BİR ANTLAŞMA; DÖRT İTTİHATCI BİR BOLŞEVİK
Bîşar Norşîn · 7 ay önce
Çev: Aso Zagrosi · 25.10.2009 · 2 görüntülenme
Değerli  Newroz.Com okuyucuları!!!   16 Ocak 2010 yılında  Irak parlamentosu seçimleri var.  Bu sefer  Güney Kürdleri farklı listelerle seçimlere katılacaklar. Bu seçimlere  başında  Nawşirwan Mustafa’nın bulunduğu Goran hareketi de ayrı bir liste olarak seçimlere katılıyor. KNN televizyonu  Nawşirwan Mustafa  ile   seçimlere dair bir söyleşi yaptı ve söyleşi metni « Sbeiy » Web sayfasında tam  olarak yayınlandı. Bu röportajı  çevirerek Kuzey Kürdlerin hizmetine sunmak istiyoruz. Saygılarımla  Aso Zagrosi    KNN: Irak seçimleri yaklaşıyor. Sizin  Goran Hareketi olarak  bu konuda  ne gibi hazırlıklarınız var?  Nawşirwan Mustafa: Evet, biz gelecek Irak  Parlamentosu seçimlerine  katılmak için    hazırlıklar içindeyiz. Her şeyden önce seçimlere  girmek için   siyasal bir yapı olarak   Goran  ismi adı altında   Yüksek Seçim Kuruluna başvurduk ve  ismimizi yazdırdık. Bunun dışında  biz  bu seçimlerde   seçim işlerini    idare edecek     bir     Seçim  yapılanmasını oluşturduk..    Aktüel olarakta  seçim programını,  seçim platforumunu ve Irak Parlamentosuna    göstereceğimiz adaylar   listesini    hazırlıyoruz.  KNN:  Yani siz bu  seçimlere  büyük bir önem veriyorsunuz? Nawşirwan Mustafa:   Kuşkusuz..  Bizim açımızdan   bu seçimler önemlidir. Çünkü Kürdistan Irak devletinin bir parçasıdır. Öyle görünüyor ki Irak Parlamentosu seçimleri, bazı açılardan Kürdistan  Parlamentosu  seçimlerinden   daha   önemlidir. Çünkü,  Irak  Parlamentosu  Kürdlerin  Irak’ın siyasi  karar mekanizmalarına, Irak devletine, Irak bütçesine, Irak’ın dış siyasetine ve Irak ordusuna     katılması    kararını veren  Bağdat’taki bir kurumdur.  KNN:  Genel olarak sizin konuşmalarınızdan çıkardığım şey siz Irak seçimlerini  Kürdistan seçimlerinden daha önemli görüyorsunuz?  Nawşirwan Mustafa:  Evet.    Yukarıda da sözünü ettiğim gibi Irak Parlamentosu  tüm Irak için yasama  görevini yerine getiriyor. Irak Parlamenosu  her yıl  kanunla  yıllık bütçeyi onaylıyor,  bakanları seçiyor, Cumhurbaşkanını seçiyor, Parlamento başkanını seçiyor ve Irak Başbakanı’nı seçiyor.  Bizim  Irak Anayasa’sında  bir grup ulusal haklarımız yer almıştır.  Öyle  görünüyor ki Bağdat  Parlamentosu ve Hükümeti bu  Anayasal  haklarımızın  tatbik edilmesi için  çaba  sarfetmemiz gereken yerlerdir.  KNN: Siz Irak seçimlerine ayrı bir liste olarak katılıyorsunuz?  Nawşirwan Mustafa: Evet, biz bağımsız bir liste olarak  katılacağız.  KNN: Fakat sizin rakipleriniz, sizin ayrı bir liste olarak seçimlere katılmanızı Kürdlerin ortak diskursunu bozmaya  ve Arap    şövenistleri ile ittifak kurmak çabaları içinde olduğunuzu yönünde suçlamada  bulunuyorlar?  Nawşirwan Mustafa: Evet bu onların  bizi karşı yürütükleri propagandalarının bir kesitini  oluşturuyor..  Ben bu söylemlere karşı  halkımızı şahit olarak  kabul ediyorum. Bize karşı  yapılan bu suçlamaların   nasıl yalanlara dayandırıldığını  görecekler.  