BİR ANTLAŞMA; DÖRT İTTİHATCI BİR BOLŞEVİK
Bîşar Norşîn · 7 ay önce
Þeref Laþer · 02.07.2006 · 2 görüntülenme
Bugün yazarımız Sayın Abdullah Saydın’ın güzel bir yazısını okudum Kürt siyasetcileri ve bağımsız Kürdistan üzerine. Doğru öngürülerini takrarlamaya ihtiyaç yok, ama bazı konularda eklemelerim olacak.Kuzey Kürdistan’daki siyaset sınıfının kendisini yeniliyemediğini, Güneydeki hızlı değişimleri yeterince kavrıyamadığını düşünüyorum. Bilim adamı ile siyasetcinin farklı rolleri ve misyonları olduğu doğrudur ama ama siyasetin de bilimi var okulu var. Siyasetin bilimle çelişmesi halinde yenilgi alması kaçınılmazdır. Kuzey Kürdistan siyasetçileri alaylıdır ve öylece kaldılar. Bunun yanında dünyanın değişik yerlerinde siyaset bilimini ve okulunu okuyan Kürt gençliği kürt siyasetine soyunamıyor, bunlar geleneksel alaylı kürt siyasetçilerine uyum sağlıyamıyorlar, yani önleri tıkanmıştır. Kuzey Kürdistanda siyaset yapan kesim, 1970 ten bu yana bir kaç defa hamle yapmaya çalıştılar, ama bu girişimlerinde başarılı olamadılar. Bu alaylı kesim bugün yaşlı yorgun ve arkasında başarısızlıkların yükü ile yol almaya çalışıyor. Benim de içinde olduğum bu generasyonu suçlamak amacıyla söylemiyorum, amacım bir gerçeği bir tespiti vurgulamaktır. 20 yaşında politikiya atılan, tecrübesiz verilerden yoksun bu generasyon KUKM geliştirti, büyük işlerde yaptılar ama büyük bedellere ödedi ve hala da ödüyor ama artık bu generasyonun aşılması, zaaflarından arındırılmassı gerekiyor. Toplantıların ağlama duvarı, eleştiri yuvası değil, çözüm üreten yerler olması, bilimsel tespit, proğram ve planlamaların yapıldığı yer olması gerekir. Duyguların arzuların yerine objektif tesbitlerin oturtulması gerekir. Kimileri bağımsızlık kimileri de federasyon diyor, ama hiç biri objektif bilimsel bir araştırma, soruşturma sonucu bu sonuçlara varmıyor, kendi kişisel duygularını dile getiriyor. Bu kişisel olarak onların hakkı, ama bir politikanın, bir kurumun kişisel niyetleri olmaz, bilimsel tesbitlri olur.Politika artık Kürdistanda Politik kurumlarla yapılmalıdır ve bilimsel verilere dayanmalıdır ve kişisel duygular istemler bir tarafa bırakılmalıdır aksine 20 milyon kişi kendisine göre politika yapar. Kuzey Kürdistan Politik kesimin zaafları konusunda ayrı bir yazı konusu yapacağım.Sayın Saydın’ın bağımsızlık konusunda ki görüşleri doğrudur, ancak ondan da önce Birleşik Kürdistan Stratejisini tartışmalıyız. Atomize edilmiş kürdistanda küçücük devletçiklerin bağımsız yaşama şansları yoktur. Çevredeki komuş ulusların yanında küçücük kürt devletlerinin birbirine tahamülleri olmayacak ve birbirlerine karşı konumlanacaklardır.Birleşik Kürdistanın, herparçanın bağımsızlığından sonra gündeme gelmesi ise zordur hatta mümkün değildir. Devletler çıkarların şekillenmesidir, eğer her parçada çıkarlar ayrı ayrı şekillenir ve devletleşirse bunlar arasında birlik ancak yine şavaşla mümkündür ki bu da “kardeş kavgası” diye sürekli karşı çıktığımız bir durumdur.Dolayısıyla birlik geleceğin değil bugünün sorunudur. Önce bağımsızlık sonra birlik değil, hemen bugün birlik savunulmalı.Kaldıki ;Kuzey Kürdistanda gelişen güney etkileri bunun zeminini de güçlendiriyor. Bizim eskiden beri savunduğumuz dört parçada ortak örgütlenme –tek demiyorum- bu yönüyla doğru bir önermedir. Federasyonu eğer