BİR ANTLAŞMA; DÖRT İTTİHATCI BİR BOLŞEVİK
Bîşar Norşîn · 7 ay önce
Alixan Aras · 26.09.2005 · 2 görüntülenme
Cev: Aso ZagrosiNawsirwan Mustafa Anayasanin yazim sürecinin detaylarina iliskin yaptigi aciklamada: Üzerine anlasmazligin oldugu hususlar sunlardi: Din ve devlet iliskileri, Irak devletiyle Arap ulusu arasindaki iliskiler, Irak devletinin federal veya merkezi bir yapi temelinde sekillenmesi, medeni kanun ve baska sorunlar...Kürdistan Niwê Gazetesine yaptigi özel bir söyleside sayin Nawsirwan Mustafa Sünni grubu Irak’in Arap ulusunun bir parcasi oldugunu tanimasi gerektigini savundugunu ve basindan itibaren federasyona karsi olduklarini( her ne kadar kürdler icin federasyona karsi olmadiklarini söyleselerde) vurguladi..Nawsirwan Mustafa yine bu söylesisinde: „Kürdlerin tarihinde ilk defa Kürdlerin ortak bir tutumu ve söylemi vardi.. Tüm Kürdistan siyasal partilerinin temsilcileri ve Kürdistan parlamentosu üyeleri hic bir fark gözetmeksizin hepsi, kürd halkinin istemleri olan tek ortak bir siyasal söylem cevresinde toplandi.Söylesiyi Kurdistani Niwê adina Nawsirwan Mustafa ile yapanlar: Twana Ahmed ve Lawend Newzad Kurdistani Niwê: Ilk önce bize Anayasa’nin detaylarina iliskin bilgi verirseniz memnun oluruz.Nawsirwan Mustafa: Irak Parlamentosu secimlerinden sonra Anayasa Taslagini yazmak amaciyla 55 kisiden olusan bir komisyon olusturuldu. Bu 55 kisinin 15‘i Kürdlerden olusuyordu. Bu komisyonun baskani, Sii listesinden bir imam olan Humamdi. Baskanin iki yardimcisi vardi. Birincisi, Kürd listesinden Dr. Fuad Mahsum, digeri ise Sünni Araplardan Adnan Cenabi idi. Komisyon katilimcilarin güclerine göre paylasilmisti. Daha sonra 15 tane Sünni Arap bu komisyona katildi. Bastan itibaren Irak Anayasasinin konsensus temelinde yazilacagi yönünde karar verilmisti.. Bu komisyonun Gecici Idare Yasasini kendisine temel alarak, yeni Anayasa Taslagini yazmasi gerekiyordu. Fakat, bu olay diger taraflar tarafindan kabul görmedi. Bundan dolayi Komisyon üyeleri alti bölümden olusan Anayasanin her bölümünü birine vererek, alti komite olusturuldu. Sonradan gelen 15 kisiyide 6 komite ekledi. Dagitilan Anayasa taslaginin büyük bir bölümü, Komisyon üyeleri olan Siiler tarafindan yazilmisti. Anayasaya din rengi ve özellikle Siilerin rengi digerlerine göre daha hakimdi. Ayrica bunun disinda Siiler, Irak’ta kurulacak siyasal sistemin Sii rengini tasiyan ve dinsel bir sisteme gitmek icin caba icindeydiler...Ilk defa taslaklar bazi cevrelere teslim edilmisti. Bunlardan bir tanesi Kürdistana gelmisti.. YNK ve KDP yönetimleri, bu taslaga iliskin bir incelemenin yapilmasi yönünde karar verdi. Taslak incelendikten sonra, Bagdat’taki Kürd delegasyonunun desteklemek yada Irak’ta yazilan bu Anayasayi degerlendirmek icin bir komitenin olusumuna karar verildi. Anayasa Yazim Komisyonu tarafinddan hazirlanan Taslagi inceleme altina almak ve Kürdistan halkinin ulusal talepleri ne ölcüde yeraldigini ögrenmek amaciyla,YNK’den bir kac kisi, KDP’den bir