Siyaset

Nawşirwan Mustafa ile Irak Seçimleri Üzerine Röportaj

Çev: Aso Zagrosi · 25.10.2009 · 2 görüntülenme

Değerli   Newroz.Com  okuyucuları!!!    16 Ocak 2010 yılında   Irak parlamentosu  seçimleri var.  Bu  sefer   Güney Kürdleri  farklı listelerle  seçimlere  katılacaklar.  Bu seçimlere   başında   Nawşirwan  Mustafa’nın bulunduğu  Goran hareketi de ayrı bir  liste olarak  seçimlere  katılıyor.  KNN televizyonu   Nawşirwan Mustafa   ile    seçimlere  dair  bir  söyleşi yaptı ve  söyleşi  metni  « Sbeiy »  Web  sayfasında  tam   olarak  yayınlandı.  Bu  röportajı   çevirerek  Kuzey  Kürdlerin  hizmetine  sunmak  istiyoruz.  Saygılarımla   Aso Zagrosi     KNN:  Irak  seçimleri  yaklaşıyor.  Sizin   Goran  Hareketi olarak   bu konuda   ne gibi  hazırlıklarınız var?   Nawşirwan Mustafa:  Evet,  biz  gelecek  Irak   Parlamentosu  seçimlerine   katılmak  için     hazırlıklar  içindeyiz. Her  şeyden  önce seçimlere   girmek  için    siyasal bir yapı olarak    Goran   ismi adı altında    Yüksek Seçim Kuruluna  başvurduk ve   ismimizi yazdırdık.  Bunun  dışında   biz   bu seçimlerde    seçim  işlerini     idare  edecek      bir     Seçim   yapılanmasını  oluşturduk..     Aktüel  olarakta   seçim programını,   seçim  platforumunu ve  Irak  Parlamentosuna     göstereceğimiz  adaylar    listesini     hazırlıyoruz.   KNN:   Yani  siz  bu   seçimlere   büyük bir  önem veriyorsunuz?  Nawşirwan  Mustafa:    Kuşkusuz..  Bizim açımızdan    bu seçimler  önemlidir.  Çünkü  Kürdistan  Irak devletinin bir parçasıdır.  Öyle  görünüyor ki  Irak  Parlamentosu  seçimleri, bazı açılardan  Kürdistan  Parlamentosu   seçimlerinden    daha    önemlidir.  Çünkü,   Irak   Parlamentosu   Kürdlerin   Irak’ın  siyasi   karar mekanizmalarına,  Irak devletine,  Irak bütçesine,  Irak’ın  dış siyasetine ve  Irak  ordusuna      katılması     kararını  veren   Bağdat’taki bir  kurumdur.   KNN:   Genel olarak sizin  konuşmalarınızdan  çıkardığım  şey  siz  Irak  seçimlerini   Kürdistan  seçimlerinden daha  önemli  görüyorsunuz?   Nawşirwan Mustafa:   Evet.     Yukarıda da  sözünü ettiğim  gibi  Irak  Parlamentosu   tüm  Irak  için  yasama   görevini  yerine  getiriyor.  Irak  Parlamenosu   her yıl   kanunla   yıllık bütçeyi  onaylıyor,   bakanları  seçiyor,  Cumhurbaşkanını seçiyor,  Parlamento başkanını  seçiyor ve Irak  Başbakanı’nı seçiyor.   Bizim   Irak  Anayasa’sında   bir  grup  ulusal haklarımız yer almıştır.   Öyle   görünüyor  ki  Bağdat   Parlamentosu ve Hükümeti  bu   Anayasal   haklarımızın   tatbik edilmesi  için   çaba   sarfetmemiz gereken yerlerdir.   KNN:  Siz  Irak seçimlerine  ayrı bir  liste olarak  katılıyorsunuz?   Nawşirwan Mustafa:  Evet,  biz  bağımsız  bir  liste  olarak   katılacağız.   KNN: Fakat  sizin rakipleriniz, sizin ayrı bir liste  olarak  seçimlere katılmanızı  Kürdlerin  ortak  diskursunu  bozmaya   ve Arap     şövenistleri ile  ittifak  kurmak  çabaları içinde  olduğunuzu  yönünde  suçlamada   bulunuyorlar?   