BİR ANTLAŞMA; DÖRT İTTİHATCI BİR BOLŞEVİK
Bîşar Norşîn · 7 ay önce
Firat Dîcle · 24.03.2007 · 2 görüntülenme
Iktidar ve iktidar olmanin nimmetleri ve onun yarattigi güc ile önünde diz çöktüremiyecegi kuvvet yoktur. Kurdistan`in güneyinde Kürt halk kitlelerinin öncülügünde 1991 Raperîni gerceklestiginde, bugünkü kilit noktalarda bulunan yöneticilerin büyük çogunlugu Avruplarda bulunmaktaydi. YNK ve PDK` lilerde Raperînden 1-2 ay öncesine kadar Avrupaya gitmenin telasi içersindediler. Raperîni gerçeklestiren halk kitlelerinin amaci özgür ve bagimsiz bir ülkede refah içersinde yasamakti. Hiç süphesiz Kürt halk kitlesinin özgür, refah ve esit bir sekilde yasamak istedikleri ülke Irak degildi, Irak`ta yasamak gibi bir düsünceleri de yoktur. Kürt halk kitlesinin onyillar süren ve ugruna nice bedeller verdikleri ulusal mücadelenin, kendi topraklarinda bütün dünya haklari gibi kendi topraklarina ülkesine sahip olmak ve kendi topraklarinda, özgür ve bagimsiz devletini kurmakti. Kürt halk kitleleri örgütlü olmadiklarindan dogal olarak yillardir mücadele icersinde bulunan iyi-kötü örgütlü bir konumda bulunan PDK ve YNK Kürt halk kitlelerinin baslatmis oldugu Raperîne sahip cikip iktidari ele aldilar. Ilk kursun esprisinden hareketle, YNK ve PDK Raperîni-( Serhildan) iç örgütlenmenin baslattigi ( Teskilati Daxilî) propagandasini zihinlere kazidilar. Iktidarin ilk bir-kaç yilinda yillardir dagda bulunan bir çok orta kadrolar Kurdistani terk edip Avrupaya iltica ettiler. Gerekce ise ilginçti; Devrimi biz yaptik, iktidar cahs ve müstesarlar yönetiyor. Dönemin Kurdistani Cephesinin yada YNK ve PDK sinin gerekçesi ise; Bizler Cahs ve müstesarlari affetmek ve yönetime katmaz zorundayiz. Dönemin zorluklari dikkate alindiginda, alinan kararin bir takim mantiki yönü bulunabilinir. Ama daha sonra unutulan ise Dagdan gelen siyasi-politik yöneticiler kendilerine bagli siniflar olusturarak, cahs ve müstesarlarla birlikte ülkenin bütün zenginliklerine el koydular. Genis halk kitlelerinin ise eski yoksul konumlari devam etti. Kuzeyli aydin ve politik yapilanmalarin bakis acisi ise, iktidar ile ayni parallelikte oldugundan dolayi madalyonun diger yüzünü göremediler yada görmek istemediler. Iktidarin nimmetlerini red etmek her babayigidin harci olmadigi icin, kuzeyli aydin ve politik yapilanmalarin büyük cogunlugu kurulu hazir sofraya diz çöktüler. köy ve Kentlerin yoksul kesimini görmek onlarin harci degildir. Iktidar ve yoksul kesimle ayni anda iliski icersinde olmak esyanin tabiatina aykiridir. 16 yilin sonunda Halepçe ve Enfal jenosidlerinin sorumlulari, Kürt halkina hesap vermeden bu dünyadan göçtüler.....! Kerkuk ve diger isgal altindaki bölgelerde 9 ay sonra nihai bir sekilde Kurdistan`a baglanacakmis! 3 yildir yapilamayan 9 ay içersinde yapilmasi oldukça zor görünmenin ötesinde imkansiz gibi görünüyor umarim ki yanilayim 9 sonra Kurdistan`in güneyindeki isgal aldindaki topraklar Kurdistan`a baglanir. Biz kuzeyli Kürt`lerin tavri ise oldukça ilginç sanki Adana, Mersin, Maras, Malatya, Sivas ve Kurdistan`in diger bütün sehirleri isgal altinda degilmis gibi.....Türk ordusunun Kerkuk`e müdahelesine hayir kampanyalari propaganda ve ajitasyon nutuklarini çekiyorlar....! Halebçe`nin yarasi halen kaniyor, iktidar Halebçe ve sehitlerine verdigi Halebçe`yi kalkindirma sözlerini tutmadiklari gibi Sehitlerin kemiklerini isimsiz mezarlarda sizlattilar...! Biz kuzeyliler tüketime yönelik yatirimlari yada mantar gibi biten apartmanlari yada Kurdistan`in en güzel yerlerine yapilan villalari gördükçe, OYAK yada onlarin temsilcileri, Cengiz çandarlar, Ilnur çevikler. Dogramacilar MHP li Nursoylar`a peskes çekilen ulusal serveti manipüle edelim. 