Siyaset

Ortadoğu da Taşlar Yerinden Oynarsa !

Rojhat Badikî · 14.05.2012 · 2 görüntülenme

Ortadoğu da Taşlar Yerinden Oynarsa !
Burhan Ghalioun, Paris Sorbonne Universinde Arap eğitimi bölümü sorumlusu ve Suriye ulusal konseyi başkanı. Burhan Ghalioun, Kurdistan sorunu konusunda basına yaptığı açıklamalarda Kurdistan ve Kürt sorunu diye bir sorun olmadığını dile getirdi. Bana göre bu açıklamalar iki şeyi ortaya çıkarıyor; Miliyetci-sövenist Arab’ ın eğitim seviyesinin yüksek olmasi onu otomatikman demokratlaştırmadığı gibi şövenist-ırkçı görüşlerini de bir anda yok etmiyor. Bu tanimlama diger sömürgeci devletin bireyi icinde gecerlidir. 2. nci bir nokta ise Türkiye’ nin Suriye’ nin geleceğine ilişkin nasıl etkili ve söz sahibi olduğu, Arjantinde bile olsa Kürt kazanımlarının amansız düşmanı olacağını ortaya koyuyor. Çünkü Burhan Ghalioun’ un Kürt ve Kurdistan sorunun çözümüne dair ileri sürdüğü düşüncelerin, TC ve dolaysıyla AKP dayatması olduğu konusunda yabancı değiliz.

Bunu bir kenara not edersek esas konuya geçelim; Ortadoğudaki son gelişmelere dönersek, Ortadoğunun patlamaya hazır bir dağ silsilesi olduğunu rahatlıkla görebiliriz. Suriye’ de iktidar değişikliği, ortadoğudaki büyük değişimin ilk ayağı olacaktır. Bu açıdan Suriye olayını es geçmemek gerekir. Ortadoğudaki değişimin ilk etkileneni şüphesiz Kürt’ ler olacaktır. Kürtlerin dışında, 1400 yıllık Şia-Sunii çelişki-çatışmasının seyrini de değiştirecektir. Irak’ da Şia Maliki- Sunii Haşimi arasında ( Kürtleri de bulaştıran) patlak veren olay, bunun ilk adımıdır.

Kurdistan Bölge Başkanı Sayın Mesud Barzani ve Irak Başbakanı Nuri Maliki restleşmesi ve Kurdistan bölge başkanı Sayın Mesud Barzani’ nin Malikiye yönelik Diktatörlük suçlamasının ardında, Irak devlet başkanı ve YNK genel sekreteri Sayın Celal Talabani’ nin Maliki’ ye sahip çıkıp Maliki’ nin diktatör olmadığı yönünde demeç vermesi, Kürt’ ler açısında iyi bir politika örnegi degildir. Mam Celal Kak Mesud`a yakinligi ile bilinen insanlarin birbirlerini suclamasi; Maliki icin büyük bir koz ve ve bunu usta bir sekilde de kullaniyor.

Santraç tahtasi açılmış ve santraç oynanılıyor. Başaktörler: ABD, İRAN, SUUDi ve TC. Kürtlerin, santraç masasındaki pozisyonu nedir bilinmiyor. Kürt önderlere ragmen, Kürt’lerin de bu santraç masasında cok önemli aktör oldukları açık! Kürt’ lere verilen bicilen rol, yine piyonluk mu yoksa başka bir rol mu? Sorusunun yaniti, Kürt önderlerin politik yetenek ve öngörülerine bagli.

Irak’ tan başlarsak; Her ne kadar ameliyet masasına yatırılan Suriye ise, esas aktörler Suriye dışındaki güçlerdır. Ne Suriye Muhalefetinin nede Beşar Esad yönetiminin kendi kaderleri üzerinde karar verme yetkisine sahiptirler. Suriye’ nin geleceğine ilişkin başka güçler karar vereceğinden, diğer patlamanın ikinci ve önemli ayağıda Irak’tır. Suriye’ de yaşanılacak bir Şia-Allevi kırılmasının ilk yansımasının Irak olacağı tartışılmaz. Bu açıdan Haşimi ve Maliki’ nin çatışmasını basit bir iktidar çatışması olarak algılamamak gerekir. Turkiye’ nin jet hızı çarkıyla Şii Suriye-İran dostluğundan, Sunni Arap dostluğuna kaymasının altında, kırılmanın sonuç ve yansımasının etkileri görüldüğünden dolayıdır. Zaten Türklerin en önemli özelliği de budur.

Türk siyasetinin bu konudaki ustalığı, tarihsel tecrübelerinden kaynaklanıyor. Tehlikeyi gör, saf değiştir, güçlünün yanında yer al talandan payını al.!


Kürtler ortadoğuda yaşanılan büyük çatışmada ne yazık ki yine kadersal olarak iki blok arasında, bölünmüş-parçalanmış yutulmaya hazır konuma gelmiş. YNK-PKK; Suriye-Iran-Maliki’ nin kuyruğuna takılmış PDK ise TC,Haşimi-Sunii blokuna doğru evrilmis.