Nawşirwan Mustafa:  Evet  bu  onların   bizi karşı  yürütükleri  propagandalarının  bir  kesitini   oluşturuyor..   Ben  bu  söylemlere  karşı   halkımızı  şahit  olarak   kabul ediyorum. Bize  karşı   yapılan  bu suçlamaların    nasıl yalanlara  dayandırıldığını   görecekler.   Seçimler  esnasında   kimlerle  ittifak    kurup   kurmadığımızı    görecekler.  Biz  şimdiden  itibaren   seçimlerin   huzur  ve güven  içinde   geçmesi,   temiz ve  hilesiz  olması ve  daha fazla     seçmenin  seçim sandığına  gitmesi için,  seçimlere   katılan tüm  taraflarla   ortak  bir anlayışa  varmak  istiyoruz.   Fakat  biz  Goran   listesi  olarak  mevcut  süreçte ne  Kürdistan’da   ve  ne  de  Irak’ta   hiç  bir  tarafla   ortak bir liste yada  siyasi bir  ittifaka  girmeyeceğiz.  KNN:  Niçin  Kürd  güçleriyle  yapmıyorsunuz?   Nawşirwan Mustafa:  Kürd  güçleri ile  bizim  siyasi  söylemimiz   ve  Bağdat’ta  çalışma  stratejimiz farklıdır.  Onların  realite ile  alakası olmayan    görünüşte  ulusal  olan  bir söylemleri var.  KNN:  Fakat,      ayrı bir liste  olarak seçimlere  katılmak  Kürdlere  zarar vermez mi?  Yada    Kürdlerin    Irak’taki  varlığına   zarar vermez mi?  Nawşirwan Mustafa:   Bize göre  Kürdlere  en büyük zararı  veren taraflar  Suleymaniye’yi  Hewlêr’i ve   Duhok’u   parçaladılar,  iki idareyi  kurdular,      şimdiye kadar  olduğu  gibi iki  Peşmerge, iki  asayiş gücü,  Parastin  bir tarafta  ve Zanyari(KDP ve YNK   İstihbarat  örgütleri) diğer  tarafta ..   İki   Maliye  Bakanlığı,  iki   Peşmerge  Bakanlığı,  iki İçişleri Bakanlığı  ile   onlar  bunu  Kürdistana  yaptılar.   Kürdistan’dan   Kerkük’e   gidelim,  ki  70  ve  80 yıldan beri  Kürd  tarihinde   herkesi meşgul eden  en önemli   sorunlardan  biri  olan  Kerkük’te de  durum farklı değildir.   Kerkük’te de  Kürdçülük   çalışma   programı  edilmemiştir.  Yani   Kürdistan vatantaşlığı  çalışma  programı   yapılmamıştır.  Kerkük’te de    idareyi ikiye böldüler, iki  partinin  idarelerini kurdular.    İki  partinin   farklı  asayışÂ Â Â  güçleri,  farklı polis  güçleri,   hatta  asker  ve  memurların    bir  kesimi   Hewlêr ,  bir kesimide   Suleymaniye  idaresi  üzerinedir.   Yani   pratikte  biz değil,  onlar   Kürd  milletinin  birliğine  zarar verdiler.    Mevcut olan  durumda  Şiiler   bir kaç    farklı liste ile  seçimlere katılıyorlar,  Şii Arap ve Sünni Araplar  bir kaç    farklı liste  oluşturuyorlar.  Kürdler de  farklı   listelerle  katılıyorlar ve  Irak Parlamentosunda       gelecek  için  aralarında  muşterek  şeyler    bulurlar.   KNN:  Bu  muşterek   stratejik şeyler  üzerine  daha önceden   bir şey yapılmaz mı?   Nawşirwan  Mustafa:   Öyle  görünüyor ki   çok  kimse  bu soruyu  sormuştur.   