kac kisi ve Kürdistan Parlamentosundan bir kac Anayasa uzmanindan bir komite olusturuldu. Sonra bu komite, derin incelemeleden sonra bir baska taslak olusturdu. Gecici Idare Yasasinin Kürd halkinin haklari, insan haklari, kadin haklari ve Irak siyasal sistemiyle iliskili olan maddeler incelemeye alindi, kendi düsüncemize ve Kürdlerin kazancina göre bazi maddelere iliskin alternatif bir proje hazirladik..Ilk defa iki parti yönetiminin ve tüm Kürdistanli siyasal partilerininde icinde yer aldigi Kürdistan Parlamentosu üyelerinden olusan karma Kürdistan heyeti, Bagdat’ta gitti ve Anayasa Yazim Komisyonuyla görüstü. Kürdler icin önemli olan hususlar kendilerine anlatildi.Bir kac gün orda kalindi ve kendileriyle görüsüldü. Yeniden Kürdistana döndük. Belli bir dönem sonra yeniden Bagdat’ta gittik ve beraberimizde hazirladigimiz Anayasa projesini ve Irak Küristani icin hazirladigimiz Haritayi da götürdük.Bu arada Irak Islam Devrimi Yüksek Meclisi, El Dawa ve baska partilerle Bagdat’ta görüstük. Sonradan baktik ki, bir sonuca varilmiyor ve Anayasa Yazim Komisyonunda farkli görüsler var. Siiler baska, Kürdler baska, laikler baska ve Komisyona sonradan katilan Sünniler bir baska düsünüyorlar. Taraflarin var olan farkli yaklasimlarini yakinlastirmak, yasanan sorunlara care bulmak amaciyla Parlamento grup baskanlari ve siyasal parti önderlerinin birlikte toplantilarin yapilmasi gerektigi düsünüldü.Üzerinde anlasilmayan ve farkli düsünceler olan hususlar: Din ve devlet iliskileri, Irak devleti ve islam dini arasindaki iliski, Irak devletiyle Arap ulusu arasindaki iliskiler, Irak devletinin federal veya merkezi bir yapi temelinde sekillenmesi, medeni kanun, dogal zenginliklerin paylasilmasi, Federal yapilanmanin yetkileri, Kürdistan’in cografi sinirlari ve daha baska meselelerde var olan gruplarin farkli düsünceleri vardi. Özellikle daha sonradan gelen Sünni grup Irak’in Arap milletinin bir parcasi oldugunu taninmasinin taraftariydi. Her ne kadar onlar, Kürdler icin federasyona ve Kürdlerin kendi haklarina sahip olmasina karsi olmadiklarini söyleselerde, bastan itibaren federasyona karsiydilar. Arap bölgelerinde böyle bir sistemin olusumuna karsiydilar. Cünkü onlara göre federal sistem irak’in bölünmesine neden olur. Ayrica bunun disinda onlar, daha önce cikan debaasizasyon yasasindan ve Baas partisinin irkci bir olusum oldugu yönünde hic bir ibarenin Anayasada yer almamasini istiyorlardi. Yine onlar Irak’taki iktidar meselesinde güclü bir merkezi yapiyi savunuyor, yeralti ve yerüstü zenginliklerin merkezin elinde olmasini ve güclü bir orduyu savunuyorlardi... Sünnilere aksine Siiler, Irak devletinde merkezin güclü olmamasi gerektigini, cevre bölgelerin güclü olmasini savuyordu. Fakat, onlarinda kendine has özel bir programlari vardi. Cünkü onlar farkli grup, parti ve örgütlerden olusuyorlar. Fakat Siiler, islami bir devleti, Islamin yasamanin kaynagi olmasi gerektigini, medeni kanunun mezhep bazinda düzenlemesini ve islam hukukunun