: "Anayasal reformların açık, şeffaf ve sivil toplum örgütlerine danışılarak yapılması çok önemli. Aynı zamanda, ifade özgürlüğü ve 301. madde gibi konularda hükümet sivil toplumun gerisine düşmemeli. Sivil toplum örgütlerine danışması gerekli, ama demokrasilerde hükümetler reform konusunda sivil toplumun taşeronu değildir. Liderlik ve sorumluluk göstermeli. Şimdi yapılması gereken budur. Avrupa’nın seçimlerden güçlenerek çıkan hükümetten beklentisi de bu yönde." Laiklik tartışması Peki anayasa tartışmalarıyla birlikte gündeme gelen başörtüsü, laiklik gibi kritik konularda Rehn’in mesajı ve beklentisi ne yönde? "Türkiye son 80 yıldır değişim yaşıyor. Şimdi ki süreç ise ülkenin, devletin, toplumun demokratik ve ekonomik değişimi. AB üyeliği de tamamen bununla ilgili. Tüm Türk halkını AB üyeliğini demokratik laikliğin güvencesi olarak görmeye çağırıyorum. Laiklik varolan anayasasının anahtar ilkelerinden biri, bundan sonraki halinde de bunun aynı şekilde korunacağına inanıyorum." DW / Berivan Oruçoğlu
Henüz yorum yok — ilk yorumu siz yapın.