Siyaset

ÖZGÜNLÜMÜZ VEYA KÜRT REALİTESİ

Þeref Laþer · 19.06.2006 · 2 görüntülenme

ÖZGÜNLÜMÜZ VEYA KÜRT REALİTESİ

ÖZGÜNLÜMÜZ VEYA KÜRT REALİTESİ KÜRTLER NEDEN DEVLET KURAMADILAR, TARTIŞMASI ÜZERİNE Kürtlerin kendi özgünlügünden dolayı devlet olamayışlarını, bu özgünlüğün dış düşmanlardan kaynaklandığı, dünya güçlerinin kürtlerin devlet kurmaları önünde engel oluşturdukları şeklinde yazarımız Hasan Hüseyin Yıldırım’ın görüşlerine karşı Rızgari sitesinden Ayhan Çiftçi’nin yanıtları, bunlara karşı yazarımız Aso Zagrosi’nin tarihsel bir yaklaşımla cevap vermesi tartışmayı değişik boyutlara taşıdı ve bir kaç söz söyleme ihtiyacını doğurdu.Her üç yazar da gerçeklerin sadece bir kısmını dile getiriyor, ama her üçünde de eksiklikler ve yanlışlıklar vardır. Herşeyden önçe sayın Çiftçi’nin Kürtlerin islam dinini seçmesi veya islamlaşmaları konusundaki görüşlerine katılmak mümkün değil, toptap yanlıştır ve tarihi iyi bilmemektir . sayın Aso Zağrosi’nin bu tarihten belgelerle orta koydugu gerçekler var, ve yorumua bile ihtiyaç duyulmamalıdır. Kürtler islamdan önce dünyanın en büyük ticari bölgesine ve dünyanın sayılı büyük şehirlerine sahiplerdi. Antakya, urfa, haran, Hewler Ahlat, ani Nusaybin vs. Sayabiliriz. İslami Arap oldularının özellikle bu bölgelere yönelmeleri sebepsiz değildir, bu bölgeye hakim olmak dünyaya hakim olmanın ilk basamağını oluşturuyordu. Yukarı mezopotamya Dünyanın en gelişmiş ekonomisine verimli topraklarına kültürüne insan gücüne sahiptir. İsa ve Musa taraftarları yukarı mezopotamya üzerinde mücadele ederken 500 yy. Sonra mahamed taraftarlarıda bu kavgaya katıldılar ve mücadele alanları yukarı mezopotamya idi. Bu dönemde Maraş dünya zanaatçılık merkezi, Antakya Dünya ticaret merkezi, Ahlat ve Ani dünya kültür merkezleri idi. Bu konuda Aso Zağrosinin söylediklerine katılıyorum. Önce Arapların sonra da Türklerin yukarı mezopotamyayı işgal etmeleri , kürt toplumunu, ekonomisini ticaretini ve şehirlerini mahvetti. Ehli ilim de ehli örf de kürdistanda gerilemeye sönükleşerek yok olmaya yol açtı. Bu durumda hiç olmazsa jenoside uğramadık demek, de iki açıdan doğru değil, hemde ahlaki değil. Herkesin yaşam hakkı var, kürtlerinde, ama sadece islamın yaşama hakkı var diye müslümanlar diğer dinlere ve halkları saldırıyor yok ediyorsa, kürtlere düşen bu yokedici jenositci anlayısı benimsemek degil, buna karşı savaşmasıdır.Kürtlerin Devlet kuramaları konusuna gelince, bu konudaki görüşler ya eksik yada yanlıştır.Kürtler tarihte birçok devletler kurmuşlardır. Hatta 1600 yıllarına kadar birçok devletleri de vardı. Bu dönemde devlet şekli tipik derebeyliklerdi. Araplar bir islam imparatorluğu kurdular Türkler önce derebeylikler sonra Arap islam imparatorluğunun ve Doğu Roma imparatorluğunun mirası üzerine konarak gelişmiş merkezi devletler oluşturdular.O dönem ile bu dönemi karıştırmamak lazım. Her dönemde devlet olmanın koşulları