Seçimler esnasında  kimlerle ittifak   kurup  kurmadığımızı   görecekler. Biz şimdiden itibaren  seçimlerin  huzur  ve güven içinde  geçmesi,  temiz ve hilesiz olması ve daha fazla    seçmenin seçim sandığına gitmesi için, seçimlere  katılan tüm taraflarla  ortak bir anlayışa varmak istiyoruz.  Fakat biz Goran  listesi olarak mevcut süreçte ne Kürdistan’da  ve ne de Irak’ta  hiç bir tarafla  ortak bir liste yada siyasi bir ittifaka girmeyeceğiz. KNN: Niçin Kürd güçleriyle yapmıyorsunuz?  Nawşirwan Mustafa: Kürd güçleri ile bizim siyasi söylemimiz  ve Bağdat’ta çalışma stratejimiz farklıdır. Onların realite ile alakası olmayan   görünüşte ulusal olan bir söylemleri var. KNN: Fakat,     ayrı bir liste olarak seçimlere katılmak Kürdlere zarar vermez mi? Yada   Kürdlerin   Irak’taki varlığına  zarar vermez mi? Nawşirwan Mustafa:  Bize göre Kürdlere en büyük zararı veren taraflar Suleymaniye’yi Hewlêr’i ve  Duhok’u  parçaladılar, iki idareyi kurdular,     şimdiye kadar olduğu gibi iki Peşmerge, iki asayiş gücü, Parastin bir tarafta ve Zanyari(KDP ve YNK  İstihbarat örgütleri) diğer tarafta ..  İki  Maliye Bakanlığı, iki  Peşmerge Bakanlığı, iki İçişleri Bakanlığı ile  onlar bunu Kürdistana yaptılar.  Kürdistan’dan  Kerkük’e  gidelim, ki 70 ve 80 yıldan beri Kürd tarihinde  herkesi meşgul eden en önemli  sorunlardan biri olan Kerkük’te de durum farklı değildir.  Kerkük’te de Kürdçülük  çalışma  programı edilmemiştir. Yani  Kürdistan vatantaşlığı çalışma programı  yapılmamıştır. Kerkük’te de   idareyi ikiye böldüler, iki partinin idarelerini kurdular.   İki partinin  farklı asayışÂ   güçleri, farklı polis güçleri,  hatta asker ve memurların   bir kesimi  Hewlêr , bir kesimide  Suleymaniye  idaresi üzerinedir.  Yani  pratikte biz değil, onlar  Kürd milletinin birliğine zarar verdiler.   Mevcut olan durumda Şiiler  bir kaç   farklı liste ile seçimlere katılıyorlar, Şii Arap ve Sünni Araplar bir kaç   farklı liste oluşturuyorlar. Kürdler de farklı  listelerle katılıyorlar ve Irak Parlamentosunda      gelecek için aralarında muşterek şeyler   bulurlar.  KNN: Bu muşterek   stratejik şeyler üzerine daha önceden  bir şey yapılmaz mı?  Nawşirwan Mustafa:   Öyle görünüyor ki  çok kimse bu soruyu sormuştur.  Sen nasıl gelecek  4 yıl için siyasal  bir güç ile siyasal ittifaka gidersin, ki   her gün insanları  işlerinden atıyor, eğitim sektörünü harebeye çeviriyor, yöneticileri, yardımcılarını ve öğretmenleri   arzularına göre  partilerinin çıkarlarına göre  getirip götürüyorlar. Kaymakamlara ve nahiye yöneticilerini  siyasal düşüncelerinden dolayı cezalandırıyorlar, Peşmergeleri, asayiş güçlerini ve subayları işten atıyorlar.  Nasıl bunlarla   böyle bir ortamda işi yapmak için  ortak bir dil ve ortak bir program  oluşturabilirsin. Nasıl  bunlara güvenebilirsin  gelecekte  bu tip şeylerin yenilenmemesi için... KNN:  Evet sizin     onlar kadar hiç kimse Kürdlerin birliğine zarar vermedi sözünüze dönmek istiyorum... Nasıl?  Nawşirwan Mustafa:  Evet daha öncede söyledim. Irak Kürdistan’ında  bir idare adına  iki idare var.  