BİR ANTLAŞMA; DÖRT İTTİHATCI BİR BOLŞEVİK
Bîşar Norşîn · 7 ay önce
Abdullah Saydýn · 04.08.2006 · 1 görüntülenme
Aylar önce Adana garından Ankara’ya doğru hareket ediyordum; yanımdaki koltukta Kızıltepede bindiğini söyleyen uzun boylu genç Ardahanlıydı, 3 yıllık Jandarma uzman Çavuştu ve izine gidiyordu. Eski siyasi reflekslerımızın katkısı ile olacakki toplululuklarda ender rastlanan bir beceri ile hemen iletişim kuruyor, kaynaşıyorduk. Vatan görevi olmazsa Kızıltepede görev yapmanın her hangi bir cazibesının olamayacağını, insanlarla olumlu iletişim içinde olmadıklarını kendi çevreleriyle ve prestij dedikleri baskının açtıkları kapılardan girerek yaşamı kolaylaştıklarını söylüyordu. Kendi toprağından yada vatanının bir parçasından bahsetmiyordu. Vatan görevi için o zorluklara hatta ölüme göğüs gerebiliyordu.Bu yolculuktan bir gün önce Kızıltepede Bir baba ve 7 yaşındaki kızı bahçe içindeki kulubelerınde onlarca kurşunla vurulmuşlardı, olay medyaya yeterince yansımıştı, ancak faili mechul kalmaya devam ediyordu. Bende günlerce iz bırakan bu kısa sohbetımızı sizlerle paylaşacağım. - Ülkemizin bu gibi parçlarında halkımızın can güvenliği sizlere emanet. Bu insanlar hep bu şekilde öldurulup faili mechulemi gidecekler Devlet Büyüklerımız ne diyor acaba bir bilginiz vardır belki? - Terörden, teröristlerden başımızı kaldıramiyoruz. Her gün yeni olaylar. Teröristler yanımdaki arkadaşımı vurmuşlar Komutan hala onları sağ yakalayacaksınız diyor. Sanki ne yapacaksa.. - Sakın bunlar yine bir çete işi olmasın? Mesela hakkında iddianame hazırlanan şu Kara Kuvvetleri Komutanı, sanırım çete başı olarak biliniyor? - Yok amca sen ne diyorsun o Dünyanın En iyi komutanıdır ona laf yok, iftıra atıyorlarki önünü kessınler, ama boşuna yakında yani AĞUSTOSTA genel kurmay başkanı olacak Bak göreceksın Komutanımın göreve başladığı gün bu terör olayları hemen kesılecek. -Bıçak gibimi kesilecek, yani 12 Eylüldeki gibi diye soruyorum genç yüzüme bakıyor soruyu anlayamiyordu. İşin yok otur saatlerce 12 Eylülü anlat. Ankarada buna yetmiyor yolculuk İstanbul olsaydı Metris kapısına kadar yaşadıklarımı belki hikaye edebilirdim. Uzman Çavuşlara birçok faili mechul olay işletıldiğini çok duymuştum, Kızıltepe olayının ertesi günü böyle birisiyle yan yana seyahat etmek çok zevklı olmsada kendimi görev başında hisetmiştim. Önemli olan Komutaniyle ilgili duyumlardı veya kanaatıydı. Günü geldi ‘terörün’ kesılıp kesilmeyeceğini birlikte göreceğız ancak Hasan Cemalın bugünkü köşesınde yazdıklarına bakılırsa seneryosu hazırdı adeta komutanın fiili görevi bekleniyordu. Bir diktatörün veya mutlak hakimin emrindeki silahli güce bağlı siyasi faaliyetler Dünyanın her yerınde genellıkle ilkeleri ya mevcut değildir veya yukardan gelen emirle ilke kaldırılır yerine o an için amaçlanan şey konur. Dolaysiyle emirle idare edilen ‘siyasi yapılanmaların’ omurgasi yoktur. Yani ilke konulamaz, dikiş tutmayan kuralla yani suyun yüzüne yazılan yazıya kim ne kadar rağbet eder. Bu işin gerçeği birde madalyonun öbür yüzünde öylesıne ilkeler karmaşası varki bundan ancak diktatörün kendisi anlar ve kati kurallar manzumesidir. Çizginin dışına çıkmanın cezası en hafif biçimiyle ölümdür. Özcesi apocuların çıkışından itibaren keçerliliği söz konusu olan korunmuş her hangi bir ilkeleri yoktur. Döneme göre değişen, Kürdistanın her dört parçasında sömürgeci ülkelerın kurallarına göre değişen yada o parçalarda yaşayan Kürd halkına göre değişen pozisyonlar. Avrupada farklı, Rusyada farklı kuralları söz konusu. Silahı benımsemişmiydi, redmi ediyordu; dağdan inecekmiydi yoksa aponun kurtuluş umudumuydu? ABD yemi kendisini kullandıracaktı yoksa AB yemi. Suriyede hala Mahabaratlamı yoksa Müslüman Kardeşlerlemi ilişkileri devam ediyor? İran la yada Irakla pozisyonu ne . Genel Kurmayla görüşmelerın düzeyi? Vs vs. Bize ait olan halkımızın oluşturduğu bir silhlı güç. Üzerınde pazarlıklar yapılıyor, ne söyleyeceğimizi şaşırıyoruz. İyisimi Apoculara dokunmadan doğrularımızı 2 satırla izah etmek. TC nın asıl istediği Apocular değildir. Hazmedemedıkleri şey içlerıne dert olan davayı ADD Başkanı Eski Orgeneral Şener Eruygur (Eski Jand. Gen.Kom.) paşa 6 madde ile sıralıyor. 