Sen nasıl gelecek   4  yıl için  siyasal   bir güç ile  siyasal  ittifaka  gidersin, ki    her gün insanları   işlerinden atıyor, eğitim  sektörünü harebeye çeviriyor, yöneticileri, yardımcılarını ve öğretmenleri    arzularına göre   partilerinin çıkarlarına  göre   getirip  götürüyorlar.  Kaymakamlara ve  nahiye yöneticilerini   siyasal  düşüncelerinden dolayı cezalandırıyorlar,  Peşmergeleri,  asayiş güçlerini ve subayları  işten atıyorlar.   Nasıl bunlarla    böyle bir ortamda  işi  yapmak  için   ortak  bir  dil  ve  ortak  bir  program   oluşturabilirsin.  Nasıl   bunlara  güvenebilirsin   gelecekte   bu tip  şeylerin  yenilenmemesi için...  KNN:   Evet  sizin      onlar  kadar  hiç kimse  Kürdlerin  birliğine  zarar  vermedi  sözünüze  dönmek istiyorum...  Nasıl?   Nawşirwan Mustafa:   Evet daha  öncede  söyledim.  Irak  Kürdistan’ında   bir idare  adına   iki idare var.   Bizim  üzerinde  çalıştığımız  şeylerden biri    nasıl  peşmerge, asayiş ve polis  güçlerini   bir  parti gücünden  ulusal ve  hükümet  gücüne  dönüştürebiliriz?  Nasıl    içişler   bakanlığı  tek bakanlık,   peşmerge bakanlığı  tek bakanlık,  maliye bakanlığı tek bakanlık  haline getirebiliriz?   Bu    iki  partinin  Bağdat ile  olan  ilişkileri  parti ilişkileridir.  Kerkük sorununda   particilik yaptılar.  Eğer  Kürdistan’da  birileri bu partilerden birinde  değilse   önemli bir göreve getirilemez.  Bağdat’ta  ise   Kürdlerle    Bağdat’taki merkezi hükümet  ilişkileri,    iki  partinin    Bağdat   merkezi hükümet ile olan  ilişkileri  haline getirmişler.  Bu  ilişki   iki millet,  Arap ve  Kürd ilişkisi,  Kürdistan  Bölge Hükümeti ile   Bağdat  merkezi  hükümeti arasındaki  ilişki  olmasına  rağmen,   parti  ilişkisine  çevrildi.   Yani  bu  ilişki    realitede    Kürd  milleti ile   Bağdat   merkezi hükümeti arasındaki  ilişkidir,  iki parti ile Bağdat  ilişkisi  değildir.   KNN: iyi   eğer   iki idare  varsa , iki  partiye bağlı   farklı  bakanlıklar varsa  ve   hatta   iki  siyasi  bölge varsa   niçin  o kadar    tek liste  çağrısı  yapılıyor?   Nawşirwan Mustafa:   Evet    tek liste  çağrısını  yapanların  amacı    partilerinin   hizmetinde   birleşik bir gücü oluşturmaktır.   Şimdi  öyle bir  duruma  getirilmiştir  ki     parti çıkarları     ulusal çıkarlardan  daha önemli hale gelmiştir. Partiler  içinde  de birinci kişi   ve    yakın  akrabaları  daha  önemli  hale  geliyor.   Biz    gerçek manasıyla  ve fikri ile   Kürdistan vatandaşlığının    Kürdistan’da    aşiret,   aile,  din ve mezhep  kökenine  bakılmaksızın   yerleşmesini  istiyoruz.   KNN:    İyi..bu güçlerle en azından   üzerine  ittifak edilebilecek  veya    ortaklık  kurulabilecek  bazı    ortak  noktalar  bulunmaz mı?  Nawşirwan Mustafa:  Evet   bulunur..   Fakat daha önce  sözünü ettiğim gibi   onların     gerçekle alakası  olmayan    sözde  bir ulusal  söylemleri var.  