Siyaset

PKK DÜSSELDORF DAVASI 9

Salih Aras · 15.02.2009 · 2 görüntülenme

  Israrla yok edilmek istenenenlerin güçlü devrimciler olduğunu ve bunun nasıl tehlikeler yaratacağı bilincine net bir biçimdevarmıştım.Mustafa'yı korumam ve uyarmam gerekiyordu.Bunu nasıl yapacaktım? Dediği gibi yapamazdım.D'eyle birlikte göndereceğimiki kişiyle olacakları düşünmek bile istemiyordum. Sorumlu benim.Kararıda kendim vereceğim. Güvenlik biriminde Lübnan'lı bir kürt (*) vardı.Olumlu ve düşünebilen biriydi.Türkçe bilmiyordu.O'nunla kürtçe (kurmancı) anlaşıyorduk.O'nu seçmemin nedeni;olumlu kişiliğivede Mustafa'la türkçe konuşurken birşey anlamayacaktı.             Köln'den kuzeye doğru hareket ettik.İki-üç saatlik bir yolumuz var.Yolda birşeyler içmek için bir restauranta gittik.Bu aradaÖmer'i aradım;Sen Mustafa'yı tanıyorsun,nasıl biridir? Biz yoldayız birazdan ulaşacayız.Ömer şaşkındı,'Senmi gidiyorsun'dedi.Evet birarkadaşla birlikte gidiyoruz.Beni anlamada zorlanıyordu.Ne yapmak istediğime anlam veremiyordu.Ortam çok karışık kendim gitmeliğim,Mustafa hakkında verilen kararı biliyorsun.Bunu hak ettiğine inanmıyorum,sen ne diyorsun? Ömer niyetimi anlamıştı.'Hak etmedi'dedi.O dönem bile alınan kararları tartışmak ihanetti.Sadece Ömer'le kelimeler düzeyinde olsa da konuşabiliyorduk.            Gideceğimiz yere yaklaşmıştık,bizi bekleyen biri vardı,buluştuk.Şehir dışında evlerin seyrek olduğu bir köydü.Evi biraz uzak-tan bize gösterdikten sonra hızla uzaklaştı.Evin önüne vardığımızda,Mustafa'yı yapılan tariflerle tanımıştım.Yanında biri daha vardı.O'da eniştesi.Evin önündeki küçük bahçede çalışıyorlardı.Musatafa'yla gözgöze geldik.Anlamıştı bizi,şaşkın,çaresizdi ve ansızın hazır-lıksız yakalanmıştı.Bir ara çevreye baktı, evin önünde oturan iki bayana gözleri takıldı.Bende bayanlara baktım.Kürt giysileri vardı,üzerlerinde.Serhat'lı kadınlarda böyle giyinirdi.Tekrar bana döndü,gülümsedim,biz arkadaşız Sen'i görmeye geldik,dedim.Tokalaştık,sü-rekli konuşuyorum,olmayan selamları söylüyorum.Fuat'tan Ömer'den.Amacım,ortamı sakinleştirip rahatça konuşabilmek.Eniştesi bizehiç bakmıyor.Kötü şeyler bekliyor.Bir an önce Mustafa'nın iyi niyetime inanması için çabalıyorum.Mustafa kendini toparladı.O'nun ça-resiz hali beni çok rahatsız ediyordu.Yıllarca en zor koşullarda mücadele edeceksin,sonrada ansızın arkadaşlarının sonucu bilinmezbaskılarına maruz kalacaksın.Kabul edilecek bir şey değildi.             Evin önünde masa vardı.Buyrun oturun dedi.Hemen oturduk.Kendini biraz toparlayan enişte de bize hoş geldiniz dedi. Mustafa bayanlara doğru gitti,Eniştesi gözlerini bizden ayırmıyor.Bayanlarla biraz konuştuktan sonra tekrar yanımıza geldi.Konuşmalarıduymadım,ama anladımki Onları sakinleştirmek istiyor.Konuşmaya başladık;Serok ve suçlamalarından hiç bahsetmedim.Parti'den habersiz ayrılmışsın, buraya gelmişsin neden böyle yaptın? Anlatırmısın dedim.Parti'den özgürce ayrılma yollarının olmadığını biliyorum.Hele Mustafa gibi deneyimli ve önemli bir kadronun bunu yapmasının 'ihanet' olduğu ve hemen cezalandırılması gerektiği tartişma-sızdı.Mustafa'nın rahatça konuşabilmesi için,oldukça esnek davranıyorum.Kişiler özgürce Parti'den ayrılabilir,profesyonel devrimci-liğin ön önemli kıstası gönüllülüktür.Yani kişi ayrılma özgürlüğüne sahiptir,diyorum.Ben Mustafa'ya yabancı geliyordum.O dikkatlicebeni dinliyor anlamaya çalışıyor.