Bizim üzerinde çalıştığımız şeylerden biri   nasıl peşmerge, asayiş ve polis güçlerini  bir parti gücünden ulusal ve hükümet gücüne dönüştürebiliriz? Nasıl    içişler  bakanlığı tek bakanlık,  peşmerge bakanlığı tek bakanlık, maliye bakanlığı tek bakanlık haline getirebiliriz?  Bu   iki partinin Bağdat ile  olan ilişkileri parti ilişkileridir. Kerkük sorununda  particilik yaptılar. Eğer Kürdistan’da birileri bu partilerden birinde değilse  önemli bir göreve getirilemez. Bağdat’ta ise  Kürdlerle   Bağdat’taki merkezi hükümet ilişkileri,   iki partinin   Bağdat  merkezi hükümet ile olan ilişkileri haline getirmişler. Bu ilişki  iki millet, Arap ve Kürd ilişkisi, Kürdistan Bölge Hükümeti ile  Bağdat merkezi hükümeti arasındaki ilişki olmasına rağmen,  parti ilişkisine çevrildi.  Yani bu ilişki   realitede   Kürd milleti ile  Bağdat  merkezi hükümeti arasındaki ilişkidir, iki parti ile Bağdat ilişkisi değildir.  KNN: iyi  eğer  iki idare varsa , iki partiye bağlı  farklı bakanlıklar varsa ve  hatta  iki siyasi bölge varsa  niçin o kadar   tek liste çağrısı yapılıyor?  Nawşirwan Mustafa:  Evet   tek liste çağrısını yapanların amacı   partilerinin  hizmetinde  birleşik bir gücü oluşturmaktır.  Şimdi öyle bir duruma getirilmiştir ki    parti çıkarları    ulusal çıkarlardan daha önemli hale gelmiştir. Partiler içinde de birinci kişi  ve   yakın akrabaları daha önemli hale geliyor.  Biz   gerçek manasıyla ve fikri ile  Kürdistan vatandaşlığının   Kürdistan’da   aşiret,  aile,  din ve mezhep kökenine bakılmaksızın  yerleşmesini istiyoruz.  KNN:   İyi..bu güçlerle en azından  üzerine ittifak edilebilecek veya   ortaklık kurulabilecek bazı   ortak noktalar bulunmaz mı?  Nawşirwan Mustafa: Evet  bulunur..  Fakat daha önce sözünü ettiğim gibi  onların    gerçekle alakası olmayan   sözde bir ulusal söylemleri var. Gelin    bu önderlerle şu son 5 yılın hesap ve kitabını yapalım. Bu kardeşlerimizle  bir hesap ve kitap yapalım ve bakalım onlar  Kürdistan koparılan bölgelerin  geleceği için  140 maddenin  uygulanması için ne yaptılar? Onlar   Irak   Dışişler Bakanlığında  ve Büyükelçiliklerinde Kürd   payı açısından Kürdistan Bölgesinin  temsilciliği  olması gerektiği noktasında ne yaptılar? Onlar ,  şimdi parti milisi  durumunda olan Peşmerge güçlerini partilerin denetimden çıkararak, eğitim,  silahlanma ve örgütlülük bakımından  nizami bir güç haline getirmek için Irak Anayasa’sında  Kürdlere tanınan hakların uygulanması için ne yaptılar?  Gelin şimdi bunun  üzerine hak ve hesap yapalım. Eğer onlar  bu son 5 yılda bunun çalıştılar   o zaman  neden  gerçekleşmedi? Fakat onlar için önemli olan  kimin Bağdat’ta  hangi üst göreve geleceği ve ne yapacağı daha önemlidir,  partilerinin bunda kazancı nedir ve bu yolla  ne kadar  partilerine  hizmet edebilirler,  daha önemlidir. KNN:   Afedersiniz.  Siz Bağdat’ta  ne yaptılar diye soruyorsunuz. Ben bir gazeteci olarak bu  soruyu  biraz daha uzatalım. Yani  Kürdistan çapında Hewlêr, Suleymaniye ve Duhok’u birbirine bağlamak en asgarisinden ne yaptılarsa,     benzer sorunlara buradada zemin hazırlamazlar mı sizce?  