Siyaset

Penka kardeşim neredesin?

bahoz þavata · 20.11.2006 · 1 görüntülenme

 İnsan nostalji yapamadan edemiyor. Henüz on üç yaşlarında iken babam, ilk defa abim ve bana Malatya İstanbul Sinemasında oynamakta olan bir filmi izlememiz için izin veriyor ve harcamamız gereken ücreti de abime veriyordu. Garipsemiştim. İlk defa akşam üstü bir sinema matinesine abim ve bana, babam izin vermişti. Böylesi pek görülmezdi.Damarlarında Kürdistan'ın özgürlüğü olan babam, bizlere de aslında bir yol gösteriyordu..O, artık elli yaşına ayak basmıştı. Bizim gibi yeni yetmelere yeni perspektif sunuyordu. Sıra sizde demek istiyordu.. Onun sayesinde izlediğim bu film, bana çok ders sunmuştu...Rus edebiyatının ünlü milliyetçisi Gogol, “Taras Bulba” adlı eserinde; Rus milliyetçiliğini işleyen bir eser sunar. Bu eser, Kürt milliyetçiliğini geliştirmede ve ona bayraktarlık yapmada bizlere ilham kaynağı olmuştu. Filmi izledikten yıllar sonra konunun Rus milliyetçiliğine dair olduğunu ancak cezaevinde Rus edebiyatçısı Gogol'ün o ünlü “Taras Bulba” eserini okuduğumda anlamıştım. Sinema filmi de, bu eserin senaryo haline getirilmişi idi.Film, Polonya Prenslerine baş kaldırıp, yenilen Rus Kazaklarının yaptığı bir toplantı ile başlıyordu. Yenilginin değerlendirilmesi ile ilgili yapılan bu toplantıda Rus Kazakları şu kararları alır;Yenilginin nedeni, düşmanın kendilerinden daha modern teknolijiye ve teknik imkanlara sahip olması, eski kuşağın bilgi olarak savaş zafiyetleri ve nüfus kayıpları nedeniyle yeni bir savaş yürütemeyeceğidir. Kazakları ifade eden topuz kuyruk uzun saçların kesilerek, kamuflaj yapılıp, yeni nesil Rus gençlerinin Polonya mekteplerinde yetiştirilerek, gelecekte savaşa hazırlık yapılmasına karar verilir. Polonya prenslerine karşı yaratılacak savaş ve isyanın ancak bu plan sonucunda başarıya ulaşacağına ön görülür.Nitekim bu plan oybirliği ile karar altına alınır . Plan uygulamaya sokulur. Gençler, Polonya mekteplerinde okutulur. Sonuçta eski kuşak ve yetişen yeni kuşakların işbirliği ile yaratılan savaşta Rus Kazakları, Polonya Prenslerine karşı başarıyı elde eder. Başarıyı yakalamak yine eski kuşakların savaş oyunu neticesinde gerçekleşir. Yetişen yeni Rus gençlerinin bazılarının da zafiyetleri ortaya çıkar. Bir çoğu Polonya kızlarına aşık olmuş, şehir yaşamının sevdasına kapılarak asimle olmuştur. Yine de yetişen bazı Rus gençleri, Polonyalılardan öğrendiği savaş teknik ve bilgisini kendi halkına öğretmiştir. İşte Rus Kazaklarının zaferi bu yapı üstüne kuruludur. Eski kuşaklar ise tecrübe ve bilgileri ile yürütülen savaşta yol gösterici olmuşlardır.Savaşta, Polonya şehrini kuşatan Rus Kazakları, ellerindeki imkanlar ile Polonya şehrine girememektedir. Polonya kuvvetlerini dışarı çekmek gerekir. Eski savaş oyununa baş vurulur. Ruslar uzun kuşatmaya dayanamadıklarını gösteren bir davranışı düşmanlarına sezdirmeye çalışırlar. Kuşatmayı yapan bir çok Rus Kazak boyunun kuvvetleri ile çekildiğini ve zayıf bir kuvvetin kaldığını gören Polonyalılar ana askeri kuvvetini kaleden dışarı çıkarır ve Rus Kazaklarının oyununa gelir..Lakin bu eserin en önemli uyarısı; eski kuşak yoldaşların sıkıştığında yaptıkları serzenişlerdir. Nitekim bu eserde de bende kalan “Penka kardeşim nerdesin!” serzenişidir. Polonyalıların Ruslara karşı, son karşı saldırılarında Polonya ordusunun önüne kattığı Rusların önderi Taras Bulba, bu yardım serzenişi ile arkadaşını çağırır. Ve Penka, ordusu ile saklandığı vadiden çıkarak, Teras’a yardım eder. Polonyalıların yenilgisine neden olur.Her kes birbirinin halini anlar misali, Taras Bulba, Polonyalara karşı yapılan son isyanda, sıkışık halinde yeni kuşaktan birini aramaz, kendi kuşağından eski arkadaşı Penka’ya seslenir; “Penka kardeşim neredesin..?” diye...Biz eski kuşaklar da birbirimizi tanırız. Önce bizler birbirimizi ararız. Bu gün makalelerimde eski kuşaklara seslenirken “Penkalarıma” seslenirim, sakın ola ki, yanlış anlaşılmasın, üzülürüm, onları yermek için aramam. O tür insanlar, bu yuvayı çoktan terk etti..Belki bir-iki kalmıştır..Her şeyi yazamıyoruz. Bizim geleneği oluşturan önderler yapabileceğini yapmıştır. Eğer birileri ister oligarşik yapılanma nedeni ile ister istemediği halde ileri bir sorumluluk altına girmiş ise, başaramadıkları, potansiyel konumu nedeniyledir. Ama eğer istediğimizi bu gelenekten bulamamışsak ve genç kuşakların önünü açmasını bilmiyorsak bu suç büyüktür. Yeni olarak söylemek istediklerim bunlar. Kürt demokrasisinin olmazsa olmaz demokrasisi de budur. Sonuç olarak: Yeni kuşaklara yol açmalıyız...!Bir genç arkadaşın belirttiği gibi; “yeni kuşaklar ile eski kuşakların ortaklığı olmalı ve eski kuşaklar yeni kuşakların önünü açmalı,” sözleri ne kadar doğru. Cevherleri görmesini de bilmek gerekir.Ben babamın yolunu takip ediyorum. Penkalardan da tıpkı babam gibi davranmalarını istiyorum.Babam, ya da “Kırk dokuz”lar, hayatı tanıyan insanlardı. Bana hep yol gösterdiler. Onları bu gün yine saygıyla anıyorum.. Yeni genç kuşaklara yol açmayı onların öğretisine borçluyum. Bu gün yine yine haykırıyorum:Penka kardeşim neredesin..?Saygı ve sevgilerimle..

İlgili

Yorumlar (0)

Henüz yorum yok — ilk yorumu siz yapın.