Siyaset

Purolariyla, Gülümseyisiyle, Diplomasisiyla, Cumhurbaskani Talabani

Nizar Aghri · 05.11.2005 · 2 görüntülenme

  Kürdistan’dan Bagdat’ta giden yol yogun ve sinirlilik damgasini vuruyordu. Her meydanin basinda arabalari durduran ve konrol eden, askerlerin kontrol noktalari vardi.. Bu aramalarda trafigin yogunlasmasina ve yolcularin tedirginligine neden oluyordu. Cünkü, bölgede yolculara yönelik saldirilar cok yogundur. Fakat bizim yolculugumuz cok iyi gecti ve iste biz Bagdat’ta yesil zona( Irak Hükümeti ve ABD Büyük Elciligin bulundugu ve cok yogun bir seklilde korunan Bagdat mahalesi) dogru ilerliyoruz.Soförümüz nizamiyede bekliyen askerlere: „Biz Cumhurbaskani’ni görmek zorundayiz“ dedi. Bir asker Talkie- Walkie’siyle „Baskan’in davetlileri“ diye tekrarladi. Sonra bir baska grup asker, bizim arabalarimizda patlayici aramak amaciyla cok detaylarina kadar aradilar. Daha sonra bizi Sovyetler Birligi ve Kuzey Kore askeri kislalarini andiran, dikenli tel örgülerle kusatilan ve dis dünya ile irtibati kesilen bir alana biraktilar.Önümüzde kaleleri andiran sira halinde sarayla vardi. Tüm bu saraylar eskide, ya Saddam yada Baas Partisindeki yakinlari tarafindan kullaniliyordu. Eski bakanlarin ve milletvekillerin konutlari, onlardan sonra gelenler tarafindan kullaniliyor. Birileri eski Disisler Bakani Tarik Aziz’in, digeri eski Parlamento Baskani, Sadun Hamadi’nin konutunda, Amerika’lilar ise Saddam Hüseyin’in Saray’inda oturuyorlar.. Yeni Cumhurbaskani Celal Talabani’ye gelince, o ise eskide Saddam’in kardesi Barzan El Tikriti’nin oturdugu vilada oturuyor. Cevresindeki binalarda da yaklasik olarak hepsi Kürd olan, yakin cevresi, danismanlari, hizmetcileri ve korumalari oturuyor. Muhtesem yapilanmalar icinde oturanlar, dis dünyanin tehlikelerine karsi, kendi icine kapanmis durumdalar. Bagdat’tin tam göbeginde bulunan yesil bölge, düsmanlarla sarilmis bir kolonu andiriyor. Sanki Kürdler, yillar boyunca Bagdat’tin kapilarini yüzlerine kapatmasinin, acilsada yargilamak, mahkum etmek ve sürgüne göndermek icin olan sürecin intikamini almak istiyorlar. Bize bir büroya götürdüler ve orada danismanlar kendi sorunlarini cözmeye calisiyorladi. Bunlardan biri, SSCB’de gazeteciligi okuyan eski bir ögrenci, kendi esiyle telefonda rusca konusuyordu. O da ailelerini Avrupa’da birakan yeni yöneticilerinin cogunlugu gibi, esini ve cocuklarini Isvec’te birakmis... Bunlar, kendi ülkelerinin vatandaslari olma yerine, daha cok yurdundan edinmis süreli bir is sözlesmesi icin Irak’a gelen insanlara benziyor.Celal Talabani’nin yaptigi her yer degistirmeye bagli olarak, Amerikali ve Irakli korumulari hem karadan ve hem de havadan yaptiklari muhtesem refakatten yer yerinden oynuyor. Cünkü Cumhurbaskani cok isi olan bir insandir. O saat 9‘da kalkar kendi bürosuna gider ve ögle saatlerinde yemek icin evine gelir ve biraz kestirir. Sürekli bir ziyaretci akini var. Bizi de masasina davet etmisti.. Bugün gelen misafirlerinin tümü Kürdlerden olusuyordu.. Bunlar Kürdistan Komunist Partisi, Maocu bir Kürd Partisi ve Kürd Islam Partisi temsilcilerinden olusuyordu.Celal Talabani, sarsilmaz iyimserligiyle cok neseli bir ortam yaratti. Tecrübeli diplomat, Irak politik sahnesinin diger unsurlari olan Kürdler, Araplar, Asuriler, Keldaniler ve Türkmenlerin ana merkezine kendisini yerlestirmeye calisiyor. O, Kürdlerin Baskani degil, tüm iraklilarin, sadece YNK’in degil, tüm taraflarin arasindaki celiskilerinin üstünde bir devlet adami oldugunu göstermeye calisiyor. Kerkük ile ilgili kaygilarini o herkesle paylasiyor, ama bu onun Basra(Sii kenti) ile ilgili kaygi duymasini engellemiyor. Irak’in tüm bölgelerine yardim yapmasi ve hatta kendi kisisel zenginligini de bu amac icin kullanmasi, var olan bu tarafsiz olma imajini yerlestirmek icindir.Celal Talabani, kendi bürosunda oturup, ziyaretcileriyle zaman gecirirken, efsanevi konuskanligi, mevcut olan essiz zekasi ve yanilmaz hafizasinin ona yasanan olaylari hatirlatma, anekdotlari anlatma, kendi kisisel iliskilerini de kullanarak, uzun yillara dayanan politik tecrubesini de aktararak, tartisiyor, gerekcelendiriyor ve sakalasiyor. Bunlari yaparken asla, o genclere has, hatta yaklasik olarak cocuklara ait masumane gülüsünü esirgemiyor. Iste, bir devlet adamindan ziyade bir kamyon soförüne benzeyen Cumhurbaskan yardimcisi, Adil Abdul Mehdi geliyor. Celal Talabani, meshur Kuba purosunu ve ondan daha az degerli olmayan sigara külügüne birakarak, iki koluyla ziyaretcisini kucakliyarak, sanki kaldiracakmis gibi sarildi. Hemen söhbet isinmaya basladi ve Abdul Mehdi’nin gitmesine kadar Talabani kendisini kendinden gecen bir monologa kaptirdi. Abdul Mehdi görünüse göre ikna olmus ama özellikle yörülmüsa benziyordu. Talabani’ye gelince, tatmin olmuslugun dudaklarina yansittigi gülümseyisiyle, purosunu yeniden icmeye basladi.AN- NAHAR/BeyrutCourrier International’denCev: Aso Zagrosi

İlgili

Yorumlar (0)

Henüz yorum yok — ilk yorumu siz yapın.