temel alanlara hakim olmasini savunuyorlardi.Siiler baslangicta dogal zenginlik kaynaklarinin Bölgelerin mülkünde olmasini ve Bölgelerce idare edilmesini savunuyorlardi. Daha sonra Siiler, bu söylediklerinden dolayi pisman oldular ve tüm zenginliklerin Irak milletine ait oldugunu ve merkezi devletin yeralti madenlerini cikarmasi ve adeletli bir bicimde dagitmasi gerektigini savunmaya basladilar. Saniyorum Kürdlerin bu konuda düsündüklerini anlatmaya gerek yok. Cünkü bu konuda Kürd pozisyonu yayinlanmis ve siz de üzerine yazmistiniz. Fakat sunuda unutmayalim ki, Irak ABD tarafindan özgürlestirildi, Saddam onlar tarafindan yikildi, Baas Partisi onlar tarafindan dagitildi. ABD, isgalci bir güc olarak uzun süre Irak’i idare etti. Anayasa sorununda yine ABD, esas aktörlerden biriydi..Kurdistan Niwê: Siilerin daha önce sizin sundugunuz Kürd istemlerine karsi tutumlari nasildi?Nawsirwan Mustafa: Federasyona iliskin Siilerin bir rahatsizliklari olmadi. Cünkü onlarda onu kendileri icin istiyorlar. Bizim bir sorunumuz var ki, biz ne kendimiz icin istesek, hakkimiz olarak görsek onlar razi oluyorlardi. Ama bir sartla sizin istediklerinizi bizde istiyoruz diyorlardi. Onlarda kendi acilarindan hakliydilar. Örnek olarak diyorlar: sen kendi bölgende Federal Bölge olusturmak istiyorsun, kendi icin Anayasa olusturmak istiyorsun, aktif bir iktidarin olmasini istiyorsun, kendi Bölgende bir yargi sistemini olusturuyorsun, bunlar benim icinde dogal haktir. Sen onlara bunlar sizin icin dogal degildir diyemesin. Benim icin iyi, senin icin kötü ve sen mecbursun benim istemlerimi kabul etmeye deme hakkin yok. Siilerle Kürdler arasinda esas sorunlardan biri, onlar dinin tüm alanlarda hakim olmasini, Irak’ta islami bir devletin kurulmasini, zenginlik kaynaklarin merkezin elinde olmasini istiyorlardi. Bu meselelerde farkli düsünüyorduk. Ayrica ne Siilerin, ne de Sünnilerin Kürd halkinin haklarina karsi fazla seyleri yoktu..Kurdistani Niwê: Siiler daha önce zenginliklerin ve dogal kaynaklarin bölgelerin denetiminde olmasini istiyorlardi.. Daha sonra neden pisman oldular? Yoksa bu pisman olmanin nedeni onlar Irak üzerine hakimiyet kurabileceklerini mi düsünmeye basladilar?Nawsirwan Mustafa: Burada göz önüne alinmasi gereken bir husus var. O da, Kürdlerin tarihinda sizinde ifade ettiginiz gibi Kürdlerin tek ve ortak bir söylemi vardi. Tüm Kürd siyasi partileri: YNK, KDP, Kürdistan Islami Birligi, Kürdistan islam Örgütü, Kürdistan Emekciler Partisi, Kürdistan Komunist Partisi ve Parlamento üyeleri hic bir ayrim yapilmaksizin tek ve ortak bir siyasal söylemin cevresinde toplandik. O söylemde Kürd halkinin ulusal istemleriydi. Hic kimse, bu güclerin arasinda bu az istiyor yada digeri cok istiyor diye celiski yaratabilmedi. Bizimle kiyaslandiginda diger taraflarin ortak bir siyasal söylemi yoktu. Sii Ittifaki, farkli düsüncelere sahip bir kac farkli gruptan olusuyor. Ayrica, Siilerin Mezhep olarak Sünnilerde olmayan dinsel Mercileri var. Her Sii