Gelin     bu  önderlerle  şu  son 5 yılın  hesap ve  kitabını  yapalım.  Bu  kardeşlerimizle   bir hesap ve kitap  yapalım ve bakalım  onlar   Kürdistan  koparılan  bölgelerin   geleceği için   140  maddenin   uygulanması  için  ne yaptılar?  Onlar    Irak    Dışişler  Bakanlığında   ve  Büyükelçiliklerinde  Kürd    payı açısından Kürdistan Bölgesinin   temsilciliği   olması  gerektiği  noktasında  ne  yaptılar?  Onlar ,   şimdi  parti  milisi   durumunda  olan  Peşmerge  güçlerini  partilerin denetimden  çıkararak, eğitim,   silahlanma ve  örgütlülük  bakımından   nizami bir güç haline getirmek için  Irak Anayasa’sında   Kürdlere  tanınan hakların uygulanması için  ne  yaptılar?   Gelin  şimdi bunun   üzerine  hak ve  hesap yapalım.  Eğer  onlar   bu son 5 yılda  bunun  çalıştılar    o zaman   neden   gerçekleşmedi?  Fakat  onlar için  önemli olan   kimin Bağdat’ta   hangi  üst  göreve  geleceği  ve  ne  yapacağı  daha önemlidir,   partilerinin bunda  kazancı nedir  ve  bu yolla   ne kadar   partilerine   hizmet  edebilirler,   daha  önemlidir.  KNN:    Afedersiniz.   Siz  Bağdat’ta   ne yaptılar  diye  soruyorsunuz. Ben bir  gazeteci olarak bu  soruyu   biraz daha uzatalım. Yani  Kürdistan çapında  Hewlêr, Suleymaniye ve Duhok’u  birbirine bağlamak en asgarisinden  ne yaptılarsa,      benzer sorunlara  buradada  zemin hazırlamazlar mı sizce?   Nawşirwan Mustafa:   Evet  bir defasında  yine  bunun üzerine  durmuştum.  Eğer  sen bir milleti,  millet   olarak  göstermek istiyorsan, senin  farklı bölgeler arasında  birliktelik yada  ortak yaşam için çaba  sarfetmen  lazım.  Örneğin   Suleymani, Hewlêr ve Duhok arasında  bir çeşit ekonomik  kaynaşma  için çaba sarfetmelisin.  Duhok, Suleymaniye ve Hewlêr arasında  bir çeşit   kültürel birliktelik sağlanması gerekir.  Daha öncede söylemiştim   Duhok  iş sahiblerinin ve tucarlarının  Suleymaniye’ye gelip  iş yapmalarına engel  ne?  Suleymaniye  iş sahiplerinin    Hewlêr ve Duhok’ta iş yapmalarının  önündeki  engel ne?  Bir  kaç bin  Duhok ve Hewlêrli  öğrencinin  Suleymaniye  üniversitelerinde  okumaları ve Suleymaniye’li bir kaç  bin öğrencinin   Duhok ve Hewlêr’de   okumalarının  önünde engel ne?   Var olan  bölgeler arasında  bir kaynaşmanın sağlanması  için  ne  engel var?  Örneğin  onlar  öyle yaptılar ki,   Suleymaniye’de çıkan bir gazete,  Suleymaniye  sınırını aştığı zaman   çok  az satışı yapılıyor.  Hewlêr’de çıkan  bir gazetenin Suleymaniye ve çevresine ulaşması i çok zahmetlidir.   Duhok’daki  gazeteler    hiç Suleymaniye  ulaşmıyor.  Suleymaniye’nin  ki ise  Duhok’a...  Bu ise  Kürdistan’ı bir kaç zona bölmüştür.  Hewlêr kendi başına, Duhok  kendi başına ve  Suleymaniye de kendi başına bir şeydir.  Bu  durum Kürd milletinin   ulusal çıkarlarına aykırıdır. Kürd  ulusal çıkarları  bu bölgeler arasında bir çeşit ortak yaşamı ve kaynaşmayı  gerektiriyor.  