Siyaset

Onur ve Onursuzluk

Sinan KARAÇALI · 28.03.2007 · 2 görüntülenme

İsim vermem gerekmiyor.O/(onlar) kendini tanır/(lar).Sözüm cemaatan dışarı.Adam/(lar) Kürd aydını/siyasetçisi geçiniyor.Klavyenin başına geçip vuruyor tuşlara. Kürdlük adına “Türkiye’nin birlik ve bütünlüğü”nü korumak için ne gerekiyorsa ortaya döküyor. Arkasında “onura sahip çıkılmalıdır” diye bağlıyor. İnsanın sorası geliyor. Peki o halde siz/(ler) için onur nedir?Kürdler, bir millettir demek onur mudur?Kürdistan, bir ülkedir demek onur mudur?Onur bugün işgal altında mıdır?Görev işgali kırmaktır mıdır?Sömürgeciyi Kürdistan’da söküp atmak gerekir demek onur mudur?Her çağdaş millet gibi Kürd milletininde kendi milli devletini kurması meşru ve hakkıdır demek onur mudur?Evet diyorsanız, bunun tersini savunmak onursuzluktur.Siz/(ler) tersini savunuyorsunuz.O zaman ya onurun anlamını bilmiyorsunuz, ya da onursuzsunuz.Türklere hitaben “Kokmanıza gerek yok. Bizim Türkiye’yi bölme diye bir derdimiz yok” demek onursuzluğun daniskasıdır.Kürd bireyi durduk yerde niye kendini onursuzlaştırır anlam vermek zor.Be adam/(lar) sizi zorlayan mı var?“Türkiye’nin birlik ve beraberliği”ni korumayı size soran mı var?“Türkiye bölünüyor” korkusunu paranoyakça her hücresinde yaşayan Türk’ü rahatlamak mecburiyetiniz mi var?Tamam anladık.Kürd, komşu severdir, barışseverdir.Peki Kürd mü Türk’ün yurdunu işgal etmiş?Kürd mü Türk’e inkar ve imhayı dayatmış?Peki Türkler mi Kürdlerin zülmüne uğramışta onlara vefa borçumuzu ödeyelim?Böyle bir durum mu var?Zor da kalan Türk mü ki, rahatlatmaya çalışalım?Kim mağdur, kim zalim diye bir kıstas olmamalı mı?Amena düşmanında olsa haksızlığa uğramışsa, haksız yere mağdur olmuşsa, çaresizleşmişse ona el uzatmak elbette insanı bir duygudur. Onun acılarını paylaşmak, sorunlarının çözümünde destek sunmak insanı bir erdemdir.Peki düşen, çaresiz olan Türk müki, el uzatalım?Düşene el atmanın, yardım etmeninde bir sınırı ve bir racunu vardır. Yardım, dayanışma tek taraflı ebediyen sürmez, dahası sürmemeli. Bunun bir durağı olmalı. Bir ölçüsü olmalı. Durman gereken yerde durmayı, ölçü ayarını aşmaya yeltendiniz mi, karşıdaki bunu bir zaaafiyet olarak telaki eder. Ediyorlarda. Kürd’ün düşmanına karşı hoşgörüsü dilere destandır. Ama bu hoşgörünün düşman tarafından zayıflık olarak telaki edildiğide bir gerçek. Kürd’ün kırılma noktası budur.Tamam insani duygularımıza gem vurmayalım. Erdemliğimizi koruyalım. Hoşgörüsüzlük etmeyelim. Fakat düşmanımızıda iyi tanıyalım. Başımıza kakmasınada göz yumuyalım. Düşman bildiklerimiz düşmanlıktanda anlamıyor. Düşmanlığında bir racunu var. Ama gelgör ki, bunlar bundan da anlamıyor.Onlar, hep isterler. Verdikçe isterler. İstemenin sınırı kitaplarında yazmaz. Gün olur bunu bir hak olarak görürler. Verdiklerine seni pişman ettiriler. Bugün ettikleri gibi.Bugünden sonra Kürd’ün Türk’e vereceği neyi kalmış?Eğer “Türkiye’nin birlik ve beraberliğini koruma” teminatı isteniliyorsa bu onursuzluktur.Türk’ün işitmek istediği bu isteme evet diyen Kürd onursuzdur.Uzun lafın kısası.“TC devlet sınırlarını tartışmıyoruz, bu sınırlara saygılıyız” diyen Kürd onursuzdur.İtirazı olan varsa ismini yazması için bir adım öne çıksın.28 Mart 2007

İlgili

Yorumlar (0)

Henüz yorum yok — ilk yorumu siz yapın.