Çünkü O PKK'yi benden daha iyi tanıyordu. Konuşmalarınım Resmi PKK'eyle çeliştiğini anlıyor vebir oyun mu,yoksa iyi niyetmi,anlamaya çalışıyordu.                      Bayanlardan hangisinin Mustafa'nın ablası olduğunu tahmin etmiştim.Sürekli gözü üzerimizdeydi.Bu çok acı verenbir durumdu.Aklım yıllar öncesine gitti.Serhat'ta aşiretler arası (genelde böyleydi) kavgalarda bile kadının dokunulmazlığı vardı,asla rahatsız edilemezdi.Bu kürdün geleneği ve terbiyesiydi.Bende böyle yetiştirilmiştim.Bunu düşünerek bayanlara doğru gittim.Kürtçekonuştum;me bawerbıkın,em ne düjmunın,havalen Mistefa'ne,hatıne qisebıkın Parti'yeda cıda buye,le disa dostu hevale meye,de-miştim.Batmanlıydılar,Parti'yi tanıyorlardı.Konuşmam pek etkili olmadı ama biraz rahat hareket etmelerini sağlamıştım.Tekrar masayadöndüm konuşmaya devam ediyoruz.Çaylarımız geldi,ortam biraz normale döndü.Masadan kalkmalar gidip-gelmelerle normalleşti.Mustafa konuşmaya karar vermişti,hep olumsuzluklara değindi; III.Kongre sonrası köy baskınlarının ve yapılan katliamların kendi-sini olumsuz etkilediğini belirtiyor ve örgütsel yapıya, yapılan müdahalenin doğru olmadığını söylüyordu.Anlamıştım, Mustafa'nınSerok'tan çok rahatsız olduğunu.Eleştirilerine onay verdikçe,O'da olumsuzlukları detaylandırıyordu.Yanlışların asıl kaynağını belirt-meden konuşuyoruz.On yıldan fazladır  ( o zaman 1988) aktif olarak KUKM'si içinde yer alan Mustafa;'inancım kalmadı'dedi.O'nuçok iyi anlıyordum.Devam ediyor,Almanya'ya eniştesinin yardımıyla geldiğini anlatıyor.'Gelmem için 10 bin DM harcadı',bu kadarparayla Türkiye'den illegal yollarla gelmenin mümkün olduğunu anlatmaya çalışıyordu.PKK'yi tanıdığı ve beklenen iftiralardan korun-mak için bir nevi savunmasını yapıyordu.Açıkçası demek istiyordu,ayrıldım ama devletle ilişkim yok ve ihanet etmedim demek isti-yordu.            Bu arada çok iyi sofra hazırlandı.Bizde acıkmıştık.Doğrusu,ortada haklı olarak;kuşku,endişe, anlamlı,öfkeli bakışlar ve ne o-lacağı tedirginlikle beklenen sonuç,bizide rahatsız ediyordu.O güzel sofrada yemekler yenilemedi.Herkes bir-iki kaşık almıştı.Tekrarkonuşmaya devam ediyoruz.Ömer'i sordu.İyi olduğunu söyledim.Belki beraber geliriz dedim.Epey konuşmuştuk,ayrılmamızın gereki-yordu.Amacıma tam ulaşamadım.O'nu eskiden tanımıyordum.Çok açık konuşamazdım.Kendi geleceğiminde nasıl olacağını bilemiyo-rum.Son bir uyarı yapmak istiyorum.