Var olan   bölgeci ve  onu andıran  sınırları  aşmak   lazım.   KNN:  Seçimlere   dönelim.  Öyle görünüyor ki   seçimlerden önce  ittifak ve   ortak  listeye dair   sorunuz var.   Seçimlerden sonra  böyle bir şey mümkünmudur?   Nawşirwan Mustafa:  Evet biz kendimizi   Kürd milletinin  haklarını  savunma  noktasından  hiç kimseden   eksik görmüyoruz.  Biz bugünde   ve yarında    kendimizi  Kürd milletinin  ulusal  haklarını  tavizsiz savuncuları olarak görüyoruz. Biz bu alanda  birilerinin  bizi taşlamasına   izin vermeyiz.  Onlar  5 yıldan daha fazladır  Bağdat’ta  iktidar  sahibiler. Irak  Daimi  Anayasa’sında  var olan  Kürd  haklarının   tatbik edilmesi için ne yaptılar?  Örneğin  bu hakların  tatbiki için  biz  Bağdat  Parlamentosundaki   grubumuza   onların    Kürd  dilinin   resmileştirilmesi için,  75  Irak Büyükelçiliğinde   Kürd  temsilciliğinin  açılması için,   Peşmerge  güçlerinin  modern  bir  şekilde  düzenli orduda  yerlerini alması için ve   Kürdistan’da  koparılan  bölgelerin geri dönmesi için   ne   yaptıklarını  soracağız.  Bu konulara dair    Irak  Parlamentosuna ve   Irak hükümetine    kaç  kanun projesi sunduklarını   ve  eğer  reddedilmişlerse   bize   anlatmalarını  istiyeceğiz.   Eğer   bir şey  yapmamışlarsa  niçin yapmadıklarını  soracağız.   Bize  göre  onlar     onlar    ulusal kazanımlardan  ziyade     parti kazanımlarına  önem vermişler.  KNN:    Kak  Nawşirwan  sürekli olarak  şu eleştirilerden sözediliyor  yada   size  yönelik  şu  eleştiriler var.  Halk içinde de  sürekli size yönelik  aynı eleştiri mevcut. Deniliyor  ki  Nawşirwan  Mustafa  uzun bir dönem   Kürd  siyasi  önderliğinde  yer aldı ve önde gelen şahsiyetlerden biriydi.  Fakat    niçin geçmişte   bu işler için  çalışmadı, bu işleri  düzeltmeye çalışmadı  yada  bu konuda çaba  sarf etmedi deniliyor.   Nawşirwan Mustafa:  Benim ve   arkadaşlarım için   her dönemin  bir önceliği var.   Bizler   1992  yılından  sonra  Kürdistan’da  var olan  idari, ekonomik ve  güvenlik  boşluğunu  doldurmakla karşı karşıyaydık.   Kürdistan  Bölgesinde   Parlamento, Hükümet,  polis,  asayiş ve   peşmerge  güçlerinin   oluşturulması  ve yerleştirilmesi  sorunu vardı.  Baas  rejiminden sonra   ortaya  çıkan  boşluğu  doldurmak    çok önemliydi.  Kuşkusuz  bunlar  gerçekleştirildi.  Her   ne kadar   Kürdlerin  talihsizliği   olan  iç savaşÂ  üstüne   geldiysede..  İkinci  aşama   Irak Anayasa’sına   Kürdlerin  ulusal haklarını  nasıl  yerleştireceğimiz  sorunu vardı.  Kürdlerin   ulusal  haklarını  Irak’ın daimi anayasasına   yer alması için   nasıl bir çaba içine girmesi  meselesi vardı.    Bu  konuda    iyi bir dereceye kadar    bizim  katılımımız  oldu.  Ben ve yoldaşlarım   imkanlarımız  dahilinde    Anayasa’nın  yazılımına  katıldık.    Baas  rejiminin   yıkılışında  sonra   az yada  çok  bir  grup   Kürd  haklarını  Irak  Anayasa’sına  yerleştirebildik.   