Öcalan Ve PKK'si Bir Devlet Konseptidir

M. Şerif Şener · 20.06.2009 · 1 görüntülenme

Ben bu yazıyı, Türk Devlet konsepti Öcalan ve PKK'si tarafından katledilen Değerli Öğretmenim Enver Ata'nın Anısına, ölümünün 25. Yıl döneminde İtham Ediyorum. Yaklaşık bir yıldır devam eden Ergenekon davası konusunda nihayet Apocu basın, suskunluğunu bozdu. Bunu yaparken, bu konuyla ilgili kim oldukları ’'meçhul ’' olan Zozan Sima ve Nihat Kaya ilk yazıları
“Ergenekon PKK'ye ajan sızdırdı mı?'' başlığı altında yaşanan gerçeklerin somut verilerini hiçe sayarak, PKK tabanını alışık, basit ve kütük görme anlayışıyla manipüle etmeye başladılar bile. Tarihi daha ilk cümlelerinde çarpıtan bu zatlar “Türk devleti PKK'ye karşı son 30 yılda kirli bir özel savaş yürüttü.“ diyerek yaşanan tarihin en önemli bir kesimini bilinç altında saman altı yapıyorlar.
30 Yıllık kastedilen zaman dilimi elbetteki, Ergenekon'un ’'PKK ve Kürdistan'' etiketi altında Kürt toplumuna karşı büyük bir sinsilikle kırım hareketini adım adım hayata geçirmeye tekabül eden tarihe işaret eder. Ama; bu kirli savaşın tarihi 1979'da başlanmış, 2009'da bugün ortaya çıkan spekülatif bilgilerle sınırlandırılamaz. PKK Olayına 30 Yıllık bir tarihin analiziyle başlamak, Kürdistan Ulusal Kurtuluş Hareketi saflarında yuvalanmış, asıl derin devlet konsepti Ergenekon ve Öcalan ’'muammasını'' anlamsız kılar, zaten Gündem Online ve yayın politikasının da hedeflediği amaç budur.
Şimdi burada önemli olan, insan olarak olsun, toplum olarak olsun, mağduru olduğumuz tarihi yaşanan ve ortaya çıkan somut verilerle, öğrenme ve algılama niyetimizin olup olmadığını kendi açımızda sorgulamamızdır. Aksi taktirde, ezilen ve bilinç nesneleri çarpıtılmış bir toplumdan gelmenin verdiği dezavantajlardan, genetik olarak sürüleşmiş organik özelliğimizin katkısıyla bizde oluşan ’'öğrenme ve tartışma'' yöntemlerinin basit ve bilinçsiz tavırlarından dolayı kendi buruk tarihimizin saf ve aptal kurbanları olmaktan, kendimizi kurtaramayacağımız ve hiçbir zaman özgür insansal bilinç seviyesine çıkamayacağımız ve insanlık tarihinin yürüyüşünde yerimizi alamayacağımızın acı pişmanlığı yıllar sonra, arkamızda bıraktığımız köle neslimizin tarih yazımında geçecektir.
Tarih boyu, bugüne kadar insanlığın karşılaştığı bütün insansal medeniyetlerde, insanlığın kaydettiği değer yasası, insanlık ve özgürlük düşüncesini sorgulamayla olmuştur. Bir hayli acı ve kanlı olan bu tarih, sapiensi vicdanıyla sorgulatarak insansal bilinç nesnesine yöneltmiştir. Demek ki, insan olmanın özgür olmanın ilk yasası, insanların vicdanlarını sorgulamasıyla başlar daha yalın ifadeyle kendisine yapılmasını istemediği şeyi başkasına yapmamak ilkesini benimsemesiyle başlar.
Biz, Kuzey Kürdistan toplumunun halklarının her ferdi az çok kendimize saygımız kalmışsa ve evrenin bir kaosundan doğmuş tabiatta, insan nesnesi olarak kendimizi bulmak istiyorsak ve bunun gururuyla yaşamımıza anlam verip, doğanın bize sunduğu zaman dilimini, insan olarak yaşamak istiyorsak o halde vicdanımızı atacağımız ve yapacağımız her eylemde yanımızda bulundurmak zorundayız.
Bütün bu düşüncelerin ışığında artık şunu sorabiliriz; bir tarih anlatımının hangi versiyonuna toplum rağbet etmelidir?
PKK, eğer; Öcalan'ın bir eseri olarak vücut bulmuşsa, o zaman öncelikle Ergenekon bağlantısı noktasında Öcalan'ı mercek altına koymamız gerekmiyor mu? Kürdistan halklarına karşı bir tezgah kurulmuşsa bunun öncelikle zeminini yaratan başın ve fikir adamının, kendisini devşirdiği ortamı sorgulamak gerekir. Öcalan nasıl bir atmosferde kendini buluyor? Bu sorgulamayı bizatihi Öcalan'ın da teyit ettiği noktalardan başlayalım.