Şexmus ve Zeyneb'ide,Parti arıyor dedim.Onlarda habersiz ayrılmişlar ve Avrupa'ya geldikleri-ni duyduk,ama nerede olduklarını bilmiyoruz,dedim.Hiç bir yorum yapmak istemedi.Arkadaş dedim kendine dikkat et biliyorsun ayrı-lanlara karşı nasıl tavır alınıyor.Ben seni anlıyorum,isterimki durumunu netleştiresin,gerekirse ve istiyorsan burda da Parti çalışmalarına katılabilirsin.Bu benim görüşüm.Bu alanda ne kadar kalacağımı bilemiyorum.Sana farklı yaklaşımlarda olabilir,dikkatli olman gerekiyor.Bundan da fazla bir uyarı yapamazdım.Çok kısa bir rapor yazmanı istiyorum.Bir sayfalık yeter dedim.Musatafa,'Başkana-mı, yoksa Merkez Komite'yemi yazayım?' deyince anlamıştım,O'da MK diye bir kurumun olmadığına.Belkide MK olmayan bir Parti'dekalmak istemediği için ayrılmıştı.Gerçekçi davranarak Başkan'a yazın dedim.Diğeri komik olurdu!!! Mustafa içeriğe geçti yarım saat kadar bir zamanda roporunu hazırlamıştı.Bulunduğu alanda bilinen bir ilişkiye tüm araç-gereçleri ve Parti'e aitolan her şeyi teslim ettiğini,Ulusal davaya inancının kalmadığını  ve inançsız bir şekilde mücadeleye devametmesinin kendisi ve Parti için yararlı olmayacağını belirtiyordu.Yoğun ve dikkatli bakışlar arasında herkesle tokalaşıp ayrılıyoruz. Yoldayız Köln'e doğru gidiyoruz.Lübnan'lı kürtle konuşuyoruz.Sordum Mustafa ajan olabilirmi?'Asla dedi anasından peşmerge doğ-muş gibidir'.Uzun boyu kaslı ve sportif fiziyiyle dağlarada çok yakışan biriydi.Arkadaş hakkında yanlış duyumlar aldık,görüştük ben ajanlaştığına inanmıyorum.Senin düşüncen ne? 'konuşmalarınızı anlayamadım' ve kaç yıl Parti'de kaldığını sordu.On yıldan fazladedim.'Belki yorulmuş, çok net bir insana benziyordu,O yine Parti'ye katılır'dedi.Lübnan'lının görüşlerinden mumnundum.Bende öy-le düşünüyorum.Bu durumu gidince başkana bildireceğim.              Köln'e varmiştık,arkadaşla ayrıldık.Sabit bir yerimiz olmadığı için,telefon görüşmelerimiz,ya biz arardık ya da Abdullahbilinen ilişkilere not bırakırdı.Aradım, Mustafa'yla olan görüşmeyi anlattım.Tepki gösterdi;'Neden sen gittin' diye sordu.Ortam çokkritik olumsuz bir durumu kaldıramazdık onun için gittim.Artık yerini biliyoruz,Parti'yede karşı değil.Raporda hazırladı en kısa süre-göndereceğimi belirttim.O bu durumun Fuat'tan kaynaklandığını düşünüyordu.Oysa Fuat'ın hiç bir etkisi olmamıştı.O Fuat'ı hedefaldı.Mustafa'nın ajan olamayacağını ancak yorulmuş olabileceğini belirttim.İlgilenmemizin ve yeniden kazanmamızın daha doğruolacağını belirttim.Bana çok öfkelendiğini ve öfkesini fazla belirtmediğini anladım.Daha dikkatli olmalıyım.            'BMW'yi aldınızmı' mı dedi.Frankfurt'taki arkadaş ilgileniyor dedim.Israrla BMW'nin Haziran ortalarına kadar yetişmesiniistiyordu. Ve açıkça söyledi;'BMW'yi Cemil Esat'ın 17 yaşındaki oğluna hediye etmesi' gerektiğini söyledi. Bir-iki gün içinde haber beklediğini belirtti. Anladım Serok 'zor'durumda.Güneydeki arkadaş Almanya'yı çok iyi biliyordu.Bir gün sonra aradım.Daha önceBMW'den hiç bahsetmemiştim.Bir küçük hediğe BMW isteniyor,hemen alınması gerikiyor,Başkanın emridir.'Bu araba ancak Münih'te bulunur oraya gitmem geriyor'. Hemen git dedim.Artık en önemli