grubu farkli bir dinsel Merciye baglidir. Biraz yakindan bakildigindan farkli düsüncelerde olsalarsa da farkli partiler icinde yer aliyorlar. Bundan dolayi Kürdler kendi aralarinda cözülmesi gerekli olan meselelerde, cözücü olabiliyor ve sonuca variyordu. Fakat diğer tarafların, örneğin Sünnilerin şimdiye kadar bir Mercileri veya güçlü bir partileri yok. Sünni Araplar içinde çalışan ve bir Meclis içinde toplanan Irak İslam Partisi, bir kaç grup ve parti var. Musluman Ulemaları Heyeti de var,bunlarda her biri farklı partiler arasında bölünmüş ve farklı görüş ve düşünceleri savunuyorlar. Örneğin eski Baasçılar kendilerini yeniden örgütlediler ve Irak İslam Partisiyle tüm konularda farklı düşünüyorlar. Şiilerinde dinsel Mercileri vardır. Ama bu Merciler de farklı düşüncelere ve görüşlere sahiptirler. Bundan dolayı Kürdlerde var olan siyasal söylem ve tavır birliği onlarda yoktu. Bazen bizimle bir mesele üzerine anlaşıyorlardı. Fazla zaman geçmeden yeniden pişman oluyorlardı yada anlaşamadıkları konulara ilişkin Mercilerine gidiyorlardı.Kurdistani Niwê: Musluman Ulemalar Heyetinin Sünniler için bir Merci, yani siyasi bir Merci olmasını düşünüyormusuz?Nawşirwan Mustafa: Benim kanâtıma göre aksine, Sünnilerin bir kesimi Musluman Ulemalar Heyetini seçimlere katılmama yönündeki tutumunun neticesinde Sünnileri zayıf düşürdüğünden dolayı suçluyorlar. Şimdi Sünni siyasilerin, yani Sünni siyasi islamcıları arasında Musluman Ulemaları Heyetinin dışında, başka bir çevre var ki, Musluman Kongresi adı altında çalışıyorlar... Bu son sözünü ettiğimiz kesim, Musluman Ulemalar Heyetinden daha güçlüler. Irak İslam Partisi var. O da bağımsız bir taraftır. Biz Sünni siyasileri içinde, bir grup parti ve örgüt dışında 3 takımın var olduğunu söleyebiliriz. Bunlardan hiç bir birin Merci olduğunu söyleyemeyiz.. Bunlardan hiç biri diğerleri için Merci değildir.Kurdistani Niwê: Sen Şiilerin dini bir devlet kurmak istediğini söylüyorsun. Fakat diğer taraftan onlar Irak’ın gerçekliğini görüyorlar, Kürdler ve Sünnilerin var olduğunu ve Amerikanında alanda olduğunu görüyorlar. Yani Irak’ın ortak sorunu bir tarafın diğer kesimlerin üzerinde hakimiyet kurması değilmi? Acaba Irak’ın geleceği nereye götürülmek isteniyor?Nawşirwan Mustafa: Eğer onlar yapabilseler Şii bir devlet kurarlar. Fakat seninde vurguladığın gibi Irak’ı oluşturan kompozantlar diğer ülkelerden farklıdır. Bundan dolayı, Irak’ı oluşturan küçük birleşkenlerin dışında, Kürdler, Sünni Araplar ve Şii Araplardan oluşan 3 esas unsur vardır. Bu 3 yapılanmanın siyasal kararlarda önemli rolleri olacaktır. Ayrıca Türkmen, Suryani ve Asuriler var. Irak, çok uluslu, çok dinli ve çok mezhepli bir ülkedir. Bunun dışında özel bir denge vardır. Şiiler, çoğunluk olduklarını ileri sürüyorlar. Sünniler, Sünni Araplar, Kürdler ve Türkmenler birleşirse sayı olarak Şiilerden daha çok olduklarını ileri sürüyorlar. Yani her iki tarafta çoğunluk olduklarını iddia ediyorlar.. Çünkü bugüne kadar sağlıklı bir