Irak Anayasa’sının  yazılışından sonra  bize  göre  Irak Kürdistan’ında  başka bir    dönem  başladı.   Bu  dönem ise   “ Kürd Evini” yeniden  düzenleme  dönemidir.  Yani   Irak  Kürdistan’ının  idare ve yönetiminde   var olan  eksikliklerin    çözümü    gerekiyor.   Kürd  evinin içini   Kürd milletinin  çoğunluğunun  istemleri  doğrultusunda  daha  iyi bir şekilde  düzenlemesi gerekiyor.  Ben ve    yoldaşlarım  olanaklarımız  dahilinde  bu  konuda  projeler  sunduk ve önerilerden bulunduk.  Uzun bir süre   parti  içindeki   değişimler  yaparak  iktidar   içindede  değişime  gitme  umudunu  taşıdık.  Eğer  parti içinde   bir değişim sağlamışÂ  olsaydı, bu  iktidar içinde de  bir değişimin başlangıcı  olabilirdi.  Fakat  ne yazık ki, biz  YNK içinde     değişim iradesini  oluşturamadık, bundan dolayı  YNK dışına çıktık ve şimdi  kendimizi  bu hareket çerçevesinde  örgütledik , yani  Goran Hareketi adı altında   çalışmalarımızı sürdürüyoruz.   KNN: Fakat,  Kak  Nawşirwan    deniliyor ki   Kak Nawşirwan’ın    Goran  Hareketinin   oluşumu  dışında    önünde   başka bir dizi  yol vardı?  Nawşirwan Mustafa:   Mesela  hangi yol?   KNN:  Deniliyor ki  sizin  YNK’nin  birinci adamı olan sayın Mam Celal ile   uzun yıllara dayanan  ilişkiniz ve yoldaşlığınız var.   Deniliyor ki  bu uzun yıllara dayanan  yoldaşlık   yoluyla  var olan  sorunlara bir  çözüm  bulabilirdiniz?   Nawşirwan Mustafa:  Evet doğrudur. Biz   yaşamımızın  uzun yıllarını  birlikte   siyasi  faaliyetlerde  geçirdik.  Fakat   gerçekten  bizim  sorunumuz    barışma ve   daralma  meselesi değildir.  Yani  ben birinden aciz  olursam  gideriz   barışırız.   Bize göre  bu  yanlış bir yaklaşımdır,  siyasi  meseleleri    kişiselleştirme ve şahısların  sorunları haline getirme  olayı.  Bana  göre   2005 yılından sonra   ülkenin  idare edilmesi  hususunda  bizim  siyasi felsefemizde  ve Bağdat’ta   çalışma  stratejimizde  ayrılıklar   ortaya çıktı.  Biz  bu meselelere dair   ortak  bir anlayışa  varamadık.  Bundan dolayı biz YNK’yi bıraktık.  Ayrıca  bizim    kişisel sorunlarımız yoktur.  Bizim   sorunlarımız, siyasi, idari ve kanunidir.   KNN:   Bu farklılıklar nelerdir?   Nawşirwan Mustafa:    Kürdistan’da    Kürdistan  Bölgesinin  idare edilmesi  biçiminde aramızda  ayrılık var.  Onlar   var olan  kurumları   partileştirmek  istiyorlar, biz ise  vatandaşlık  fikri/konsepti  Irak Kürdistan’ına  yerleştirmek istiyoruz.  Bağdat’ta  ise  bizim stratejimiz   var olan   Kürdlerin anayasal   haklarını  pratiğe  aktarmadır.    Onlarla  çalışma  biçimi konusunda  ayrılığımız var.  Onlar için   başka bir şey  değil, hükümete    hangi  yüksek   mevkiyi alacakları çok önemlidir.  Bunun dışındaki şeyler için  ciddi bir  faaliyet içine girmezler.  Bizim için  Irak  Anayasa’sında  tespit  edilen  Kürdlerin  anayasal  haklarının tatbik edilmesi  stratejisi önemlidir.  