Öncelikle Öcalan'ın da kabul ettiği ilk etaplarda Türk devletine karşı bir duruşu yoktur. Bilakis, yaşama ilk tutkusu, bu devletin kışla kültüründe yoğrulma güdüsüyle başlıyor. Onun için ilk olarak askeri okullarda okumak için başvurular yapıyor. Bu isteğinin kabul edilmediğini, daha sonra sosyalizm'e yöneldiğini belirtse de, bu dönemin önemli bir sürecini atladığını ve anlatmak istemediğini görmekteyiz. O'da, askeri okullara başvurusu kabul edilmeyen Öcalan'ın, neden Ankara'da bulunan Vatan Caddesindeki Komünizme Karşı Fikirler Kulübün de çaycılık yapmasına ve o derneğe kayıtlı olmasına izin veriliyor? Kendiside bir zamanlar Mit'e çalıştığını söyleyen Avni Özgürel, tarihe olan bu tanıklığını yaptığında, Öcalan'ında bunu teyit ettiğini söyledi. Üstelik Öcalan, Avni Özgürel'in bu tanıklığını yalanlamadı. O zaman bu kanıksanmış en önemli somut bir veridir. Doğal olarak, böylesi bir tanıklık iddiadan çıkıyor, gerçek ve doğru bir olay olarak tarihe geçiyor.
Böylesi yerlerin Mit'in ve ülkücü camianın adam devşirdiği yerler olduğunu, böylesi yerlere her kesin rastgele alınmadığını, bu atmosferde yaşayan birisinin açıklamalarında görmekteyiz. O halde neden Öcalan'ın askeri okullara alınmadığını, Türk Sömürgeci politikanın kaygılarından anlaşıla bilir. Kürt asıllı insanlardan komutanların çıkmasından çok, bu topluma karşı kullanıla bilecek ajanların çıkması ezen sömürgeci Türk devlet politikası için anlaşılmayacak bir şey değildir. Onun için Öcalan her ne kadar Doğu Perinçek'le yaptığı söyleşi de bu konuda melodram bir çerçeve çiziyorsa da, kamuoyunu sadece olayın ’'acıklı'' yönüne ortak ediyor, senaryonun ’'mutlu'' yanını kendisine saklı tutuyor. Eğer gazetecilik namusu konuşturulmamış olunsaydı, kamuoyu, olayın bu yönlerini de öğrenemeyecekti.
Her sıradan insan bilir ki, devlet istihbarat kurumlarının kurduğu bu tür derneklerde bir insanın, bırakalım iş bulup çaycılık yapması, bu yerlere uğraması bile büyük torpil ve güvenilir biri olarak kabul görmesi gerekir. Demek ki, Öcalan ta 1967-68 Yıllarında güvenilir ajan olarak kabul onayını devlet kurumları tarafından almıştır. Bu halkayı objesine koymayan her analiz, Öcalan ve PKK muamması konusunda yetersiz kalacaktır. PKK türü bir açılımın ilk güdüsü, ilk düşüncesi, devletin bu istihbarat ocaklarında atılmıştır. Bu ocaklarda sadece Öcalan değil, Kürdistan'da ki yoksul aile çocuklarından erdemsiz olanların örneğini M.Ali Ağca, Oral Çelik, ’'Yeşil'' Mahmut Yıldırım vb, gibi kişilerin tarihinde de görmekteyiz.
Bu ocaklarda devşirilen Kürt asıllı insanların ilk siyasal çevresi nasıl, Türkçü ırkçı camiaysa, Öcalan'ın da ilk siyasal ilişki çevresi bu camiadan ibaret olduğunu Öcalan açıklamalarıyla teyit eder. Necip Fazıl Kısakürek'in seminerlerinde bulunduğu, tutucu Türk İslam sentezi çevrelerle ilişki içinde olduğu, Anıtkabir'in yakınında bulunan subay evlerinde bulunduğunu hatırlatmamıza gerek yoktur. Böylesi ilişki çevresi ve ordu, subay evlerinde Kürtçü sosyalist yetiştirilmediğini bilakis buralarda, Türk sol hareketine ve Kürdistan menşeli oluşumlara karşı kullanılacak piyadeler yetiştirildiğini doğrulayacak, bir hayli kaynak vardır.
Bu tarihlerde devletin istihbarat kurumların ajan devşirme ocaklarında hal böyleyken, devlet erkinde durum nedir?