sayım yapılmamıştır. Bundan dolayı kimin doğru söylediğini bilemiyoruz. Bundan dalayı bu 3 yapılanma arasında bir denge sağlanmıştır. Bir tarafın diğer taraflar üzerine hakimiyetini farzetmesi olamaz.Kurdistani Niwê: Sana göre acaba Şiilerin, Sünni Araplar, Kürdler ve Türkmenler birleşirse çoğunluğu oluştururlar yönünde bir korkuları varmı?Nawşirwan Mustafa: Şiilerin böyle bir korkusu olduğunu sanmıyorum. Özellikle Sünni Araplar, diğer taraflarla birlik kurmak için bir bütünlük teşkil etmiyorlar. Ne yazık ki onlar her milleti bir yapı olarak düşünüyorlar. Öyle görünüyor gelecek seçimlerde halk, siyasi programlara değil, millet ve dinsel yapılara oy verirler. Eğer Irak’ın şartları normalleşmiş olsaydı, halk Şii ve Sünni ayrımı yapmaksızın siyasal programlara oy verebilirdi. Şimdi birbirinden ayrılan ulus ve dinsel yapılara saygıdan dolayı, herkes kendi kimliğine, ulusal ve mezhepsel kimliğine oy verecek. Hiç kuşku yok ki, Şiilerin gözünde Sünni Kürdsuz, Sünni Araplar ayınlıktan daha azınlıktır.Kurdistani Niwê: Halkın siyasal programlara oy vermesinden söz ediyoruz. Geçen seçimlerde Ein Kawe(Hewlêr’in bir mahalesi AZ) Hırıstiyanları El Eraqiye Listesine oy verdiler.. Sizce Irak’ın siyasal durumu ileri gelişmeler sağlamış ve halk bundan dolayı, siyasal programlara oy verebiliyor?Nawşirwan Mustafa: Bana göre yine bu seferde halk siyasal programlara degil, kimliklerine oy verecekler. 4 yıl sonraki seçimlerde nasıl olacağını bilemiyorum. Beklentim odur ki bu seçimlerde halk siyasal programlara değil, mezhepsel ve ulusal kimliklere verecekler.Kurdistani Niwê: Sorum şu acaba bu şu anlama gelmiyormu, halk siyasal programlara oy veriyor?Nawşirwan Mustafa: Kim halkın siyasal programlara oy verdiğini soyluyor ki............Kurdistani Niwê: Amacım eğer bir gün böyle olsa....Nawşirwan Mustafa: Ben 4 yıl içinde böyle bir şeyi, Irak halkının programa oy vereceğini göremiyorum...Kurdistani Niwê: Acaba Anayasa için önerilen projelerden hangi tarafınkinde tüm Irak halkı için daha fazla haklar vardı?Nawşirwan Mustafa: Kürdlerin sunduğu proje Geçici İdare Yasasının düzeltilmesinden ibaretti.. O proje tüm Irak için uygun olanıydı. Çünkü, hem Kürd, hem Şii Araplar ve hemde Sünni Arapların Irak diye bir devletin içinde birlikte yaşıyabilmeleri için, bazı şeyler var Irak’ın yaşamına ilişkindir. Buna vatani temel prensipler diyorlar.. Bizim kendimize, Kürd ve Kürdistana ilişkin olan has şeylerimiz var. Birde bizim Irak’a ilişkin şeylerimiz var. Fakat bizim için kurulacak Irak’ın demokratik ve ulusal, dinsel, mezhepsel, siyasal ve gazetecilik gibi tüm alanlarda çoğulcu olması çok önemlidir. Aynı zaman da Irak sisteminin, dinsel değil çağa uygun olması gerekir. Yine bizim için Irak sisteminin merkezi yapı üzerine değil, federal olması gerekiyor. Devam edecek.... Bana göre bizim ile bazi Irakli gücler arasinda ortak olan ve Irak’ta demokratik bir sistemin olmasi hem Siilerin ve hemde Sünnilerin kazancinadir. Öyle görünüyor ki, bazilari kendilerine