Benim  için Bağdat’ta  kimin   Arab’ın  yada  Kürd’ün  hangisinin  yüksek bir mevkiyi alması   önemli değildir. Benim  için önemli olan  Irak devletinin  siyasal  karar mekanizmalarında,  kim  ve hangi dereceye kadar   Kürdlerin  ulusal haklarının   savunuculuğunu   yapıyor  meselesi ön plandadır.   KNN: Evet  sizin için   sorun kişisel değil  yada  kişi  meselesi değil.    Bir  soru   çok tekrarlanıyor.   Eğer  siz   Bağdat’ta  giderseniz   Goran  hareketi  olarak   Cumhurbaşkanlığı  görevi için Mam Celal’a    oy verecekmısınız?   Nawşirwan Mustafa:   Bana  göre  bu  soruya şimdiden cevap vermek çok erkendir.  Daha  önce de söyledim benim için   kimin Bağdat’ta  hangi  yüksek mevkiye gelmesi  önemli değil, önemli olan  kim   Kürd  milletinin    ulusal  haklarının savunuculuğu  yapacak ve  Kürd milletinin anayasal haklarını tatbik etmek için  çabaladığı  meselesidir.  KNN:  Son  soru.  Bize  sorulan  sorulardan biri   deniliyor ki,   Kak Nawşirwan   bu son seçim çalışmalarında    halka karışacak mı?   Aşağılara   halkın  içine  inecekmi?   Nawşirwan Mustafa:   Evet  bunu  bir çok defa   bende  kendi kendime  soruyorum.   Bizim  basın ve yayınımızın  çalışma  biçimi  diğer    taraflardan farklıdır.   Diğer    tarafların   yöneticileri  başkalarıya  görüştüklerinde   ilk haber  olarak  televizyon, radio ve  gazetelerin manşetlerine  taşıyorlar.  Biz  her  gün  onlarca   insanla ve  hatta bazen  yüzlerce   insanla görüşüyoruz.  Fakat  bizim için  bu görüşmelerin    haber  kiymeti  yoktur.    Basın  ve  yayınlarımızı  takip edenler bu tip haberlerle karşılanmıyorlar.   Fakat sözünü ettiğim gibi  biz günlük olarak   Kürdistan’ın her tarafından  Kürd toplumunun farklı sınıf ve tabakalarından  yüzlerce  insanla  görüşüyoruz, şikayetleri ve eleştirilerini dinliyoruz ve  onlarla tartışıyoruz.   Fakat  eski zamanlarda  olduğu gibi  bunun çevresinde  fazla gürültü  koparmıyoruz.   KNN:  Afedersiniz,  soru daha çok  seçim propagandaları esnasında    halk kitlelerinin  toplantılarına  katılıp   katılmamayla  ilgili olacaktı.  Acaba   bu sizin şahsınızla mı  yoksa   Goran Listesinin   uyguladığı  stratejiye bağlıdır?   Nawşirwan Mustafa:  Biz  bir grup insanız ve birbirimizle danışarak  çalışıyoruz.  Burada   halka bir çağrı yapmak istiyorum.  Ben  yaşamımın  büyük bir kesimini  halkımın  hizmetine adadım.  Şimdi ise  kendimi   milletimin   hizmetcisi olarak görüyorum.   Milletime  hizmet   günlük  olarak  çarşıda   dükandan  dükana  ziyaret ise   yaparım.  Halkımızın   çıkarı neredeyse   onu yapmaya çalışırım.  Eğer  başka  bir şekilde  ise    onuda yaparım.  Fakat,    Goran   hareketinin   seçim çalışma programını  oluşturan   insanlar   gelecek seçimler için    hangi  kararı  alırlarsa   onu  uygulayacağım.   Çeviri:  Aso Zagrosi         

İlgili

Yorumlar (0)

Henüz yorum yok — ilk yorumu siz yapın.