Siyaset

NEWROZ ULUSAL BIRLIK VE BAGIMSIZLIGIN SEMBOLÜDÜR!

Alixan Aras · 22.07.2005 · 2 görüntülenme

Kürdistanda binlerce yıldan bu yana zulme ve köleliğe karşı direnişin, özgürlük talebinin sembolü sayılan yeni bir Newrozu daha karşılıyoruz. Her yıl olduğu gibi bu yıl da halkımız, Kürdistanda ve yaşadığı her coğrafyada Newrozu tarihsel ve siyasal anlamına, geleneklerine bağlı bir şekilde kutlayacaktır.
Geçtiğimiz Ocak ayında hem Kürdistan Parlamentosu, hem de Irak Ulusal Meclisi için yapılan seçimlerin ardından ülkemizin özgür güney parçasında, Kürdistanın siyasal statüsü ve geleceği açısından da son derece kritik yeni bir aşamaya girilmiştir.

1992den bu yana ikinci kez yapılan Kürdistan Parlamentosu seçimleri, hem üzerinde uzlaşmaya varılan tek hükümete geçişin sağlanmasını, esas olarak da Güney Kürdistanın fiili statüsünün meşruiyet temellerini güçlendirmiştir. Irak seçimlerinde ise Güney Kürdistanlı güçlerin ortak listesi Kerkük ve Musul gibi henüz Kürdistan hükümetine bağlanmamış Kürd kentlerinin yerel meclislerinde çoğunluğu alırken, Irak Ulusal Meclisinde de önemli bir temsil oranına erişmiştir. Diğer yandan seçimlerle birlikte Güney Kürdistanda düzenlenen gayrıresmi referandum oylamasına katılan yaklaşık iki milyon Kürdistanlı seçmenin % 99unun bağımsız bir Kürdistandan yana oy kullanması da, Kürdistan Kurtuluş Mücadelesinde bağımsızlıkçı çizginin üzerinde yükseldiği toplumsal temeller bakımından oldukça anlamlıdır. Bütün bunlar, Irakın ve Kürdistanın siyasal geleceği ve statüsünün şekillenme sürecinde ve yapılacak görüşme ve pazarlıklarda Kürd halkının lehine sonuçlar elde edilmesi umudunu güçlendirmektedir.

Güney Kürdistandaki bu gelişmeler sömürgeci İran, Suriye ve Türkiye yönetimlerini derinden sarsıp paniğe sevkederken, Kürdistanın diğer parçalarına ise olumlu bir şekilde yansımaktadır. Kürdistanın doğusu ve güney-batısında uzun süredir devam eden sessizliğin ardından geçen yıldan bu yana giderek artan bir hareketlilik yaşanmakta, Kürd halkı ulusal-demokratik talepleriyle yeniden mücadeleyi yükseltmektedir.

Bir süredir Kuzey Kürdistanda hüküm sürmekte olan siyasal gericilik rüzgarları da artık yavaş yavaş dağılmaya başlamaktadır. PKK /KADEK/Kongra-Gel üzerinden Kürdistan Kurtuluş Mücadelesine dayatılan teslimiyet ve ihanet programı her geçen gün kitleler nezdinden teşhir olup parçalanmaktadır. İdeolojik, siyasal ve kültürel boyutlarıyla bir asimilasyon ve entegrasyon programı olan İmralı konseptinin üzerinde dikkatle durulması gereken yanı; Kürdün, yine kendini Kürdi olarak tanımlayan bir parti kullanılarak Türk devleti tarafından teslim alınmaya çalışılmasıdır. Bu planın temel stratejisi Kürdün ulus ve ülke bilincini kırmaktır. Kürd için jenosid, işgal, ilhak, asimilasyon ve sürgünden başka bir anlamı olmayan Kemalizmin kutsanması, mazlum bir ulusun en doğal talebi olan kendi kaderini belirleme hakkının gerici ve çağdışı ilan edilmesi, bu stratejinin geregidir. Özgür Kürdistanın varlığı bu uğursuz stratejinin uygulanma olanaklarını ortadan kaldırmıştır. Genel Kurmayın yönlendirdiği İmrali patentli ideolojik saldırıda Özgür Kürdistana adeta savaş açılmış olması, ülkemizin bu parçasının tüm parçalardaki Kürtlerin özgürlük ve bağımsızlık talebinin somut ve canlı simgesi olmasındandır.

Bugün artık ülkemizin kuzeyinde de, geçmiş süreçte içine girilmiş olan ataletin, siyasal ve örgütsel krizin aşılması yönünde olumlu kıpırdanmalardan sözedebilmek mümkündür. Her şeyden önce kuzeydeki ulusal demokratik muhalefetin siyasi taleplerinde gözle görülür bir ilerleme sözkonusudur; daha düne kadar otonomiden ötesini düşünemeyen bazı çevreler bile bugün asgari olarak federasyon talebini dile getirmektedirler. Kuzey Kürdistanda mücadelenin araç ve yöntemlerinin geliştirilmesi yönünde kimi arayış ve çabalar gündeme gelirken, siyasal anlayışlara ve programatik taleplere bağlı olarak yeni bazı ilişki ve ittifaklara da zemin hazırlamaktadır.

Tüm Kürdistani partilerin bu sürecin gereklerine uygun bir sorumluluk içinde hareket etmeleri gerektiğine inanan partimiz PRK/rizgarî bütün bunlardan hareketle;
* öncelikle bu süreçte bağımsızlıkçı çizgiyi savunan ulusal sol güçlerin çoğulcu ve demokratik bir anlayışla ortak projeler, programatik düzeyler geliştirmek, siyasal birlikteliklere dönük adımlar atmak üzere biraraya gelmeleri çağrısında bulunur;
* ülkemizin kuzey parçasında ulusal mutabakatın temel araçlarının bir an once yaratılması, bunun önkoşulu olarak da kendi kaderimizi özgürce belirleme ekseninde ortak siyasal ve hukuksal ilkelerin geliştirilmesinin, bu temelde güçlü bir ulusal cephe birliğinin oluşturulmasının önem ve aciliyetine işaret eder;
* Kuzey Kürdistanda bir an önce, sivil itaatsizliği esas alan, bütün Kürdistanlıların demokratik bir tarzda içinde çalışabileceği, Kürd ve Kürdistan kimlikli açık parti ve örgütlenmeler kurulması gerektiğinin dikkat çeker.

Kürdistanlı hareketlerin ortak proje ve programlar etrafında biraraya gelmelerinin ortaya çıkaracağı imkan ve potansiyeller, Kürdistan Kurtuluş Mücadelesine önemli değerler katıp ivme kazandiracaktır.
Partimiz PRK-rizgarî tüm Kürdistanlıların Newrozunu coşku ve umutla kutlarken, Newroz´un KUKM´nin yeni atılım ve zaferleri için bir başlangıç takvimi olmasını temenni eder.

YAŞASIN NEWROZ

YAŞASIN KÜRDİSTAN KURTULUŞ MÜCADELESİ GÜÇLERİNİN BİRLİK VE BERABERLİĞİ!

YAŞASIN KÜRDİSTAN!

21 Mart 2005
Partîya Rizgarîya Kurdistanê
PRK/rizgarî

İlgili

Yorumlar (0)

Henüz yorum yok — ilk yorumu siz yapın.