Nawşirwan Mustafa:  Evet bir defasında yine bunun üzerine durmuştum. Eğer sen bir milleti, millet  olarak  göstermek istiyorsan, senin farklı bölgeler arasında birliktelik yada ortak yaşam için çaba sarfetmen lazım. Örneğin  Suleymani, Hewlêr ve Duhok arasında bir çeşit ekonomik kaynaşma için çaba sarfetmelisin. Duhok, Suleymaniye ve Hewlêr arasında  bir çeşit  kültürel birliktelik sağlanması gerekir. Daha öncede söylemiştim  Duhok iş sahiblerinin ve tucarlarının Suleymaniye’ye gelip iş yapmalarına engel ne? Suleymaniye iş sahiplerinin   Hewlêr ve Duhok’ta iş yapmalarının önündeki engel ne? Bir kaç bin Duhok ve Hewlêrli öğrencinin Suleymaniye üniversitelerinde okumaları ve Suleymaniye’li bir kaç bin öğrencinin  Duhok ve Hewlêr’de  okumalarının önünde engel ne?  Var olan bölgeler arasında bir kaynaşmanın sağlanması için ne engel var? Örneğin  onlar öyle yaptılar ki,  Suleymaniye’de çıkan bir gazete, Suleymaniye sınırını aştığı zaman  çok az satışı yapılıyor. Hewlêr’de çıkan bir gazetenin Suleymaniye ve çevresine ulaşması i çok zahmetlidir.  Duhok’daki gazeteler   hiç Suleymaniye ulaşmıyor. Suleymaniye’nin ki ise Duhok’a... Bu ise Kürdistan’ı bir kaç zona bölmüştür. Hewlêr kendi başına, Duhok kendi başına ve Suleymaniye de kendi başına bir şeydir. Bu durum Kürd milletinin  ulusal çıkarlarına aykırıdır. Kürd ulusal çıkarları bu bölgeler arasında bir çeşit ortak yaşamı ve kaynaşmayı gerektiriyor. Var olan  bölgeci ve onu andıran sınırları aşmak  lazım.  KNN: Seçimlere  dönelim. Öyle görünüyor ki  seçimlerden önce ittifak ve  ortak listeye dair  sorunuz var.  Seçimlerden sonra böyle bir şey mümkünmudur?  Nawşirwan Mustafa: Evet biz kendimizi  Kürd milletinin haklarını savunma noktasından  hiç kimseden  eksik görmüyoruz. Biz bugünde  ve yarında   kendimizi Kürd milletinin ulusal haklarını tavizsiz savuncuları olarak görüyoruz. Biz bu alanda birilerinin bizi taşlamasına  izin vermeyiz. Onlar 5 yıldan daha fazladır Bağdat’ta iktidar sahibiler. Irak Daimi Anayasa’sında var olan Kürd haklarının  tatbik edilmesi için ne yaptılar? Örneğin bu hakların tatbiki için biz Bağdat Parlamentosundaki   grubumuza  onların   Kürd dilinin  resmileştirilmesi için, 75 Irak Büyükelçiliğinde  Kürd temsilciliğinin açılması için,  Peşmerge güçlerinin modern bir şekilde düzenli orduda yerlerini alması için ve  Kürdistan’da koparılan bölgelerin geri dönmesi için  ne  yaptıklarını soracağız. Bu konulara dair   Irak Parlamentosuna ve  Irak hükümetine   kaç kanun projesi sunduklarını  ve eğer reddedilmişlerse  bize  anlatmalarını istiyeceğiz.  Eğer  bir şey yapmamışlarsa niçin yapmadıklarını soracağız.  Bize göre onlar    onlar   ulusal kazanımlardan ziyade    parti kazanımlarına önem vermişler. KNN:   Kak Nawşirwan sürekli olarak şu eleştirilerden sözediliyor yada  size yönelik şu eleştiriler var. Halk içinde de sürekli size yönelik aynı eleştiri mevcut. Deniliyor ki Nawşirwan Mustafa uzun bir dönem  Kürd siyasi önderliğinde yer aldı ve önde gelen şahsiyetlerden biriydi. Fakat   niçin geçmişte  bu işler için çalışmadı, bu işleri düzeltmeye çalışmadı yada bu konuda çaba sarf etmedi deniliyor.  Nawşirwan Mustafa: Benim ve  arkadaşlarım için  her dönemin bir önceliği var.  