Siyaset

Ortada Sır yok!

Veysel MERÝÇ · 22.04.2007 · 2 görüntülenme

Ortada sır diye bir olay yok. Her şey ayan beyan. Malatya’da korkunç bir katliam yaşandı. Herkes birbirine soruyor. Hangi örgüt işi? Bunu bilende itiraf edemiyor. Oysa ortada bir sır yok. Herkes biliyor ki, Malatya’daki korkunç katliamı yapan örgütün “Türkiye Cumhurriyeti Devleti” olduğudur.Bu korkunç katliamı gerçekleştiren “iyi çocuklar”ın üyesi oldukları örgütün “Türkiye Cumhurriyeti Devleti” olduğuna şüphe yoktur. Bu insanlık dışı katliamın nedeni devletin “sahipleri” tarafından ”misyonerlik masum bir hareket değildir. Kökeni yüzyıllara dayanan Türkiye’yi bölmeye yönelik senaryolar bulunmaktadır" şeklinde açıklandı.Bundan daha açık bir itiraf olur mu?Suçüstü yakalanmanın itirafidir.Kimse katili başka yerde aramasın. Katil, Türk egemenlik sistemi ve bunu besleyen toplum.Sacından tırnağına kadar suça batmış ırkçı, tekçi, militer terörist bir sistem ve toplum.Kendinden olmayan herkes düşmandır.Düşman bildiği herkesin yaptığı her iş “suç”tur. Suçun olduğu yerde ceza da vardır.Katilbaşları, “öteki” olarak bildikleri herkes hakkında “masum değiller” buyurur.Fetva çıkarılır. “Katli helaldir” denilir.“İyi çocuklar”a iş çıkarılır. “İyi çocuklar” racun kesmeye koyulur. “Öteki” bildiğini tespit etmek zor değildir. Kendileri dışındaki herkestir. Operasyon başlatılır. En yakın bir adres ziyaret edilir. “Domuz ilmiği” ile kurban bağlanır. Satırlarla koyun keser gibi kesilir.“Vatan ve din adına” ceza icra edilmiştir. Görev ifşa edilmiştir. Mesaj verilmiştir. Mesaj “öteki” olarak bildikleri herkesedir.***Türk egemenlik sistemi, oluşturduğu yönetim ahlakı “öteki” olarak tanımladığı herkesi “düşman” olarak tanıtmış ve yok edilmesi toplumun önüne bir görev olarak koymuştur. Mevcut yasalarında böyle tanımlanmasada yürürlükte olan uygulama budur. Emir devleten, uygulayıcıları devlet nezdindeki “iyi çocuklar”dır. Bunlar gizli kapaklıda olmaz, herkesin gözü önünde cereyan eder. Ve hiç kimsede bu duruma ses çıkaramaz. Yaptıkları bir iş varsa her cinayet ve katliam sonrası timsah gözyaşları eşliğinde “kınıyoryz” olur. Ne demesin. Böylelikle vicdanları “rahatlamış” olur.***Türk egemenlik sistemi, toplumu bu mentali ile zapt-ı rapt altına almış.Dış dünyaya da “bu bizim hassasiyetimizdir” olarak kabul ettirilmiş. Dış dünyada bunu böyle kanıksamış.Bazen Malatya özelinde yaşananlar gibi iğrenç manzaralar doğunca “imaj”ları yara alır.Bu saaten sonra sistemin akıl hocaları devreye girer.İnsanlar koyun kesilercesine katledilirken "Bu cinayetler Türkiye'nin dünya üzerindeki imajına zarar veriyor" şeklinde yorumlanır. „Türkiye'nin dünya üzerindeki imajı“ insanların yaşamından daha „önemli“ görülür. Yaklaşım bu olunca insan yaşamının bir önemi kalmıyor. Bu ne anlama geliyor? Denilen, “Bu insanlar masum değidir, ölümü hak ediyorlar, ama bunu kılıfına uydurmak gerekir.” Devlet yetkililerinin konuşmaları, resmi ve sivil kurum ve kuruluşlarının sergiledikleri manzara; kuran, bayrak ve silah üzerine “ölme ve öldürme” yeminleri toplumu ötekine karşı konumlandırıyor. Eline silah verilen “iyi çocuklar”da birer “kurtarıcı” olduklarına inanarak gözünü kırpmadan korkunç cinayetler işleyebiliyor. Bu ortamı yaratan katil başları, hiç utanmadan mikrofunların karşısına geçip “kınıyoruz” deme yüzsüzlüğünü edebiliyorlar.***Türk toplumunu şiddet sarmıştır. Sistem ve toplum şiddetsiz yaşayamıyor. Gözünü kırpmadan boğaz kesen insan kasabı bir toplum durup dururken doğmadı. Türk sistemi “iyi çocukları” habire üretiyor. Tam bir fabrikasyon. Sistemin yüzyıllardır topluma empoze ettiği kültürün sonucudur. Devlet, bu ortamı bilerek yaratmıştır. Bu görülmeden devlet “korumacılığı”nı dilerine dolayanlar devleti bu ortamın yaratıcı güç olduğunu hasıraltı etmesinin çabasını veriyorlar. Bunu bilerek yapanların yanısıra bilmeyerek yapanların olduğu da biliniyor.Bu çevreler, devleti temize çıkarmak için “Bu gençler her hangi bir örgüt üyesi değiller. Dini telkinle heyacana gelmişlerdir. Olay kendiliğinden gelişmiştir” vs. gibi ipe sapa gelmez iddiada bulunuyorlar. Bu gençlerin her hangi bir örgüt üyesi olması gerekmiyor. Devlet denilen örgüt ne güne duruyor? Resmi ve sivil kurum ve kuruluşlarıyla bu insanları birer insan kasapı yapıyor. Geriye bu insan kasaplarına bir hedef göstermek kaliyor. Bunu yapan “abiler” piyasada çirit attıyor. Parti Başkanları, emekli ve iş başındaki polis amir ve Generaller ne iş yapıyor? Bu zevat devlet değilse, peki devlet kim? “Yok bu gençler örgüt üyesi değillermiş” deyip devleti temize çıkaranlar, bu cinayetlerin suç ortaklarıdırlar. Bu “iyi çocuklar” bal gibi örgüt üyesidirler. Üyesi oldukları örgütlerinin ismi “Türkiye Cumhurriyeti Devleti”dir. 22 Nisan 2007

İlgili

Yorumlar (0)

Henüz yorum yok — ilk yorumu siz yapın.