BİR ANTLAŞMA; DÖRT İTTİHATCI BİR BOLŞEVİK
Bîşar Norşîn · 7 ay önce
Alixan Aras · 02.03.2006 · 2 görüntülenme
Oğul Yılmaz Güney ve Fatoş Güney, Ertuğrul Özkök'ün 'Mao'yu Ezberlemeyen Çocuk' başlıklı yazısındaki Yılmaz Güney'e ilişkin iddiaların yanlış ve hakaret niteliğinde olduğuna dikkat çekti. Güney Ailesi, Özkök aleyhinde 'kişinin hatırasına hakaret fiili' nedeniyle suç duyurusunda bulundu.Hürriyet gazetesinin Genel Yayın Yönetmeni Ertuğrul Özkök'ün 28 Şubat 2006'da yayınlanan "Mao'yu Ezberlemeyen Çocuk" başlıklı yazısında yer alan sinemacı Yılmaz Güney hakkındaki iddialarla ilgili olarak oğul Yılmaz Güney ve Fatoş Güney, Yılmaz Güney Kültür ve Sabat Vakfı'nda basın açıklaması yaptı.Oğul Yılmaz Güney, Özkök'ün yazısındaki "Sinemacı Güney'in genel olarak çocuklara ve kendisine karşı şiddet uyguladığı" iddialarını hayal ürünü olarak niteledi. Özkök'ün, Yılmaz Güney İmralı'da iken yanında kalan oğluna Mao'yu ezberletmeye çalıştığı ve bunu yaparken oğlunun kulağını çektiği, yani dövdüğü iddiaları karşısında, "Babam bana hayatında en küçük bir şamar bile indirmedi. Babam bir devrimciydi. İdeallari ve ütopyaları vardı. Ülkesinin ve dünyanın tüm çocuklarının yaşayacağı daha güzel bir dünya olduğuna inanıyordu. Bu inançlarını umutla ve sevgiyle bir masal gibi anlatırdı" diye konuştu.Oğul Yılmaz Güney, Duvar filmine ilişkin iddialara yönelik olarak da, babasının yaşanmış bir olayı filme çektiğini, bu nedenle olabildiğince gerçeklere yakın davranmaya çalıştığını, yurtdışında yaşayan çocuklardan oluşan amatör bir kadroyla bu işi yaparken bazı yönetmen hilelerine başvurduğunu belirtti.Kendisinin de o sırada 12 yaşında olduğunu ve sette bulunduğunu belirten Güney, "Babam çocuklara kendi babaları kadar yakındı ve hepsi babamı çok sever ve hayranlık duyarlardı" dedi. Güney, açıkmasının sonunda, "Fikirlerine katılalım ya da katılmayalım Mao, Enver Hoca, Stalin bir dönemin tarihine damgasını vurmuş insanlardır" diyerek, Özkök'ün "hiçbir anlamı kalmamış zırvalar" deyişinin Le Pen'in "Gaz odaları tarihte bir detaydı" sözünü çağrıştırdığını, bunun tarihin bazı sayfalarını görmemezlikten gelmek olduğunu söyledi.Güney'in eşi Fatoş Güney ise Yılmaz Güney'in Türkiye ve dünya sinemasında saygın bir yeri olan önemli bir sinemacı olduğunu vurgulayarak, "Ona yönelik karalamalar, insafsızca yalanlar, suçlamalar; yapanların yüz karasıdır ve her zaman geri tepmiştir" dedi.Bu tür davranışların baba ile oğul arasındaki bağı zedelemeyi hedeflediğini, bunun bir baba için olduğu kadar oğul için de acı bir durum olduğunu ifade etti ve bir anne olarak bu durumdan büyük bir üzüntü duyduğunu söyledi.Hatırasına hakaret davası Basın açıklamasında avukat Hasip Kaplan da, Yılmaz Güney'in hatırasına yönelik bu tür saldırılara karşı hukuk yönünden girişimlerde bulunduklarını vurguladı. Kaplan, bu çerçevede, Ertuğrul Özkök'ün basın ahlak kurallarına ve özgürlüğüne aykırı davrandığı için Basın Konseyi'ne şikayet edildiğini, Türk Ceza Kanunu'nun 130. maddesi uyarınca "kişinin hatırasına hakaret fiili" nedeniyle suç duyurusunda bulunulduğunu, 100 bin YTL'lik tazminat davası açıldığını ekledi.01.03.2006 15:12DIHA
Henüz yorum yok — ilk yorumu siz yapın.