Bizler  1992 yılından sonra Kürdistan’da var olan idari, ekonomik ve güvenlik boşluğunu doldurmakla karşı karşıyaydık.  Kürdistan Bölgesinde  Parlamento, Hükümet, polis, asayiş ve  peşmerge güçlerinin  oluşturulması ve yerleştirilmesi sorunu vardı. Baas rejiminden sonra  ortaya çıkan boşluğu doldurmak    çok önemliydi.  Kuşkusuz bunlar gerçekleştirildi. Her   ne kadar  Kürdlerin talihsizliği  olan iç savaşÂ üstüne  geldiysede.. İkinci aşama  Irak Anayasa’sına   Kürdlerin  ulusal haklarını nasıl yerleştireceğimiz sorunu vardı. Kürdlerin  ulusal haklarını Irak’ın daimi anayasasına  yer alması için  nasıl bir çaba içine girmesi meselesi vardı.   Bu konuda   iyi bir dereceye kadar   bizim katılımımız  oldu. Ben ve yoldaşlarım  imkanlarımız dahilinde   Anayasa’nın yazılımına katıldık.   Baas rejiminin  yıkılışında sonra  az yada çok bir grup  Kürd haklarını Irak Anayasa’sına yerleştirebildik.  Irak Anayasa’sının yazılışından sonra bize göre Irak Kürdistan’ında  başka bir   dönem başladı.  Bu dönem ise  “ Kürd Evini” yeniden düzenleme dönemidir. Yani  Irak Kürdistan’ının idare ve yönetiminde  var olan eksikliklerin   çözümü   gerekiyor.  Kürd evinin içini  Kürd milletinin çoğunluğunun istemleri doğrultusunda daha iyi bir şekilde düzenlemesi gerekiyor. Ben ve   yoldaşlarım  olanaklarımız dahilinde bu konuda projeler sunduk ve önerilerden bulunduk. Uzun bir süre  parti içindeki   değişimler yaparak iktidar  içindede değişime gitme umudunu taşıdık. Eğer parti içinde  bir değişim sağlamışÂ olsaydı, bu iktidar içinde de bir değişimin başlangıcı olabilirdi. Fakat ne yazık ki, biz  YNK içinde    değişim iradesini oluşturamadık, bundan dolayı YNK dışına çıktık ve şimdi kendimizi bu hareket çerçevesinde örgütledik , yani Goran Hareketi adı altında   çalışmalarımızı sürdürüyoruz.  KNN: Fakat, Kak Nawşirwan   deniliyor ki  Kak Nawşirwan’ın   Goran Hareketinin  oluşumu dışında   önünde  başka bir dizi yol vardı? Nawşirwan Mustafa:  Mesela hangi yol?  KNN: Deniliyor ki sizin YNK’nin birinci adamı olan sayın Mam Celal ile  uzun yıllara dayanan ilişkiniz ve yoldaşlığınız var.  Deniliyor ki bu uzun yıllara dayanan yoldaşlık  yoluyla var olan sorunlara bir çözüm bulabilirdiniz?  Nawşirwan Mustafa: Evet doğrudur. Biz  yaşamımızın uzun yıllarını birlikte  siyasi faaliyetlerde geçirdik. Fakat  gerçekten bizim sorunumuz   barışma ve  daralma meselesi değildir. Yani ben birinden aciz olursam gideriz  barışırız.  Bize göre bu yanlış bir yaklaşımdır, siyasi meseleleri   kişiselleştirme ve şahısların sorunları haline getirme olayı. Bana göre  2005 yılından sonra  ülkenin idare edilmesi hususunda bizim siyasi felsefemizde ve Bağdat’ta  çalışma stratejimizde ayrılıklar  ortaya çıktı. Biz bu meselelere dair  ortak bir anlayışa varamadık. Bundan dolayı biz YNK’yi bıraktık. Ayrıca bizim   kişisel sorunlarımız yoktur. Bizim  sorunlarımız, siyasi, idari ve kanunidir.  KNN:  Bu farklılıklar nelerdir?  Nawşirwan Mustafa:   Kürdistan’da   Kürdistan Bölgesinin idare edilmesi biçiminde aramızda ayrılık var. Onlar  var olan kurumları  partileştirmek istiyorlar, biz ise vatandaşlık fikri/konsepti Irak Kürdistan’ına yerleştirmek istiyoruz. Bağdat’ta ise bizim stratejimiz  var olan  Kürdlerin anayasal  haklarını pratiğe aktarmadır.   