Siyaset

Ordu İktidarıyla Yaşamaya Devam

Sinan KARAÇALI · 28.07.2007 · 2 görüntülenme

Türk egemenlik sistem sahibi ordunun zorlamasıyla Türkiye’de seçimler erkene alındı.Ordunun tüm çabalarına rağmen AKP geriletilemedi.Seçim günü öncesine kadar tüm gücüyle destekledikleri güçleri hükümet etmeyi başaramadı.Bunun sonucu ne olacak diye herkes bir durum değerlendirmesi yapmaktadır.Duruma bakılırsa halkın militaristlere, savaş çığırtganlarına vurduğu güçlü tokada rağmen değişen bir şey olmayacaktır.Ordu bu seçimde taraf olmasına ve desteklediği kesimlerin aldığı yenilgiye rağmen iktidarı devam edecektir.Irkçılık, şovenizm dört nala kalkacaktır.Siyasi cinayetler devam edecektir.“İyi çocuklar” ve “psikopatlar” verilen görevleri icra edecekler.Herkesin anlaması gereken mesajı verecekler.Bunu anlamamazlıktan gelenlerede açıkça kendileri sahaya inip “balans ayarı” verecekler.Sistemin sahibi ordu son seçimle şunu bir kez daha anladı.Egemenliğini sürdürmenin yolu seçim değildir. Çünkü bu alanda başarısızdırlar.Irkçı-şoven militaristler, “Atatürk devrimleri tehlikede” deyip oy avlamayı denediler. “Son Türk devleti tehlikede” olduğunu sayıp döktüler.“Ülke bölündü ha bölünecek”, “laiklik elden gidecek” korkusunu bol bol topluma dayattılar.Topluma korku saldılar. Korku saldıklarını devletin imkanları ile alanlara taşıdılar.Ellerine “Ata” dedikleri babası belli olmayan, annesi sermaye olanın posterlerlerini, kan ve irin kokan bez parçalarını tutuşturdular.“Şehitler ölmez, vatan bölünmez”, “Türkiye laiktir, laik kalacak”(!) diye bağırtılar.Irkçı-şoven militer odakların zor ve hileyle, rüşvetle alanlara getirdikleri kitlelere bakarak „Türk milleti ayağa kalktı“ kehanetinde bulundular.Hatta kimi çevreler, aç tavuğun rüyasında kendini buğday ambarında görmesi misali “Milli Hükümet”i kabinesini bile açıkladılar.Ama yanıldılar. Halktan tokadı yediler. O kalabalıklar buhar olup uçtular. Zaten olacağı buydu.Bu gerçeğin kendisiydi. Bunu da görmek istemiyorlar.22 Temmuz 2007 akşamı her şeyin bir sera olduğunu bile telefuz edemiyorlar.Bindiği eşekten inmeye hiçte niyetli görünmüyorlar.“Derin” teoriler üretiyorlar. “Milletin kendi yanlarında olduğunu” utanmadan söylüyorlar. Seçmeni milleten saymıyorlar.Oysa halk bu kesimlere gereken tokadını vurdu.Akıları başına gelir mi gelmez mi demek bile gereksiz.Seçmeni milleten saymayan bir mantığın mantıksızlığı ortada.Halk bu ırkçı-şoven militarist güçlere güçlü olarak mesajını verdi.Verilen mesaj olumludur, ama bunu dedeğlendirecek aktörler henüz ortalıkta yok.Çünkü ne Türk egemenlik sistem sahipleri, ne de son seçimle meclise girenler bunu değerlendirebilecek niyette değildirler.Bu, bizim algılamamız. Ama meseleyi tersinden algılıyanlarda var. Bunlarda malum Kürd çevreleri olur. Son seçimlerden sonra eskiden de tanık olduğumuz, ama hiç bir zaman anlam veremediğimiz bu ezber yine malum bazı Kürd çevrelerin dilinde pelezenk oldu. Nedir bu ezber?DTP'li bağımsız milletvekillerinin meclise girmesini, „Kürt sorununun çözülmesi açısından büyük bir fırsat“ olarak nitelemeleridir.Burada durup aklıselim düşünmek gerekir.Gerçekten bunun koşulları var mıdır?DTP adaylarının seçim boyunca verdikleri mesajlar bilinmiyor mu? Bunları unutsak bile Türk egemenlik sistemi buna yol açar mı? Dahası bunlar biliniyorken değişen ne oldu da birden bire bu „fırsat“ doğdu?Bunu bu düşünce sahiplerinin iyi niyetine bağlasak bile iyi niyetin her zaman iyiye alamet olmadığıda bir gerçek. Geriye bir şey kalır. Kendi kendini kandırmak. En kötü olan da bu ya.Anlaşılması gereken kimsenin cephesinde yeni bir şey yok.27 Temmuz 2007

İlgili

Yorumlar (0)

Henüz yorum yok — ilk yorumu siz yapın.