Devam edecek..........

İlgili

Yorumlar (2)

Anonymous · 17 yıl önce

apo ve apoculugun iler tutar yani olmadigini habire yazan birini (bu su anlama geliyor hangi nedenlerle cikmis olursa olsun yani ister kurd toplumunun icine dustugu kosullarin urunu ister se devleti veya cia nin urunu olsun b adamin ve taraftarlarinin temsil etigi temel egilimlere kategorik olarak karsi birini) bile IKNA EDEMEYEN bu argumanlarla nerye varmayi dusunuyorsunuz? apo ya su yada bu nedenle, su yada bu oranda yakayi kaptirmis ve hayatin dinamiklerini etkileyen cok sayida insan var. bunlar bu yazdiklariniza bakip da sizin anlatiklariniza ikna olacak degiller oyle olasydi artik biktirici bicimde tekrarladgimiz apo karsiti argumanlar bir yerlerde bir yaprak filan oynatirdi-pek oynatigi soylenemez-veya henuz yapragin oynadigini farkedecek yontemlerimiz yok. apo bir ve tek bir bicimde herkesin gozu onunde elestirileblir: KENDI YAZDIKLARI KENDI IFADELERI ILE BUNLARA ITIRAZ ETME SANSI YOKTUR IFADELE ONUN IFADELERIDIR VE O KADAR COK TEKRAR EDIYOR KI KAYTARMA YAPMA SANSI BILE YOK. bunlari birakip avni soyl dedi apo bunu inkar etmedi onu orda cayci yaparlar yapmazlar gencken asker olmak istedi de suydu buydu ile hic bir seyi kanitlayamazsiniz. argumanlarinizin ise yaramaz oldigunu gostermek icin cok seyler soylenebilir ben bir ornek verip geceyim ihsan nuri kurd yakin tarihinde bilinen bir figurdur bu kisiyi surasini burasini begenmeyen cikabilir ama nihayetinde onemli bir kurd isyaninda cok onemli bir liderlik rolu oldugu kesin. bu adamin bu isyana liderlik yapmadan onceki yasaminda kabaca 1905-20 yillari rasi turk ordusunda dupeduz subay oldugunu hatirlamak lazim. kurdler kendilerini hindustanlilar yerine koyup turkleri de inguluz sanmamaktan vazgecsinler arada hindustan da olmayan 1000 yillik feci bir yanyanalik 1000 yil defalarca tekrarlanmis kurd kalin kafaligi (atalara havale!) 1000 yilin getirdigi bazi seylerin kaniksanmasi (newroz koma un ulusal analizcilerine havale) 1000 yilin cimentosu ISLAM kardasligi ivir ziviri(islamcilara havale) 1000 yilin sonunda tesi edilen solcu halklarin kardasligi balonu (solcu kurdlere havale) 1000 yilin pazar mecburen ic ice gecmis pazar iliskileri (kapitalist olmaya niyetli kurdlere havale) filan fistik var bu duruma gore analiz yapmazsak kendi kendimizi kandirmaktan baska bir halt cikmaz ortaya. tamama yerden ve gokten en iyisi hakkimiz (buna sade bagimsizlik hakki degil daha otesi de dahildir) ama bu hakki hukuku gercekleri gorup onun uzerine bindirecegimiz analiz sentez kizilkurt ile yapmak zorundayiz cayciymis suymus buymus hikayeleri ile degil. oglum cayci apuuu getir iki demli cay biri serif e biri bana! kolay gelsin