göre federasyonun iyi, bazilari da kötü görebiliyorlar. Amacim sudur, bir grup sey var ki, merkezin demokratiklestirilmesi, devletin ademi merkezilestirilmesi bunlar Irak’i olusturan tüm kompozantlari icin önemliler.Kurdistani Niwê: Siz Kürd delegasyonu olarak üzerine en cok caba sarfettiginiz ve kabul edilmeyen hususlar hangileridir? Gönülsüzde olsa bu hususlari kabul eden ve reddedenler kimlerdi?Nawsirwan Mustafa: Bu sorunlardan biri dogal kaynaklardi. Diger bir sorun ise din ve devlet iliskileri ve medeni kanuna iliskindi. Kurdistani Niwê: Hangi taraf digerinin görüsüne geldi?Nawsirwan Mustafa: Gercegi söylemek gerekirse bizimle görüsmeleri yapan esas tarag Siilerdi. Diger taraflar, El Iraqiye ve El Iraqiyun bize cok yakin ve yumusaktilar. Fakat bizim en cok celislide oldugumuz taraf, Sünni Araplardi. Bazi meselelerde onlar hic asagi inmiyordular ve uzlasmaz bir tutum icindeydiler. Onlara göre federasyon Irak’in param parca olmasi anlamina geliyordu. Bundan dolayi onlar, federasyona karsiydilar. Dogal zenginlik kaynaklari meselesinde onlar, dogal zenginlik kaynaklarinin merkezin denetiminde olmasini istiyorlardi. Ayrica dogal zenginlikler meselesi bizim ve Siiler arasinda da büyük bir engeldi.Kurdistani Niwê: Sen Amerikanin esas aktörlerden biri oldugunu söylüyorsun. Acaba Amerikanin farkli olan düsünceleri yakinlastirmada rollü neydi? Yada eger Amerika alanda olmamis olsaydi, Anayasa mevcut olan durumda olurmuydu?Nawsirwan Mustafa: Evet, farkli taraflarin yakinlastirilmasinda ve bazende düsüncelerinin yakinlastirilmasinda Amerikanin belirleyici bir rollü vardi. Amerika bir büyük devlet olarak, bu alanlarda büyük tecrubelere sahiptir. Özellikle Büyük Elci Zalmay Halilzad, daha önceleri yine simdiki Irak gibi olaganüstü bir durumu yasiyan Afganistandaydi. Ben halkin bilmesi gereken bir seyi söylemek istiyorum.. Amerika icin layik bir devlet mi yoksa dini bir devlet mi kurulmus önemli degildir. Fakat, onlar icin ortalama dini bir devlet önemliydi.Kurdistani Niwê: Simdi Irak Parlamentosuna sunulan Anayasa Taslagini sen nasil degerlendiriyorsun?Nawsirwan Mustafa: Ben bu Anayasa Taslaginin yazimina katilan insanlardan biriyim. Bundan dolayi kendim bir degerlendirme yapmak istemiyorum.. Bu ishi halka birakiyorum.Kurdistani Niwê: Görüsmelerde bazen bir kac nokta üzerine antlasma saglaniyordu.. Baska maddelere iliskin sorunlar ortaya ciktigi zaman, yeniden sifirdan baslaniliyordu.. Nicin?Nawsirwan Mustafa: Bu tüm meselelerde böyle degildi. Mesele tüm dünya Anayasalarinda var olan , cok genel seyler ve bazi haklarla ilgili bölüm üzerine tüm taraflar hemfikir oldu ve yeniden dönülmedi. Kürdlerin kendirle birbirine bagli atasözündeki gibi bazi önemli meseleler vardi: Din ve devlet iliskisi, dogal zenginliklerin paylasimi meselesi anahtar niteligini tasiyorlardi.Bazilari diyorlardi: eger sen shu meselede asagi inersen, filan seyi kabul edersen, bende shu meselede asagi iner ve filan seyi kabul ederim. Bazen görüsmeler