1991 yilinda Yoksul Kürt halki, Kürt iktidari altinda da yoksul yasamak için Raperìni yapmadilar. Onlar yeniden Irak`a baglanmak ve kendi ulusal serveti düsmanlarina peskes çekilsin diye Serhildan yapmadilar. 16 yil sonra Kurdistan`in güneyinda bütün Kurdistan halki için umut olan Rapaerin umarim ki umutsuzluga düsmez, Kuzeylilerde iktidarin nimmetlerine kapilmayip, olumsuz konumlarindan cikip yüzlerini, kapilarina bahçelerine çevirirler. Kurdistan`in Kuzeyinde, polilitik yapilanmalar, israrla Newroz`u bahar bayrami yapma konusunda TC ile yarisiyorlar. Newroz`un bin yillardir süre gelen direnisçci, zulme, sömürüye, baskiya karsi baskaldiri, mücadele etme gelenegi, israrla yok edilmeye çalisiliyor. Evet, Newroz Gutî`lerden günümüze, DINSEL VE POLITIK olarak iki anlami vardir; dinsel motifte Newroz; Aydinligin Karanliga karsi mücadelesi, Politik motifte ise sömürülenlerin, sömürü, baski, kölelik ve zulme karsi baskaldirisi özgürlük ve bagimsizlik mücadelesidir. Newroz`un Ortaasyadan Kurdistan`a kadar genis bir cografyada hatta Farslarin resmi olarak 2 hafta kutlamasi, onun bütün halklarin baris ve kardeslik, bahar bayrami oldugunu ispat etmez. Tam aksine, Newroz, özgürlük-bagimsizlik mücadelesi, iyinin kötüye ve aydinligin karanliga karsi savasidir. Kürt halkinin Gut`lerin ülklerini isgal eden Samilere karsi özgürlük ve bagimsizlik savasi ve bu savasin zaferle taçlanmasidir. Kurdistan halki ve onun ülkesi, Turani, Sami ve Farslarin isgal ve zulmü altinda iken, TC ile yarisarak, Newroz`u bahar bayrami, baris ve kardeslik bayrami olarak lanse etmek, Newroz`un ruhuna ve onu yaratanlara sirtini dönmektir. Gerçekleri ters-yüz etmektir. Gutî`lerin torunlari köle ve torunlarina biraktigi kutsal topraklar isgal altinda iken, bahar bayrami, baris ve kardeslikten, Newroz`uda bütün halklarin bayrami olarak kutlamaktan dem vurmak dogru bir tavir degildir. Newroz`u yaratanlar, Gutî ve Med`lerdir, Kürtlerin atalarinin insanliga sundugu özgürlük ve zafer, dirilis ve yeniden dogusun sembollu olan Newroz Kürt`lerin ulusal sembol ve ulusal degerleridir. Bu degerler, degerleri yaratanlar, degerlere uygun olarak özgür ve bagimsiz yasadiklari oranda anlamli ve degerlidir. Ama ne yazik ki gu gün, binlerce yildir kutlanan Newroz ve 16 yildönümü kutlanan Raperîn ve Halebçe yaralanmistir. Bu yil Kuzey Kurdistan`da Newroz Imraliya ve Salonlarda kutlanarak TC`ye peskes çekilmistir...... Ama bir gün Newroz`u yaratanlar, yeniden Newroz`un küllerinden dogacaklardir........O gün geldiginde, Turanin, Saminin ve Farsin bu kutsal topraklarda zulmü, baskisi, sömürüsü yok olacaktir, Tipki Gutìlerin Samîlerin Kurdistan`da saltanatlarini yiktiklari gibi, tipki Medlerin Kurdistan haklarini özgürlestirdikleri gibi.....
Henüz yorum yok — ilk yorumu siz yapın.