Anonymous · 17 yıl önce

cehaletin maksimusa burunmus karakterlerinden birinin pespayelik ornegi yazisini okuyoruz. demekki, askeri okula alinmayan birine, Ankara'da bulunan Vatan Caddesindeki Komünizme Karşı Fikirler Kulübün de çaycılık yapmasına ve o derneğe kayıtlı olmasına izin vermiyorlar, verilmemeli, verilmez etc etc ! demek ki herhangi bir kurt'un askeri okula alinmak icin, yukarida adi gecen derneklerde caycilik yapma iznini kotarmasi gerekiyor. ajanlik kurumundan; artik adi Mit mi, yoksam jandarma mi, emniyet genelmudurlugu mu, kararini da muhtemelen bu muthis analizin kaynagi arkadasimiz verir. ama kanarya sevenler derneginin sigara kokulu, balgam garniturlu; yuzeyi iki karis tozla kapli kilimlerini teneffus edebilenlere, askeri okula kayit, bir de ajanlik sertifikasi yaninda bedava olarak takdim edilecektir, bir mini hipotez de benden bedava. ordu, subay evlerinde Kurtcu sosyalist yetismez, bilakis ( yessee)Turk sol hareketine ve Kurdistan menseli olusumlara karsi piyade yetistirilirmis ! tek bir isim, Yusuf kupeli, turk solunun akli basinda adamlarindan biri olabilir( belkide degildir, pek adam cikmaz bunlardan ama atmasyoncu kara cahil yazara somut bir ornegi yine hakkeder) herifcioglu asker kokenli, atilma vs. seydir, su " Kurdistan mesnseli olusumlar" ne demek acep ? yani Kurtcu, Kurt " etnik" milliyetcisi felanof mu ? rivayet odur ki Cibranli halid bey, solcularimizin atasi Mustafa kemal pasyala ayni doenmelerde kahraman osmanli zabitanina omuz yildizlariyla hizmette kusur eylemedigi gibi, kurdistan tarihinin en modern milliyecisi unvanini da meshur azadi partisi deklerasyonuyla elinde tutmakta bence. ocalan'in hangi ajan kurumundan maasli oldugunu gostermek lazim; el oglu, darbe tesbbuslerinin yazili kaynaklarini bulup ortaya cikariyor. bu cahillere bir tavsiyede bulunayim; ocalan'in ajanligini isbatlam dedinde olanlarin adresi Ankara degil, Sam olmalidir. bi de, ajan ilan edilenin, ajan ilan edenlerce idolijik farkliliklarini da ortaya koymak gerekmiyor mu ? yazi dizisi devam edecekmis , etsinde, bari bana gir gir konusu ciksin.bb kargalarinin yazilari ve tesbitleri, bundan daha iyi okunur vallahi.

Labor · 17 yıl önce

Valahi sıkıntın ne anlamış değilim arkadaş kendince tespitlerde bulunmuş katılır veya katılmasınız fakat bu sana gırgır hakkını vermez bunca tahribat karşısında işi gırgıra veriyorsan niyetin tartışma konusu olur anlaşılan bunca gelişmeden memnunsun gırgırına bakılırsa öyle anlaşılıyor peki senin tespitin ne? hangi sosyal ve milli hareket iç infaz yoluyla 15 insan öldürmüş? dünyada bunun örneği var mı? bunun ötesi bu sadece diktatörlükle izah edilebilinir mi? o zaman birileride kalkar seninle gırgır geçer başından beri kürd dinamiklerini şu veya bu şekilde tasviye planı devrede başındada o çokça savunduğun zat var şimdi sen kalkıyorsun bunca tahrifata yol açan zatın kimliğine işaret eden bir arkadaşın yazdıklariyla gırgır geçiyorsun aslında farkındamısın, değilmisin bilmiyorum ama iç infazlarla katledilen onbinleri bulan Kürd genç ve sevenleriyle gırgır geçiyorsun ayıp olmuyor mu?

BB & K · 17 yıl önce

hic bir sey! abdo ve onn kuyruguna takilmislarin kurdistanin sadece kuzeyi degil guneyi de cok kotu etkiledikleri ve bir suru firsatin kacmasina yol actiklari asikar. bunlar yaptiklari ve soylediklerine bakilarak gayet guzel kanitlanacak seyler. geveze ve haddinden fazla korkak liderleri bol bol malzeme veriyor. bunlar dururken apo mit ajani pkk yi devlet kurdu gibi kaniti ipucu saglam olmayan seylere hic gerek yok. MSS nin yaptigi dogruyu bulmak icin kor yola grmek. senin ki ne o belli degil. kor yoldan cikilir o kolay, ama belirsizlikten nasil kurtulunur bak orasi karmasik.