BİR ANTLAŞMA; DÖRT İTTİHATCI BİR BOLŞEVİK
Bîşar Norşîn · 7 ay önce
Hasan Dere · 08.10.2005 · 2 görüntülenme
Öcalan'ın yeniden yargılanması, bulunmaz bir fırsat olarak değerlendiriliyor! Şimdiye kadar yattığı cezayı, infaza saydırıp, en kısa sürede serbest kalmasına yol açacak tarzda düzenlenecek. Basında etkili şahsiyetler aracılığı ile Türk kamu oyu bu sonuca hazırlanacak. Zaten, soyut ve Türk alt kimliği çerçevesinde tutulan bir Kürd anlayışına bile olsa Kürd sözüne ve Öcalan'a karşı, söylemde büyük bir yumuşama gözleniyor. ÖCALAN SERBEST BIRAKILIYOR! Avrupa Birliği'nin (AB) Türkiye ile ilgili 3 Ekim kararını, Öcalan'ın kuryeleri durumundaki avukatların devre dışı bırakılmalarının izlemesi, TC generallerinin geleceğe ilişkin planlarını ele veriyor.Bu planların, Alman ideologlarından bağımsız çizildiğini düşünmek saflık olur.İki dünya harbinin, üçüncü Alman dostu (ikincisi ve daha aktif olanı Japonya idi) durumundaki Türkiye'nin yalnız bırakılmayacağı belliydi. Osmanlıdan bu yana Türk-Alman dostluğu aralıksız sürmüştür. Türkiye'deki Amerikan karşıtı solculukta da Alman parmağı bulunmaktadır. Amerika karşıtı solun, önde gelen isimlerinden Doğu Perinçek'in, eğitiminin bir bölümünü Almanya'da tamamlaması bir rastlantı olmasa gerekir.Türkiye'de, demokrasinin gelişmesi yönündeki açılımların yapılmamasının, en temel nedeni olan Kürd sorununu çözülmeden, AB'ye alınma gayretlerinin başını çeken dostu yine Almanya olmuştur!Kürd sorununu TC'nin başını daha çok ağrıtacağı bellidir. İçerdeki bir Öcalan'ın Kürd hareketini kontrol etme zorluğu içinde olacağı ve belkide inisiyatifi tamamen kaybedeceği ihtimal dahilindedir. Radikal bir önderlikle buluşacak yeni bir Kürd ayaklanması TC'nin sonu demek olur.Öcalan'ın yeniden yargılanması, bulunmaz bir fırsat olarak değerlendiriliyor! Şimdiye kadar yattığı cezayı, infaza saydırıp, en kısa sürede serbest kalmasına yol açacak tarzda düzenlenecek. Basında etkili şahsiyetler aracılığı ile Türk kamu oyu bu sonuca hazırlanacak.Zaten, soyut ve Türk alt kimliği çerçevesinde tutulan bir Kürd anlayışına bile olsa Kürd sözüne ve Öcalan'a karşı, söylemde büyük bir yumuşama gözleniyor. Bu plana göre, hızlandırıcı bir etmen ortaya çıkmazsa, 2010 yılına varmadan Öcalan serbest kalacak ve aktif yasal siyasete başlayacak. Öcalan, şimdiden temelini atmaya çalıştığı, Kürd emareleri taşımayan ve ulusal hiçbir talebi olmayan, siyasi bir partinin liderli olarak, Kürdleri Türkiye'ye yamama işlevi görecek!Öcalan'ın sersbest kalışını hızlandıracak tek şey, Kürd Ulusal Kurtuluşuna öncülük edecek, yeni bir oluşumun ortaya çıkması ve Kürdler için çekim odağı haline dönüşmesi olasılığıdır. Bu durum, TC açısından daha tehlikeli olduğundan, kontrol edilebilen bir önderlik altında tutulmaları ve bu nedenle 'fırsat verilirse hizmet' etme sözü vermiş olan Öcalan'a bir fırsatı vermek son derece önemle gerekmektedir! Ne var ki, bu süreci hızlandıracak; mevcut Kürd oluşumlarının 'ben merkezci' yapıları ve sağlam duruş sergilemeyen önderlikleri nedeni ile henüz ulusal birliğe yönelik bir umut verdikleri söylenemez!Bu bilgiler sadece yazarın öngörüleridir. Doğrulanması zamana kalmıştır.Umarım mevcut Kürd Hareketleri ciddi bir Ulusal Birlik ortaya çıkararak, Öcalan'ın serbest bırakılmasını yakınlaştırırlar.Fakat bu birliğin oluşması, sağlam duruş sergileyemeyenlerin yönetimlerden uzak tutulmalarına bağlıdır! Yaşayalım görelim! Hasan Dere08/10/05
Henüz yorum yok — ilk yorumu siz yapın.