tartışmamız gerekiyorsa, evela kürtler arasındaki federasyonu tartışalım ve hayata geçirelim, Türklerl Araplar veya Farsilerde bu federasyona katılmak isterlerse bunu da tartışırız. Ama onların bu yönde bir talebi ve tartışmaları yok. Sayın Saydın’ın da belirttiği gibi, kürtlerle eşit temelde birlikte yaşamak istemiyorlarsa, buna da itirazımız yok, güle güle deriz, yanlız yakamızı bıraksınlar.Federasyon iki taraflı iradeyi gerektiriyor. Türklerin bu yönlü bir iradesi bir istemleri veya küçük te bazı partilerin çabaları yoksa, federasyonu kürtlerin kendi başına tartışmalarının anlamı yoktur. Ama ilerde gündeme getirirlerse neden tartışmıyalım. Kürtlerin önceliği Kürdistan parçaları arasında Federasyonu gerçekleştirmektir. Güncel olan budur doğru olan budur.Türkiyede de kanunlar el vermiyor, legal partiler olarak Bağımsızlğı veya kürtler arası federasyonu savunamıyoruz demek, gerçekleri muşru olmayan kanunların ardına, umudu korkuların ardına saklmak demektir. Türkiye ne dün ne bugün hiç bir zaman hukuk devleti olmadı ve kanunlar hiç bir zaman eğemen olmadı. TC. Kanunları kürtlere ne dün ne bugün siyasal varlık hakkı tanımadı. Bu kanunlar çerçevesinde Kürt milletinin haklarını savunmak mümkün değil. Ama bu demek değil ki, legal mücadeleye karşıyız. Hayır karşı değiliz, ama kürtlerin özgür istemlerini iradesini yok etmemesi, aksine destek olması amacıyla legal mücadeleye de taraftarız. TC kanunları bugün federasyonu savunmaya da el vermiyor, bir kürt partisinin kurulmasına da engeldir. KC nin kürdistan politikası sarsılmıştır ama eski politikasında da ısrarlıdır.Kürtlerin önceliği kürtler arası birligi sağlamaktır. Kürtlerin bu yönlü istemlerini dünya alem biliyor. TC de biliyor, bu nedenle “kuzey Irak’ın bir çekim merkezi olmasının” önlenmesi politikası güdüyor, Kuzey Güney arasında sınır boyunca tampon bölgeler oluşturma politikasını hayata gerçirmeye çalışıyorlar.Kürdistanın dört parçası arasında, Güney Kürdistan önemli bir konumdadır ve siyasal olarak da önemli mevziler kazanmıştır. Gerinin ileriye tabi kılınması ilkesini esas alarak, güney Kürdistanla birliği savunmalıyız. Güney Kürdistan federe Devletinin, uluslararası hukuk ve ilişkiler ve bölgesel dengeler belki bugün bu politikiyı resmen dillendirmeleri zor olabilir ama Güney halkı referandum ile iradesini ortaya koydu.Güney Kürdistan Bağımsız olmadan da federasyon ilişikileri geliştirilebilir. Yukarıdan da belirttiğim gibi Irak Arap halki da bu federasyona katılabilir. Başka bir deyimle, Güney Kürdistanın şu an ki Statükosu Kuzeyi de kapsıyabilir. Sayın C.Talabani 1991 yılında bugün ırak ile yaptıkları anlaşmayı türklere yarı kapalı önermişti, ancak türk ırkçılığının duvarlarına çarpmıştı. Bu onların işi, kabul ederlerse, Bağımsızlık dahil, Kürdistanın birliğini tanırlarsa, Araplarla olduğu gibi, Türklerle Farsilerle de tartışırız. Bugün türkiyede tartışılan bu değil, tartışılan, kürtlerin birliğini dıştalayan, Kürt milletinin çıkarlarını ve taleplerini dıştalayan, türklerin bugünkü sarsılmış iflas etmiş olan kürt politikasına çıkış yolu gösteren bir tartışmadır, Bu federasyon tartışması da olsa, eğer kürtlerin birliğini dıştalıyorsa, böyledir, sonuç değişmez. Türkiye ne istediğini hergün dile getiriyor, bizi kendi işimize bakalım.
Henüz yorum yok — ilk yorumu siz yapın.