alis-veris gibi oluyordu. Bundan dolayi bazi meselelerde acmaz oldugu zaman biri diyordu, ben daha önce shu meselede geri adim atmistim, sen benim bu dedigimi kabul etmesen, bende digerini kabul etmiyorum...Kurdistani Niwê: Kürdlerin istemlerinden Anayasaya yerlestirilmesi gerekirken, yerlestirilmeyen hangileri var?Nawsirwan Mustafa: Siz bunu baskalarina sorsaniz daha iyi edersiniz..Kurdistani Niwê: Eger Parlamento bu Anayasa taslagini kabul ederse, halk da referandum esnasinda oy verebilirmi?Nawsirwan Mustafa: Bana göre Kürdler ve Siiler Anayasaya karsi tavir almasalar, Sünniler referandumu basariszliga götüremezler. Cünkü, Enbar eyaleti haric, Sünniler hic bir eyalette secmenlerin ücten ikisinin oyunu alamazlar.Kurdistani Niwê: Anayasa sonrasi Irak’i nasil degerlendiriyorsun?Nawsirwan Mustafa: Daha cok erkendir.. Bekliyelim neler oluyor. Irak’in yakin gelecegi hakkinda insanin %100 dogru bir seyi söylemesi cok zahmettir. Halk ic savastan korkuyor. Fakat gercek odur ki, ic savas var. Gün gecmiyor onlarca Sii, Sünni, Kürd ve Kürdlerin disinda insan ölmesin.. Nicin öldürüyorlar? Cünkü, Siidir, Sünnidir yada Kürd olduuklarindan dolayi..... Ben bu konuda size detaylara iliskin bir sey söyleyemem.. Cünkü benim Irak’in Güney, Bati ve Orta kesimine iliskin fazla bilgim yok ki, Anayasanin etkisi ve yankisinin nasil olacagini, Sii ve Sünni toplumunun tabakalarina yansimasini bileyim. Cünkü tüm Siiler tek ses degil ve tüm Sünnilerde tek ses degildir. Bundan dolayi ben daha simdiden bir öngörüde bulunamam..Kurdistani Niwê: Amerika bu Anayasa üzerine bahsa girmis, bundan dolayi Anayasanin cabuk yazilmasi icin Irakli gücler üzerine cok yogun baski kurdu.. Acaba Amerikalilara göre bu, Irak’in sartlarini degistirmek icin miydi yada Anayasal mesru zeminini Irak’a vermek icinmiydi?Nawsirwan Mustafa: Bana göre Amerikanin Irak’ta yaptigi hatalardan biri, savasi bir takvime endekslemesiydi. Amerika bazi tarihler vermis.. Öyle görünüyor Baskan Bush ve ABD kamuoyu icin önemlidir.. Shu gün referandum yapilsin... Shu gün secimler yapilsin... Öyle görünüyor bunlar onlar icin önemlidir. Fakat, Irak halki icin referandum, asayis ve güvenligin saglamasi kadar önemli degildir... Yani Irak halki icin Anayasanin ayin 15‘inde veya 30‘unda yada baska bir ayda yapilmasi önemli degil.. Önemli olan su, elektrik ve her seyden önce asayisin saglanmasidir.Kurdistani Niwê: Nicin Amerikaya da shu hakki verilmiyor, bu sefer bir sey yapsin kendisi icinde iyi olsun?Nawsirwan Mustafa : Shart degil Amerika icin olan Irak icinde iyi olsun. Fakat, Anayasanin yazimi ve secimler Irak’in gelecegiyle iliskisi var, gelecek kusaklarla iliskisi var. Yani sen Anayasayi bu yil icin degil, uzun bir süre icin yaziyorsun. Benim görüsüm sen bu Anayasaya evet ve hayir oyunu verdigin zaman, sadece bu Anayasanin sana degil, cocuklarina da uygulanacagini düsünmelisin. Ben bir seyin yazimina katildim ve cocuklarimin gelecegide ona baglidir. Son.
Henüz yorum yok — ilk yorumu siz yapın.