Onlarla çalışma biçimi konusunda ayrılığımız var. Onlar için  başka bir şey değil, hükümete   hangi yüksek  mevkiyi alacakları çok önemlidir.  Bunun dışındaki şeyler için ciddi bir faaliyet içine girmezler. Bizim için Irak Anayasa’sında tespit edilen Kürdlerin anayasal haklarının tatbik edilmesi stratejisi önemlidir. Benim için Bağdat’ta kimin  Arab’ın yada Kürd’ün hangisinin yüksek bir mevkiyi alması   önemli değildir. Benim için önemli olan Irak devletinin siyasal karar mekanizmalarında,  kim ve hangi dereceye kadar  Kürdlerin ulusal haklarının  savunuculuğunu  yapıyor meselesi ön plandadır.  KNN: Evet sizin için  sorun kişisel değil yada kişi meselesi değil.   Bir soru  çok tekrarlanıyor.  Eğer siz  Bağdat’ta giderseniz  Goran hareketi olarak  Cumhurbaşkanlığı görevi için Mam Celal’a   oy verecekmısınız?  Nawşirwan Mustafa:  Bana göre bu soruya şimdiden cevap vermek çok erkendir. Daha önce de söyledim benim için  kimin Bağdat’ta hangi yüksek mevkiye gelmesi önemli değil, önemli olan kim  Kürd milletinin   ulusal haklarının savunuculuğu yapacak ve Kürd milletinin anayasal haklarını tatbik etmek için çabaladığı meselesidir. KNN: Son soru. Bize sorulan sorulardan biri  deniliyor ki,  Kak Nawşirwan  bu son seçim çalışmalarında   halka karışacak mı?  Aşağılara   halkın içine  inecekmi?  Nawşirwan Mustafa:  Evet bunu bir çok defa  bende kendi kendime soruyorum.  Bizim basın ve yayınımızın çalışma biçimi diğer   taraflardan farklıdır.  Diğer   tarafların  yöneticileri başkalarıya görüştüklerinde  ilk haber olarak televizyon, radio ve gazetelerin manşetlerine taşıyorlar. Biz her gün onlarca  insanla ve hatta bazen yüzlerce  insanla görüşüyoruz. Fakat bizim için bu görüşmelerin   haber kiymeti yoktur.   Basın ve yayınlarımızı takip edenler bu tip haberlerle karşılanmıyorlar.  Fakat sözünü ettiğim gibi  biz günlük olarak   Kürdistan’ın her tarafından Kürd toplumunun farklı sınıf ve tabakalarından yüzlerce insanla görüşüyoruz, şikayetleri ve eleştirilerini dinliyoruz ve onlarla tartışıyoruz.  Fakat eski zamanlarda olduğu gibi bunun çevresinde fazla gürültü koparmıyoruz.  KNN: Afedersiniz, soru daha çok seçim propagandaları esnasında   halk kitlelerinin toplantılarına katılıp  katılmamayla ilgili olacaktı. Acaba  bu sizin şahsınızla mı yoksa  Goran Listesinin  uyguladığı stratejiye bağlıdır?  Nawşirwan Mustafa: Biz bir grup insanız ve birbirimizle danışarak çalışıyoruz. Burada  halka bir çağrı yapmak istiyorum. Ben yaşamımın büyük bir kesimini halkımın hizmetine adadım. Şimdi ise kendimi  milletimin   hizmetcisi olarak görüyorum.  Milletime hizmet  günlük olarak çarşıda  dükandan dükana  ziyaret ise  yaparım. Halkımızın  çıkarı neredeyse  onu yapmaya çalışırım. Eğer başka bir şekilde ise   onuda yaparım. Fakat,   Goran  hareketinin   seçim çalışma programını oluşturan  insanlar  gelecek seçimler için   hangi kararı alırlarsa  onu uygulayacağım.   Çeviri: Aso Zagrosi        Â
Henüz yorum yok — ilk yorumu siz yapın.