Kürtlerin payına bölünme ve eski statükolarını sürdürme-piyonluk rolu düştüğü görülüyor. Oysa, Ortadoğuda yaşılan çatışma ve değişimlerde, Kürtler başrol rolünü oynayabilirlerdi. Kürtlerin bölünmesi, bu gün Güney-Batı Kurdistan başta olmak üzere Kuzey Kurdistan yarın da Güney Kurdistan’ ın kazanımlarını tehlikeye düşürecektir.

Irak’ ta Şii’ lerin iktidarının devamı büyük oranda Kürtlerin nasıl bir tutum takınacağına bağlıdır. Her ne kadar Kürt’ lerin Nuri Maliki yönetimindeki Şii Arap iktidar ile sorunları varsa da esas olarak büyük sorun yaşayacağı Sunii Araplardır. Irak’ ta yaşanılan çelişkilerde Kürtlere, sorunlarını çözme noktasında büyük imkanlar sunuyor. Kürtlerin saflarını birleştirip önlerine nasıl hareket edeceklerine dair bir plan-program koymaları durumunda, yaşanılan çelişkilerin büyük kazanımcıları olma şansını açacaktır.

Bu durumda en büyük sorumluluk Kurdistan bölge başkanına düşmektedir. Kurdistan bölge başkanın, ulusal bir conseusun sağlanılması, izlenilecek ulusal bir stratejinin ortaya çıkarılması için; ulusal danışma meclisini oluşturması şart. Kurdistan ulusal danışma meclisine Muhalefetinden hükümetine ve alanında uzmanlaşmış akademik bireyler alınmalıdır. Meclisin görevi ise uluslararası alan ve bölgesel alanlardaki gelişmeleri mercek altına almak, değerlendirmek çok variantlı alternatif politikalar üretmek ve bunları Kurdistan parlamentosu, Hükümeti ve Kurdistan bölge başkanlığına sunmak olmalıdır. Kurdistan bölge hükümeti ve Kurdistan bölge başkanlığı kendilerine takdim edilen projeleri yine kendi danışmanları ile yeniden değerlendirerek buna göre tavır takınmalı.


Irak ve Güney Kurdistan, bütün Kürtler ve Kurdistan’ ın geleceği açısında kilit noktadır. Kurdistan bölge başkanı sayın Mesud Barzani şimdiye değin izlediği tek kişi politika$ Kurdistan ulusal davasina zarar verdigi gibi Kurdistan`in güneyinde basta Parlamento olmak üzere diger kurum ve kuruluslari islevsiz kartonik konuma getirmektedir. Demokrasinin olmazsa olmaz kurali, demokratik kurum ve kuruluslarin islevsizligi, dogal olarak lider sultasina yol acacaktir. Sayın Mesud Barzani’ nin izlediği politika, soğuk savaş dönemi liderlerinin izlediği politikaların kötü bir şablonudur. Sayın Mesud dış politikada, tek tabanca, Bağdat’ la olan ilişkilerde tek tabanca, iç ilişkilerde tek tabanca hükümet üstü parlamento üstü bir pozisyonda. Sayın Bölge başkanın Mesud Barzani’ nin izlediği politika ve yönetim şekli, Güney Kurdistan’ da yoğun bir eleştri yağmuru altındadır. Bu durum kendisine oldugu kadar, G¨ney Kurdistan`daki kurum kurulus ve kazanimlara zarar vermektedir.

Dogu bloku ülkeleri ile baslayan dünyanin yeniden dizayn edilme projesi, Kurdistani parti, örgüt ve politik önderligin, kendi topraklarinin bagimsizligi konusunda kararli bir durus göstermeleri durumunda, baslayan degisim rüzgarlari sömürgeci devletleri de vuracaktir. Nitekim Irak bölünmeye ( bölünmenin önündeki en büyük engel ne yazik kiMam Celal ve Kak Mesud bulunmaktadir) Suriye düsmeye baslamis. Iran ve Türkiye`nin bu süreci yara bere icersinde atlatmamasi mümkün degildir. Kisacasi Ortadoguda taslar yerinden oynuyor ve statüko catirdiyor.

O halde Kurdistan halkinin cikarlari eski statüyü korumak olmamali. Eski statüko Kurdistan halki icin bir tek seyi ifade ediyor; vataninin bölünmüslügü ve kendisinin köleligidir. Kürtlerin ve varolan politik yapilanmanin görevi, ortadoguda baslayan degisim rüzgarlarini kendi cikarlari dogrultusunda kullanmak yani taslarin yerinden oynamasini ve statünün parcalanmasini saglamaktir.

Kisacasi Ortadoguda taslar yerinden oynarsa altinda Bagimsiz Birlesik Kurdistan Dogacaktir.

İlgili

Yorumlar (0)

Henüz yorum yok — ilk yorumu siz yapın.