1.Kuzey Irakla ilgili Kırmızı çizgilerimiz erozyona uğradı. 2.ABD ile TC nın milli çıkarları artık örtüşmüyor. Onlar Enerji politikalarının yolu, biz bağımsızlığımız için çalışıyoruz. Burada strateji ortak olabilirmi?3.Askeri operasyondan ziyade ulusun gücü küllanılmalı. Sorun Türkiyenin ABD yi anlayamamasından kaynklaniyor. Öncede ABD nın niyeti ayniydi Yeterince net ve kararlı olamadık. 4.ABD gelmeden önce Kuzey Iraka girmeliydik 5.Ortalığa atılan Kürdistan haritaları dostluğa sığmaz. 6.Güneydoğu insanımızla bu oyunları bozmalıyız. Diyor. Arenada boğaya kırmızı bez gösterır gibi Türk ordusuna güneyinde kuruluşunu tamamlamak üzere olan Kürdistan gösterırsenız olacağı budur. Adamların derdi Kandildeki Apocular değildir; her fırsatta gireceğım dediği yer özgür Kürdistanın Kurtarılmış parçasıdır. Biz bu boğayı iyi tanıyoruz hangi kırmızı beze hücum halinde olduğunuda tahmin edebiliyoruz. Ancak hedefteki Apocuları savunmak bize düşmezsede Kuzeybatı Kürdisstanlı bir gerilla gücüdür, her halukarda saldırıya maruz kalmasında gönlümüz razi değildir. Umarım iktidardaki parçamız PDK ve YNK bu konuda ne yaptıklarının hesabını Tüm Kürdistanın çıkarlarını ve yine Tüm Kürdistanın Düşmanlarını hesaplayarak yaptıklarına karşı doğru tavır alıyorlardır. Mücadele geçmişinden, yurtsever çizgilerinden ve siyasi duruşlarından asla kuşkuya düşmediğimiz bu iki siyasi gücün Kürdistan için en sağlıklı kararı alacaklarına inaniyorum. Türkiyede son günlerde AB, özellıklede ABD ye karşı tepki had safhadadır. Kamuoyunun ezici bir çoğunluğu genellıkle Müslümanların ve bir kısım solcuların öncülüğünde tepkilerini sokağa taşırmışlardır. İsrailin Hizbullaha karşı savaşını dramatize ederek çocuk cesetleri görüntüsünde defalarca aynı konuyu işlemek üzere TV kanallarında sunarak Türkün Türke propogandasına devam ediyorlar. ORtadoğuda Hizbullahla,İranlı mollalarla, el kaidelerle, Suriyeli Esadla ittifak halindedırler. Yarınlarını hesaplamadan İsraillileri tümden defterden sildiler. Bu ülke tarihinde ilk defa bu cephenın bu kadar içinde. Buna sebepte Kürtlerın ABD ve mühtemel İsrail ittifakıdır. Hal bu iken taşları yerli yerine koymak doğru ata oynamak zorunda olan Kürdlerın geleceğı bu ve benzeri çatışmaların akabınde belirleniyor. Dişleri sökülmüş TC lerın fazla hükmünün olmadığı hesapları üzerınde politikalar belirleırken birtakım solcuların ezberinın bozulması, Müslümanların ise din anlayışlarının Hızbullahın dışındaki faktörlerle ele alınması gerektığı konusu işlenmelidir. Yanlışın savunucusu olmayiz ancak duygusallığa yer bırakmayacak kadar ülke pragmatizmini ittifaklar espirisi içinde ele almalıyız. Yapılan uluslar arası istatistiklere göre 178 Dünya ülkesi arasından mutluluk sıralamasında Türkiye 133 ncü ülke de bakalım öncesi 133 ülkeyi kim sayabilecek? ‘NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE’ sözüne bakılırsa bunlar mutluluğu tatmiyorlar.Bir tasma gibi boyunlarında taşıyorlarki mutsuzlukları irki özellikleriyle anılmasın diye. Özgürlüklerın söz konusu olduğu Yeni Dünya Düzeni içinde Diktatörlüklere yer olmayack. Büyük Ortadoğu Projesının ikinci aşaması devrededır. 133 nü ülkenın yeniliklere hazır olma zorunluluğu vardır, yoksa bombacı paşalarla bu cemaate zor girerler. 04.08.2006
Henüz yorum yok — ilk yorumu siz yapın.