Siyaset

Ne Yapmalı ve Somut Bir Öneri..!

Rojhat Badikî · 01.04.2013 · 2 görüntülenme

Ne Yapmalı ve Somut Bir Öneri..!
PKK ve BDP’ li yetkililerin, sömürgeci Türk devletinin Başbakanı RTE’ nin konuşmalarını, sürecin ruhuna aykırı görüp, alabildiğince yakınıyorlar. Yakınmaları çaresizliklerinde mi yoksa süreçten ( zorunlu ) dışlanmalarının getirdiği kırgınlıktan mı kaynaklanıyor? Yanıt vermek zor. Açıktır ki, PKK ve BDP yetkililerinin süreci değerlendirme ve görevleri, İmralı’ dan iletilen mesajların, yumuşatılarak Kurdistan halkının hazmedebileceği kıvama getirmek. Bunun dışında itiraz etme hakları yok. Başka türlü olması da beklenilmemeli. PKK ve BDP içersinde bir takım kişilerin yurtseverlik duygularına yenilerek sürece tavır almalarını beklemek gerçekçi değildir.

Yoksulluk ve ezilmişliğin dizboyunu aştığı bir dönemde, savaş sürecin ortaya çıkardığı olanakları elinin tersi ile itebilecek kişilerin çıkabileceği üzerine yoğunlaşmanın yerine, bu süreçten kimin-kimlerin yararlandığı üzerinde kafa yormak daha yararlı olacaktır.

30 yıllık savaşın maddi ve manevi ağırlığı, Kurdistan köylüsü ve şehir yoksullarının sırtına yüklenmiştır. Kurdistan şehir yoksulları ve Kurdistan köylüsü savaşın tüm ağırlığını omuzlarında taşımanın yanında sosyal, kültürel, politik ve ekonomik olarak büyük bir sefaletin içersinde kıvranmaktadır.Oysa, can ve mal olarak, mücadaleyi omuzlayan, sömürgecilerin işgalcı kolluk kuvvetleri ile dağda ve şehirden çatışan-savaşan bu kesimler olurken, savaşın rantını da siyaset dünyasını işgal eden kesimler almaktadır.

Bu kesimlerin, Öcalan’ın direktif ve talimatlarına itiraz etme gibi bir durumları yoktur. Dönem dönem, Kürtlerin duygu ve hisslerini okşayıcı demeçler verirlerken 360 derece dönüşle tersi şeyler, düşmanın duymak istediklerini ‘’ barış-kardeşlik’’ gibi tumturaklı sözlerle, Kurdistan halkının değerlerini ayaklar altına almaktan çekinmemektedirler. Milletvekili yada Belediye başkanlığı yada başka rant kapılarını kaybetmemek için, mahkumdurlar.


Kısacası 30 yıllık savaşı süreci Kurdistan yoksullar, emekçiler ve köylüler için büyük bir felaket olurken, ortamın ortaya çıkardığı geniş bir rantın olduğunu da unutmamak gerekir. Kaybedenler, Marks’ın deyimi ile zincilerinden başka kaybedecek bir şeyleri olmayanlar, düzenle, sömürgeci sistemle çatışma içersinde olurlar, sistemden yararlananlarda çeşitli maskeler altında, sistemle uyumlu bir mücadele tarzını sürdürürler. 30 yıllık savaşın ortaya çıkardığı tablo budur.

Böylesi durumlarda, değişimin olabilmesi, savaş ve çatışmanın yükünü taşıyanlarla buluşmakla olur. Açık ki bunun yol ve yöntemi örgütlülük ve mücadeledir. Eleştiri zenginlik ve yolaçıcıdır ama bunun yaşam bulması, kitlelere taşınması ile anlam bulabilir. Düşünce ve fikirlerin, güç haline gelebilmesi taşıcı özelliğine, kitlelere bir şeyler taşıma, bir mesaj iletmesi gerekir ki, maddi bir güç ve bir mücadele aracına dönüşebilsin.

Dönemi tahlil etme, eleştirmenin yanından, somut pratik alternatif arayışlara yönelmek gerekir. İnanıyorum ki, bir avuç rantçının yanında çok geniş bir kesim süreçten rahatsızdır. Nasıl rahatsız olmasınlar, PKK’ li yada PKK’li olmayan tüm Kurdistani kesimler, 30 yıllık savaş sürecinde şu veya bu şekilde beddel ödemiştir. Kurdistan’ da bedel ödemeyen hemen hemen yoktur. Şüphesiz Ödenen bedeller, Misak-i Milli yada 2. Lozan’ın Kurdistan halkına kabul ettirilmesi için ödenmemiştır.

Bu açıdan, süreçten rahatsız olan tüm Kurdistani kesimler, ortak bir hareket noktasi, ortak bir çıkış noktası bulmak zorundadır. Konuyu somutlaştırmak gerekirse, bize, Kurdistan halkına karşı dayatılmak istenilen 2. Lozan antlaşması ve Misak-ı Milliye’ ye karşı çıkış olarak; 2. Lozan ve Misak-ı Milli’ ye hayır adı altında ortak bir hareket organize edebiliriz. 24. Temmuz 2013’ e daha çok var ve bu bizim süreci birlikte değerlendirmemiz için geniş bir zaman bırakmaktadır. 2005 yılında ‘’ Alliances Des Kurdes’’ adı altında Kurdistan yurtseverleri ile birlikte organize ettiğimiz yürüyüşün 2.sini gerçekleştirebiliriz..

24. Temmuz 2013 tarihinde İsviçre Lozan şehrinde gerçekleştireceğimiz 2. Lozan ve Misak-ı Milli’ ye hayır mitingi, TC ve Öcalan’ın Amed Newroz mektubuna bir yanıt olmanın ötesinde birlikte hareket etmenin ilk çıkışı olur.

Ne yapmalı konusunda somut bir öneri, öneriyi Kurdistan kamuoyuna sunuyorum, birlikte başarabiliriz. Lozan Anlaşmasının 70. Yılında, Misak-ı Milli, Lozan anlaşması ve Sömürgeciliğe hayır diyelim.

01-04-2013
Genève

Rojhat Badikî







İlgili

Yorumlar (0)

Henüz yorum yok — ilk yorumu siz yapın.