farklıdır. Bin yıl önce dış etkiler bu kadar etkin değildi. Amerika bile kefsedilmemiştir.Bin yıl önce, devlet olmanın ön koşulu, güçlü bir askeri güce sahip olmanın yanında, verimli topraklara ve bu toprakları işleyen bağımlı köylüye sahip olmak gerekirdi. Yani temel ölçü, fazla kula, topraga ve kılıç’a sahip olmaktı. Bugün bu ölçler değişmiştir. Bugün, günçlü bir askeri gücün yanında, güçlü sanayiye ve güçlüuluslararası itifaka sahip olmak gerekir. Ayhan çiftçinin bu konuda sehirler konusunda söyledikleri doğrudur, ama uluslararası çıkarların iç çıkarlarla iç içe geçtiği günümüzde, dış güçler olarak adlandırdığı uluslararası itifakları kücümsemesi yanlıştır. İç etkilermi önemli dış etkiler mi ikilemi bu açıdan yanlış bir ikilemdir ve bizi yanlış sonuçlara götürür. 1900lerden beri,Bugün de hem iç etki hem dış etkiler olmadan yol olmak kürdistanda devlet kurmak mümkün değildir. İç dinamizmi küçümsemek, ABD ve Avrupa isteseydi başımıza bir çoban koyarak kürtelere devlet kurdurturdu demek, de diğer uçtaki bir yanlıştır. İngilizler Fransızlar Ortadoğuya hakim oldukları zaman, bölgenin engüçlü olanlarını kazanmaya çalışacaklardı. 1900ler ve birinci dünya savaşından sonra kürtler bölgenin en güçlü aktörleri değildi. Cılız ulusal kıpırdanışlar isyanlar türk Arap ve Farsiler karşısında zayıf konumda idil. İşgalçiler, planlarında kürtlere yer verdiler serv antleşması. Ancak Türk işgali karşısında bu haklarını savunabilecek gücü gösteremediler ve emperyalistler güçlü olanlarla anlaştılar. Bu günde ABD ve Avrupa’dan fazla bir beklenti içine girmemek gerekir. Onlar kürtlerin hakları için hiç bir zaman savaşmaz, ve bir çobanı başa getirerek bir kürt devleti kurdurtmazlar. Kürtler kendi ülkelerinde bir aktor olarak ortaya çıkarsa, yani kendi iç dinamizmi ile kendi gücünü ve iradesini ortaya koyarsa, ABD veya AB kürtleri de politik arenada hesaba katar. Bugün artık kürtlerin modern anlamda ulusal bilinci oluşmuş ve devlet olma özlemleri ile savaşmaktadırlar. Milyonluk şehirleri, yetişmiş işgücü, birikmiş sermayeleri,uluslararası yükselen değerlerle bütünleşmiş kültürü ekonomisi ve siyasi örgütlenmesi vardır. Kürdistanın dört parçası arasındaki farklılıklar, çıkarlar ve çatışmalar da farklıdır. Kuzey Kürdistanda kürt milletinin gücünü ve iradesini ortaya koyan bir örgütlenme yoktur. Kuzey kürtleri kendi iç dinamekilerini harekete geçirerek bu gücü ortaya koymalı ve uluslararası arenaya çıkarak beklentilerini ve politikasını ortaya koymalıdır.Son söz. Her ulusun olduğu gibi kürtlerin de kendi özgünlüğü elbette vardır. Ama bu özunluk her ulusta olduğu gibi, bazen ayakbağı bazen de olumlu bir faktöre dönüşebiliyor.Dış etkiler diye adlandırdığımız uluslararası itifak çağımızda geçmişe oranla daha etkin hale gelmiştir. İç veya dış koşul ayırımı artık ortadan kalkmıştır ve dünya kücüçülerek tekleşmiştir.

İlgili

Yorumlar (0)

Henüz yorum yok — ilk yorumu siz yapın.