Siyaset

Pervari'de 24 korucu silah bıraktı

Haci · 24.09.2006 · 1 görüntülenme

Pervari'de 24 korucu silah bıraktı SİİRT - Siirt'in Pervari bağlı Bent (Serxanis) Köyü'nde operasyona çıkmak istemeyen 24 korucunun silah bıraktığı iddia edildi.Edinilen bilgiye göre Siirt'in Pervari İlçesi'ne bağlı Bent (Serxanis) Köyü'nde 1991 yılından beri koruculuk yapan 24 kişi silahlarını Bent Köyü Karakolu'na teslim etti. Korucuların yoğunlaşan operasyonlara katılmak istemedikleri için silah bıraktıkları iddia edildi. Oğlunu askerde kaybeden babanın tepkisi: Askere gönderecek kurbanlık çocuğumuz yokİZMİR - Siirt ile Pervari İlçesi'nde 23 Eylül 2005 tarihinde meydana gelen patlamada yaşamını yitiren Piyade Er Zeki Yenal Gülseren'in babası Mehmet Gülseren oğlunun ölümünden yetkilileri sorumlu tuttu. Gülseren, "Bundan böyle de askere gönderecek kurbanlık çocuğumuz yok, vicdani retçi olup cezaevinde yatsınlar daha iyi" dedi.Siirt-Pervari karayolunda 23 Eylül 2005 tarihinde meydana gelen patlamada Okçular Taburu'na Bingöllü Piyade Er Şaban Kadıoğlu ile Konyalı Erkan Küçükfırat yaralanırken, Diyarbakırlı Piyade Er Zeki Yenal Gülseren ise yaşamını yitirdi. Olayın üzerinden bir yıl geçmesine rağmen acısı dinmeyen Mehmet Gülseren, oğlunun ölümünden yetkilileri sorumlu tuttu. Mayını döşeyen kişilerin oğlunun çocukluk arkadaşı dahi olabileceğini belirten Gülseren,"Ben ki her baba gibi severdim oğlumu, ayağı taşa değmesin isterdim. Kıyamazdım, ama bizleri enayi yerine koyan, kirli çıkarlarını korumak üzere, yavrumu, yavrularımızı ölüme gönderen, bunun adını da, 'Vatan hizmeti' koyan haramzadeler, ölürsek 'şehit' kalırsak ta 'gazi' olacağımızı söylüyorlar. Oysaki çocuğum, çocuklarımız fillerin tepişmesinde arada kaynayıp gitti" dedi.'Devlet vatandaşıyla savaşmamalı' Savaşın 'vatanın düşman devletlerinin istilasına uğraması' durumunda meşru olacağını kaydeden Gülseren, hiç bir devletin kendi vatandaşıyla savaşmaması gerektiğini söyledi. Hastanede oğlunun yaralı arkadaşlarıyla bir hafta beraber kaldığını belirten Gülseren, tanık olduklarını şu şekilde aktardı: "Ben bu gençlerle, yaklaşık bir hafta, gündüzleri beraber bulundum. Sohbet ettim. Hepsi boynunu bükmüş, 'kurbanlık koçlar' gibiydi. Diyarbakır Askeri Hastanesi'ne sevk edilen erlerin 'belki rapor alabiliriz', 'belki de bu zorunlu askerlikten kazasız, belasız kurtulabiliriz' diye düşünüyorlardı."'Askere gönderecek çocuğumuz yok' Oğlunun "şehit" olarak kabul edilmesine tepki gösteren Gülseren şunları söyledi: "Hakkımı helal etmiyorum, kirli politikalarınıza, kurban ettiğiniz çocuğumda, hiç kimsenin şehidi falan değil, bundan böyle de askere gönderecek, kurbanlık çocuğumuz yok, vicdani retçi olup cezaevinde yatsınlar daha iyi. Oğlumu ölüme gönderen bu devletin vatandaşı olmaktan gurur duymuyorum. Çünkü bu vatan, en çok yan gelip yatanların, bizi birbirimize boğazlatanların, halkı soyarken, türlü yalanlar atanların, vatanını satanların, anamızı ağlatanların vatanıdır."DIHA 

İlgili

Yorumlar (0)

Henüz yorum yok — ilk yorumu siz yapın.