Siyaset

Nihayet, Nazim Hikmet Gerçekliği Su Yüzüne Çıkıyor, Maskeler Düşecek!

Rojhat Badikî · 22.08.2011 · 2 görüntülenme

Nihayet, Nazim Hikmet Gerçekliği Su Yüzüne Çıkıyor, Maskeler Düşecek!
Bazen haklı olmanın çok şey değiştirmediğini biliyorum, değiştirmek için doğru bildiklerinin kavgası içersinde de olmak gerekir. İnsani, toplumsal ve tarihsel sorumluluğun yanında ahlaki değer ve kurallarda bunu gerektiriyor.
Özellikle 40 milyonu aşkın bir halkın sömürgeci devletlerin postalları altında ezilmesinin yanında, sömürgeci devletler bağlaşıklarının aracılığı ile Kurdistan toplumu içersinde yarattığı ağır tahribatların nedenleri anlaşılmadıkça, doğrular su yüzüne çıkamaz. Karanlıklar içersinde boğulur- boğdurulur.

Ezilen sömürülen toplumlar ile ezen sömüren toplumların ilişkileri, yaşadıkları deneyimler, ezilen ve sömürülen toplumun bireyleri tarafından bilince çıkarılmadığı sürece, mücadele kör-topal kısır bir döngü içersinde sıkışıp kalır.
Mücadelenin döğümlenmesi, sömürgeci devletlerin yararına olup sömürülen topların alehine gelişir. Süreç uzadıkça, sömürgeci devletler, sömürge toplumu bir kanser yada ahtapotun kolları gibi sarıp, kendi bünyesi içersinde eritir-politik deyimle asimile eder.

Bu açıdan sömürgeci devlet açısında, sömürünün, sömürgeciliğin uzaması hayati derecede önem taşır. Bundan dolayı sömürülen toplumu kuşatmak, nefes alamaz hale getirmek için bütün imkan ve olanakları kullanarak, sömürge toplum içersinde kendisine bağlı açık ve gizli kanallar açar.

Kurdistan ve Türk devlet ilişkileri de buna benzer hatta daha kötü ve katı bir biçimde vuku bulmuştur. Türkler Osmanlılardan başlayarak günümüze değin çeşitli kanallar aracılığı adetta Kurdistan toplumunu esir almıştır.
Türk devleti çok bilinçli ve planlı bir şekilde Misak-ı Milli sınırları içersinde açık ve gizli bir şekilde örgütlediği solcu-dinci, liberal, demokrat akımları muhalif, Kemalizm karşıtı göstererek Kurdistan toplumunu, siyasal-politik akım ve bireylerini, köreltip dumura uğratmıştır.

Bu gün Fettulah Gülen akımının Kurdistan toplumu içersinde yağmur alan otlar gibi kudurmasının bir nedeni de budur. Fettulah Gülen Kemalizm ve TSK’ ye karşıymış.

Diğer taraftan da TKP, TİP, Perinçek, Belli, Küçük...vs’ ler ve bağlaşıklarının Kurdistan toplumu içersinde yarattığı tahribatlar iyice su yüzüne çıkmaktadır. Kurdistani grup ve bireylerin, harman samanları gibi savrulmuşlarsa, nedeni Türkiyeyi koruma-kollama ve güçlendirme sevdasında olanların peşinde sürüklenmelerinden kaynaklanmaktdır.
Mihri Belli gibi ömürünün son gününde Kürtleri sisteme nasıl bağlarım telaşı içersinde iken Tarık Ziya Ekinci gib Kürtler de Kurdistan’ ı nasıl Türkiye sınırları içersinde tutabilirim telaşı içersindedirler.

Nazım Hikmet Ran, su katılmamış Komünist diye bize lanse ettirilip yuturulurken meğer Türkeşe rahmet okutacak kadar faşist turancıymış! Yıllarca anlattık, Newroz com’ da onlarca makale yazdım Nazim Hikmet Ran ve Fettulah Gülen üzerine....

Nazim Hikmet Ran’ a Kemalist-Irkçı dediğimizde, en yakın dostlarımız bile yakınmaya başladı. Nasıl, Nazım gibi su katılmamış uluslararası alanda nam salmış birine Kemalist-ırkçı diyormuşuz.

Bu kervana en son Kemal Burkay katıldı. Nazım Hikmet Ran’ı yüceltmenin yanında Ahmedê Xanê’ ye es geçerek kendisini Nazım Hikmet Ran’ ın artçısı –mirasçısı ilan etti. Yani Irkçı-Turancı Nazım Hikmet Ran’ ın Kürtler içersindeki temsilcisi olu verdi.

Neyseki sayın Halil Berktay imdadımıza koştu. Yanliz kalmadık. Beyaz Türk toplumu içersinde siyahlarda yavaş yavaş çıkmaya başladı.

Nihayet Türk toplumu içersinde birileri tabuları yıkmaya başladı. Değerli İsmail Beşikçi’yi unutmamak gerekir o bir sembol ve bir abidedir.

Sayin Halil Berktay taraf gazetesinde Neşe Düzel’ le yaptığı söyleşide bazı tabuları yıkıyor. Yıktığı tabuların enkazlarında Kürt’ lerin neden birlik olamadıklarının sırları da birer birer aralanıyor.

Neşe Düzel soruyor: Nazım Hikmet de mi milliyetçi?

Halil Berktay: Evet. Pek çok akranı gibi paşa dedesinin evinde büyürken o da başlangıçta su katılmadık bir Türk milliyetçisi. On beş yaşından itibaren yazmaya başladığı gençlik şiirleri tüyler ürpertici derecede ırkçı ve Turancıdır. İslam fanatizmi vardır bu şiirlerde. “İntikamım alın diye haykırıyor camiler”, “Sen Türk çocuğusun düşmanını tanı” diye şiirler yazıyor. Birinci Dünya Savaşı sırasında Ziya Gökalp ve Ömer Seyfettin’den hiçbir farkı yok onun da. Sonra Milli Mücadele’ye katılmak için Anadolu’ya gidiyor ve oradan Sovyetler Birliği’ne geçiyor. Sonuçta o da, antiemperyalizm üzerinden Marksizm ve komünizme geçiyor. Gençliğinden tevarüs ettiği Türk milliyetçiliği damarı, Nazım’ın düşüncesinde çok kuvvetle mevcuttur.

Nazim’ ın ardılı ve mirasçısı olan Bir Kürt Kurdistan ulusal davasını omuzlayabilir mi? Yada Ordu millet el ele diyen Mahirler-denizlerin Mirasçısı Öcalanlar Kurdistan ulusal davasını omuzlayabilir mi?

Maskeler düşecek, Türkiyeciliği esas alan tüm Kürt kökenli bireylerin maskesi düşecek, düşmelidır, maskeler düştükçe, Kurdistanulusal bağımsızlık davasının arenasının safları netleşip gürleşecektir.

Kurdistanulusal davasının mirasçıları, Seyid Rizo, Şeyh Seid, Şeyh Ubeydullah, İhsan Nuri, Dr. Fuad’ ların mirasçıları, Kurdistan ulusal davasını omuzlayabilir….!


İlgili

Yorumlar (0)

Henüz yorum yok — ilk yorumu siz yapın.