Siyaset

PARÇALANMAYA GİDİŞ

PETER GALBRAITH · 26.08.2006 · 1 görüntülenme

  Dün Başkan Bush gazete muhabirlerine yaptığı açıklamada, Iraktaki iç savaşa ilişkin görüşmeler üzerine “kaygılı” olmakla birlikte, kendisini savunabilecek istikrarlı ve birleşik bir Irak oluşumunu kastederek “misyonumuz tamamlanmadan orayı terketmeyeceğiz” dedi.Fakat şimdi yönetimin rahatsız edici gerçekle karşılaşmasının zamanıdır: Artık tek bir Irak milleti diye herhangi bir şey yoktur. Kuzeyde, Kürdistanın kendi hükümeti, ordusu ve bayrağı var, ve de Irak bayrağına ve ordusuna kendi bölgesinde izin vermemektedir. Şii Güney ise dini partiler ve milisleri tarafından yönetilmektedir. Merkez sunni bölge ise sunni isyancılarla genellikle Şiilerden oluşan Irak birlikleriyle ittifak içinde hareket eden ABD askeri birlikleri arasında savaş alanı olmuştur. Bağdatta ise Al-Kaida’nın yan kuruluşları şehrin batı yakasında çok sayıda mahalleyi kontrol ederken, Hizbullah yanlısı Mehdi Ordusu da şii olan doğu bölgesini kontrol etmektedir.Irak’ın varsayılan “ulusal birlik hükkümeti” ise öyle çok birleşik değil, ve de hemen hemen hiç bir seyi de yönetemiyor.Gerçekte, Bush yönetimi birleşik bir Irakta ısrar emekle, ülkenin bölünmesine yardım etti.Nisan 2003 ten itibaren başlayan 14 aylık resmi amerikan işgali süresince, ABD Şii milislerin birkaç bin savaşçıdan bugün 100 000 den fazlasının oluşmasına izin verdi. Ve Ağustos 2005 te ise ABD nin Irak Elçisi Zalmay Khalilzad parçalanmanın yol haritası olan Anayasanın sponsorluğunu yaptı. Bu Anayasa her Irak bölgesinin kendi hükümetine, ordusuna sahip olma hakkıyla birlikte ağırlıklı olarak kendi bölgelerindeki petrolün kontrolüne izin veriyor. Merkezi Hükümet ise Vergilendirmeyi empoze etme kudretinden de yoksundur.Irakın böyle bir Anayasası var, -ki halkı onu ezici bir şekilde onayladı- çünkü onlar birleşik bir millet olarak yaşamak istemiyorlar. Bir Kürt için, ıraklı olmak baskı, zehirli gaz ve soykırım demektir. Bunun içindirki Kürtlerin %98’i geçen yıl yapılan bağlayıcı olmayan referandumda bağımsızlığı istediklerini belirtmişlerdi. Geçmiş Irak yönetimleri Irak’ın Şii çoğunluğunuda baskı altına almışlardı. İşte bu Şiiler şimdi, 2005 yılında yapilan demokratik seçimler sayesinde tüm Arap Irakın yönetiminden mükellef olmuşlardır, -fakat öyle görünüyorki sadece şii bölgeleri yönetmekten hoşnutturlar. Gerçekte, onların politkacıları sunni bölgelerle olan sınırlarını koruyan ordusuyla birlikte bir Şii devleti yaratmanın planlarıyla ilerlemektedirler. Öyle görünüyorki sadece Sunni Araplar – Nüfusun %20’sini oluşturmaktadırlar- gerçek birleşik bir Irakı istiyorlar. Öyleki gerçek sorun “Biz nasıl Irakı birlikte tutabiliriz?” değil, ama “Onu birlikte geri bırakmak bize neye malolacaktır?”En asgari biçimde, ABD Şii Milisleri silahsızlandıracaktır ve Sunni-Şii iç savaşına son verecektir. Milislerin silahsızlandırılmasıyla kastedilen İran tarafından desteklenen iyi silahlanmış savaşçılardır. İç savaşı bitirmek için ABD birlikleri Bağdadın polis gücü olmak zorundadır. Tüm bu misyonların gerçekleşebilmesi için bugün Irakta varolan birliklerimizden daha fazlasının bulunmasını gerekecektir ve büyük oranda ABD kayıplarına yolaçacaktır.Irakı tekrar birleştirebilsek bile, bu uygun bir amaçmıdır? Irak Kürtleri kuzeyde batı-yönelimi amaçlı bir demokrasi yaratmışlardır. Burada onları teokratik ve İranın mütefiği olan bir Irakta yaşamaya zorlarken, hangi ABD çıkarına hizmet edilmektedir? Ve eğer Irak Şiileri kendi devletlerini istiyorlarsa, ki yaptıklarına baktğımızda öyle görünüyor, niçin askerimizi onları durdurmak için kullanıyoruz?Irak zaten parçalanmıştır. Sorun şimdi şudur, acaba Amerika neden bir ülkenin tekrardan birliğinin sağlanması için, ki bu ülke halkının büyük böümü bunu istememektedir, kan ve hazine olarak yüksek bir bedel ödemelidirGalbraith, ABD’nin Hırvatistan eski büyükelçisi, “Irakın Sonu: Amerikanın yeteneksizligi nasıl sonu olmıyan bir savaş yarattı.”22 Ağustos 2006 da New York Daily News de yayınlandı.Çev: Adil Suran

İlgili

Yorumlar (0)

Henüz yorum yok — ilk yorumu siz yapın.