görevimiz BMW'nin alınması oldu.Bir gün sonra tekrar arkadaşla görüştük; istenen BMW'nin 146 bin DM ve yapılan extradan sparişlerinde 11 bin DM olduğu,toplam fiatın 157 bin DM olacağınıbelirtti.Sorumlu olmuşum ama maliyemizde ne kadar para olduğunu bilmiyorum.Her şey karma karışık.III. Kongre'de bile mali raporverilmemiş,sadece Serok 'bir miktar paramız var demiş' Karışıklık yukardan aşağıya geliyor.Kuzey bölgelerinden biraz haberimvar,bu kadar para yok.Köln, orta bölgelerdeki paranın Fuat'ta olduğunu biliyorum.Son Merkez toplantımızda öğrenmiştim.300 binDM'ydi. Parayı Fuat'tan almam gerekiyor.Güneyde para olup-olmadığını düşünmedim.Fuat'la görüştüm BMW isteniyor,Cemil Esat'ınoğlu için fiatı 157 bin DM dir.Bu parayı nasıl temin edeceğiz.Fuat hiç duymak istemedi cavapta vermedi.Öyle özellikleri vardı.Ho-şumada gitti.Yanından ayrıldım parayı nasıl temin edeceğimi düşünüyorum.              Tekrar güneydeki arkadaşı aradım.Bölgede ne kadar para bulunduğunu sordum.Tam hatırlamıyorum.Arkadaş '1987 kam-panya parasının bölgede olduğunu ve miktarın 170 yada 180 bin DM olduğunu söylemişti.Para temin edilmişti.1987'de Münih,Stutgartve Frankfurt çevresindeki yurtsever kürtlerin gerillası için verdikleri paraydı.Bir çocuğa hediye gittiğinin farkında bile değillerdi.            Aynı günlerde ülkedeki arkadaşlardan da gece dürbünü su botları isteniyordu.Su botları gerekliydi ilk baharda sular kabar-ğında istenmeyen kayıplar oluyordu. (1987'de Hezil çayında 7 arkadaş sularda şehit olmuştu) Bu botlar şimdiki euro ya göre  hesap-lanırsa 100 bile etmiyor.Çok kullanışlı dört kişi  rahatlıkla binebilir.Sonra havasını indirip,rahatlıkla taşınabilir yada belli yerlerde saklana bilirdi. Gece dürbününü Mardin Bölgesi istiyordu,askerlerde var bizde yok diyorlardı.Gece ovalık arazilerden geçerken çok ihtiyaç duyuyoruz ve mutlaka temin edin diyorlardı.Yasal açıdan bulmak zordu.Bütün bölgelere mutlaka temin etmeliyiz,dedik.Bir bölgeden iyi haber geldi.Fiatı şimdiki euroya göre 11 bin denildi,hemen karar verildi ve alındı.O dönem ülkedeki arkadaşlar azdı.Toplam sayıları yüz bile değildi.Bir çoğunu tanıyorduk.Onlar daha çok Avrupa üzeri ilişki istiyorlardı.Hem her bölgeye çok gidip-ge-len vardı.Ulaşım ve irtibat sorunu çok kolay sağlanıyordu.En önemlisi karşılıklı yoldaşça ilişkiler çerçevesinde rahatlıkla hakları olanisteklerini belirtiyorlardı.Serok bundan rahatsız oluyordu.Kim bildirmiş bilmiyorum.Gönderdikten sonra zaten bildirecektik.Birilerihaber vermiş gece dürbünü ve su botlarının alındığını.Bir telefon konuşmasında çıldırmış gibiydi.'Bu kadar para harcanırmı,teknikbazı şeyler için' diyordu.                             devam edecek 14.02.09 salih.aras@hotmail.de  (*) Yıllar önce ailesi K.Kürdistan'dan Lübnan'a göç ediyor.PKK ilk alana gittiği yıllardan beri ilişki kurulan birailedir.Bütün aile fertleri aktif mücadeleye katılır.Kardeşlerden şehit olanlar var. 

İlgili

Yorumlar (0)

Henüz yorum yok — ilk yorumu siz yapın.